• 1976
    galatasaray adına korkmadığım deli saçması kurallar bütünü.

    süper lig'in trabzonspor ile beraber en iyi yetiştirici kulübüyüz. doğru ve iyi bir scout yapılanmamız var. hem dahice pragmatist çözümlere hem de çok geniş bir yerel - gurbetçi bilgi ağına sahip, kaliteli bir teknik direktöre sahibiz. 2019-2020 sezonu'nda bir yaş daha olgunlaşmış ve tecrübelenmiş atalay, kapı, ali yavuz, yunus, çekdar, mutlu aksu, metehan, ışık, ogün, gökay, emirhan vs. gibi ateş almaya hazır kıvılcımlarımız da olacak. şimdilik bu oyunculara burun kıvrılıyor olabilir ama önümüzdeki senelerin yıldızları çıkacak belki de bu isimlerin içinden. hepsi yıllardır birbiriyle oynayan, uyumlu, kolej havası içindeki çocuklar.
    elalemin 35 yaşındaki caner, gökhan gönül; yetenek fukarası hasan ali, potuk, topal, vs. gibi yerli topçularından çekinecek değilim şu şartlarda.

    ne yaparlarsa yapsınlar, galatasaray'ı engelleyemeyecekler bence. önümüze çıkardıkları her aşılmaz sandıkları duvarı, yıkıp geçtik şimdiye kadar; yine yaparız.
  • 1977
    bu konuyu siyasetten bağımsız her kim yorumlamaya kalkıyorsa eksik yapıyordur.

    bunu daha önce defalarca kez söyledik ama bir kez daha söyleyelim; yabancı sınırının ilk eleştiri noktasının ne olduğunu, buna kimlerin tepki gösterdiğini, bu isimlerin hangi siyasi fikrin ekrandaki sözcüsü olduğunu ve türkiye'de yürütülen siyasi propagandayı göz önüne getirirseniz meselenin fotoğrafını çekmiş olursunuz.

    nihat özdemir'in ''yabancı sınırı ile lige kalite geldi ama sayıyı yine de azaltmamız lazım'' cümlesindeki ama ile başlayan kısım, kendisini oraya atayan kişilerin düşüncesini temsil ediyor. dolayısıyla lige kalite gelmesinin, oyuncu ihraç sayısının artmasının falan zerre kadar önemi yok. dolayısıyla bu verileri öne sürüp ''yabancı sınırına hayır'' demenin de bir faydası yok. üzerinde durulması gereken konu belli, tepki gösterilmesi gereken kurum belli. türkiye'de hasıl olan şahane ifade özgürlüğünde bunun yapılamayacağı da...

    yabancı sınırı üzerinden milliyetçi söylem üretip, oy devşirmeye çalışanlar olduğu sürece mantıklı bir zeminde tartışmanın mümkün olmadığı sorun diye tanımlayıp, konuya noktayı koyayım.
  • 1979
    dünya futbolu öyle bir hale geldi ki neredeyse teknik ve taktik olarak eksiksiz takımlar, robotik futbolcular var artık sahalarda. yabancı sınırını getirin, 4-5 yabancı ile gidelim avrupaya kevgire çevirir gönderirler adamı anamızın ligine. türk futbolu bırak bir üst turu galibiyet aldığı günleri mumla arar saçma saçma konuşmasınlar.
  • 1980
    taraftarlara soruyorsun, istemiyor.
    spor yorumcularına soruyorsun, istemiyor.
    teknik adamlara soruyorsun , istemiyor.
    klüp başkanlarına soruyorsun , istemiyor( görünüyor, bazıları istiyor olabilir. * ).
    yayıncı kuruluşa soruyorsun , istemiyor.

    bir uygulama( yenilik, regülasyon artık ne demek isterseniz ) getireceksen ilk önce karşılığını bulacağın bir taban olmalı. hatta istediğin kadar kişiyi getireceğin uygulamaya destek vermesi konusunda ikna et, infial yarat; eğer taraftar istemiyorsa bir destur dersin.

    bu kuralın tartışılması , türk futboluna yararlı olup olmayacağı tartışması, demokratik bir tartışma değildir. demokrasi'de görüşler kalifiye bir fikir gerektirir. yabancı kuralıyla türk futbolunun gelişeceğini düşününler kıt fikirli kimselerdir ki ben böyle bir insanın olduğuna inanmıyorum. bu kural , bazı kişilerin kendi takımlarının menfaati , diğer bazı kişilerin de politik menfaatleri için getirilmeye çalışılıyor, sonuna kadar karşı durulmalı.
  • 1981
    olay türk futbolunun, milli takımın gelişimi felan değil arkadaşlar. bunu zaten herkes biliyordur. yerli menajerlere arpa sağlamakta değil. yabancı sınırı dolaylı olarak galatasaray'ın durdurulmasına neden olacaksa da, amaç doğrudan bizi durdurmakta değil.

    futbol toplumları uyuşturmanın en güzel yollarından biridir. bu yüzden bir takımın alıp başını gitmesi bizim gibi gelişmekte! olan bir toplumu yönetenlerin hiç işine gelmez. çünkü başarı anlamında geri de kalan takımların taraftarları - bunlar günümüzde fb ve bjk taraftarları oluyor - kafayı kaldırıp bazı şeyleri* daha çok sorgulamaya başlar ve uyuşturucunun etkisinden çıkarlar. buna izin verirler mi, tabi ki hayır.

    bu zihniyetin en sevdiği şey, her sene bir büyük takım öne çıksın, malı* götürsün, her sene sil baştan tekrar heyecan yaşansın. büyük kitleler tarafından takip edilen hiç bir takımın taraftarı başarısızlıklar yüzünden boşluğa düşüp, sistemi sorgulamasın.

    bizim şanssızlığımız bu düzeni kırma ihtimali en yüksek olan takımın galatasaray olması. o yüzden genelde biz kafayı kaldırdığımızda sınırı çakıyorlar.

    bunları zaten biliyoruz, çözüm nedir diyenlere şunu söyleyeyim. bu sınır gelecekse, sınırın boyutunu tepkimizle biraz azaltabiliriz. mesela 6+4 gelecekse, tepki koyarak yabancı sınırının 8+4 olmasını sağlayabiliriz. yani hafifletebiliriz ama sınırın gelmesini maalesef engelleyemeyiz. kısacası yaklaşıyor yaklaşmakta olan.

    diyelim ki yeni kural 8+4 olsun, bu noktada tüm iş teknik heyete ve yönetime düşüyor. bu yaz transfer döneminde, takımda direk oynayacak ve kadro derinliği sağlayacak, sağlam yerli oyuncular alacaklar. böylece sınıra rağmen serimize devam ederek, bu çabayı boşa çıkaracağız. gerçi bu sefer'de 2013'te fatih hoca'yı ayartmaya çalıştıkları gibi, yan yollara sapacaklar. yani bu süreç, bu şekilde mücadele ile geçecek.

    allah yardımcımız olsun.
  • 1983
    https://youtu.be/eKNqm8HcqkM

    süleyman rodop’un tff yetkililerinden bizzat aldığı bilgiymiş.

    https://twitter.com/...802545980346374?s=21

    2019-2020 sezonu: 14 yabancı / 12si kadroda
    2020-2021 sezonu: 12 yabancı
    2021-2022 sezonu: 10 yabancı
    2022-2023 sezonu: 8 yabancı

    allah bu kuralı getirmek isteyen,
    bu aklı veren,
    bu kararı almaya mecbur kılan,
    bu kural getirilmeli diyen kim varsa;
    binbir türlü belasını versin.

    inşallah planlarınız elinize yüzünüze bulaşır.
  • 1985
    (bkz: 29 mayıs 2019 chelsea arsenal maçı/#2681775)
    uefa avrupa ligi final maçında* arsenal ve chelsea'de ilk 11'de yer alan 22 oyuncudan ainsley maitland-niles dışında ingilitere'li oyuncu yok. bütün dünya şu anda ingiltere futbolunu konuşuyor, inanılmaz bir reklam yapılıyor, prestij falan arşa çıkmış ama yırtık dondan fırlayan yabancı sınırlansın sevdalıları yok ingiltere'de. marş okuma üzerinden duyar kasan süzmeleri yok, ne yazık.
  • 1986
    evet sevgili sözlük, malesef atanacak olan yeni federasyon başkanının kulağına fısıldanan kısıtlama gelecek gibi görünüyor.
    2-3 gün önceki açıklaması, pardon ağız ishali olduğunu kanıtlayana beyanatı şu şekilde idi;

    --- alıntı ---

    yabancı sayısını artırmamızdan dolayı kalite artışı oldu. ama 11 yabancıyla sahaya çıkan takımlar oldu. bu durum bir süreç içinde sonlanmalıdır. bu tff'nin masa başı kararı olmamalı. bu bir katılım kararı olmalı. 1.lig de katılacak, süper lig'de katılacak. bu sayı gittikçe azalacak. kulüpler birliği burada ön ayak olmalı. yabancı sayısı kademeli olarak azaltılmalı. yabancı sayısını kademeli olarak azaltmamız gerektiğine inanıyorum. mesela sahada 8 yabancı olacak, 2 tribünde olacak, 4 kulübede olacak. ya da 6 diyeceğiz, 6+2+2 yapacağız mesela.

    --- alıntı ---

    bu yazıyı nereden tutsan elinde kalıyor. zaten bu lafı kustuğundan beri enine boyuna ne kadar saçma olduğunu konuştuk burada.
    velhasıl kelam benim belirtmek istediğim başka bir konu var.
    ama ona geçmeden önce, kulislerde konuşulan ve getirilmesi istenen düzenlemeyi şuraya yazayım;

    --- alıntı ---

    2019-2020 sezonu: 14 yabancı / 12+0+2
    2020-2021 sezonu: 12 yabancı / 10+0+2 ya da 8+2+2
    2021-2022 sezonu: 10 yabancı / 8+0+2 ya da 6+2+2
    2022-2023 sezonu: 8 yabancı / 6+0+2 veya 6+2

    --- alıntı ---

    kaynak : (bkz: #2681746)

    bu kuralın getirilmek istenmesinin 2 nedeni var;

    %90 galatasaray makası açmasın
    %10 milliyetçilik, milli marş -bizim çocuklarımız oynasıncılık

    yeniden bir kısıtlama gelmemesi, ve futbol zevkimizin azalmaması için yapmamız gereken bir arada hareket edip kamuoyu oluşturmak; tff'ye tepki göstermek, be-in sports'a üyeliklerin bitirilmesi ile ilgili restleri çekmek.
    ayrıca ali ece, mehmet demirkol, uğur meleke gibi spor yazarlarının da desteğini ön plana çıkarmak.
    bunlar kendi camialarındaki bazı kokuşmuş zihniyeti değil, yabancı konusunda hep doğruyu savunuyorlar zira.

    bir de kulübümüzün bu karara karşı dimdik durabilmesi için yanlarında olmak.

    çünkü galatasaray taraftarı ve aklı başında olan diğer takım taraftarları dışında kalanlar;,
    galatasaray makası açmasın da ne olursa olsun;
    biz onların seviyesine çıkamayız onlar bizim seviyemize insin;
    anamızın liginde kendimiz takılalım kafasında.

    çok önemli bir savaş vermemiz lazım ve bu savaşı kazanmamız lazım.
    ancak beni korkutan bir kesim var.
    bazı taraftarlarımızda şu yaklaşımı görüyorum;

    -istedikleri kadar indirsinler yabancı sınırını, biz yine şampiyon oluruz.
    -fatih hoca varken bize bir şey olmaz.
    -biz kaliteli yabancı alamazken, onlar da alamayacak.
    -u14'ten itibaren çok iyi jenarasyonlarımız var.

    böyle düşünen taraftlarımıza da saygı duyuyorum, ve bu düşünecelere ben de katılıyorum.
    ama inanın durumun iç yüzü hiç de düşündüğümüz gibi değil;

    -istedikleri kadar indirsinler yabancı sınırını, biz yine şampiyon oluruz.
    tamam buna katılıyorum. yine şampiyon oluruz. bizim kalitemiz düşecek ama rakiplerin de kalitesi düşecek, eyvallah.
    e peki kanayan gözlerimiz ne olacak?
    sanırım tekrardan, salı akşamı karagümrük sakarya maçındaki adamları rakibimiz, belki de oyuncularımız olarak görmek istiyorsunuz. ***

    -fatih hoca varken bize bir şey olmaz.
    buna da katılıyorum. çünkü imparator yerli oyuncudan en yüksek verimi alan adam.
    sadece 2011-2012 sezonundan 3 isim vereceğim, başka yorum yapmayacağım.
    11-12 sezonunda fatih terim terim yönetiminde fırtınalar estiren emre çolak, engin baytar, semih kaya.
    fatih terim başımızda olduğu sürece bu tarz yerli oyunculardan müthiş verim alır; bence de sürekli şampiyon oluruz, inanın buna şüphem yok.
    ama fatih hoca gittikten sonra bu adamlar hiç o zamanki performanslarına yaklaştı mı?
    samimi söyleyin, bu 3 futbolcunun ismi söylenince, aklınıza 11-12 / 12-13 sezonları mı geliyor, yoksa sonrasındaki karanlık dönem mi?
    karar sizin.
    allah korusun, inşallah planlanandan erken olmaz ama, ya fatih hoca gittiğinde ne yapacağız?
    bir düşünün, 2017-2018 & 2018-2019 sezonlarında fatih terim olmasa, 2 defa şampiyonluk mu kutlardık?
    dilimizde alçaklara kar yağıyor üşümedin mi sen bu işin sonunu düşünmedin mi türküsü mü olurdu?
    yoksa yönetim istifa nidaları ve bilimum protestolar mı yankılanırdı?
    2015-2016 / 2016-2017 sezonlarımız çok uzak değil, hatırlarsınız olanları :)

    -biz kaliteli yabancı alamazken, onlar da alamayacak.
    doğru, hiç bir takım istisnalar harici çok kaliteli yerli ve yabancıları bir araya getiremeyecek. yine söylüyorum, şampiyonluk yolu daha kolay olacak.
    ama bir sürü defomuz olacak.
    ya peki avrupa'da ne yapacağız?
    2023-2024 sezonunda şampiyonlar ligi ve avrupa ligine eurolig modeli geliyor.
    artık 32 takımın, 24'ü lisans usulü ile lige kabul olacak.
    kalan 8 takımlık kontejyan için ön elemler olacak.
    zannediyor musunuz ki, elimizi kolumuzu sallaya sallaya ön elemeleri geçebileceğiz.
    şuraya yazıyorum, şampiyonlar ligi hayal olur.
    olur da kaza bela gidersek bile kevgire çevirirler bizi.
    6 yabancımızla olabilecekleri düşünemiyorum bile....
    haa derseniz, lige ambargo koyalım, avrupa çok da önemli değil; o zaman bu senaryo da güzel.

    -u14'ten itibaren çok iyi jenarasyonlarımız var.
    doğru, gümbür gümbür geliyorlar.
    ama, kocaman bir ama...
    bu ülkede yabancı sınırı varken;

    kaç oyuncu ihraç ettik?
    kaç oyuncumuz yurtdışında 1 milyon euro maaşa gitmeyi, 3 büyüklere 3 milyon maaşa tercih etti?
    milli takım 2000 jenarasyonu harici ve 2008'deki efesane fatih terim yönetimi dışında ne başarı elde etti? yemin ederim en son hangi baba milli takımı yendiniz deseler, aklıma 96 ve 98 elemelerindeki hollanda ve almanya maçları geliyor bursadaki 1-0 biten. *
    kaç oyuncumuz, nasılsa kulüp takımında yerim garanti deyip yatışa geçmedi?
    kaç tanesi gelişimini devam ettirdi?
    ya vasat yerlilere verilen bonservisler?**

    ayrıca ozan kabak & menajer olayı nedeniyle, halen bir çoğunuz ozana çok kızgınsınız.
    şimdi de, atalay celil ve yunus için de sözleşme imzalamaya yanaşmadıkları ve yabancı sınırı nedeniyle yağlı sözleşme bekledikleri yazılıp çiziliyor.
    o gümbür gümbür gelen jenerasyonlarla da bu sorunların yaşanmayacağının garantisi var mı?

    bizi bekleyen bir büyük tehlike de şu.
    mustafa cengiz-albayrak-fatih terim 3lüsü galatasarayda devam ettiği ve taraftar birlikteliği olduğu sürece, başarılara en yakın camia biz olacağız.
    şu an tozpembe diyebileceğimiz bir dönemde olmamızın yegane sebebi bu.
    ancak unutmayın, her fırsatta tökezlememizi bekleyen iç ve dış mihraklar mevcut.

    bize bir şey olmaz biz galatasarayız demeyin. biz çok zor bir taraftar topluluğuyuz malesef.
    aşağıdakileri çok yakın zamanda yaşadık;

    -"galatasaray lisenin, halkın değil" diyip yönetimi ibra etmeyen çıkarcı lisecileri unuttunuz mu? her an pusudalar.
    -ilk tökezlemede hemen üşüşen ben demiştimciler de pusuda bekliyor. başakşehir maçının olduğu 19 mayıs günü, devre arasında stadda moral bozukluğu ile bir sözlüğü açayım dedim. inanın başlığı hatırlamıyorum ama biri fatih terim inatları tarzı mı ne bir başlıkta şampiyonluğu kaybetmişiz gibi eleştiriler vardı. bakın devre arası diyorum :)
    -mustafa cengiz ve albayrak şu an övülüyor ama, transfer olmadığı dönemde ne kadar kellerinin istendiğini hatırlarsınız :)
    -ali koç, fikret orman, göksel gümüşüdağ ve dış mihrakları saymıyorum hiç.

    velhasıl kelam, sadece yabancı sınırı konusunda değil, birliğimizin bozulmaması adına da uyanık olmalıyız.

    allah sonumuzu hayır etsin.
    hakkımızda hayırlısı.
  • 1987
    azaltılması bizi çok etkileyecek olan sayıdır. yabancı sınırı bizi etkilemez düşüncesi çok yanlıştır. avrupa'da öyle bir etkiler ki, hem de nasıl etkiler.

    bir kere galatasaray için ise orta ve uzun vadede avrupa'da başarı hedeflememek düşünülemez, düşünülmesi teklif dahi edilemez.

    2024 yılından sonra şampiyonlar ligi'ne katılmak için 2020 yılından itibaren her bir puanın değeri olacak. ama zaten ekonomik olarak senin çok önünde olan rakiplerin, dünyada sınırsız veya sınırsıza yakın kaynaklardan futbolcu seçebilirken sen sadece sınırlı bir kaynaktan futbolcu seçersen onlar ile yarışamazsın.

    hedefin olan scout transferlerini yapamazsın. 6-8 futbolcu kontenjanın olduğu için sadece garanti futbolculara gitmen gerekir. dolayısıyla al-sat yapıp borçlarını kapatamazsın. marcao'lar da, luyindama'lar da, onlardan gelecek bonservis gelirleri de yalan olur.

    şampiyonlar ligi'ni bir daha yıllarca göremezsin. şampiyonlar ligi müziğini ancak telefon melodisi olarak duyarsın.

    avrupa'da olmayan galatasaray hiç bir yerde yoktur. prestij olarak biter. ekonomik olarak zaten yürütemez. en başta en büyük zevkimiz yok olur. türkiye'deki küçük zaferler bizi kesmez, kesmemeli. türkiye'de kral olsan ne olacak?

    bu sınırı kabul etmenin imkanı yok. aması, bize bir şey olmazı, fatih hoca hallederi yok.
  • 1990
    bu ülke insanından nefret etmeme sebep olan mantalitenin yansıması olan sayı, sınır.

    yine gündemde bu illet.

    peki gelir mi? galatasaray'ın aleyhine sonuçlar doğuracak olursa gelebilir.

    haberler okuyorum. vedat muriqi 3,5 milyon eu, taylan antalyalı 2,5 milyon eu.... liste uzar gider. peki bu paralar niye? sırf yabancı sınırı gelmesin diye elimizdeki türk oyuncu rotasyonu iyi olsun diye.

    ulan takım seneler sonra toparlanmanın eşiğinde. inşallah diagne iyi bir paraya satılacak. oradan gelen parayla bir forvet, bir orta saha alınacak. belki üzerine sol açık falan alacağız. ama yok. illa kısıtlı kaynakları bu illet için saçıp savurmamız gerekiyor. bu arada da alt yapı futbolcuları ellerini ovuşturup yabancı sınırı gelsin de daha ilk profesyonel kontratımıza imza atarken milyonları kapalım diye ellerini ovuşturuyor. yani genç futbolcu gelişimine de zararlı.

    biz bunları planlarken hollanda ülke sıralamasında bizi geçmek üzere. yani 10.'luğu hollanda'ya kaptırırsak artık şampiyon takımımız da ön eleme oynayarak şampiyonlar ligi'ne gidecek.

    müstakbel federasyon başkanı ise açıklama yapıyor. yabancı sınırının esnemesiyle süperlig'in ve 1. lig'in kalitesi arttı, böyle gitmesi düşünülemez diye...

    bence biran önce ülke olarak batalım da herkes rahata ersin.
    3-5 orospu çocuğunun dayatmasıyla türk futbolunun en büyük belasıdır bu yabancı sınırı. allah belalarını versin.
  • 1993
    yabancı oyuncu sayısı galatasaray futbol takımının başarısı ile ters orantılıdır. galatasaray'ın başarışı artarsa, yabancı sayısı azalır; galatasaray'ın başarısı azalırsa yabancı sayısı artar. tff artık bunu kağıda dökmelidir. kuralı bu şekilde çıkarsınlar da her takım ona göre hazırlığını yapsın. göztepe, kayserispor, kasımpaşaspor şunu bilsinler mesela. 'galatasaray şampiyon oldu, o zaman yabancılarımı satayım, onun yerine türk oyuncular alayım.' desin. böylece herkes rahatlar.
  • 1994
    yerel liglerimizden üst düzeyde yerli futbolcu çıkarılan, avrupaya futbolcu ihracatı yapılan aynı zamanda lige seyir zevki veren rekabet artıran mevcut sistemin kilit değişkeni. ama biz yine 6+2-1/3*0,5 gibi birşey getirelim bu kadar olumluluk bizim ülkeye göre değil. liyakattan bağımsız olmak gerek kendi tarikatlarımızdakileri, akrabalarımızı eşi dostu ihya etmemiz gerek.
  • 1996
    oyle bir algi var ki !

    cumhurbaskani diyor ben sahada yerli futbolcu goremiyorum, bakani cikiyor diyor ki "yahu milli marsi kimse okumuyor "
    bilmem ne x kulubun baskani diyor ki yabancilar cogaldi, milli takimin hocasi cikip diyor ki yaa fazla yabanci var.

    14 tane yerli oyuncu bulundurmak zorundasin diyor kural, sana 14 tane zorla yabanci oyuncu al demiyor ki.

    bunu anlamayacak ne var ? anliyorlar ama islerine gelmiyor, eger gene bir kisitlama gelirse kulup olarak bunada boyun egersek bir bok yapamazsak olurum sevgimden ama takip etmem daha super ligi bu kadar basit.

    futbolcunun yerlisi yabancisi olmaz spor evrenseldir bizim ulkemizde 50% cehalet var kafa nato basmiyor biliyorum, zaten 2002den once ulkede futbol yoktu, stadyum yoktu, lan krampon mu hic yoktu hatta cim saha yoktu ;-)

    tff baskanini cumhurbaskani atiyor, tff baskani bildigin milyarlarca devleten ihale aliyor, sozde secilmis ama atanmis kayyum misali, tff baskani diyor ki 8+2+2 felan filan olacak bilmem ne yabanci futbolcu tribunde bilmem ne futbolcu kulubede ne o ? yerli futbolcu gelisecekmis ya bok yetisir senin yerli oyuncun, senin yerli oyuncu dedigin hasan ucuncu, zeki yavru. tarik camdal bilmem ne isminde ki boktan oyuncular talep edecek senden en az 1 - 2 milyon euro senelik isteyecek 3 senelik sozlesme ee bunun kulubu isteyecek 5-6 milyon euro transfer ucreti ee bunun menejeride para isteyecek x olan bombok futbolcunun maliyeti cikacak sana 10 milyon avroya bunu carp bakayim mevcut kurdan olacak sana 65 + milyon tl !

    3 buyuklerin toplam borcu asagi yukari 6 milyar tl borc, adamlar biz borcu nasil kapatacaz derdinde degil ! gunu kurtarma derdinde bu galatasaray icinde gecerli, turk futbolu boyle olacaksa lokal lig olalim galatasaray olarak cekilip avrupa super ligine destek cikalim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın