15346
kalitesini kaybetmiş platform.
eskiden yazarların belli bir seviyede olduğu iddia ediliyordu. ben eskisini bilmiyorum ama benim burada gördüğüm kitle okuduğunu anlamaktan yoksun, öfkeli, önyargılı, peşin hükümlü, linç kültürüne aşık, her şeye mantıksızca burun kıvıran bir güruhun çoğunlukta olduğu. son 20 yılda türk toplumunun dönüştüğü kültür buraya da sirayet etmiş işte. buradaki kitle günlük hayatın yansıması değil mi zaten...
nişantaşı ile ümraniye'yi ele alalım. biri içinde her kesimden insan barındıran, herkesin ayrı bir telden çaldığı ve kimsenin yaşamak istemeyeceği bir yerken, diğeri türkiye'de belli bir kesime hitap eden ve bu yüzden de içinde bulunanların rahat edebildiği bir semt. nişantaşı'na onun profiline aykırı, çevre insanını rahatsız edici tipler dadanırsa ne olur? nezihliğini ve kalitesini yitirir, yozlaşır. ya da yerli istanbullular hep neder? eski istanbul ne de güzeldi... galatasaray sözlük işte tıpkı bu şekilde kırsaldan göç ala ala nezahetini kaybetmiş bir şehre, semte benziyor.
bu kalite kaybı ve linç zihniyetinin sözlüğe yerleşmesi hem ağır top diyebileceğimiz, geçmişte sözlüğe büyük emekler vermiş ve herkesin saygısını kazanmış yazarların pilot olup gitmelerine yol açıyor hem de moderasyon dahil içinde kalmaya devam edenleri de soğutuyor, bezdiriyor.
zaman zaman entry silme tutumları nedeniyle görüş ayrılığı yaşasam da işlerini yapış tarzlarına saygı duyduğum sevgili galatasaray sözlük moderasyonu da bu konudan muzdarip olmuş olacak ki yazar kabulünde referans mecburiyeti getirdi. ayrıca buna ek olarak son zamanlarda kaç tane moderatör canından bezip görevinden ayrıldı bildiğiniz gibi. bunlar işte hep kalite kaybının getirdiği huzursuzluktan kaynaklanıyor.
bu entrym muhtemelen ofsaytlanacak ve bu sayede de haklılığımı dile getirecek. neticede buna ofsayt verenler eleştirilerimi üzerlerine alınarak ofsayta abanacak. böylece haklılığımı kanıtlayacaklar.
eskiden yazarların belli bir seviyede olduğu iddia ediliyordu. ben eskisini bilmiyorum ama benim burada gördüğüm kitle okuduğunu anlamaktan yoksun, öfkeli, önyargılı, peşin hükümlü, linç kültürüne aşık, her şeye mantıksızca burun kıvıran bir güruhun çoğunlukta olduğu. son 20 yılda türk toplumunun dönüştüğü kültür buraya da sirayet etmiş işte. buradaki kitle günlük hayatın yansıması değil mi zaten...
nişantaşı ile ümraniye'yi ele alalım. biri içinde her kesimden insan barındıran, herkesin ayrı bir telden çaldığı ve kimsenin yaşamak istemeyeceği bir yerken, diğeri türkiye'de belli bir kesime hitap eden ve bu yüzden de içinde bulunanların rahat edebildiği bir semt. nişantaşı'na onun profiline aykırı, çevre insanını rahatsız edici tipler dadanırsa ne olur? nezihliğini ve kalitesini yitirir, yozlaşır. ya da yerli istanbullular hep neder? eski istanbul ne de güzeldi... galatasaray sözlük işte tıpkı bu şekilde kırsaldan göç ala ala nezahetini kaybetmiş bir şehre, semte benziyor.
bu kalite kaybı ve linç zihniyetinin sözlüğe yerleşmesi hem ağır top diyebileceğimiz, geçmişte sözlüğe büyük emekler vermiş ve herkesin saygısını kazanmış yazarların pilot olup gitmelerine yol açıyor hem de moderasyon dahil içinde kalmaya devam edenleri de soğutuyor, bezdiriyor.
zaman zaman entry silme tutumları nedeniyle görüş ayrılığı yaşasam da işlerini yapış tarzlarına saygı duyduğum sevgili galatasaray sözlük moderasyonu da bu konudan muzdarip olmuş olacak ki yazar kabulünde referans mecburiyeti getirdi. ayrıca buna ek olarak son zamanlarda kaç tane moderatör canından bezip görevinden ayrıldı bildiğiniz gibi. bunlar işte hep kalite kaybının getirdiği huzursuzluktan kaynaklanıyor.
bu entrym muhtemelen ofsaytlanacak ve bu sayede de haklılığımı dile getirecek. neticede buna ofsayt verenler eleştirilerimi üzerlerine alınarak ofsayta abanacak. böylece haklılığımı kanıtlayacaklar.

