resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 4275
    büyük takım hocası değil diyenleri okudukça acaba terim ilk başladığında derbi karnesi nasıldı bakayım derken yazarlardan biri çıkarmış sağ olsun (bkz: #2272714). görüldüğü üzere 6 kez şampiyon olmak, bir sezonda süper kupa muhabbetine 50 kez derbi oynayıp rakibinin evinde kupa kaldıran bir hoca olmak kolay olmuyor, biraz sabır istiyor. ha olmuş bir hocayı - mesela bursa nın hocası- ben de tercih ederdim ama bazen büyük takımlarda o da tutmayabiliyor.

    kendisinin sezon başından beri oynattığı oyun ve aldığı puanlar sonrası kredisi nispeten arttı. sonrasında 10 kişi ile kaybedilmeyen bir derbi ve trabzon mağlubiyeti çok beklenilmeyecek sonuçlar değil bana göre. yine bence evimizde başakşehir e puan kaybetsek de deplasmanlarda beşiktaş ve fenerbahçe 'den puan/puanlar alırız diye düşünüyorum.

    kendisini biliç e benzetenlere bazı noktalarda katılıyorum. o da bugünkü kadro 'nun temellerini atıp tudor gibi göze hoş gelen futbol oynatıyordu fakat benzetildiği üzere derbi ve ligin sonlarında stresli maçları kazanamıyordu. fakat bizim farkımız o dönemde beşiktaş 'ın sahip olmadığı seyirci avantajına ve tecrübeli oyunculara sahip olmamız. o yüzden oyunda bozulma olmazsa ligin sonunu getireceğini düşünüyorum.

    tudor şu ana kadar hep kafatasındaki oyunu oynamaya çalıştı. bir kere 3 lu savunmayı tercih ediyor. hücumda savunmayı üçlerken ileride kalabalık orta saha ile önde baskı, kenar oyuncuları içeriye kat ederken kanat bindirmeleri ile oyunu genişletme gibi fener maçına kadar hepimizin hoşuna giden bir oyun izledik. oyuncuları bir bölgede oynatma yerine maç içinde sürekli yer değiştirerek oynatmayı deniyor. fener maçında yaptığı hata maç içinde hücumdayken yaptığı 3 lu savunma yerine savunmada da oyuna böyle başlamak oldu ki bunu da gerekirse 5 liye dönme adına yaptığını düşünüyorum. top rakipteyken savunmada 5liye dönüp pozisyon vermeyip, top bize geçince yine üçlüye dönüp baskı kurdukça topun bizde kalacağını düşündü. takım alışık olmayınca, taraftar da takımı itmeyince plan tutmadı. trabzon maçında kadro ve diziliş olarak hatalı değildi fakat yine hep kendi takımı üzerinden gitti. rakibin ne önlem alacağı ya da nasıl direnç göstereceğini düşünmedi. bunda trabzon un ligdeki durumu da etkili oldu sanırım. kaldı ki adil bir yönetim olsa 10 kişi belki 9 kişi kalacak rakibi rahatlıkla yenerdi de. değişiklikleri de bence yerinde idi. beslenemeyen bir gomis yerine hava toplarında etkili olabilecek topu ilerde tutacak bir oyuncu ve ona orta yapabilecek kanat takviyeleri ile gol bulmak istedi fakat hiç oynamayan eren bunu yapamadı. ki iyi bir dakikada etkili bir ortada golü de kaçırdı.

    bundan sonrası önemli. taraftar sadece kendisine değil armaya sahip çıkar desteğe devam eder, kendisi de futbolun sadece kendi takımı ve kafasındaki planlar ile değil rakiplerle oynandığını kavrarsa,içeride oynanan derbilerde büyük takım olduğunu unutmadan oyunu ve psikolojiyi yönetebilirse, deplasmanda özellikle alt sıralardaki takımlarla oynarken hücum ağırlıklı değil hücuma çıkacak kurguyu doğru yaparsa bu rakiplerle rahat şampiyon olur. yoksa kapanan takımlarla içeride oynayacağımız maçlar ya da deplasmanda üst sıra takımlara karşı daha az zorlanacağımızı düşünüyorum.

    hadi be tudor, inşallah şu eşiği aşar da uzun süre takımın başında kalırsın. biz de her sene üzerine koyarak asıl önem vermemiz gereken alt yapı, futbolcu ihracı, finansal sorunlar, şampiyonlar liginde kalıcı olmak gibi meseleleri konuşuruz. yoksa enerjin karizman falan gayet iyi.
  • 6628
    galatasaray taraftarının kendisine olan nefreti ve hala "kondisyoner" falan diye hakaret etmesi çok güldürüyor beni.

    adamı değerlendirme kriterleri tamamen galatasaray kariyeri ve o serüvenin 2-3 maçı. daha sonraki dönemde, özellikle 2021-22 sezonunda tudor ne yaptı, serie a'da hakkında ne konuşuldu hiç takip etmeyenler bile hala nefret kusuyor. çok ilginç ve dediğim gibi komik.

    başarılı olsa, marsilya üzeri atıyorum juventus yapsa bu kitle kahrolur cidden ama neden. bir insan, bir dönem galatasaray'da görev almış ve yaklaşık 5 yıldır yolumuzun kesişmediği biri hakkında çıkan her haberde neden bu kadar ezber konuşur anlamıyorum. avrupa'daki yüzlerce futbolcu ve hocadan biri sonuçta.

    başarısız olması bir sebep olamaz. çünkü avrupa'nın en iyi hocalarını da getirsen bizim ligde olmayabiliyor sonuçta.
  • 3887
    türk antrenör sevici basın tarafından ne yapsa "yetersiz" damgası yiyecek olan; sırf bu yüzden her galibiyette hepsinin "gözüne gözüne" yumruğunu kaldırması gereken hocamızdır.

    aykut 2 maç kazanınca feneri toparladı dediler.

    şenol güneş hakeme ana bacı gitti, sinir anında olur dediler. şenol güneş her futbolcunun performansını arttırıyor dediler.

    peki 11 maçtır yenilmeyen tudor'u neden hala övemiyorlar?

    hepsi salyalarını akıtarak tökezlemesini bekliyor.

    sırf bu yüzden hocam, sırf bu yüzden her 90 dakikanın sonunda o kaldırdığın yumruğunu dik tutman lazım.

    https://twitter.com/...s/914205978861727746
  • 4586
    kendisine şu dönemde gitsin diyen taraftarların yaş ortalamasının 20 civarı olduğunu düşünüyorum. biraz tüketim toplumunun etkilerini fazla yasadıklarından, biraz tecrubesizliklerinden, biraz yeniye duyulan aşktan, biraz da fazlaca bilgisayar oyunu oynamaktan böyle oluyor heralde.

    daha yaşını başını almış taraftarlar ise zırt pırt hoca degistirmenin nelere mal oldugunu defalarca gördügü icin en azından sene sonuna kadar devam etmesi gerektigini düsünüyordur.

    gerçi her maglubiyetten sonra baslıgına gelip 'hoca degil, gitsin hemen' diyenler de aynı kişiler gibi. beyler sakin olun. 'ben demistim' diyeceginiz zamanlar gelecek elbette. cünkü illa ki gelir. konfrolu alan sizinkisidir. her hoca eninde sonunda sıcar ve siz eninde sonunda 'ben demiştim' dersiniz.

    bir de bu aynı tip adamların cogu diger baslıklarda da oyuncularımızın cogunu begenmiyor. tolga şöyle kötü, lato böyle rezil, denayer igrenc, linnes vitaminsiz, ndiaye'ye o parayı veren enayi, muslera şımardı, garry akılsız, eren leş, belhanda hain. bunları diyip diyip sonra 12 hafta sonunda takımı lider olan hocayı da itin şeyine sokuyorlar. ee bu kadar kötü oyuncu ile bu adam liderse baya iyi hoca oldugu sonucu cıkıyor? ya da sizler bir boku begenmeyen, öfke kusmaya bayılan, kelle almadan duramayan, futbolu daha cok nefret bosaltılan bir desarj oyunu olarak görüyorsunuz.

    tutturmuslar 'işleyen sisteme comak soktu'. iyi de birader yepyeni bir takımla kısa sürede işleyen bir sistem yarattıgını kabul ediyorsun sen o zaman tudor'un? ve halen rezil hoca diyorsun öyle mi? he cok biliyorsun abim sen.

    neymis rikerink gecen sezon bu zamanlar bundan 3 puan eksik almıs da tudor yapa yapa bunu mu yapmıs. ulan 12 haftada 3 puan fark az mı? kaldı ki gecen yıl bu dönemler o rikerink'e bey diyeceksiniz diye pankartlar acılıyordu, takım iyi baslamıstı. begenilen puandan da 3 puan fazla almıs iste?

    hem sabah aksam floryada yatıp kalksın, kendini işine adasın, çalışkan, disiplinli olsun, hem de tecrübesiz olmasına ragmen kurt hocalardan tokat yemesin. dünyada böyle 8-10 hoca yok abim sen naptın ya? bu adamın tecrübesizliginin kurt hocalara karsı basımıza bela olacagını öngörüyorduk zaten. ee ama hem ayranım dökülmesin hem şeyim şey olmasın olmuyor napalım.

    teknik direktör degisikligi bu kadar kolay istenecek birsey degil. sizler akıllanmazsınız ama biz tekrar tekrar söyleyelim. gecen yıl rikerink'in gonderilmesi de dogru degildi, bence rikerink iyi hoca degildi ama sezon ici gondermenin manası da yoktu. herif iyi kötü tanımıstı takımı, ne yapabilecegini biliyordu, kalsa idi tudordan fazla puan toplardı. tudor bir geldi, elinde kendine hic uygun olmayan oyuncular, biseyler denedi, o sırada puanlar gitti, baktı olmuyor rikerink taktigine geri döndü, gitti güzelim sezon.

    adam 12 maclık dönemde 2 macta sıctı batırdı. bu aşikar. amma sizler elestirinin suyunu cıkarmadan durmuyorsunuz.

    bu adam kalmalı. kendine uygun oyuncular getirdi. bu oyuncularla baska hocanın is yapması zor zaten. kalırsa da ben basarılı olacagına halen inanıyorum. yeni bir takım kurduk ama halen cok eksigimiz var. sol kanat komple yok, alternatif oyuncu eksikligi buyuk sıkıntı. devre arası 2 transfer daha gelirse olur bu is.
  • 5666
    dönemin galatasaray yönetimiyle yaptığı sözleşmeden doğan hakkını istediği için öfke duyulan teknik direktör. adama "bu parayı her ne olursa olsun sana ödeyeceğiz" diye taahüt veren mi suçlu tudor mu? aynı durumu tff ile fatih terim yaşamıyor mu?

    siz teknik direktör olsanız ve bu şekilde size sözleşme sunulsa imzalamayacak mısınız? patronunuz olacak kişi size taahüt ettiği aylığı ödemezse kafanızı eğip "tamam" mı diyorsunuz?

    edit: yazdığım son cümle için kafam sonra dank etti. türkiye'de yaşadığımı bir an için unuttum sanırım. memleketin %99'u falan sınıf bilinci denen kavramın adını bile bilmediğinden "tamam" diyecek milyonlar var aslında. "patronun da ona göre giderleri var o yüzden maaş alamadık" diyen milyonlarla yaşıyoruz. emeğimize, ekmeğimize dolayısıyla şeref ve namusumuza sahip çıkmadığımız için çıkanı da yadırgıyoruz.
  • 5410
    kovulmasaydı ne olurdu;
    1- göztepe'yi içerde 3-4 golle yener 3 puanı alırdık.
    2- sonraki hafta zorlu kayseri deplasmanından kuvvetle muhtemel şut bile atamadan mağlup dönerdik.
    3- sonra yine içeride zayıf osmanlıspor'u yine 3-4 golle yenerdik.
    4- ertesi hafta soğuk bir sivas akşamında son derece renksiz bir oyunla buz tutar 2-0, 2-1 gibi bir skorla mağlup olurduk.
    5- antalya'yı istanbul'da bir şekilde yenerdik.
    6- sonraki hafta deplasmanda kasımpaşa maçında gol de bulsak yine 2-1, 3-2 gibi bir skorla yenilirdik.
    .... diye gider.

    daha şimdiden badem gözlü yapmayın su adamı. bizdeyken olup olacağı o kadardı. yapamadı, eline sadece ligde mücadele edeceği güzel bir kadro verildi. biraz bu işin kompetani olan bir hocanın çok güzel kullanacağı bir kadro. eksiği elbette vardı ama idare ederdi yahu. gelen gidenin 3-4 attığı trabzon'a ezilmek ligde 3-4 galibiyeti bulunan malatya'ya şut atamadan yenilmek ne demek?
  • 2503
    sneijder olayı yüzünden gitmesi istenen adam. oysa futbola yabancı olduğu için gönderilmesi gerekir. aşağıda saydıklarımdan hangisi var söyleyin.

    1) oyuna hamle, oyuncu değişikliği
    2) kriz yönetimi, insan ilişkileri
    3) türkiyede oynanması gereken futbol anlayışına sahiplik
    4) büyük takım yönetme tecrübesi

    hiçbiri yok. diyorlar ki juventus efsanesiydi çok iyi kariyeri vardı. o da yanlış berbat bi stoperdi hiçbir zaman efsane olamadı. 33 lük hakan şüküre pas pas olduğu gün hala aklımda.. zalayeta ne kadar juventus efsanesi ise bu da o kadar. hiçbir özelliği ile galatasarayı haketmiyor.
  • 976
    tudor antrenman konusunda ne kadar hassas olduğunu defalarca vurguladı. yanılmıyorsam "maç antrenmanın yansımadır" demişti. herkesin antrenmanda %100'ünü vermesini istiyor ve başarının çalışmaktan geçtiğine inanıyor. o yüzden bu sezon antrenmanda çok yüklenmesin seneye yüklenir gibi bir düşünce adamın temel felsefesine aykırı. doğru bildiği neyse onu uygulayıp arkasında durmaya, taviz vermeyip oyunculara kabul ettirmeye çalışıyor. işine gelen kalacak, gelmeyen gidecek. şu an çalışmayı sevmeyen bazı futbolcuların ve medyanın istediği şeyi yapmayalım. onların da tam istediği sakatlanan oyuncular üzerinden"tudor yanlış antrenman yaptırıyor" düşüncesini dillendirerek hoca'yı yıpratıp altını oymak. oysa sakatlanan eren derdiyok bile, 6 mart 2017 antalyaspor-galatasaray maçından sonra verdiği röportajda tudor'un yoğun idman yaptırması ile ilgili soruya şöyle diyordu: "bu iyi bir şey, çünkü ihtiyacımız var."
  • 6535
    kendisi hakkında 18 kasım 2017 başakşehir galatasaray maçı için yapılan yorumların ve skor olayının harbi şekilde can sıktığı, italya liginde sağlam iş çıkaran eski hocamız.

    aynı kişilerin ertesi sezon fatih terimin görevi altında çıktığımız 1 eylül 2018 trabzonspor galatasaray maçında nwaekeme tarafından delik deşik edilen ve 4-0 kaybedilen maç hakkındaki yorumları zerre merak uyandırmıyor...*
  • 2702
    "gs'da neşeli idman", "sabri yine su hortumuyla yasin'i ıslattı" "riekerin'kle kolej havası" "hamza hocayla havuz keyfi" başlıklarının olduğu, oyuncuların her karede neşe saçtığı kamplarda ne olduğunu biliyoruz sanırım. 2 seneyi yatmakla geçiren, ligi 4. bitirip sezonu neredeyse kapatmadan açmış, yerlerine yeni oyuncular geleceğini bilen takım bırakın da mutsuz gözüksün, zaten aksi garip olurdu. ha tudor zaten oyunculuğundan beri mizaç olarak biraz değişik bir adam bildiğiniz gibi. kendinize yakın ya da uzak bulabilirsiniz ki bu da subjektif bir konu.
  • 979
    başlığına yazan bir çok arkadaşımızın "kondisyon" kavramından bihaber olduğu gerçeğini görmemizi sağlayan hırvat teknik adam.

    günümüzde, modern futbolun gereğince ciddi yeteneğin yoksa (barca gibi) yapman gereken şey rakibinden daha fazla koşmaktır. atıyorum, rakibin 120 koşmuş, sen zorlayıp 125'i çıkarabilirsen galibiyeti alırsın. bunu sağlayacak kondisyonda olman gerekir, yeteneğin varsa bile.

    kadromuzun genel yeteneğini çıkartacak olursak 1 - sneijder (net paslar ile oyun kurabilme). 2 - ? bruma'yı yazabiliriz 2. olarak adam geçme yeteneği var evet ama bu koşu ile alakalı değil mi? bruma ronaldinho gibi üst üste 3 çalım atıp adamı hayatından bezdirerek geçmiyor ki rakibini, bruma rakibinden hızlı. burası net. hızı sayesinde rakibi geçiyor. peki bu hız kondisyonu ile alaksız mı? mümkün mü?

    jan olde riekerink'in oynatmak istediği futbol yapısının tam tersi düşüncede bir isim tudor. jan olde riekerink barca gibi düşünmekteydi, çok pas, sık pas, pasla hücuma ve sonuca giden takım. planı buydu ancak bu orta sahayı oynamak için selçuğun ilk sezonki hali gibi en az 3 tane orta saha daha lazım eldekilere eklenecek. kanat oyuncularının sürekli içeri kat etmesi oynatmak istediği futbolun doğrusuydu ancak o futbolun santraforu eren de değildi. doğal olarak kondisyona değil pas oyunu antremanına yüklendiği için jan olde riekerink de savunmanın da kondisyonu sıkıntılıydı ve sürekli beklerin arkaya adam kaçırmasından dolayı yan toptan gol yedik. oradaki esas problem de bir şekilde takımın kondisyonuna dayanır.

    ha, evet. bir takıma sezonun içerisinde yaptırdığı antreman ağır diyebilirsiniz. ki bence değildir. takım eğer sezon başından bu seviyede çalışıyor olsaydı şu anda beşiktaş'ın adı anılmazdı, bütün basın bu takımı övgülere boğuyor olurdu.

    sizin mantığınıza göre galiba antreman yapılmasa da olur. nasıl olsa sahada kazanacaklar maçı bir şekilde. yapmayın, etmeyin, bu kadar sığ bakmayın... 3 sene boyunca hiç doğru düzgün yürüyüş bile yapmamış olsanız, çıkıp 2 kilometre koşabilir misiniz? doğru düzgün antreman yapmayınca da çıkıp koşamıyorsun, koşamadığın için de pasla oynamaya çalışıyorsun, savunman çürük olduğu için de başarısızsın. net. tudor geldiğinden beridir yediğimiz gollerde bu sorun çözülmüş görünüyor, hücuma iyi çıkma problemimiz var burası net bu sefer de ancak savunma anlamında daha iyi olduğumuz gerçeği de değişmez. spor basınına göre dünyanın en iyi takımı, uçan - kaçan beşiktaş sana karşı pozisyon bulamadı, bir duran top baraja çarpıp gol oldu da yenebildi bizi.

    tudor eksikleri görmüş, buna göre önlem almak istiyor. bence doğruları da yapıyor, böyle devam etsin ve bozmasın yeterli.
  • 5108
    çok daha rahat bir iş ortamı yönetim tarafından sağlanabilecek teknik direktörümüz. medyanın kendisine olan saygısızlığının nedeni belli bir zümrenin, networkün adamı olmaması, bu çıkar grubuna yabancı olmasıdır. bu sebepten kendisine sallamak finans tabiriyle arbitrajı olan bir şeydir, yani risksiz getirisi vardır. kimi medya mensupları ise bunu kullanmaktadır. şunda herkes hemfikirdir sanırım; alınan şu skorların tıpa tıp aynısını 40'lı yaşlarında bir yerli "eski futbolcu/yeni teknik direktör adayı" alsa, tamamen örnek teşkil etsin diye söylüyorum; mesela hakan ünsal, şu an "milli takımı ileride ona mı emanet etsek acaba?" geyiği çevirecek tıynette adamlar tudor'u itin bir tarafına sokmak için elinden geleni yapmakla meşgul. bu pervasız çıkar grubu maşalarına karşı, her ne kadar ciddi teknik direktörlük hataları olduğunu düşünsem de, koşulsuz şartsız tudor'un yanındayım. girinin en başında sorumluluğu yönetime yüklememin sebebi de bu; yani büyük bir saldırıya maruz kalmış personelini savunmamak, kurtların önüne yem olsun diye atmak yönetimin yapmaması gereken bir şey. taraftar, milyonlarca insanın teşkil ettiği bir bütündür, östersunds'a elenmeye, kritik maçlardaki kötü futbola tabi ki ses çıkaracaklar (burada, son yıllarda peydah olan çöpçü/leşçi tayfayı taraftar olarak saymıyorum, kusura bakmasınlar, sırf ben demiştim demek için takımımızın yenilmesini bekleyenlere taraftar denmez, onlardan olsa olsa psikiyatrik vak'a olur.). milyonlarca kişinin bir telkinle tek sese dönüşmesini bekleyemezsin. personeline sahip çıkma işi yönetimin insiyatifi ile başlar, ondan maksimum verimi alabileceğin koşulları sağlamak yönetimin işidir. igor tudor, bütün bu koşul ve şerait altında iyi iş çıkarıyor, bence kendisini tebrik etmek gerekiyor.
  • 5037
    takım bireysel hatalarla geri düşsün tudor ık mık, maçı 4-2 kazansın yaa hakem o bu. ulan siz var ya siz, galatasarayın kanserisiniz. şu maçta başımızda fatih terim olsa, "işte motivasyon yeteneği böyle bir şey, devre arasında vermiş gazı" gibi düz adam yorumları gelirdi anında.

    takımı saçma sapan goller yese de, yaptığı değişikliklerle maçı getiren teknik direktör. daha göt edilecek çok kanser hücresi var reis başın öne eğilmesin.
  • 3898
    sezon başında çok ağır eleştirdiğim hoca. östersunds faciasından sonra "bir ay sonra çok iyi takım göreceksiniz" dediğinde sinirlenmiş, alay etmiştim hatta.

    kendisi haklı çıktı, iyi bir takım çıkarttı. önümüzde zorlu bir fikstür var, bileğinin hakkıyla çıkacağına eminim, ona şimdi güvenim tam.

    yeter ki galatasaray'da başarılı olsun, ben tükürdüğümü yalamaya, göt olmaya, laflarımı yemeye dünden hazırım. çünkü her şey galatasaray için...

    sana güvenimiz tam hocam, başaracaksın!
App Store'dan indirin Google Play'den alın