• 566
    şahsi nedenlerle izleyememekten kahrolduğum maç. devre arası çok sevdiğim sözlüğe girip gidişat ile ilgili bilgi sahibi olmak istedim. ama o da ne, berbat oynamak mı dersin, barışa sallamak mı dersin, mucevi şekilde berabere bitmesi mi dersin, say say bitmez.. ben ne yaptım bu durumda, şampiyonluk sigaramı yaktım.. felaket telllaları iş başındaysa aöylenecek son sözü elbette takım söyleyecekti.

    biraz hayattan zevk almaya çalışın lütfen, zaten yaşadığımız coğrafya yeterince yoruyor.. artık takımdan da, oshimenden de, okan buruktan da zevk alın biraz . gs burdan ne zaman şampiyonluk verdi bir sakin kalın.

    hadi şimdi en gerginler yanaşın yamacıma sabaha kadar disko :)
  • 567
    ilk yarıdaki ilk 15 dakikadan sonra rölantiye alıp kontrolü trabzon'a vermiştik. muslera'nın devleştiği pozisyonlar ve 1 tane de direkten dönen topları oldu bu bölümde (direkten dönen top gol olsa ofsayt nedeniyle var'dan dönebilirdi).

    lakin 2. yarıda bambaşka bir galatasaray izledik çünkü tam anlamı ile tek kale oynadığımız bir 45 dakika oldu. aradığımız, istediğimiz golü de üst üste kullandığımız kornerle apo'nun kafası ile bulduk. bu pozisyonda ceza sahası içinde 11 trabzonlu olmasına rağmen apo'nun kafasını ayağı ile koymuş gibi bulan sara'ya da "helal olsun" demeden geçmeyelim.

    şampiyonluk yolundaki belki son kritik virajı da gol yemeden ve net skorlu galibiyetle geçmiş olduk.
    artık önümüzdeki hafta ilan edilecek şampiyonluk bizi bekler!

    son paragraf, papara stadyumunu ali sami yen'e çeviren deplasman tribünümüze.
    maçın son bölümünde şampiyonluk kutlamalarını bile başlattılar!
  • 569
    ilk yarı oynanan oyun berbattı.
    soyunma odasından kendilerine gelmesi yönünde temenni belirttik.
    oyuna müdahalede nokta atışı oldu.
    eren elmalı ve morata hamlesi fark yarattı.
    jakops, barış, yunus, sara beklentilerin altındaydı.
    barış etkisizliği özellikle dikkatleri çekti.
    kazanmak ve reaksiyon vermek çok güzeldi.
    son düzlükte dahi olsak eleştiri yapma özelliğimiz bizi hep ileri götürecektir.
    kısacası istediğini alacak kadar oynayıp kazandığımız bir deplasman maçı olmuştur.
  • 571
    "ne beşiktaş, ne fener, ne de trabzon
    bu sene sensin şampiyon"

    diye bağırıyordu maçın ilk düdüğüyle birlikte trabzon papara park'ın deplasman tribünü dolduran galatasaray taraftarı... geçen hafta fenerbahçe'nin iç sahada beşiktaş'a kaybetmesi ile fark 8e çıkmış, trabzon'dan alınacak puan şampiyonluğu bir hafta sonraki kayserispor maçında kutlamak demekti...

    taraftar böyle coşkulu olunca, galatasaraylı topçular da sami yen'de oynar gibi başladılar oyuna. topu daha fazla ayaklarında tutuyor, rakibin de savunmaya gömülmesiyle trabzonspor yarı sahasında oynanıyordu oyun. ilk pozisyon mustafa'nın sert şutunda muslera'nın topu kornere yollamasıyla başlasa da muslera'nın maç boyu çokça yapacağı gibi savunmanın arkasına uzun topunda sallai harika bir göğüs kontrol ile topu alıp barış'a "al da at" pası verdi ama barış topu ıskaladı. oysa ki maçın bitmesine 7 dakika kala eren'in getirdiği topta, yunus'un asistini morata "ustaca" filelere yollayıp maçın "fişini çekiyordu"... iki benzer pozisyon, iki farklı vuruş...
    bir hafta aradan sonra tekrar formasına kavuşan sara, daha dakikalar 10ü gösterirken önce plase ile sonra da kafa ile iki defa skorbordu değiştirme şansı yakaladı da kaleci uğurcan o anlarda başarılıydı. bir dakika sonra osimhen de kaleciyi geçemedi, dakikalar 24ü gösterirken gelişen kontra atakta barış'ın osimhen'e pasında savunma son anda araya giriyordu.

    kafasında çarşamba günü oynayacağı kupa maçı olan fatih tekke, nwakaeme, zubkov, banza, ozan gibi topçularını kulübede bekletirken, genç topçulara şans vermişti ki onlardan enis destan, ıcardi'nin tottenham maçında yaşadığı sakatlık gibi bir savunma "feyki" ile göz yaşları içinde kenara geliyordu. umarım genç topçunun sakatlığı çok ciddi değildir.

    beraberliğin dahi şampiyonluk yolunda önemli olduğu deplasman maçında galatasaraylılar "rölantide" oynarken, ev sahibi taraftarın da desteği ile "usul usul" muslera'nın kalesine gelmeye başladı ki, belki de maçın kırılma anında visca'nın boş şutunu uruguaylı çevirdi, dönen topta daha da rahat pozisyonda mendy'nin "golünü" yine muslera çıkardı.
    bu pozisyon ev sahibi topçuları yüreklendirdi ki, savunma arkasına atılan uzun topta muslera visca'yı ceza sahası içinde düşürdü, hakem atilla karaoğlan "dışarda" diye galatasaray file bekçisine sarı kart verdi, var'ın uyarısı ile de pozisyon ofsayttı da kart iptal olmadı...

    ve uzatma anlarında visca'nın ortasında okay'ın kafası direkten dönüyor, sonra da arif'in uzaktan şutu muslera'nın kucağında kalıyordu...

    ilk devre baskılı başlayıp, sonra oyunu rakibine veren galatasaray, ikinci 45 dakikaya neredeyse golle başlıyordu, barış'ın harika pasında yunus gelişine vurdu, aut... ve galatasaray'ın kornerleri gelmeye başladı, sara ortaladı apo kafa kaleci son anda çıkardı. on dakika sonra yine sara kornerden ortaladı lemina'nın kafası direkte patladı, barış'ın şutu savunma kornere yolladı. sara bu kez diğer köşeden ortaladı, apo kafa ile takımını öne geçirip "pode sentar" dansını sergiliyordu.
    trabzonspor tüm hatlarıyla kapanıp, galatasaray'ı kitleyince sarı-kırmızılılar duran top silahını kadife ayak sara ile devreye sokuyor, 76'da sara'nın yine kornerden ortasında osimhen en yükseğe sıçrayıp, boş pozisyonda kaleyi tutturamıyordu.

    bitime 15 dakika kala morata ile yer değiştirirken sara çok da mutlu değildi ama ispanyol boğası da rakibin boşalttığı orta sahadan çıkışlarla takımı ileri taşırken, trabzonspor'u "nakavt" eden yumruğu da vuruyordu.
    oyun içinde çaldığı basit faullerle galatasaray'ın temposunu kesen hakem atilla karaoğlan, morata'yı da sinirlendirip sarı kart almasına sebep olurken, +4 dakika verdiği uzatma bittiği halde ev sahibi atağını oynatırken, kapılan topta morata kontraya çıkarken maçın son düdüğünü çalıyordu.

    maç sonu yayıncı kuruluş, maçın yıldızı muslera mı, apo mu yoksa morata mı diye anket açadursun, bu 90 dakikanın yıldızı bir dakika dahi susmayan galatasaray tribünüdür... deplasman yapanlara selam olsun...

    kaynak ve maçtan fotoğraflar: https://ultrasmovement.blogspot.com/...r0-2galatasaray.html
  • 572
    gidişi, girişi,gelişmesi ve dönüşü ile çok temiz, rahat deplasman maçımızdir. yalnız her trabzon deplasmanında karşılaştığım gelişmeler beni şaşırtmaya devam ediyor. şehrin yerel halkı, erkekler yerel lehçeyi kullanırken kadınlar gayet normal bir konuşma tarzıni- türkçeyi benimsiyorlar. ayrıca bir şehrin tamamen ayni takımı tutması, başka bir takımı düşünmemesi benim nazarımda büyük saygı uyandırıyor. stad yolunda maça beraber giden 4 lü 5 li kadın taraftar arkadaş gruplarına denk geldik. tribünlerini pek takdir etmem ama bu durum benim nazarımda takdire şayandır.

    attığımız ilk golde, belki asisti sara yaptı ama bana kalırsa o gol ya da asisti tribüne yazar. tüm tribun en az 50 60 dk herkesin katılımı ile bagirdi. hiç düşmedik. meşaleler sonrası tecrübeli galatasaray tribüncusu o golün geleceğini zaten biliyorduk. zira bu takım his takımıdır.

    simdi kuzeydoğu turumuzdan sonra hafta içi kupa finali için güneydoğu turuna kalan saatleri sayıyoruz. bu sezon deplasman rekorumu( yurt içi + yurt dışı) egale etmis veya kırmış olabilirim. şampiyonluk şahsi meselemdir bu sezon ki.

    (bkz: yıllardir seninle geldik her yere)
  • 573
    --- alıntı ---

    trabzonspor-galatasaray | visca x muslera pozisyonu:

    - var: "atilla beni dinle. temas kesinlikle çizginin üstünde ama ofsayt."
    - atilla karaoğlan: "tamam."
    - var: "kararın anlaşılır olması için sana inceleme öneriyorum."
    - atilla karaoğlan: "belki yapabiliriz. tamam tamam. inceleme tavsiye ediyorsun."
    - var: "kaptanlarla konuşursun veya incelemeye gidersin."
    - atilla karaoğlan: "tamam."
    - var: "temas tam olarak çizginin üstünde. yani penaltı ama ofsayt var."
    - atilla karaoğlan: "16 metre kamerasından açıkça çizgi üstünde."
    - atilla karaoğlan: "ofsayt pozisyonunu gösterebilir misin?"
    - var: "evet şimdi geliyor."
    - atilla karaoğlan: "ofsaytı kontrol ettiniz mi?
    - var: "trabzonspor oyuncusu atak aşamasında ofsayt."
    - atilla karaoğlan:"tamam çizgiyi göndereceksiniz."
    - var: "evet evet."
    - atilla karaoğlan: "en direkt serbest vuruş vereceğim."
    - var: "evet doğru. mükemmel."

    --- alıntı ---

    https://youtu.be/ejJ3ZubR-Pg
  • 574
    var kayıtlarından anlaşılacağı üzeri izleyenlerin olayı net olarak anlaması için hakem var'a çağrılmış.

    eğer hakem maç içinde penaltı verseydi, var ofsayt diyecek ve hakem var'a gelmeden direk ofsaytı işaret edecekti. ama hakem frikik verdiği için, direk ofsaytı da gösteremeyeceği için sahada şöyle bir şey yaşanacaktı; hakem var işareti yapıp önce penaltıyı gösterecekti, sonra tekrar var işareti yapıp ofsaytı işaret edecekti. millet de noluyoruz emenike diyecekti. var hakemi güzel bir uygulama yapmış çağırarak.
  • 575
    ilgili penaltı pozisyonunda prosedürün olması gerektiği gibi uygulandığı mücadeledir. mevzu bahis esasında penaltı olup, öncesindeki bir kusurlu durumdan dolayı penaltı verilemeyecek olduğunda hakem ya var'a çağrılır ya da kaptanlarla konuşup olayı anlatır sonrasında oyun kusurlu hareketin gerektirdiği şekliyle başlar. daha şeffaf bir uygulama olması için tabi ki var'a gitmek en doğrusu. hakem var'da pozisyonun penaltı olup olmadığına karar verir ondan sonra pozisyon öncesinde herhangi bir ofsayt,faul v.s. gibi başka kusurlu hareket olup olmadığına bakılır.

    bunun birebir aynısını 29 aralık 2022 sivasspor galatasaray maçının son dakikasında yaşadık. victor nelsson'un dirseği çıktığı kafa topu mücadelesinde rakibinin yüzüne gelmişti ve hakem erkan özdamar var'a çağırılmıştı. ardından kafa topu mücadelesi öncesi ortayı açan futbolcunun ofsayt olduğu tespit edilip maç endirekt serbest vuruşla başlamıştı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın