• 14752
    ayaklarının yere basması gereken sözlük. bunu neden söylüyorum.

    (bkz: 15 eylül 2021 beşiktaş borussia dortmund maçı)
    (bkz: 16 eylül 2021 galatasaray lazio maçı)
    (bkz: 18 eylül 2021 antalyaspor beşiktaş maçı)
    (bkz: 19 eylül 2021 galatasaray alanyaspor maçı)

    şu 4 maçın sonuçlarına bakıp da beşiktaş’ı yeren galatasaray’ı öven entrylerle doluydu buralar. adamların yenildiği takım da dortmund yani ki aldıkları sonuç 1-2.

    adamlar deplasmana gidip eksik kadroyla 2-0’dan maç çevirdi. sen önce evinde rotasyon yapmadığın maçı kazan da ondan sonra diğer takımla dalga geçersin. ya da sene sonunda “ama 1 golle kaybettik” şampiyonluğu diye kendini tatmin edersin.
  • 14753
    anladığım üzere bu sene yazarları ikiye ayrılacak;
    ıyi oynanan maç sonrası "nerede takımı/hocayı eleştirenler? /nerede beşiktaş övenler?"
    "ee ne oldu bir maç sonrası konuşanlar nerede?" diyenler.

    resmen iki taraf da laf sokma amacıyla giriyor girdileri.
    bence bu sene bizden en az 10-15 maç birşey olmayacağı görüşüyle devam edersek herkes çok rahatlar. bir de rakiplerimiz ile uğraşıp durmazsak iyi olur. vallaha dün 2-0 yenilirken 2-3 yenen takımla dalga geçip "genç" kadro ile resmen hiçbir şey yapamamak rakip takım taraftarına olsa sabah akşam dalga geçerim.
  • 14757
    kimsenin bölmeye gücünün yetmeyeceği sözlüktür.

    herkes bilir ki burada maç ve kişi özelinde (mecazen) kanlı bıçaklı olan insanlar bile mevzu galatasaray'ın menfaati olunca tek vücut halinde hareket eder. inanmayan 2015 şampiyonluğuna, 2018 şampiyonluğuna baksın.

    hafta içi ve hafta sonu gelecek iki güzel oyun ve sonuca kara bulutlar dağılır herkes normale döner. arada pek tabii troller çıkabilir fakat buradaki galatasaraylıların asla bölünme gibi bir durumu olamaz.

    fatih terim özeline gelirsek ölümüne destekleyenlerin, gitmesini istemeyenlerin, daha iyisinin gelmeyeceğini düşündüğü için gitmesini istemeyenlerin, gitmesini isteyenlerin ve hatta kovulmasını isteyenlerin ana fikri galatasaray'ın iyiliğidir. bu bir bölünme değil tek çatı altında farklı fikirleri savunmaktır.

    fitne tohumu ekmek isteyene fırsat vermeyelim, kimsenin galatasaraylılığını sorgulamayalım ve ayrıca lütfen düşüncesinden dolayı insanları başlıkları altında linç etmeyelim!
  • 14758
    2002 yilindan beri eksisozluk’te ayni kullanici adiyla mevcudum. oranin en guzel zamanlarini yasadigimi dusunuyorum. simdi yilda bir kafami uzatip bakiyorum o kadar. okuduklarima tahammul edemiyorum cunku.

    galatasaray sozluk benim icin eksi coplugunden kacis noktasi oldu uzun zamandir. lakin simdi her kaybedilen mac sonrasi yasanilan olumsuz hava, her futbolcunun kotulenmesi vs beni cok uzuyor. siteye girmek istemiyorum.

    yuzlerce maglubiyet gordum. muhtemelen yas olarak kullanicilarin hatiri sayilir bir kismindan da daha buyugumdur ve kici kirik bir lig maci sonrasi yapilan tantananin kimseye faydasi olmadigini cokca tecrube ettik. dilerim ki futbolun icindeki her aktorun once insan oldugunu anlariz. bu kaos, bu negatiflik bizi hicbir yere tasimayacaktir.
  • 14760
    sosyal medya da ve sözlüğümüzde fatih terim ve g.saray özelinde tarihte eşi benzeri görülmemiş bir itibarsızlaştırma, saldırı hali sözkonusu. ben ömrüm boyunca bu denli yoğun ve sert bir saldırı furyası hatırlamıyorum. fener ve beşiktaş taraftarları hocanın varlığından son derece rahatsız. gitmesini herşeyden çok istiyorlar. tff, pfdk, mhk hatta siyasetinde hocanın üstünü çizeli çok oldu. onlara birde içeriden eski yönetimin uzantıları ve ultraslan üyeleri de katıldı.
    başarısız adledilen fatih terim son 4 yılda 2 şampiyonluk kazandı. geçen yıl bile 2 gol farkla; averajla şampiyonluğu kaçırmıştık. herkesin ümitsizliğe düştüğü, ultraslanın "istifa et" acıklamasına, kendi yönetiminin bile sırtını döndüğü atmosferde 6'da 6 yapıp şampiyonluğu kılpayı kaçırdık.
    sene başı sıfırdan, gencecik bir takım kuruldu. ancak daha 5. haftada bittik, hocayla olmuyor, istifada hizmettir söylemlerinden geçilmiyor. statta maç berabere iken kendi oyuncularını yuhalamaya bile vardı iş. aynı oyuncularla 3 gün önce serie a nın kalburüstü takımlarından lazio'yu yenmişken...
    bu sene çok sert geçecek orası belli. hocanın hataları yokmu elbette var. ama bu genç takım ve efsanemiz fatih terim sabrı haketmiyorlar mı? hocaya saldırırken en önemli değerimiz g.saraya zarar verildiği görülmüyor mu?
  • 14765
    içerisinde özellikle fenerbahçe ve beşiktaş taraftarı troll yazarların da bulunduğu düşünülen, benim de bu düşüncelere katıldığım galatasaraylıların sözlüğü.

    gençtirler, fanatiklerdir, meraklılardır, aynısını başka sözlükte yapan galatasaraylı gençler de vardır der, gülümser geçerim.

    lâkin o troll arkadaşlara sormak istediğim ve çözemediğim bir durum mevzu bahis.

    siz buradaki galatasaraylı yazarların sinir uçlarına dokunduğunuzda ya da duygularıyla iletişime geçtiğinizde size özelden yazarak, başlık altınıza yazarak cevap verme haklarını sonuna kadar kullanabiliyor herkes.

    sizin ise bizimle iletişime geçmeniz, ifşa korkusuyla belirli kalıp ve kurallar çerçevesinde geçerli. anlayamadığım insan özgürlüğünü sınırlayacak ortamlara hür iradesiyle nasıl girer?

    cevap vermek istediğiniz onca yazara cevap vermek yerine, nasıl sineye çekip oturuyorsunuz? hiç mi içinizden gelmiyor özelinden söylediklerinin cevabını vermek.

    yaptığınız iş sizin bünyenize zarar. derin bir nefes alıp özgür bırakın karakterinizi, hakkınızı özgürce savunabileceğiniz ortamlarda bulunmaya çalışın, bana çok dua edersiniz.
  • 14766
    fatih terim kötü futbol oynatıyor, bunu eleştirirsin. buraya kadar hiç sıkıntı yok.
    yalnız hocaya çakmak için beşiktaş övmeyi de ben bir galatasaraylıya yakıştırmam.
    yapmayın arkadaşlar, bugünün olmasa bile geçmişin bir dünya hatrı var.
    eleştireye sonuna kadar eyvallah ama rakibimiz bile olmayanları ciddiye alıp laf sokmak hiç yakışmıyor.
  • 14768
    bundan 12-13 yıl önce kurulduğunda yazarlığı gönüllü olarak bile değil, tamamen kişisel ihtiyaçlar sebebiyle yaptığımız platform. yazmak, kendini ifade etmek, birileriyle bir şeyler paylaşabilmek çok ama çok büyük bir ihtiyaçtı o yıllarda. çeşitli dönemlerde pik yapacak şekilde manyak ölçülerde yazmışlığım(ız) da vardır.

    kişisel olduramamışlıklarımızın arasında tek çare her zaman galatasaray'dı ama uzakta yaşayanlar olarak galatasaray'a yakınlaşma kanallarımız çok sınırlıydı o yıllarda. galatasaray sporcusunu geçtim bir profesyonelinden otomatik mesaj da olsa bir cevap alabilmek çok büyük bir hadiseydi. öyle saf bir tarafımız vardı, belki hala var ama derinlere doğru gidiyor...

    o yıllarda bir maça dair azami tasarrufumuz sıfır futbol bilgisiyle rakibin en bilindik eksik yönlerinden bahsedip "inşallah değerlendirebiliriz" diyebilmekti. şimdilerde sadece bunu demek bile eleştiri hatta linç sebebi olabiliyor. half space'i kim doldursun, rakip yarı sahanın hangi sekizde birlik kısmına hangi futbolcu deplase olsun, hangi futbolcu son bilmemkaç maçta kaç tane pası hatalı vermiş hala niye deniyor, falanca futbolcu filanca maçta oynadığı pozisyonda elini beline daha az götürmüş orada daha iyi oynuyor mu acaba tarzında sonsuza doğru uzayıp giden bir liste var.

    bütün bu incik boncuk, yazı ile sıfır tanesi kendi yükümlülüğün olan detaylardan bir şekilde kendini soyutladın diyelim. hangi futbolcunun karısına taraftar instagram'da sövmüş, hangi futbolcu eskisi gündemde kalmak için ne saçmalamış, tribünden afaroz edilmiş hangi isim kendini pazarlamak için kime yanlamış, hangi zırdeli twitter trollü hangi hakareti sallamış, hangi anadolu takımının sosyal medya hesabında ne gönderme yapılmış...

    senin sıradan bir taraftar(!) olarak tüm bunları takip etmen, analiz etmen ve pozisyon alman gerekiyor.

    bütün bu saçmalıklara göğüs gerdin bari, bitiyor mu? orada da bitmiyor. kim samimi(!) ya da kim değil, kim troll, kim truva, kim doğru söylüyor ya da kim yalancı. bütün bunlara maruz kalacaksın, bunların içinde gerçeği arayacaksın, gerçeğe inanacaksın, tüm bu etmenlerin içinde savunacaksın. arada bir de taraftarlık yapacaksın...

    bundan 12-13 sene önce dediğim gibi bir ihtiyaçtı burada yazar olmak. zaman içinde keyifli bir hobiye döndü. ama son yıllarda, buradan bağımsız olarak yaşadığımız değişim ve zehirlenmeye bağlı olarak, kumar ya da alkol bağımlılığı gibi bir şeye dönüşmek üzere. sadece sözlük de değil aslında, genel taraftarlık hali-tavrı böyle...

    ben hangi topçunun hangi istatistiğinin nasıl daha iyi kullanılacağını bilmek zorunda mıyım? takım sahaya çıkarken orada burada okuduğum bir kamyon deli saçmasının yarattığı önyargı ile maça başlamak zorunda mıyım? insanların para karşılığı yaptığı aşağılık aşağılık işlere karşı beleşten savunma yapmak zorunda mıyım?

    çok tarihi bir derbi galibiyeti ya da şampiyonluk gecesi dahil en son ne zaman ciddi ciddi keyif aldım taraftarlıktan sorusunun, en azından futbolda, cevabı çok çok uzaklara gidiyor artık. kikiri kokoro yapmak hatta argo tabirle ta$ak geçmek ayrı bir konu, ama o sade taraftarlık duygusu gideli çok oldu...

    sözlükle aramızdaki ilişki de bu yönde gidiyor işte. o kadar hızla ve o kadar dönülmez şekilde boşalıyor ki bazı şeylerin içi; sözlükte iki satır bir şey karalamak bile çoğu zaman "boşuna" hissi ağır basar hale geliyor...
  • 14769
    bir önceki maçta* neden rotasyon yapılmadığı ile ilgili eleştiri varken bugün* yapılan rotasyon eleştiriliyor, fatih terim'in ligi ciddiye almadığı söyleniyor ve bu kadro gol bile atamaz deniliyor. öyle bir yer işte burası. daha ironik kısmı ryan babel oynamıyor ama rotasyon oyuncuları yine de beğenilmiyor. demek ki ryan babel'in ilk tercih olarak yedekten girmesi çok da eleştirilecek bir şey değil.**
  • 14771
    kimseyle husumetim yok, geçmişimde hatırladığım kadarıyla onlarca entrym silinmesine rağmen hatırladığım kadarıyla tek kelime etmedim ama moderasyon bazen gerçekten işin cılkını çıkarıyor.

    niteliksiz entry kriteri öyle rastgele kullanılıyor. 26 eylül 2021 galatasaray göztepe maçı başlığına

    "galatasarayımızın rahat bir yenilgi alacağı maç."

    yazdım ve niteliksiz entry sebebiyle silindi. çok merak ediyorum nedir niteliksizlik? takıma, yönetilişine, td kişisine olan tepkimizi ifade edemeyecek miyiz? üstelik içinde en ufak hakaret unsuru yok ve mevcut fiili durumu da olduğu gibi yansıtıyor yani yenilirken çok kolay yeniliyoruz ama bunu dile getirirsen entry niteliksiz oluyor.

    başımıza istibdad dönemini mi başlattı moderasyon anlamadım. bunu da silsinler de ifade özgürlüğü ne kadar safsataymış görelim. çok kaliteli olma ayağına ipin ucunu kaçırdılar iyice.
  • 14772
    kendini ve sözlüğü gereğinden fazla ciddiye alan yazarlara sahip sözlüktür. taraftarın verdiği tepkinin, istifa talep etmesinin, memnuniyetsizlik belirtmesinin takıma zarar verdiğine dair garip bir algı var.

    her şeyden önce, fatih terim'in istifasını istemeyi dile getirmek provakasyon yapmak değildir, ne alaka? her karşıt görüşe "sen vatan hainisin" diyen tiplerden ne farkı kalıyor provakasyon yapıyorsunuz diyen yazarların. her entry'nin sağ altında ofsayt verme butonu var, o fikre katılmadığınızı ifade etmeniz için. karşıt fikirdeki entry'nizi rahatça yazmanız için tüm başlıklar yazarlara açık (bazı başlıklar hariç....)

    bu durumda tepki gösteren yazarların pilot edilmesi için çağrıda bulunmak, provakasyon yapılıyor diye milleti yaftalamak ne kadar gerekli? işte er meydanı abi, ver ofsaytını yaz yorumunu, engelle yazarı geç.

    şu da çok garip, çoğu yazar kongre üyesi değil, olsalar bile kongre burada yapılmıyor. yani kulübün geleceğini etkileyecek kararlar burada verilmiyor. neden burada üzgün, kızgın olmak suç kabul ediliyor yahu? burası liseden çok tribüne yakın bir ortam, güzel futbol görmek isteyen, başarı görmek isteyen, galatasaray'i seven insanlar neden provakatörlükle suçlanıyor?

    her mağlubiyet sonrası aynı gruplaşma gözleniyor sözlükte. fatih terim istifa etmelidir-hayır fatih terim'e güvenilmelidir ekseninde bir tartışma dönse zerre rahatsızlık duymayacağım. ama şu provakasyon yapılıyor, gereği yapılsın çağrıları farklı fikirlere tahammülsüzlükten başka bir şey değil.
  • 14773
    yazarlarının bir kısmı ciddi derecede polyanna sendromuna yakalanmış sözlüktür.

    gerilerden geldik, berbat başlayıp şampiyon bitirdik evet ama bu türküyle nereye kadar devam yahu?

    her 4 senede bir yaptıklarımızı siliyor büyük bir yıkım yaşıyoruz. sağ olsun her geldiğinde sevinçten göklere çıkarıp, giderken de sıvayıp hüzne kedere boğan bir teknik direktörümüz var.
  • 14774
    karıncaezmez şevki veya 14 yil beklemiş taraftar veya neuchatel'den 3 yiyip ali sami yen'de 40 bin dolusmus taraftar jenerasyonları burada yazar olsaydı neler yazarlardı neye inanırlar neye tepki koyarlardı merak ediyorum.

    taraftarlık zaten sabır işi. cok iyi bile oynasan şampiyonluk taa mayısta gelecek zaten. ıyi de oynasan sabredeceksin. ayrıca her an arkana bakıp takım duser mi rakip bizi geçer mi bakacaksin. tabiki daha makul bir sabir ancak yine de sabır.

    fatih terim için olan eleştirilere katılıyorum ben de tabi ama hakaretlere karşıyız. sabırsızlık, tahammülsüzlük sadece sözlük değil stadda da var. ben 2013/14'ten beri görüyorum bunu. öncesi böyle değildi bu kadar değildi. sabırsızlıği anlayabiliyorum da tahammülsüzluk neden onu anlayamıyorum.

    bugun bize optimist diyen yazar arkadaşlar. 14 sene bekleyen veya neuchatel rövanş maçına giden taraftarlara o gun bu yasinda olsalar ne gözle bakacaklardı merak ediyorum.

    (bkz: 9 kasım 1988 galatasaray neuchatel xamax maçı)
  • 14775
    feda sezonunu yaşadığımız, tüm rakiplerimizin yıllardır aynı kadronun üzerine milyonlarca euro yatırım yaparak hazırlanırken sadece bizim yeni kadromuzun olduğu yanılgısı yaşayanılan platform.

    biz 3-4 yeni oyuncuyla sahaya çıkıyorsak, rakiplerimiz 7 yeni oyuncusu ve 1 hafta önce gelen teknik direktörüyle sahaya çıkıyor. bu 7 oyuncunun genelde 3-4 tanesi türkiye'de büyük kulüplerin çöp diye attığı oyuncular. diğer 3-4 tanesi ise direkt ırgat ve tamamı başkan transferi, 1 hafta önce gelen teknik direktörleriyle alakası yok. sen teknik direktörünün full direktifleri altında 20-25m euro harcarken, bu adamlar yarısı eski belediye başkanı olan kulüp başkanlarının menajer bağlantılarıyla tüm transferi 500bin euroya tamamlıyor.

    benim bu konuda kararımı vereli neredeyse 2 yıl oluyor. hadi beni geçtim de şu noktada hala taraftardan nasıl sabır, inanç bekleniyor garipsiyorum. bir tık kaldı bu arada. yani artık "kardeşim hocayla ne alakası var sahaya çıkan takımın, hoca mı geriden pasla çıkın diyor, duran top organizasyonunu da mı hoca hazırlasın, batırdıysa çıkarmasını da bilir" denmeye başladığında -ki yavaştan geliyor bunu işaret eden entryler- sözlük tam bir mini türkiye olacak. hayırlara vesile olsun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın