• 2005
    (bkz: 8 haziran 2019 türkiye fransa maçı) sonu itibariyle sınır isteyenlerin hiçbir yerde hali hazırdaki kuralı övmeyeceği, devekuşu misali kafalarını kuma gömeceği, kimsenin haberi olmadan sessiz sedasız azaltılacak olan kural.

    yabancı oyuncu sayısının azaltma çalışmalarının amacı milli takım olmadığını ilerleyen günlerde çok daha iyi anlayacağız maalesef. yıllar sonra umut veren milli takımın şu oyununa rağmen sırf galatasaray çok başarılı olmasın diye çalışıyorlar.
  • 2006
    son iki sezondur şampiyonluk olmamızla birlikte yine gündeme gelmeye başlamıştı iyiden iyiye. hatta yeni federasyon başkanı da seçimden önce peyder pey düşürüleceğini deklare etmişti. gerekçe oyuncularımızın yeterince şans bulamadığı, bu durumun milli takıma da olumsuz yansıdığı öne sürülüyordu. oysa önemli olan nicelik değil nitelik. milli takımda 500 kişi oynatmıyoruz, dolayısıyla yüzlerce oyuncumuzun ligde şans bulmasına gerek yok. uluslararası sporcularla rekabet edip onların önüne geçerek oynama şansı bulan oyunculara ihtiyacımız var. gençlerimizi bu rekabetten kaçırarak onların potansiyeline ulaşmasına engel oluyoruz. tembelliğe sürüklüyoruz. yerli oldukları için ballı kontratlar alıp yatıyorlar, mevcut düzende 2 lira hak ediyorlarsa yurt içinde de yurt dışında da 2 lira alacakları için gençlerimiz yurtdışına gitmekten çekinmiyorlar. yabancı sınırı olsaydı şayet çağlar, ozan, merih, kaan dörtlüsü hak ettiklerinin çok çok üzerinde kontratlarla türkiyede kalacaklardı, gelişimlerini tamamlayamayacaklardı. özellikle bu dörtlüyü örnek vermemin nedeni stoper mevkisi yıllarca milli takımımızın kanayan yarasıydı, yokluktan mehmet topal vs. stoper oynuyordu. öyle zannediyorum ki ilk kez bu kadar fazla oyuncumuz yurt dışında bizi başarıyla temsil ediyor. ülke futbolunun en önemli gündemi bu. lütfen günlük çıkarlar uğruna bu gelişimi sekteye uğratmayın.

    bu arada (bkz: 8 haziran 2019 türkiye fransa maçı) nın ilk yarısını 2-0 önde tamamladık. fransa şu an dünya sıralamasında birinci sırada. son dünya şampiyonu. söyleyeceklerim bu kadar.
  • 2007
    (bkz: #2645219) fatih hocanın gölgesi bile hãla hizmet ediyor milli takıma ve türk futboluna. yabancıyı serbest bırakıp tarık çamdallardan, sabrilerden kurtulup merihlere ozan kabaklara, çağlar söyüncülere,cengiz ünderlere yol açıldı onun yarattığı serbest rekabet ortamı sayesinde. şimdi kaymağını yine şenol güneş yiyecek 2002'deki gibi. türk futbolunda çığır açan efsanemiz.
  • 2013
    8 haziran 2019 türkiye fransa maçında milli takım kazandı. kazansak da kaybetsek de yabancı sınırı gelsin goy goyu sona ermeyecekti.

    kazandık. şimdi denilecek ki 'bu çocuklar daha çok oynamalı. kendi oyuncularımızla da avrupa'da yarışabiliriz, o yüzden yabancı sınırı gelsin.' kaybetseydik de bu sefer 'yabancı sınırı yüzünden bu hale geldik.' denilecekti.

    yabancı sınırının milli takımla alakası yok. tamamen galatasaray futbol takımı ile alakalı. galatasaray başarılıysa yabancı sınırı gelir, galatasaray başarısızsa yabancı sınırı artar.
  • 2015
    8 haziran 2019 türkiye fransa maçında oynayan çocuklar yabancı sınırının olduğu bir ligde bugünkü oyunlarının çeyreğini bile oynayamazdı. arkadaş yazmış hasan ali bugün mbappe'ye geçit vermediyse feghouli'ye, visca'ya veya nwakaeme'ye karşı oynadığı içindir. bunlar mbappe'den daha iyi anlamı çıkmasın ama üst seviye adamlara karşı oynama alışkanlığı ediniyorsun işte.

    hasan'ın karşısına mecburiyetten volkan şen, yasin öztekin, olcay sahan gibi kazmaları koysaydın mbappe hasan'ı doğduğuna pişman ederdi.
  • 2018
    elimizden geldiğince sınır gelmemesi için protesto etmeliyiz. yayıncı kuruluş da gelmesi taraftarı değil. iyi futbol, iyi futbolcularla oynanıyor. onlar da bunun farkında. ülkemiz futbolcuları yetenekli, ama hepsi yetenekli değil. kazma ve hiçbir işe yaramayan da çok. zaten hepsi yetenekli olsa dünya bizi konuşurdu. o sebeple sadece yetenekli ve üst düzey olanlar oynasın. çöpler ile lig güzelleşmez.
  • 2019
    türk futbolu için amaç değil araç olmalıdır.
    türk futbolcusunun yetenek anlamında dünyanın geri kalanından bence hiçbir eksiği yok.
    hatta yetenek konusunda nadir ülkelerden biriyiz diyebilirim.
    fakat, profosyonellik, çalışma azmi, iş ahlakı konularında, listenin sonlarındayız.
    yani eğitim eksiğimiz had safhada. 20 yaşındaki çocuğun eline 20 milyon tl verince, sapıtıyor.
    yeteneklerine ihanet etmeye başlıyor. bunun en güzel örneği belki sergen yalçın

    ülke olarak aslında, insan yetiştirme ve eğitmede çok gerideyiz.
    futbolcularımızın bu açığını kapatabilecek, kalifiye eğitmenlerimiz de maalesef yok.
    bu sebeple, yabancı oyuncu sayısı ne kadar yüksekse, türk futbolcusu kendini o derece fazla geliştirmek zorunda kalıyor.
    profosyonel davranmak zorunda kalıyor.
    ama yabancı oyuncu sayısı ne kadar azsa, meydan türk futbolcusuna kaldığı zaman işi salıveriyor.
    futbol kalitesi ve iş ahlakı ikinci plana atılıyor.

    sonuç olarak türk futbolu kesinlikle yerli futbolcuların tekeline bırakılmamalı.
    hatta, türk futbolcusu artık kendi kendine yetebildiği zamana kadar yabancı serbest olmalı.
    göreceksiniz, o zaman geldiğinde yerli futbolcular kendini her yönden o kadar geliştirmiş olacak ki yabancı sınırı sınırsız olmasına rağmen bile tartışılmayacak.
  • 2020
    günümüzde türkiye'de 12+2 olarak sınırlamaya tabii, uygulanan kural.

    eğer maksat gerçekten türk oyuncu yetişmesi ise +2 ikilerden vazgeçilmeli. tüm takım olarak maç kadrosuna giremedikten sonra anlamı yok. minimum düşürülmesi gereken sayı ise 11. isteyen herkes yabancı kadroyla oynayabilmeli. bu artık çağın gerekliliği. bana kalırsa uefa'nın koyduğu 25 kişilik kadro sınırına 8 yerel minimum 8 kişiden de 4 altyapı oyuncu ve sınırsız yabancı kuralı idealdir. oyuncunun milliyetini yetiştiği ülke ve kulüp belirlemelidir. buda minimum sekiz türkiye'de yetişmiş oyuncu demekki uefa'ya göre 18 yaşında herhangi bir ülkeye gelen yabancı oyuncu 21 yaşına kadar orada kalırsa minimum 3 yıl o ülkede de yetişmiş kabul ediliyor. milli takım kapısı da isterse açılıyor. bu arada kadroyu 25 ten fazla tutmak isteyen için 20 yaş altı oyuncu bildirimi sınırı konulur. ya da yabancı kontenjanında da 11 + 3 bu 3 oyuncu sadece 20 yaş altı oyuncularda geçerlidir gibi kıstaslar getirilebilir. amaç futbolun ve futbolcumuzun gelişmesi ise mantıklı her çözüm bulunur. ama amaç gs'yi durdurmak ise ne desek boş.
  • 2021
    mevcut yabancı kuralı ile sadece 4 yılda bile hedeflenen birçok noktaya ulaşıldı. neydi bu hedefler?

    - yerli veya yabancı ayrımı yapmak yerine kaliteli veya kalitesiz futbolcu ayrımı yaparak futbolun kalitesinin artması. (oldu)

    - sırf pasaportundan dolayı inanılmaz paralar kazanan futbolcu, menajer ve kulüpleri dizginlemek. (oldu)

    - türkiye ile yurt dışında kazanacağı parada fazla fark olmaması sebebiyle oyuncuların yurt dışını tercih etmesi. (oldu)

    - büyük kulüpler ile anadolu kulüpleri arasındaki uçurumun, ekonomik ve faydalı oyuncu tercihleriyle azalması. (oldu)

    - gerek yurt dışında, gerekse yurt içinde rekabet eden yerli oyuncuların milli takım performansının avrupa standartlarına yaklaşması (oldu)

    - kulüp takımlarının ekonomik ve doğru oyuncu tercihleriyle, avrupa kupalarında daha rekabetçi ve başarılı performans sergilmesi. (oldu. beşiktaş şampiyonlar liginden namağlup grup 1.si çıktı, darısı başımıza)

    - kulüplerin kullandığı yabancı oyuncu kotasına göre bir fon oluşturarak, yerli oyuncu oynatmayı ve altyapıdan yetiştirmeyi teşvik eden başarı primleri vermek. (uygulamaya geçilmediği için olmadı.)

    kısacası, fatih hocanın türkiye futbol direktörlüğü süresince ince eleyip, sık dokuduğu ve birçok kişinin ise hala tam olarak anlayamadığı kural, gerçekten beklenildiği gibi türk futbolu için bir devrim oldu ve meyvelerini almaya başladı.

    ancak, birçok kulüp, futbolsever ve yayıncı kuruluşun görüşlerinin aksine; yabancı sayısı, milli marş, türk oyuncuların azalması, sportif başarısızlık ve belki de ekonomik sebeplerden dolayı bu pozitif tabloya rağmen kuraldan hoşnut olmayanlar ve değiştirilmesini savunanlar var.

    açıkçası, benim naçizane düşüncelerime göre; 4 yılda geldiğimiz nokta bile gösteriyor ki, avrupa standartlarına daha da yaklaşmak ve kaliteyi arttırmak için yabancı sayısının düşmesi bir yana serbest bırakılması gerekiyor.

    biz yalnızca yabancı sayısına odaklanırken, zaten avrupa bu konuda kesin kararını verdi. yabancı sınırı olmayacak (gerekirse ingiltere'de olduğu gibi belli kriterleriniz olur) ve altyapıya yatırım yapacaksınız.

    bizim de yoğunlaşmamız gereken konu kulüplerimizi altyapıya nasıl yönlendireceğiz şeklinde olmalı. mesela, almanlar ve fransızlar bu konuda aştı. ajax ve barcelona gibi rekabetten önce a takıma oyuncu çıkarmayı amaç edinen ekoller de var.

    peki biz ne yapmalıyız? bence biz ekonomik anlamda önemli ödülleri olan rekabetçi bir altyapı ligi uygulamalıyız. yani, sınırsız yabancı kuralıyla, kulüplerin yabancı sayılarından oluşturulacak ciddi bir fonu altyapı ligindeki başarılara göre dağıtmalıyız.

    altyapı ligi ise, bence en fazla 20 yaşına izin vermeli ki avrupa için bu bile geç çünkü bu yaşta kesinlikle a takımda bulunmalılar ama yine de bizim ülke için ideal. (tek olumsuzluk, büyük ihtimal ozan kabak gibi a takım seviyesinde bir oyuncunuz bile olsa buradaki başarı için kullanmak olur ama bu da çok olumsuz değil aslında bu rekabetçi ortamda gelişen oyuncu a takıma da daha kolay uyum sağlayacak zaten.)

    ayrıca, bu lig yabancılara da açık olacak, düşünün 14-15 yaşından itibaren dışarıdan da yetenekli gençleri bulup, oyuncu yetiştirirseniz zaten hem ekonomik anlamda karşılığını alacaksınız hem de a takıma çıkana kadar zaten türk vatandaşlığı kazanma hakkına da sahip olacak. kısacası, az da olsa milli takıma da almanya, fransa veya portekiz gibi devşirme oyuncu bile yetiştirebileceksiniz.

    yani, sınırsız yabancı ve rekabetçi altyapı ligi bence ülkemiz için en doğru seçim olur.
  • 2022
    dünya şampiyonu fransa'yı 2-0 ile geçtiğimiz 8 haziran 2019 türkiye fransa maçı'nın ardından şampiyon takım milli takıma oyuncu verememiş kardeşim şeklinde bir kahvehane argümanıyla gündeme gelen garabet.

    bugün oynanan 11 haziran 2019 izlanda türkiye maçı'nda mağlup olmamızla %100 hortlayacaktır. muhtemelen fransa maçı sonunda ülkemizin büyük filozofu şenol güneş'in "yabancı sayısı ile değil yapısal değişikliklerle düzelir bu ülkenin futbolu" tadındaki aslında doğru olan ama içten söylenmeyen sözleri, "gaaasssaray 11 yabancıyla şampiyon oldu kardeşim" şeklinde bahanelere evrilecektir, beklemedeyiz.
  • 2025
    su anda 11 tane yabanci oyuncumuz bulunmakta. luyindama’nin bonservisini almak zorundaysak 12 diyelim. babel ve gelecek ortasaha ile birlikte 14 yabanci hakkimizi doldurmus olacagiz. sonraki gelecek transferler, gidenlerin yerine olur. zaten luyindama’ya ve ortasahaya bonservis verirsek, yabanci siniri olmasa bile satmadan daha fazla almaya ffp sinirimiz yetmez. yani bu sezon icin herhangi bir sikinti olusturmaz bu kural, 14’u zaten gecemeyiz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın