*

resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 1060
    sakatlıklar nedeniyle boş boş eleştirilen hocamız için yapılan haberlerle ilgili bir kaç metin paylaşacağım ki okuduğumuzu iyi anlayalım.

    ilk olarak resmi sitemizden 14 mart 2017 tarihli idman raporunda aynen yazanı koyuyorum.

    ahmet çalık, lukas podolski ve lionel carole, kendileri için hazırlanan özel program dâhilinde çalıştı.

    ne diyor? çalıştı diyor. tedavi edildi demiyor. çalıştı diyor. demek ki sakat, oynayamaz gibi durum değil. takım doktoru yener ince'nin dediği gibi bazı oyuncuları korumak için zaman zaman bu tarz programlar uyguluyorlar. hatta 11 mart 2017 galatasaray gençlerbirliği maçından sonra yener ince ne dedi? carole'ün daha erken çıkmasını bekliyorduk, durumundan zaten haberimiz vardı, beklediğimizden daha çok oynadı. kritik bir durumu yok anlamında açıklamalarda bulundu.

    ikinci olarak genelde haberleri doğru çıkan futbolarena sitesinin haberinden;

    nevzat dindar'ın iddiasına göre, hafta sonunda trabzonspor ile karşılaşacak olan galatasaray'da lukas podolski, ahmet çalık ve lionel carole de sakatlandı. bu konu hakkında yaptığımız araştırmalara göre sarı kırmızılı takımda sağlık kurulunun programı dahilinde bugünkü antrenmana katılmayan lionel carole, ahmet çalık ve lukas podolski'nin, hafta sonunda sahada olacağı belirtildi.

    bu sitenin haberine göre 18 mart 2017 trabzonspor galatasaray maçında sahada olacaklarmış. yani neymiş? öyle abuk subuk, yalan yanlış haber yapanların gazına gelmemek lazım. okuduğumuzu iyi anlamak, iyi araştırmak lazım. ilk antrenmanları ile ilgili ben de tudor'a ilişkin çekincelerimi bir entryde belirtmiştim. arzu edenler açıp okuyabilir. ancak olmayan şeyler üzerinden her hangi birine saldırmak, üstüne bir de yanlış yönde yönlendirmek için defalarca haber yaptığı bilinen insanları dikkate alarak bunu yapmak beni çileden çıkarıyor.

    ayrıca diğer sakatlarımızdan eren floryadaki zemin yüzünden sakatlanırken, chedjou topun dikeni nedeniyle sıkıntı yaşıyor, hakan balta ise bel spazmı geçirdi. yani bu üç oyuncudan ikisinin suçlusu herhalde tudor değil. geriye kaldı de jong ve semih. semih'in bir sakatlık geçmişine bakılsın ondan sonra değerlendirelim bence. bunda da tudor'a çok laf edemeyiz. de jong kaldı geriye. hadi bu da tudor nedeni ile olsun. tek bir oyuncu yani. adam kendi idmanlarımın yüzde 16-17'sini yaptırdım diyor. bu kadarını kaldıramıyorsa de jong ya da herhangi bir oyuncu buyursun gitsin zaten.

    sonuç olarak biraz araştıralım, okuyalım. sosyal medyada gördüğünüz her şeye mutlak doğru diye atlamayın.
  • 6797
    kendisinin gönderilme nedeni alınan kötü sonuçlardir. eğer 2 hafta daha geç gönderilseydi büyük ihtimalle şampiyon olamayacak ve sene başında harcadığımiz paralarin bedeli daha ağır olacaktı. onun döneminde rakip presimizi geçtiği anda mala bağlıyorduk. oynanan set hücumları bile tempo üzerineydi. ilk senesinde takımı aldığında öyle ya da böyle şampiyonluk potasindaydi ve sonrasında şenol güneş bizim için "galatasaray'da raketin içindeydi sonra ne oldu anlamadık" dedi.

    2. senesine ostersund ile başladı. hea bana kalırsa elenmemiz doğaldı ve elendikten sonra kendisine sorulan sorular tam anlamıyla şeref yoksunluguydu. yalnız terim bize böyle bir olay yaşatmadı ve şuan ligi'nde liderin 1 puan gerisinde olan randers'i eledik. hemde 2 maçta da oyun olarak üstünlük gösteren taraf olarak. randers'in sene başında trabzonspor'u eleyen kopenhag ile arasındaki puan farkı 7 bu arada. modern futboldan anlamayan adam sarri ve sampaoli'nin takımlarıni yenemez. ayrıca modern futbol çok boş bir kalıp. 2 sene önce "atletico madrid gibi oynatiyor" diye erol bulut'u bile övebiliyordunuz.
  • 1978
    jan olde riekerink'e daha fazla inanıyordum. ancak yönetim tarafından takım içerisindeki otoritesi sıfırlanmak suretiyle hoca mundar edildi. üzerine yapılan saçma sapan transferler ve önlemek için hiç bir şey yapılmayan fahiş hakem hataları da eklenince sonuç kaçınılmaz oldu. gitmesi gereken yönetim ise bir türkiye gerçeği olarak hala yerinde...

    tudor ile alakalı kafamda soru işaretleri var. ancak adamın geçen sezon politik davrandım demesi önemli bir done benim için. fakat rahat ve uzun süreli bir çalışma ortamında abdullah avcı'nın bile başarılı olduğu düşünülürse artık bizim de birilerine sabretmemiz gerekiyor. bu kadar başarı bağımlısı bir topluluk olmamalıyız. zombilerin brains brains diye dolaştığı gibi başarı başarı diye dolaşıyoruz. ama bu noktada emek ve çaba harcamayı unutuyoruz. keşke riekerink'e tam güvenip kaynak ve vakit ayırsaydık.

    tudor'a gelirsek aslında o veya bir başkası. her sene herşeyi yeniden inşa etmekten bıktım. taş üstüne taş koymalıyız. bunu da sabrederek yapabiliriz. artık birilerine zaman tanımanın vakti geldi. her başarısızlıkta insanları beden eğitimi öğretmeni ilan ederek kovmaya devam edersek kaybetmeye devam edeceğiz.

    mustafa denizli gibi fahiş hatalar yapan çağdışı bir teknik adam değilse birilerine en az 3 sezon tanımanın tam zamanı.
  • 5754
    az önce spor haberlerinde süper ligdeki ilk 4 takımın birbirlerine karşı ikili averaj durumları söylenirken hiç iyi anmadığım eski teknik direktörümüz.

    fatih terim yönetiminde hem bjk hem de ibfk’ya karşı 2-0lık net galibiyetler almış olsak da bu faydasızın rezillikleri sonucunda her iki takıma da ikili averajda gerideyiz.

    yine de yolu açık olsun.

    edit: imla
  • 6482
    genelleme yaparsak kendisine karşı ya ciddi bir nefret var ya da ciddi bir sevgi. bunun sebebini de fatih terim'le kıyaslanması olarak görüyorum. fatih terim'i sevenler kendisinden nefret etmek zorunda hissediyor veya tam tersi. buna gerek yok. her teknik direktöre nasıl yaklaşılıyorsa kendisine de öyle yaklaşılmalı. körkütük takım fanatikliğini bile anlamakta güçlük çekiyorken bunun bir de teknik direktör versiyonu ile uğraşmak yorucu. bu spordan zevk almaya çalışalım.
  • 1206
    muhtemelen sözlüğün yaş ortalamasını yükselten biriyim.* son 2 sezona kadar galatasaray'ın daima hücum oynaması gerektiğini, savunmayı 2. plana atıp her zaman önde pres yaparak rakip takımı bunaltarak skora gitmesi taraftarı biriydim. biriydim diyorum çünkü fikirlerim değişti.

    porto cl şampiyonu olurken defans yaptı, chelsea otobüs çekti, onu geçtim barcelona yeri geliyor 10 kişi kapanıyor, morinho'nun real madrid'i defans nedir nasıl yapılır dersi veriyordu. defans olmadan olmaz.

    kabul etmek gerekir ki galatasaray ne bayern münih, ne real madrid, ne de barcelona büyüklüğünde bir takım. biz malesef küçük olsun bizim olsun mantığıyla gittiğimiz sürece hep küçük kalacağız. futbol ile ilgilenen bir ingilize sorsak, desek ki galatasaray'ın muadili diğer avrupa takımlları kimlerdir? eğer cevabın içinde porto, sevilla, roma varsa kendimizi şanslı saymalıyız.

    biz küçük ormanın en büyük aslanıyız. bunu kabul edelim. ha nasıl büyürüz, kupalar kazanarak, olmadık işler yaparak. bunu da defans yaparak sağlayacağız. başka yolu yok.

    igor tudor hocamız conte gibi, morinho gibi önce gol yememeyi düşünüp defans kurar, ileriye de yıldırım gibi çıkarsak (morinho'nun real madrid'i gibi) hem avrupa'da hem türkiye'de çok iyi işler yapar ve büyürüz.
  • 4102
    ben bu adam yüzünden sözlüğü bırakıyordum, şimdi desteklenmesi gerektiği görüşündeyim. 10 yeni transferle, itin götüne sokulan tolga'dan x faktör gizli forvet, serdar aziz'den stoper performansı alan ve dahası 9 haftada 7 g 2 b alan hocayı desteklemek benim boynumun borcudur.

    fatih terim 3. gelişinde eboue'yi sol kanatta, orta sahada, sabri'yi yine orta sahada oynatmıştı ligin başında. lige de öyle çok iyi girmemiştik.

    tudor'un eksiği çok, kabul ediyorum ama oyuncular kendisine inanıyor, ve takım iyi çalışıyor, bakın bu çok önemlidir. istediğin kadar profesyonel ol, hoca için de oynar oyuncu. yoksa barcelona, r.madrid falan hiç hoca değiştirmezdi.

    kaldı ki ligdeki performansı şu ana kadar gayet iyi. diğer takımları saymıyorum şampiyon olabileceğine de inanmıyorum, rakiplerimiz olan fener'le, beşiktaş'a 8 puan fark koymuş. konya, antalya, bursa deplasmanları, içeride fener maçı geçti.

    şu ts deplasmanından da 3 puan alırsak ki çok inanıyorum, önümüz açık. derbiyi kazanamadığımız üzerinden eleştirilecekse de maçın başında oynadığımız oyun ortadayken, serdar'ın sakatlığı tüm hazırlığı, planı, emeği piç etti. ona rağmen oyun dengedeydi ve 2.yarıda yüklenirken, penaltımız verilmemişken, tam maça ağırlık koymuşken 10 kişi kaldık. bu saatten sonra da 8 puan gerimizdeki fenerbahçe pozisyona giremedi. maçı da kaybetmeyerek, bence iyi iş çıkardı.

    bazı şeyleri sanırım çok kolay sanıyoruz biz. biraz da şımarıklık var bizim taraftarlarda. 2 yıldır neler yaşadığımızı unuttuk sanırım. yoksa şu tarihte, böyle eleştirilerin bize bir katkısı yok.

    elimizdeki en iyi seçenek şu an hoca. ben bıktım sürekli hoca değiştirmekten. zaten bunu gerektirecek bir şey de yok.

    saçma sapan bir döneme girilmediği sürece de destekleyeceğim, ben bir ışık gördüm elimden geldiğince de o ışığa ulaşmak için yardımcı olacağım.
  • 5102
    seninle yıldızım hiç bir zaman barışmayacak ama şunu bil, birileri de sana belki taraftarın bu duygularını tercüme eder, sana bizim dışımızda kimse böyle bir laf edemez, ettirtmeyiz biz.

    yönetim falan arkanda durmayabilir bir kansızın sana söylediği laflar karşısında, sen sadece şunu bil, böyle kansızlara karşı arkanda milyonlar var. sen galatasaray'ın hocasısın, kimse sana bu lafları edemez.

    arkadaş hayat gerçekten çok enteresan, en sevmediğin üç kişiyi say desen kendisini de sayarım, maç sonunu izlememiştim, pazar sabahı bir kalktım, itin biri havlamış, kendimi tudor'un arkasında buldum. şu an o kadar gaza geldim ki, boş stada gidip adını haykırasım var.

    kimsenin kendisi hakkında fikirlerini değiştirmesine gerek yok, ama bu basın toplantısına karşı hepimizin arkasında durmamız gereken hoca.

    son bir söz de yönetime olsun, ne kansız, ne onursuz, ne ilkesiz adamlarsınız be siz, ben yönetici olacağım, o herifi o stattan çıkarttırmaz, tüm avukatları daha o saat, tff'nin ve savcılığın kapısında hazır ederdim. hiç mi bulunduğunuz makamın, sorumluluklarınızın, bu camianın değerlerinin farkında değilsiniz?

    sevabı ile günahı ile galatasaray'ın hocasıdır. çok kanıma dokundu okan'ın açıklamaları ve sonrasındaki sessizlik.
  • 4071
    22 ekim 2017 galatasaray fenerbahçe maçında kendisinin tek hatası sarı kartlı belhanda'yı oyunda tutmak oldu. yerine selçuk ya da rodriguez'i almalıydı. onun dışında fernando'nun fb tarafından markaja alınacağını doğru tahmin etti ve buna çözüm olabilecek bir taktik anlayışla sahaya çıktı fakat maalesef serdar aziz'in sakatlığı ve hakemin her pozisyona faul çalması tüm hafta yapılan taktik çalışmaların çöpe gitmesine sebep oldu. benim kendisine güvenim tam, bir derbi maçıyla harcayacak değilim. şampiyon olacaktır.
  • 4976
    --- alıntı ---

    bir yanlış ilk kez yapılırsa hata ikinci kez yapılırsa aptallıktır.

    --- alıntı ---

    bu sözün led ışıklarla yazılı olduğu karanlık bir odada bir televizyon ile başbaşa bırakıp 4 adet 90 dakikalık futbol müsabakasını kafasına kazınana kadar izletmek istediğim teknik adam.

    1 - 22 ekim 2017 galatasaray fenerbahçe maçı
    2 - 29 ekim 2017 trabzonspor galatasaray maçı
    3 - 18 kasım 2017 başakşehir galatasaray maçı
    4 - 2 aralık 2017 beşiktaş galatasaray maçı

    2017 - 2018 futbol sezonuna başladığımızda kurmak istediği oyun planı ileride topa basıp sahip olarak rakibin topu kontrol ettiği süreyi minimumda tutmak, bizim için hücum alanında olan bu baskıdan elde edilen sonuçla skora gitmek. bu 4 maç dışında bu taktiği bir tek 10 eylül 2017 antalyaspor galatasaray maçında gerçekleştiremedi, biraz da 24 eylül 2017 bursaspor galatasaray maçının ilk yarısında gösteremedi. ki bunları da burada açık açık yazdık. ama bu 4 maç çok daha farklı.

    bu yukarıda gösterilen 4 maçta bu oyunu terk ettik. dedik ki "ileride basmayalım, rakip gelsin topla biz bekleyip karşılayıp kontra bulmaya çalışalım". yani işte bir nevi aykut kocaman taktiği. o en azından skoru bulunca (bu skor 1-0 bile olsa öne geçince yani) yapıyor. başlığında bulunduğumuz juventus'da stoper oynamış, oynadığı dönemde sayısız top class teknik direktörle çalışmış adam ise bunu doğrudan yapıyor.

    aynı hatayı iki kere yapmak aptallıktır. gerçekten. yani yapıyorsun bir hata, adı üzerinde hatadır. sonra bunun tekrarı neden?

    fenerbahçe maçında denedin, bir sonuç elde edemedin. hadi diyelim ki 0-0 beraberlik olduğu için bir sonuç elde edemediğini düşündün, trabzonspor maçında da aynı oyunu denedin 2-1 kaybettin. hadi ona da diyelim ki hakem katletti, trabzon çirkeflik yaptı ve başakşehir maçında da denedin. 5 yedik dün kurulmuş 3 günlük geçmişi olan siyaset destekli bomboş bir takım olan başakşehir'den. 5 yedik 5.

    kendinizi koyun yerine allah aşkına. 3 kere denediğiniz bir sistem var, bu sistemin 3 kere başarısızlığı kanıtlanmış. 4. maçta bu sistemle mi çıkarsınız yoksa diğer takımlara karşı başarısını kanıtladığınız oyun sistemiyle mi?

    kaldı ki bu takımın forveti gomis bu şekilde hızlı oyun oynamaya müsait değil. olur elinde burak yılmaz (beğendiğimden değil aklıma gelen ilk isim) oyna bu futbolu, yine bir şey olabilir. gomis topu kontra için orta sahada alıp kanada veriyor, burada sıkıntı yok. sıkıntı kanattan gelen oyuncu akıp ortayı yaptığı anda gomis'in bulunduğu alan. çoğunlukla ceza sahasına yeni girmiş oluyor ve nefesi tükenmiş oluyor. rakip savunmacı eğer ki onunla koşmuşsa ve hızı çok iyi değise avantaj, doğru. ama hızlı savunmacı yada kondisyonu iyi savunmacı pozisyonunu daha rahat alıyor. vurdurmuyor ve pozisyon bitiyor.

    kuantum fiziği değil ki bu anasını satayım. futbol. ki işleyen sistemini bulmuşsun lan neyin çabası saçma sapan sistemlerle oyun kurgulamaya çalışmak? akıl alır gibi değil, deli çıkacağım beşiktaş maçı bitti biteli. yani 5 dakika oynuyorsun, etkin oluyorsun beşiktaş karşında süt dökmüş kedi. o 5 dakika bitip geri dönüyorsun kalende bir anda 3 pozisyon oluyor. oyunun içerisinde bile belirgin yani bu durum, sen neden saçma sapan işlere başvurursun ki?

    (bkz: #2282473) başakşehir maçı öncesi girdim. güvenim vardı, östersunds'ta kaybolan güveni geri kazandı benim gibi düşünenlerimizin. ama o kadar çabalayıp kurduğun bir sistem varken saçma sapan "rakip topu oynasın ben kontradan atarım" gibi dünyanın en saçma futbol felsefesine geri dönerek ne yapıyorsun lan? kimin işine yaramış bugüne kadar euro 2004'te yunanistan dışında? hele ki 1996'dan beridir hücum futbolu oynamayı kendisine felsefe edinmiş bir takım için bu sistem nasıl olur da işleyebilir ya? 21 senedir topu rakibe bırakmak yerine "en iyi savunma hücumu oynamaktır" diyen bir takıma hem de büyük maçlarda sen savunma futbolu oynatabilirsin?

    hadi sen oynattın, cenk ergün ne yapıyor? ilk maçtan sonra beinsports'ta konuşurken "34 finalimiz vardı, 33 finalimiz kaldı" demeyi biliyordu. bu adamla kalan finaller nasıl gidecek düşünüp yönetime raporluyor mu? ayhan akman denilen 0'ın (etkisiz eleman) hiç bir işe yaramadığını görüp raporluyor mu? bu isimlerle temasa geçip "ne yapıyorsunuz beyler siz?" falan demiyor mu?

    hadi cenk ergün'ü de geçtim, bu yönetimde 1 (bir) tane aklı başında, futboldan anlayan en azından izlediğinin futbol olduğunu bilen yönetici yok mu mehmet özbek dışında? mehmet özbek dışında derken biliyor demek değil, her işe o karışıyor diye.

    yahu çık, o oyunu sahada bana göster gelenden 5 ye. razıyım. sesim çıkarsa allah belamı versin. ama oyun sistemini değiştirme artık arkadaş şu büyük maçlarda! sen bu ülkedeki en büyüksün sen! 2 şampiyonluk kazandı diye havaya giren beşiktaş değil, kaç senedir bir 4. yıldızı yükleyemeyen fenerbahçe değil, sittin sene önce şampiyonluk kazanmış trabzon değil, üç günlük hükümet destekli başakşehir değil be arkadaş sensin lan sen sen! sen oynadığın sürece diğerleri hile hurda bile karıştırsa ezip geçersin hep! yaşanmadı mı bugüne kadar aynı hikaye? hayır neden korkuyorsun o da belli değil ki? defansif oynattın takımı bu maçlarda da ne geçti eline? 4 maçta 1 puan var, yediğin gol 10 attığın gol 2. yani defansif oynayınca 10 gol yemişsindir de 12 atmışsındır 1 puan ya da değil de 7 puan toplamışsındır başımın üstüne ama kim yakaladı galatasaray'la bunu?

    bu takım defansif oynamaz!
    bu takım rakibe göre oynamaz!

    bu takım çıkar, kendi oyununu gerekirse hakeme de karşı hükümete de karşı tüm güç odaklarına da karşı çatır çatır oynar, çatır çatır yener yada yenilir ama başı önde olmaz!

    galatasaray'ın temel taşı başı dik olmasıdır! sen bu başı bu 4 maçtaki saçma sapan oyun planın yüzünden eğdirdinya yazıklar olsun sana!

    büyük teknik direktör falan da olmaz bundan, en büyük hajduk'u falan çalıştırır. ya bu kafa değişir, gelecek değişir. ya bu kafa durur, bi yol olmaz!
  • 5960
    iyi kötü bir şeyler yapmaya çalışmış, ayrıldığında sezonun ilk yarısı itibariyle ilk 3'te bırakmış, galatasaray'ı sıfırdan kurmasının yanında asırlık keneleri de temizlemiş birini kondisyoner diye küçümsemek bence çok adil değil. zaman verilseydi büyük maçlardaki sorunu da aşacağını düşünüyorum şahsen. neyse ısıtıp ısıtıp igor tudor'u gündeme getirmenin kimseye faydası bulunmuyor. yolu açık olsun.
  • 824
    fatih terim taktisyen değil, mancini ceyhuna aşık, prandelli adam değil, hamza köylü, riekerink beden eğitimi hocası. hatta del bosque'ye yeniköy kasapı denilen yerde, kendisine ne kulp takılacak merak ettiğim hocadır. ve sonuç ne olursa olsun en son fatura kesilecek kişidir.
    oyunun sürekli içinde oluşu en azından bir şeyler yapmak istediginin kanıtı. yakında uzun uzun analinizide yaparız...
  • 2296
    arkadaslar sizler nasıl hemen herseyden emin oluyorsunuz ya?

    tüm gs maclarini izleyen adamım. ben tudor hakkında ne negatif, ne de pozitif bir kanıya ulasamadım.
    ilk basta geldi, yeni biseyler denemeye calisti. yer yer iyi oynadı takım ama sonuc gelmedi. sonra baktı bu takımla onu oynatamayacak, eski sisteme gerdi döndü. tekrar puanlar toplamaya basladi takım da eskiden de cok farkı yoktu.

    kendisi de roportajda hocalık yapamadım, idare ettim, pragmatist davrandım dedi.
    yani eldeki bu kadroyla bir bok oynayamazdık, bari alıskın oldukları sistemi oynayıp sezonu en az hasarla kapatalim dedi adam.

    siz ekstra ne gordunuz de kesin kanılara vardınız? taktik, teknik olarak falan cok kötü olduguna ne ara karar verdiniz? ben hemen veremiyorum ya :( sorun bende mi acaba?

    kendisi ile ilgili vardıgım tek olumlu kanı da temizlige girismesi, bunu yaparken de istedigi oyuncların hep saglam, atletik, canavar gibi olması. takımımızın en büyük sorunu bizim yillardir mıymıylıgı. bunu ortadan kaldıracak en azından.

    keske ben de sizler gibi 3 macla herseyden emin olsam ya :( cok imreniyorum bu ozelliginize.
  • 5642
    hiç bu kalıbı kullanmayı sevmesem de; adam gibi adamdır!

    ne eski kaptan bozuntuları gibi galatasaray için "o takım" demiş, ne de takımı karıştıracak söylemlerde bulunmuştur. takımı yönetirken kendi taraftarı tarafından yerin dibine sokulmuşken hala galatasaray için "galatasarayın şampiyon olmasını istiyorum ve kendi takımım gibi hissediyorum" demiştir.

    harika insan. ne yazık ki galatasaray'ı yönetecek meziyetlere sahip değil ama ben her zaman kendisini iyi anacağım. umarım bundan sonraki yaşamı başarılarla dolu olur.

    edit: gerçekten kendisinin büyük maçlarda ezildiğini, terim'in çıktığı 17 mart 2018 fenerbahçe galatasaray maçında daha iyi anladım ne yazık ki. bu kadar kritik bir maçta terim fenerbahçe'yi aleni ezmişken, tudor'lu düşünemiyorum o maçı. fenerbahçe çok rahat yener, hatta fark bile atabilirdi. maalesef gerçekten büyük maçlarda çok kötüydü tudor.
  • 4706
    tespitlerle dolu bir yazı olacak.

    hırslı, genç, hırvat teknik adam.

    simdi öncelikle eldekileri bi ortaya koymak lazım. takıma 10 tane yeni oyuncu monte edildi, bu oyuncuların yarısı sezon başı hazırlık kampını kaçırdı. n'diaye ve fernando ayağının tozuyla hertha berlin maçında 45 dakika süre aldılar ve (yanlışım varsa düzeltilsin) son hazırlık maçımızdı. feghouli ise herhangi bir sezon öncesi hazırlık maçında forma giymedi. arada bir de östersunds depremi oldu ve takım psikolojik olarak geriye gitti.

    bugün geldiğimiz noktada ise takım lider, pozitif bir futbol oynuyor, geleceğe dair ümit veriyor ve bütün bunları rakiplerine nazaran kısıtlı bir kadro ile veriyor. ayrıca eldeki verilerle şampiyonluğun en büyük adayı konumunda. farklı formasyonlarla sonuç alabiliyor. takım önceki dönemlerdeki gibi bir oyuncuya veya sisteme muhtaç konumda değil.

    görüşümü belirtiyorum, insan faktörünün son derece ön planda olduğu futbol platformunda olabileceğin en iyisi budur. hatta daha iddialı bir fikir belirtmek gerekirse bundan iyisi mucize gibi bir şeydir.

    igor tudor içinde bulunduğumuz şartlar dahilinde son derece başarılıdır. bu denli eleştirilmesini son derece anlamsız buluyorum. lider takımın genç ve hırslı hocası olarak taraftarın kimliğine de son derece uymaktadır.

    17 ekim 1996 galatasaray paris saint germain maçından bu yana bu takımın bütün dönemlerine, inişlerine çıkışlarına şahidim. geçen 20 yıl boyunca en büyük bağımlılığımız ise fatih terim'dir. fatih terim isminin takımdan ayrıldığı her dönemin akabinde futbol takımımız tepetaklak oldu. bu sene igor tudor ile ilk kez hem oyuncu seçimleri, hem duruşu, hem de vizyonu ile gelecek adına çok şey vaadeden bir takım görüyorum ve bu ışığa cevap veriyorum. tudor ve tudor gibi güçlü kimlikli, doğru karakterli insanlarla galatasaray adı büyüyecektir.

    lider takımın hocasıdır. sonuna kadar arkasındayım ve büyük galatasaray taraftarından da, en azından istikrar ile başarının geleceğine inanmış ve pozitif düşünen taraftarlardan da, aynı eğilimi bekliyorum.

    takımımızla yürüyedursun.
  • 3894
    (bkz: #2226264) lig baslamadan önce yazmıştım bunu. ancak bu sezon şampiyon olmadan guven kazanamayacak gibi. kendisine saygı duyuyorum. bir projesi var, duruşu var. hatalı kararlar verecektir. sahadaki takımın karakteri, aslında teknik direktörün karakteridir. motivasyon futbolda sanılandan çok daha etkili bir faktördür. tudor takima gerekli karakteri vermis. umarım kendisi de biz de mutlu oluruz sene sonunda.
App Store'dan indirin Google Play'den alın