*

resim
Abdullah Yener İnce
Görev:Kulüp Doktoru
Takım:Galatasaray
Yaş:56
Uyruk:Türkiye
  • 149
    ülkenin en iyi 3-5 ortopedi hekiminden biridir. hasta galatasaraylı olduğu için saha kenarında olmayı tercih etmesi galatasaray için en büyük şanslardan biridir. onun kalibresinde herhangi bir doktor, haftada 1-2 ameliyat 20 vizite yapıp, toplam 300-400 bin tl kazanıp, akşam viskini içerek maçı izlerdi. o ise yağmur-çamur demeden takımla her yere gidiyor. ayrıca ingilizce ve fransızca bilmesi ve çoğu oyuncuyla direkt iletişim kurabilmesi de cabası.

    bu kadar iyi bir hekim hakkında "tahlil edemiyor" demek de dümdüz cehalet, ne yapsın adam sahaya portatif mr cihazıyla falan mı girsin? bir hekimin alabileceği geri bildirim tek geri bildirim, bir tahlil yapma imkanı yoksa, hastanın söylediği kadardır. o da futbolcuları dinliyor, ona göre karar veriyor.

    hani yorum yapanlar hiç mi halı sahada bile top oynamadı çok merak ediyorum. ayağı kırılan adamın maç adrenaliniyle maçı bitirdiğini falan görmediniz mi? bileği dönen adamın, davul gibi şişmeden önce depar falan attığını görmediniz mi? profesyonel topçular çok mu farklı?

    neyse, memlekette herkesin her şeyin en iyisini bildiği gibi, tıp konusunda da uzman bol.
  • 150
    leroy sane'nin sakat sakat shada kalmasında okan buruk kadar kendisi de hatalıdır.
    hiç öyle muayeneye de gerek yok, önlerindeki tabletten sane'nin bileğinin yere değmesini görseler hemen oyundan alamalrı yetecekti.
    singo arka adaleyi tutar, sahada tutulur, sane'nin bileği esner, yere değer sahada tutulur gerçketen yönetiminden teknik heyetine, doktoruna kadar herkes şu aralık-şubat döneminde şalter indiriyor her sene.
  • 152
    insanlardaki cahil cesareti gerçekten başka bir noktaya ulaştı. herkes çeyrek asırlık tıp doktoruna akıl verecek kadar medikal bilgi sahibi sanıyor kendisini. üstelik hiçbir diyalogdan haberdar da değilken... meslektaşları tarafından sürekli övgüyle bahsedilen bir doktor olması bence sıradan bir vatandaş için yetkinliği hakkında yeterli bir veri.
  • 153
    sakatlanan oyuncunun yanına gidip, duruma bakınca kenara dönüp ne diyor gerçekten merak ediyorum. bunu bilmediğim için de suçlayamıyorum ama bir gariplik var. maçın 50-60.dakikasında sakatlanan adamlar bir 15 dk kadar daha oynuyor mesela. dönüp okan buruk'a "oynar hocam, devam" mı diyorsun? yok "hocam, adam pert. değiştir" diyorsan ve değişmiyorsa o daha garip.
  • 155
    kulüp doktorumuz ve değerli bir doktor. maçta * sane sakatlanıyor, sahada mr yok, rapor yok, test yok ama birkaç gün sonra bakıyorsun ortalık ortopedi kongresine dönmüş. herkes uzman, herkes profesör, doktora akıl veriliyor. mr görmemiş, rapor okumamış, hayatında stetoskop tutmamış, hekimliğin h'sinden haberi olmayan adamlar kulüp doktorunu yargılıyor. doktor bakıyor, deniyor, oyuncuyla konuşuyor, net engel yoksa devam edebilir diyor, teknik ekip onaylıyor. ertesi gün yırtık çıkınca da, zaten belliydi diye bağırılıyor. hayır, belli değildi. belli olsaydı oynatılmazdı. kimse milyon euroluk adamı, milyon eurosunu bırak bir oyuncusunu bilerek yakmaz, bunun o sırada bilinmemesi de, bir hata var demek değildir. burada hata değil risk var. risk patlayınca da en kolayı doktoru suçlamak oluyor. riski alan doktor değil, doktorun sahada uygulayabileceği testler bellidir, bu testlere ve muayeneye göre bu sakatlık o anda belirti vermemiş olabilir. oyuncu basıyorsa, belirgin ağrısı yoksa, eklem stabilse, o anda belirgin şişlik vermemişse sakatlık, oyuncu oynarım derse doktor şu an net engel yok der. teknik heyet de devam diyebilir. karar çıkar. sonra ertesi gün mr’da yırtık çıkar. ve mucize gerçekleşir: herkes zaten biliyordur, nasıl görülemez, anlaşılmaz, doktorun bir halttan haberi yok denir. kaynakları ise koltuk + 10 tane parmak + internet. en ufak bir sinyal verse, o pozisyona düşen oyuncu riske atılmazdı. doktora akıl vermek, beceremiyorsun demek ancak özgüvenli cehalettir.
  • 156
    2009 yılında askerde halı sahada maç yaparken leroy sane ile birebir aynı yerden aynı burkulmayı/sakatlığı yaşadım. anlık olarak dünyam karardı. acıdan feryat figan karakolun tüzel kişiliği dahil sövmediğim şahıs/hayvan/bina kalmadı. yaklaşık 10-15 saniye sonra bir şey yokmuş amk diyerek maça devam ettim. maç bitti. akşam 8-10 nöbetinde sağ ayak bileğimden sağ diz kapağıma kadar ılıklık/yangı ve tarifsiz bir acı hissettim. kahverengi, paçaları lastikli jandarma pantolununu sıyırınca sağ bacağımın kangren olduğunu düşünmüştüm. ayak bileğinden diz kapağına kadar iç kanama gibi her neyse bir şey olmuş. yan bağlar yırtılmış. kemik içi ödem oluşmuş. tabi bunları askerlik bittikten sonra geçmeyen şişilik nedeniyle sivil hayatta öğrendim zira komutan ben askere inanmıyorum deyip hastaneye yollamamıştı. g3 piyade tüfeğiyle o şekilde 1 ay daha nöbet tuttum.

    bunları anlatıyorum çünkü ben istiyorum ki gelinen noktada gerek okan hoca gerekse yener ince’ye silifke’de elektrik süpürgesinin gırtlak borusuyla bel fıtığını tedavi eden adam muamelesi çekilmesin. doktorun maç esnasında imkanlarının kısıtlı olduğu bilinsin. ben istiyorum ki futbolculara burada iyi bakılsın. benim adım yener. de ki yener abim böyle biraz zeytin, bir ekmek, böyle küçük kalıp peynir…
  • 158
    sane’nin sakatlığında doğrudan sorumluluğu olmadığını düşündüğüm doktor. ancak önümüzde sakatlık sonrası ortadan kaybolan yunus, ilkay, singo, kaan ve hatta uzun süre sara gibi örnekler var. bu durumda kulübün başkanının teknik heyetin tamamını karşısına alıp bir açıklama istemesi gerekir ama işte dursun özbek yani maalesef. dolayısıyla taraftar duygusal reflekslerle daha kolay hedeflere yöneliyor.
  • 159
    sahada adam gibi muayene etse sane’de lateral instabilite olduğunu anlayıp dışarı çıkartacak ama yine her sakatlıkta olduğu gibi en optimali düşünüyor. tıpkı kas sakatlığı yaşayan singo’yu, yunus’u sahada denemeye çalıştığı gibi.

    sane’nin sakatlığı akut dönemde koşmasına engel değildi ama televizyondan bile ağrıdan oldukça zorlandığını görebiliyorduk. benzer bir darbe alsa sane’nin sezonu kapatma ihtimali de vardı.

    yener hoca senin işin okan buruk’a şirinlik yapmak değil, futbolcu sağlığını koruyup iyileşmelerini sağlamak. şimdi o elindeki prp, kortizol, hyalüronik asit ne varsa bırak ve sane’yi hak ettiğinden daha erken sahaya döndürmeye çalışma.
  • 161
    galatasaray lisesi mezunu, galatasaray kulübü ve divan kurulu üyesi, 2-3 yabancı dil bilen, ortopedi profesörü cerrah doktor.
    uefa’nın spor hekimleri kongrelerine türkiye’den konuşmacı olarak çağırılıp konusunda avrupa’nın ileri gelen spor hekimlerinden kabul edilen.

    kendisi hakkında ileri geri yazmak değerini eksiltmez,
    sadece bu şuursuzlukları yazanı densiz, cahil ve kontrolsüz biri yapar.
  • 162
    kendi alanında sadece türkiye’nin değil avrupa'nın da sayılı doktorlarının biri olan galatasaray futbol takımı sağlık heyetinin başındaki kişi.

    her ne kadar mevcut dursun aydın özbek yönetimi her türlü eleştiriyi haketse de şu anda yerel ligde 3 puanlık farkla lider; avrupa'da, şampiyonlar liginde iyi kötü 20. sıradan play-off oynamaya hak kazanmış, takımı son 3 yılda da şampiyon yapmış teknik direktöründen* sonra bir de dünya çapında bu doktoru eleştirmeye sıra gelmişse burada iyi niyet aramak mümkün değil.
App Store'dan indirin Google Play'den alın