• 15326
    gitgide antu forumuna benzemeye başlayan sözlüktür.
    sevgili galatasaray taraftarına sesleniyorum.
    şimdi bu sezon özelinde, aşağıda yazacağım oyunculardan memnun olmayan var mı?
    muslera, dubois, nelson, torreira, midstö, kerem, mertens, yunus.
    ilk 11'imizde deve dişi gibi 8 adam var.

    ben abdülkerim'den de*, kazımcan'dan da* memnunum.
    seferovic hazırlık maçlarında iyi performans gösterdi, ama bir tane de genç target man'e hayır demem.*

    bir genç stoper, bir genç target man, alışma süreci de sonlandığında, yaslanıp arkamıza rahatça seyrederiz.
    bu arada şu embalo transferini bitirirsek, kanatlarımızı da rahatça yedeklemiş olacağız.
    bunlar olmasa da gayet güzel bir kadromuz var elimizde.
    daha transfer dönemi bitmedi*, rahat olalım, sakin olalım.

    https://youtu.be/wtLgUDE1-HI?t=154
  • 15329
    ülkede yaşanan olumsuzluklar sebebiyle ülke gündemini takip etmiyorum, kendi akıl sağlığım için.

    ama görüyorum ki severek okuduğum güzelim sözlük, ülke gündeminden ve sosyal medyadan hallice olmuş.

    devamlı olumsuzluk, devamlı futbolcuları kötüleme, olumsuz tablolar çizme.

    realistik eleştiri yok. sadece duygular ve öfke var.

    maalesef ki sözlük de benim için gitgide daha az ziyaret edeceğim bir mecra olmak üzere.
  • 15330
    içinde barındırdığı kin, nefret dolu şahıslar yüzünden uzun süredir uzak durduğum oluşum. üzülerek belirtiyorum ki, bu şekilde devam ettiği sürece malum takımın forum tarzı oluşumundan farkı kalmayacaktır.
    sosyal medya kullanmadığım için, sadece transferde adı geçen futbolcularla ilgili paylaşımlara bakıyorum, twit okuyorum, sonra kapatıyorum. üzülüyorum sözlük.
  • 15331
    yenilgi alınan hafta sonu giremediğim, herhangi bir başlık okuyamadığım öfke dolmuş sözlüğüm.

    tepkilerin ayarsızlığı çok dikkat çekici. sadece sözlük özelinde de değil, tribünde de taraftarlar yuhalamak için fırsat kolluyor gibi.

    herkes bütün kinini, nefretini, mutsuzluğunu çıkarabileceği bir fırsat kolluyor. sabır diye bir kelime kimsenin lugatında yok.

    bir oyuncuyu, teknik direktörü, başkanı, yöneticiyi bir hafta göklere uçurup, ertesi hafta yerin dibine gömemezsiniz. mantıklı değil bu, oturun sadece iki dakika düşünün. hata yapılabilir arkadaşlar, önemli olan bunlardan gerekli derslerin çıkarılması.

    örneğin haris seferovic'i tek maçla çöp ilan etmek; o entry'yi okuyanın moralini bozmak dışında başka hiç bir işe yaramıyor.

    öfkenizi kontrol etmeyi öğrenin veya öfkenizin gerçek kaynağını bulmaya çalışın lütfen. uzun yıllardır üyesi olmaktan ve her gün okumaktan büyük keyif aldığım sözlüğüm çok fazla kararmaya başladı artık.
  • 15333
    özellikle kaybedilen maçlardan sonra okuması kabir azabı haline dönüşen sözlük.

    muhtemelen ben de yazıyorumdur olumsuz hava yayan entryler, fakat ikinci maçtan hoca değiştiren, takımı komple yenileyenleri gördükçe anlıyorum ki bizim ülkemizde süreklilik, sistem, baştaki plana inanma gibi durumlar içi boş sözler. geçen sezon * buna benzer eleştiriler fatih terim'e de yapıldı. kovun yeni hoca getirin denildi, yönetim de kendini kurtarmak adına taraftar kayığına binerek hem kendini hem de takımı perişan etti.

    taraftarın işi takımı desteklemektir, başarı olursa sevinmektir, olmazsa anın tadını çıkarmaktır. anlık homurdanma, eleştiri, küfür, olacaktır normaldir de. ama papağan gibi sabahtan akşama kadar istifa mesajları, ben demiştim, o çöp bu çöp gibi yorumlar, hayatında belki de hiç bir şeyi başaramamış insanlar için kendine bir kimlik yaratma çabası gibi görünüyor uzaktan ve itici oluyor. hele de bu yorum yığını bir araya gelince hiç çekilmez bir hal alıyor.

    kimse sütten çıkmış ak kaşık değil elbette, ama buraya yazılan yazıları bir çok insan okuyor. sözlüğün çoğunluğu daha yanındaki renktaş dediği sözlük yazarlarına olumlu bir sinerji vermekten aciz, çıkıp sonra birlik beraberlik ruhundan, şampiyonluğun böyle geldiğinden bahsediyor. bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

    lig tv aldım, maça gittim, store'dan aldım, kombinem var şu futbolu beklerim bu oyuncuyu, şu hocayı isterim deniyorsa, bu şahsi fikrimce, sözlüğün ilgi alanının dışında kalan ticaret ve muhasebe kavramları ile değerlendirilmesi gereken bir fayda-zarar ilişkisidir. sokaktaki adama böyle düşündüğü için bir şey diyemem, ama sözlük bu tarz bir ticari bir ilişkinin muhatabı olmayan bir çok insana ev sahipliği ederken, bu tarz esnaf pazarlığı entryleriyle bir çoğumuzun mağdur edildiğini de göz önünde bulundurmalı.

    twitter, ekşi sözlük gibi taraftar kimliği barındırmayan bir çok platform var arkadaşlar, gidin oralarda yazın kusun kininizi, beklentilerinizi, ticaretinizi. taraftar platformu olması gereken yerde taraftar gibi yazın. hani takımdan biri rakibe kadro sızdırır, hoca takımı bilerek sabote eder, o zaman hep beraber bu sözlük çatısı altında sövelim. ama olağan başarısızlık senaryolarında ona buna ilk haftadan fatura kesmek bize hiç yakışmıyor.
  • 15334
    7 sene önce gs tv'de fatih* evladımı görerek bu siteden haberim olmuştu. çok dirayetli idi fakat stres altında olduğu kanısındaydı. geçtiğimiz ay florya'da arkadaşım ile konuşurken bir kez daha kulağım çınladı bu site için. bu aralar hafızam pek kuvvetli değil. galatasaray sözlük diye not almıştım konuşma esnasında. birkaç ay önce de boş zamanımda kayıt yazımı gönderdim. kısmet bugüne imiş. boş zaman buldukça yazmayı düşünüyorum. unutmaktan hoşlanmam. anılarım hakkında kitap yazmayı düşündüm fakat bu oldukça uğraştırıcı olucaktı. ben de anlarımı ölümsüzleştirmek için bu platformu seçtim.

    yazmak için uzun müddet düşündüm. ne katabilirdim? bu yüzden okumaya başladım. yapısını, adabını öğrenmek için birkaç gün belli saatler boyunca sözlüğü okudum. nitekim fikirlerim oluşmaya başladı; biraz daha ne yaptığını bilen bir şekilde ilerlemesi lazım, bu açıdan biraz daha sıkıntılar olduğunu görüyorum. ahlaki redaetleri olan yazarlar mevcut. kendi adımı arattım, benim hakkımda neler yazılmış diye, başlığım henüz yok fakat birkaç yazı gördüm isimsiz kahramanlık hakkında, beni memnun etti. mutlu oldum. fatih'e ise referans talebimi kabul ettiği için teşekkür ederim.
  • 15335
    kendi kendine pilot olduktan sonra aynı nickle yaklaşık 4 yıl sonra yeniden döndüğüm güzide platform. öncelikle bana bu fırsatı veren galatasaray sözlük yönetimine teşekkürlerimi sunarım. yeniden yazar olmak, eski ve yeni dostlarla fikir alışverişinde bulunuyor olmak, galatasaray'ı yazabiliyor olmak çok güzel bir duygu.

    evet ayrıldıktan sonra da buradan kopamıyorsunuz, tecrübeyle sabit. tekrar hoşbulduk sözlük.
  • 15336
    fiyasko bir futbol oynadığımız 19 ağustos 2022 ümraniyespor galatasaray maçının devre arasında yazarlarını dikkatli olmaya davet ettiğim sözlüğümüz.

    arkadaşlar okan buruk'u eleştirirseniz ofsaytı basarız diyen jandarmalar şu an sözlükte teftiş gerçekleştiriyorlar. aman dikkatli olalım, abilerimizi kızdırmayalım.

    fiyasko futbol mu var, olsun. çizili tek bir set dahi göremediniz mi, olsun. alınan bir sürü transfere rağmen torrent'in futbolundan bir farkımız yok mu, olsun. geriden top çıkaramıyor muyuz, canımız sağ olsun. okan hocam akhisar'da da böyleymiş. 6-7 hafta sabredelim, 10 puan fark yesek bile dert değil ya. okan hocayı eleştirmeyelim yeter ki.

    galatasaray bir hayır kurumu neticede.
  • 15338
    içerisinde hiç “sevgi kelebeği”, “erdem timsali” olmayan, aşırı realist, dünyanın ve türkiye’nin tüm gerçeklerinin farkında, ekonomiyi, sermayeyi yalamış yutmuş, doların 18 tl olduğunu sadece kendileri bilen yazarların bulunduğu sözlük.

    adamların 600 tane, 2000 tane entry’leri var. yıllardır milyonluk adamlar, milyarlık kulüpler için gelmişler burada (işin sadece internet kısmı) kafa patlatmışlar, vakit harcamışlar, harcayacaklar. biz bir omar dedik diye bir anda dünyanın acı gerçeklerini akılları sıra yüzümüze vurup kendilerince alay ediyorlar, bel altı vuruyorlar, “türk kafası”, “ortadoğu kafası” falan diye aşağılamaya çalışıyorlar. ne hayır kurumluğumuz kalmış ne iyilik melekliğimiz:) bu kadar kasmayın be kardeşim…

    herkes biliyor kimin ne kadar para kazandığını, günümüz vahşi kapitalist sisteminin ne olduğunu. böyle düşünen adam niye buraya mesai harcar? niye maç izler, niye sağlam bir taraftar olur? çelişki yok mu bu işte?… bu kadar üst bir bilince ulaştıysan, omar’ın kazandığı parayla asgari ücretlinin halini aynı kefeye koyduğunda üzülüp bunun için buraya bel altı vurmaktan başka somut adımlar atıyorsan hayatında futbol falan izleme zaten o değerli vaktini harcama. çok ince ayrımlar var bu işte ama fazıl say gibi de davranmaya gerek yok, cidden bu kadar kasmaya hatta bel altı vurmaya hiç gerek yok.

    (bkz: omar elabdellaoui)
  • 15340
    her gün farkı bir futbol takımını övme şenlikleri düzenlenen sözlük.. iyi olanı övmekte bir sıkıntı yok tabi ama “neredeyse aynı kişiler” henüz sezon başı olmasına ve takımımız oynadığı üç maçın ikisini kazanmış olmasına rağmen takımı ve teknik direktörümüzü yermek için sıraya girince de abes bir durum oluyor.

    galatasaray taraftarı bu kadar uzun yıllardır şunu nasıl anlayamadı inanılır gibi değil. bu takım taraftarı arkasında durduğu kadar iyi olur. heyecanı koparırsanız başarı da gelmez, gelmeyecek. 2008 yılında da, 2012’de de, 2019’da da taraftarın inancı bu takımı zor zamanlardan alıp başarıya taşıdı. ama iyi gün taraftarları var oldukça galatasaray’ın düşmanlarını dışarıda aramaya gerek yok zaten.
  • 15344
    son zamanlarda* sıra dışı bir amansız övücülüğün kol gezdiği bir platform olmuş durumda. elbette ki ülkemiz nispetince özgür bir platform ve daha geniş özgürlüklerin de olmasını umuyor ve bekliyorum. ancak sözlük temasını yamultan ve sözlükten soğutan bazı giri türlerine ve bakış açılarına değinmezem çatlayacakmış gibi hissediyorum.

    2022-2023 sezonu başladığından beri özellikle beşiktaş ve fenerbahçe'nin, zaman zaman trabzonspor'un amansız övücülüğü yapılıyor. bir noktada "evet eleştiri gelişimin en önemli adımıdır" düsturu ile sineye çekilebilecek bir sınır elbette var ancak agresif tribün başlığına (bkz: 24 ağustos 2022 trabzonspor kopenhag maçı) esnasında girilen bir entry var ki artık bu konunun konuşulması gerekliliğini yüzümüze çarpar nitelikte.

    sezonun henüz 3. haftasında kasımpaşa ile beraber en kötü oyunu oynadığımız, rakiplerimiz bizden çok daha fazla gol attığı için bu sezonun çöp olduğu, beşiktaş'ın şampiyon, fenerbahçe'nin ise şampiyon kere şampiyon ilan edildiği giriler kol geziyor. üstelik bunlar kesin yargı içeren tespitler, yani sencesi bencesi de yok. yetmezmiş gibi bu girilerin sonunda okan buruk'un istifası, istifa da değil kovulması isteniyor. çoğunu "umarım ironidir" diye okuyorum ancak ironi ibaresine yakın bir nokta bile yok. ciddiler yani bu girileri yazan arkadaşlar.

    medyada galatasaray'ı temsil eden ikonların eksikliği sebebiyle böyle kötümser bir algıya kapılmış olabiliriz. sonuçta kollektif birikimle ilerleyen ve kimin sesi daha çok çıkıyorsa onun yükseldiği bir organizasyon bu futbol. yine özellikle sezonun 3. haftası için, cuma günü kazanılan maç sonrası trabzonspor'un kaybettiği puanla yükselen "güzel bir hafta olacak" algısının gerçekleşmemesi buna sebep olmuş olabilir. ancak ne olursa olsun bir takımı öveceğim derken kendi takımımızı ayarsızca yerin dibine sokanları anlayamıyorum.

    benim gözümde galatasaray sözlük, ülkemizin taraftar grupları içerisinde bilinci en yüksek taraftar platformudur ve bunun bu şekilde kalmasını sağlayan en temel nokta bir düstura ve üsluba sahip olmasıdır. 12 yıldır okur ve yazar olarak takip ettiğim bu sözlükte çok acımasız eleştiriler, yerin dibine sokmalar, iğnelemeler, imalar gördüm ancak hiçbiri bu son zamanlarda gördüklerim kadar zavallıca değildi.

    "ne kardeşim, doğruları söylemeyelim mi" diyen ve bu kisve altında sözlükte rakip takım bayrağı sallayan arkadaşlar için ekşi sözlük mükemmel bir yer. orası bu tür girileri çok daha güzel satabileceğiniz bir platform.

    muhtemelen bütün taraftarımız şampiyonluğa koşar adım gitmediğimizin, gidişatın kötü olduğunun ve düzeltmemiz gereken bir çok nokta olduğunun farkında. ama bunu kendi içimizde kendimize bakarak çözebiliriz, beşiktaş, fenerbahçe veya trabzonspor'un über futbolunu! kendimizle kıyaslayarak değil.
  • 15346
    kalitesini kaybetmiş platform.

    eskiden yazarların belli bir seviyede olduğu iddia ediliyordu. ben eskisini bilmiyorum ama benim burada gördüğüm kitle okuduğunu anlamaktan yoksun, öfkeli, önyargılı, peşin hükümlü, linç kültürüne aşık, her şeye mantıksızca burun kıvıran bir güruhun çoğunlukta olduğu. son 20 yılda türk toplumunun dönüştüğü kültür buraya da sirayet etmiş işte. buradaki kitle günlük hayatın yansıması değil mi zaten...

    nişantaşı ile ümraniye'yi ele alalım. biri içinde her kesimden insan barındıran, herkesin ayrı bir telden çaldığı ve kimsenin yaşamak istemeyeceği bir yerken, diğeri türkiye'de belli bir kesime hitap eden ve bu yüzden de içinde bulunanların rahat edebildiği bir semt. nişantaşı'na onun profiline aykırı, çevre insanını rahatsız edici tipler dadanırsa ne olur? nezihliğini ve kalitesini yitirir, yozlaşır. ya da yerli istanbullular hep neder? eski istanbul ne de güzeldi... galatasaray sözlük işte tıpkı bu şekilde kırsaldan göç ala ala nezahetini kaybetmiş bir şehre, semte benziyor.

    bu kalite kaybı ve linç zihniyetinin sözlüğe yerleşmesi hem ağır top diyebileceğimiz, geçmişte sözlüğe büyük emekler vermiş ve herkesin saygısını kazanmış yazarların pilot olup gitmelerine yol açıyor hem de moderasyon dahil içinde kalmaya devam edenleri de soğutuyor, bezdiriyor.

    zaman zaman entry silme tutumları nedeniyle görüş ayrılığı yaşasam da işlerini yapış tarzlarına saygı duyduğum sevgili galatasaray sözlük moderasyonu da bu konudan muzdarip olmuş olacak ki yazar kabulünde referans mecburiyeti getirdi. ayrıca buna ek olarak son zamanlarda kaç tane moderatör canından bezip görevinden ayrıldı bildiğiniz gibi. bunlar işte hep kalite kaybının getirdiği huzursuzluktan kaynaklanıyor.

    bu entrym muhtemelen ofsaytlanacak ve bu sayede de haklılığımı dile getirecek. neticede buna ofsayt verenler eleştirilerimi üzerlerine alınarak ofsayta abanacak. böylece haklılığımı kanıtlayacaklar.
App Store'dan indirin Google Play'den alın