• 9626
    sürekli bir hoşnutsuzluk durumu hakim insanımızda. eleştirmek dünyadaki en güzel şeylerden biridir kuşkusuz ama...

    guardiola'yı yerden yere vuruyor bazı kesimler örneğin. arkadaş, guardiola dediğin herif futbolda devrim yaptı tabiri caizse. taktiksel açıdan zaten yoruma gerek duymuyorum da taktiğin yanında insan yönetimi de çok önemli bir faktör. guardiola'nın bu yönü de çok kuvvetli.
    veya arsen wenger için futboldan anlamıyor diyenler var. hayır olabilir olabilir de, burada hikmet karaman ismi gündeme geldiğinde ama kendini geliştiriyor, diğer hocaları takip ediyor diyorlar. yahu zaten hikmet karaman da arsen wenger'i, guardiola'yı takip ediyor. hikmet'i sırf bu özelliğinden beğenenler arsen wenger veyahut guardiola için hoca değil diyebiliyor.

    az önce rastladım, arda turan cruyff hakkında paylaşım yaptı diye yerden yere vurulmuş. hani olacak iş değil. arda yanlış bir şey mi yapmış? hayır. öyleyse...

    ne diye hep açık arıyoruz? faiz mevzusunu söyle, bilmemne rengi forma demesini söyle, uzun adama ve cemaate yanlamasını, hatta tam bu ikisinin ortasında durmasını söyle. söyle de söyle. ama cruyff mevzusundan söyleme. çünkü yaptığı yanlış değil.

    bir de anlamadığım bir şey daha var. sürekli bir kutuplaşma mevcut. eksi ve artı yükler gibi en uçlarda toplanıyoruz. orta boş. ünal aysal başlığı a bir şey yazıyorsun, hopp ortalık karışıyor. veya terim başlığına yazıyorsun yine aynı. bir tane hem olumlu hem olumsuz eleştiri yapılmış entry olsun. ya hep olumlu, ya hep olumsuz.

    aynı şekilde bir başka tutarsızlık daha dikkatimi çekti son dönemde. fenerbahçe ülker olayından senelerdir rahatsızlık duyduk. ülker markasını zaman zaman boykot ettik hatta. fener ile de dalga geçtik falan. ama gelin görün ki bugün çoğu taraftarımız türk telekom ile birleşme teklif etmiş. şimdii... kulüplerin böyle ortaklıklar kurması yanlış değilse zamanında neden fener ile dalga geçildi? yok yanlışsa, neden şimdi bu durum destekleniyor?
  • 9627
    herkesin sağa sola nefret saçtığı bir yer oldu. yazmaktan çok okuyan biriyim; hangi başlığa baksam birlerinden nefret ediliyor. o da yetmiyor nefret edilen kişiyi sevenlerden nefret ediliyor. hiçbir şey yapamasa birilerini eleştiriyor.
    biraz keyif alın abi, sevin, dalga geçin; nefret etmeyin. millet eğlenmek için sporla ilgilenir biz sinir hastası oluyoruz.
    spor madem bu kadar sinirinizi bozuyor izlemeyin anasını satıyım. sizin mutluluğunuzdan daha mı önemli?
  • 9628
    3 sene evvel 2002 dünya kupasına ait dergimi bulup tek tek fotoğraflayarak burada paylaşmıştım. 34 ülkenin milli takım kadroları, kupa geçmişi, stadyumlar, gol kralları, en iyi oyuncular gibi bilgiler yer alıyordu. tek tek bütün takımların başlığında bu bilgileri paylaştığım gibi bir de 2002 dünya kupası başlığında hepsini toplamıştım. bir süre sonra linkler ölüyor tabi. uzun süredir düzeltmeye vaktim olmamıştı. galatasaray sözlük görsel dosya sunucusu kullanarak hepsini yeniledim. tepe tepe kullanın. euro 2016 şampiyonası öncesi arşivcilerin ilgisini çekebilir.

    (bkz: #1186145)
  • 9630
    kırgın olduğum sözlüktür.

    kırgınlığım sebebi ise şu entry'nin (bkz: bülent korkmaz/#1923209) çok beğenilmesi ve destan yazılanlarda bulunmasıdır. amacım kesinlikle ama kesinlikle bu entry'nin sahibini hedef göstermek falan değil. amacım; bu entry'nin galatasaray sözlük'te destan yazabilmesinin manidarlığını sizlere aktarmak.

    bu entry'e "10 numara" basan sevgili arkadaşlarım, sizlere ne oldu? bu böyle fatih terim, hamza hamzaoğlu, mustafa denizli, selçuk, burak, semih'in (falan filan işte eminim siz listeyi daha da uzatabilirsiniz) yaptıklarıyla olacak bir iş değil. bu platformda farklı şeyler gelişmeye başladı ve ben bundan hiç hoşnut değilim. bu sadece yerli yabancı ayrımı falan da değil. emin olun sizlerin yaptığı bu yerli yabancı ayrımını takımdaki futbolcular yapmıyor. hatta onların yaptığı söylenen ayrım sizlerinkinin yanında bir hiç. ama siz onları eleştireyim derken aynı çizgiye geliyorsunuz hatta ne aynı çizgisi, sizler o çizgiyi direk yok ediyorsunuz ve farkında değilsiniz. kırgın olduğum konuya dönersek;

    bu kulüp kaç futbolcu için bir forma numarasını dinlenmeye almıştır? felipe melo'nun "3 numara"lı formayı tercih etmesinin sebebi neydi? bir çoğumuzun odasında asılı duran ya da bir dönem asılmış olan uefa kupası posterinde, kupayı çıkık omuzla kaldıran kimdir? bu takımın formasını en fazla kim terletmiştir? hem de tarihinin en başarlı dönemlerini kapsaması koşuluyla...

    bu adamın adı teknik direktörlük için geçiyor ve durum bu. ne yapmış da yabancı düşmanı olmuş bülent korkmaz? yabancı düşmanı nedir ya? rica ediyorum yabancı düşmanı nedir ya? bülent korkmaz geçen sezon erciyesspor'dayken edinho'yu kadro dışı bıraktı diye mi yabancı düşmanı oldu? lincoln'e çalışmıyor dedi diye mi? hamzaoğlu da burak için "defansa yardım etmiyordu, çıkardım" dedi. o da burak düşmanı mı? ya bunlar aklıma gelen fuzuli örnekler. yanlış örnekler de olabilir de yani bu mudur? böyle mi harcıyoruz şimdi de? hasan şaş'ı ıslıklayarak 32 yaşında futbolu bıraktırdık. eminim çok iyi oldu diyenlerimiz vardır. eminim beter olsun diyenlerimiz bile vardır. hasan şaş da şimdi gitti türkücüye vardı. bu mudur? tamam mıyız beyler? içimizdeki kin bitti mi yoksa bir yanımız "arda da hasan şaş gibi bu kulüpte devam etseydi de ona da 32 yaşında bir hamburg maçından sonra futbolu bıraktırsaydık keşke. sonra o da gidip betül demir ile nişanlansaydı" diyor mu?

    bülent korkmaz'ın teknik direktörlüğü başarısız olabilir. nasıl kariyerine başarıyla başlayanlar sonradan başarısız olabiliyorsa kariyerine başarısızlıkla başlayanlar da devamında başarılı olabiliyor. bunun bir sürü örneği var. galatasaray'a teknik direktör olmasını hatalı bulabilirsiniz, galatasaray teknik direktörlüğü için yeterli olmadığını söyleyebilirsiniz. ben de böyle düşünüyorum. ama bu yazılana ve bu yazılanın "destan" seviyesine çıkarılmasına gerçekten çok içerledim. ve bunun bilinmesini istediğim için de buraya yazıyorum.

    merak ettiğim bir şey var. olacağından değil de bir sallamasyon olarak şunu sormak isterim. anketini de açmayı düşündüm ama sonucundan korktuğum için açmıyorum.
    1) 2017-2018 sezonunda bülent korkmaz ile şampiyon olacağız ve şampiyonlar ligi'nde çeyrek final oynayacağız.
    2) 2017-2018 sezonunda villas boas ile şampiyon olacağız ve şampionlar ligi'nde çeyrek final oynayacağız.

    işte beni galatasaray sözlük yazarlarının çoğunluğunun 2. şıkkı seçmesi korkutuyor. diyeceksiniz ki "bunun bülent korkmaz ile mümkün olmadığını bildiğimiz için villas boas'ı işaretliyoruz". hayır, konu o değil işte. birbirimizi kandırmayalım, konu kesinlikle o değil...

    saygılar.
  • 9648
    üzülerek söylüyorum ki yazarlarının çoğunun basketbolla uzak yakın alakası yoktur. 6 nisan 2016 gran canaria galatasaray basketbol maçından bahsediyorum. ilk yarı dengede giderken herkes aldık bu turu finaldeyiz havasındaydı. son periyot geriye düştüğümüzde ise yavaştan hocaya ve oyuncuya eleştiriler başlamıştı ki allahtan maçı kazandık da uzun sürmedi. basketbol futbol gibi değil arkadaşlar. 8-10 sayılık farklar özellikle gran canaria gibi takımlara karşı hiçbir şey değil. 2 sayı öne geçiyoruz millet sözlükte kutlama yapmaya başlıyor. aynı şekilde 2 sayı geriye düşünce de turun gittiğini falan sanıyorlar. basketbol maçlarında biraz daha sakin yorum yapmayı öğrensek güzel olacak.
  • 9649
    sevgili sözlük,

    geçen yine okuyorum seni bir takım yazar kardeşlerin her başlıktaki aynı ağlayışlarına denk geldim. neymiş efendim objektif olacakmışız. allah allah yani bildiğin bir takım adamlar tarafından fanatiklikle suçlanmışım. "niye üzerine alındın?" dediğini duyar gibiyim. çünkü aynı takıntılı arkadaşlar nick altıma da buna benzer yazılar yazmışlardı. nick altı yardırmayı pek seven bu genç kardeşlerimizin başkalarının nick altlarına da aynı nutukları yazdıklarını okuyunca darlandım be sözlük. bir de uzun uzun hikayeler öyküler aman sabahlar olmasın. bayadır görüyordum da işte star wars isyanda yüzbaşılığa kastığımdan, bir de bu adamların genelinin trol olduğunu düşündüğümden sallamıyordum. extra shot iyi topçu captano'ya selam.

    gel gelelim hala trollükten atılmadıklarına göre hazırladığım lafları hakediyorlar demektir diye düşündüm ve işte karşınızdayım.

    öncelikle gerçeklerden başlayalım. bu sözlükte azınlık kalmayı kimseden öğrenecek değilim (bkz: hamza). yani ben azınlığım vay efendim çoğunluk bana terör uyguluyor diye bir şeyden bahsedecek belki de ilk adamlardan biriydim. zira bunu ilk elden yaşadım. peki ceza aldım mı? hayır. sebebi neydi. öncelikle küfür etmedim. insanları taciz etmedim. her gece saat 12'de hamza'ya sallamadım, her gece terim'e kin kusmadım vs. bakın bugün aysal, terim vs tartışmalarında tartışmaları çıkaranlar genelde bugün pilot diye tabir ettiğimiz adamlardır gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var? benim özellikle geçen sene hamza ile ilgili girdiğim entariler ortadadır. maçlardan sonra kah uzun kah kısa fikirlerimi belirttim. evet haklı çıktım. yani ben demiştim. bakmayın siz bazı kafası default güzel arkadaşların şu sıralar her mağlubiyetten sonra başlığının altında ağlaşmalarına. galatasaray bugün çok gol yiyorsa sebebi melo'uzluktur. bunun da sebebi the içimizden halledelim hamza ve the manager (ulan ne oyundu be kardeşim ben 2 kuzen sabaha kadar oynardık, 4 tane td seçip premier ligde kapışırdık, aston villa'da saunders ve atkinson var düşün artık) selçuk'un başını çektiği çeteydi. haydi oynasın o çete de göreyim melo'suz. hain ordusu. neyse bunlar gereksiz bilgilendirmeler çoğumuz için ancak bazı arkadaşlara hatırlatmak gerekiyor. çünkü hafıza problemi çok kötü birşeydir.

    bu hamza ile ilgili düşüncelerimi bildirdiğim sıra kah nickimin altında kah cevaben hakaretler olmuştur. inan balım sözlük, hamza demenin hakaret sayılacağının gündemde olduğu, vay anam venom çapsız didiii laflarının havalarda uçuştuğu o minik zaman dilimi dışında hiçbiri hiç umrumda olmadı. kendi kendime and the kendi kendilerime üzüldüm ve ilyada'daki kassandra geldi aklıma. neyse. benim niyetimzira fikirlerimi aktarmak, galatasaray'ın dertleri karşısında dilsiz şeytan olmamaktı. elimden geleni yapmak vardı. arif olan anlamıştır demek istediğimi yine de 05 kalemli arkadaşlara ince gelmiş olabilir, kalınlaştıralım. o dönemde benim sıra sıra entarilerimi en ofsatlarda göremezdiniz zira sıra sıra entarilerim yoktu. bir fikir otuz kere dile getirildiğinde air kaynana muamelesi görmeye adaydır benim gözümde. siz yine de özür dileyin*.

    hamza konusunda objektif olacak birşey yok. kendisi galatasaray'ın gelmiş geçmiş en berbat hocasıdır diyeceğim hocalara ayıp olacak. omo oç koposo vor. el almaz diyorum o zaman. vateva, ne diyorduk. yani olumlu hiçbir yanı yok bana göre. bunu da inanın tüm objektifliğimle ve tüm galatasaraylılığımla söylüyorum. geçmişte bana kızanların çoğu da hem fikir. yani şu adamın iyi yanlarını da söyleyin diyeceksin aldığı para diyeceğim ama galatasaray'a maddi manevi zarar vereceğine adam gibi para alsaydı keşke.

    ünal aysal'a gelelim. bu objektif (15 senelik bas gitarımı bana satan objektif grubu solisti vecdi yücalan'a da yeri gelmişken teşekkür ederim) panpalara göre kendisi hakkında fikir beyan eden kimi arsız fanatikler ünal aysal'ın sadece iyi yönlerini görüyorlarmış, halbuki onun sadece teknolojisi alınmalıymış da ahlaken mavi ekranmış da vıy vıy da vıy vıy. ünal aysal entarilerimin arasında ve kendisine şu an ak gandalf diyen tüm yazarların da entarileri arasında gri gandalf entariler de bulunmaktadır. ona saruman muamelesi yapan trollere karşı verilecek cevap her zaman objektif olamaz. adı üstünde cevaptır. kimse sümme haşa kendisini putlaştırmamakta mesela bana göre 4 temmuz günü cezalar verilmezse biz bu ligte yokuz dememek 19 haziran duruşunu 4 temmuzda göstermemek çok büyük bir hatadır. lakin aptalca karalayan adama efendice laf anlatmaya kalkarsanız chp gibi kalırsınız. adam olana uzun cümleler kurban olsun. trole yağmurlu havada su yok. troller ateş ya da asitle öldürülmelidirler, bu bilgi de ileride forgetten realms falan oynarsanız bulunsun. açlıktan ölmezler yani.

    gelelim terim'e. terim'e bugün hain diyenler inanın en az tarraaaab mıydı neydi onun kadar seviyorlardır merak etmesin kimse. zaten bu kadar kızgınlık ve nefret bu sevgiye yapılan ihanetten geliyor. lan geçen rüyamda yine galatasaray'da futbolcuyum terim'le muhabbet ediyorum bu adamı ben nasıl sileyim? ama ünal aysal'a ihanet edicem diye galatasaray'a ihanet etti. çıkıp özür dilemesi gerekir diyeceğim ama uzun kolondan göçmedikçe bu işler olmaz. ha sen bu adamın başlığına gidip ona ak gandalf muhabbeti yaparsan, içip içip hojam dersen benim gözümde galatasaray'ı küçültüyorsun demektir. cevabını saruman şeklinde alırsın. ben sana paladin muhabbetti yapmam. zira burada kimse lawfull good değil. lawfull evil takılan bir yerde chaotic good'u tercih ederim bu onları chaotic evil'a iter ve iyot gibi açığa çıkarlar. bunda 05 kalemle uğraşamıcam ne anladıysan o. hadi kıyamam lan ünal aysal'la benzer bir muhabbet.

    velhasıl el kelam bu entariyi de gece 12'den önce yayınlayarak gözlerinizden öpüyorum. şapırt.

    edit: panpa nick altına gitmeden bak bu var (bkz: #1824962). yazdığınla kalırsın yazık olur.
  • 9650
    en samimi sozluktür. özellikle diğerlerinin iyice şirket gibi yönetildiği, yazar kalitesinin düştüğü su ortamda hele. ve güzel adamlar vardır şöyleki ;

    bugün günlerden 10. 04. 2016 yarin doğum günüm. özel gün anlayisim yoktur. o yüzden kutlamam bile (neyi kutluyoruz, ölüme bir adım daha yaklaşmayı mi ?) ama geriye dönüp bakmışindir daima. en son doğum günümde (kötü bir dönemdi) sözlük dertleşme duvarına baya içimi dökmüş ve ciddi destek almıştım. bir tek o da değil bir gs basketbol maçına takıma destek için hiç uyumadan gidecegimi cebimde ki paranın ucu ucuna yettiğini soyledigimde burada 2 kişi direk hesap numarami hesabim yoksa ptt'den havale yapabileceğini söyleyen güzel insanlar tanıdım.
    ne kadar yorumlara veryansın etsemde güzel burasi güzel yerdir.

    şimdi 1 seneki halime dönüp bakıyorum da , beyler - hanımlar kişisel gelişim kitaplarından çıkma sözler söyleme hiç niyetim yok ama biraz kendimden bahsedeyim. her zaman bir kitap çıkarma fikri vardı kafamda (şiir kitabı ) ve bunun için hiç bir şey yapamıyordum. işim bile yoktu. suan 6 aydır bir şirkette çalışıyorum ve ilk kitap için gerekli parayı neredeyse topladım (e ilk kitap çıkaran herkes buna mecbur ) isimde fena değil. olacak ulan işte! önceden hep bisileri suclardim çok değil 4 ay öncesine kadar. idealimi yapsamda bu değişmeyecekti. ve sonra şununla karşılaştım. bakın bielsa ne diyor hakemin kötü yönetimi nedeniyle kazanamadiklari yanilmiyorsam lyon maçı sonrasi;

    "adaletsizliği kabul etmek çok güçtür ancak size şunu söylüyorum: bugün oynadığınız futbolu oynarsanız, bunun sonu şampiyonluktur. sonunda hak ettiğinizi alacaksınız. şu anda uyuşukluğa kapılmanızı gerektirecek hiçbir şey yok çünkü siz hak ettiğinizi alamadınız. adaletsizliği kabullenin. sonunda kutlayacağımız bir şampiyonluk var. 9 maçımız kaldı. kalan 9 maçta da bugün oynadığınız gibi oynayın. hak ettiğinizi alacaksınız!
App Store'dan indirin Google Play'den alın