• 8601
    bazen çok mu yükleniyoruz diye düşünüyorum galatasarayımıza. yani memleketin hali, hayatlarımız, işler güçler hepsini temize çeksin diye bekliyoruz. sadece sporda değil yaşadğımız bütün haksızlıklara, adaletsizliklere cevap verecekmiş gibi hissediyoruz. versin istiyoruz. filmin sonunda iyiler kazanmış gibi mutlu etsin istiyoruz. ama hep istiyoruz. sanırım hep de isteyeceğiz. çünkü;
    galatasaray mutluluktur.
    (bkz: haydi aslanlar)
    (bkz: havaya girdin mi galatasaray çakar sana)
  • 8602
    bazen diyorum ki kendi kendime, özellikle derbi günleri, keşke futbol ve galatasaray hayatımın bu kadar merkezinde olmasaydı…

    derbiyi arkadaşlarımla dışarıdayken ara sıra internetten skora bakmak suretiyle takip edebilseydim,

    günler öncesinden durduk yere strese girmesem,

    nabzım hiçbir şey yokken yüksek yüksek atmasa,

    elim ayağım soğumasaydı.

    sonra düşünüyorum bu hayatta en mutlu anlarımın baş aktörlerinden biri galatasaray.

    böyle anlarda insan stresle birlikte biraz acımasız düşünebiliyor galiba. ama sonra, ya yendiğimizde, ya şampiyon olduğumuzda…

    günlerce sanki aşık olmuş gibi yüzümde tatlı bir sırıtma ile geziyorum.

    haydi cimbombom’um güldür yüzümüzü yine…

    (bkz: allah yardımcınız olsun)
    (bkz: 1 aralık 2025 fenerbahçe galatasaray maçı)
  • 8603
    maalesef ki son 1 aralık 2025 fenerbahçe galatasaray maçı öncesinde, maç sırasında ve eminim ki sonrasında da görülecektir ki, koca camia olarak olanlara tepki verecek bir allahın kulu kalmamıştır.

    olayın en büyük payını dursun aydın özbek yönetimine ayırsam da artık koca camia da tepki veremez olmuş.

    arkadaş hadi bu dursun özbek ve avaneleri bomboş, pısırık, sessiz, hepsinin birbiriyle iş ilişkileri, siyasi ilişkileri, para ilişkileri var da pısırıklar. seslerini çıkaramıyorlar. koca camiada herkes mi aynı durumda.

    şu hakem atamasından tut da saha içinde dayak yemekten mecali kalmayan futbolcuların birinin de hakkını arayacak bir tane delikanlı adamınız yok mu yav.

    bir tane adam kalmadı mı aranızda.

    amk şimdi gidin twitterdan ayıplayın yine.

    yine bir tivitle herkese adalet, bak ama bize çok şapıyosunuz gibi saçma sapan açıklamalar yapın. ya da yok yok göndermeli tivit atın. var aslında yok gibi falan.

    yazıklar olsun size ya.

    koca camida tek bir yürekli adam yok, kendiniz pısırıksınız sesi çıkanı da gönderdiniz zaten.

    futbolculardan bir tanesine bile suç bulmuyorum. sahaya sıçanından tut da hata yapanına.

    90 dakika dayak yiyen, el kol basılmadık yer bırakmayan, ya sarıyı geçtim kırmızıya çalan pozisyonları bile oynatan yapıya karşı futbolcunun da yapabileceği bir yere kadar.
  • 8605
    galatasaray’ın yıllardır taşımaya çalıştığı ''centilmen, türk futbolunun abisi'' rolü çoktan çökmüş durumda. bu doktrin, kulübün saha dışında zayıflamasından başka bir sonuç üretmedi. sorun yalnızca dursun özbek yönetimi değil; ama mevcut yönetimin pasifliği hatta satılmışlığı tabloyu daha da ağırlaştırıyor. var çağında, dijitalleşmenin bu kadar ileri olduğu bir dönemde bu seviyede taraflı maç yönetimlerine ve skandal kurul kararlarına katlanmak zorunda değiliz.

    fenerbahçe’nin 11 sezondur şampiyon olamaması, kim haklı, kim haksız tartışmasını bile anlamsızlaştırıyor. fenerbahçelileri kandırmak çok kolay: “madem kollanıyoruz, neden şampiyon olamıyoruz?” diyorlar. sosyal medya üzerinden futbolu takip eden geniş taraftar kitlesi manipülasyona açık; mevcut medya gücü ise ağırlıklı olarak fenerbahçe’nin elinde. bugün galatasaray taraftarının bile önemli bir bölümü bu baskının etkisinde. en kral centilmen bile olsan attıkları iftiralar, hakaretler, standartsızlıklar sadece seni buluyor. haklılığını bile anlatamaz hale gelmişsin.

    gerçekte adalet ya da tarafsızlık kimsenin umurunda değil. ligin bayern’i söylemi de gerçekle örtüşmüyor. eğer öyleyse, bayern’den bile öteyiz demektir; çünkü biz ters algılara ve haksızlıklara rağmen şampiyon oluyoruz. bayern'in futbolcusunun gözü çıkınca, bacağı kırılınca cezalandırılmayacak bir ortamda yarışmıyor. aynı hareketlere farklı cezalar çıkmıyor. yine de şampiyon olabiliriz ama olmayabiliriz de. bir gol averajıyla kaybedilen sezonları ne kadar çabuk unutuyoruz.

    galatasaray, sahip olduğu taraftar kitlesi, ekonomik güç, medya görünürlüğü ve sportif rekabet seviyesine rağmen, futbolu yönettiğini iddia eden mekanizmalarda son derece cılız bir sese sahip. bu kabul edilebilir değil. bu jupiter'in merkür kadar kütle çekim etkisine sahip olması gibi bir şey. böyle bir şey eşyanın tabiatına aykırı. bunu kabullenmek aslanı kediye çevirmek demektir.

    bu düzen böyle gitmez. hala birileri sahadaki sonuçlara bakıp susuyor; ama sabır tükendi. ya bu çarpıklığın önünü alacağız ya da ciddi bir toplumsal tepkinin eşiğine geleceğiz. artık beklemek zorlaştı. tabi önce o dursun özbek yönetimi gidecek en başta. bunlardan hiçbir şey olmaz.
  • 8607
    5 aralık 2025 galatasaray samsunspor maçı'ndan sonra şikeci ve tinercileri ayrı ayrı kudurtmuş olan, türkiye'nin en büyük camiası.

    karşımızdakiler öyle o... c...ğu ki 100 maç üst üste katliama uğrasak "oh olsun, hakem haklı" diyecek adamlar, en ufak tartışmalı pozisyondan sonra analarının bir tarafına bir şey saplanmış gibi kuduruyorlar. internet ortamı, televizyon nereyi açarsanız bu domuz sürüsünün pisliklerini görüyorsunuz.

    yine galatasaraylıyım diye geçinen iğrenç tipler çıkar beka meka derler ortamı iyice harlarlar. bu sezon 6-7 puanı hakem sayesinde alan malum kulüp söz konusu olunca "saha içine bakalım" diyenler ifab kitapçığı okur olmuşlar. lige eylül ayında veda eden küçük kulüpler twit atar olmuşlar.

    aynı maçta bir kırmızı kart bir de penaltımız verilmemiş kimsenin dile getirdiği yok. iddia ediyorum maç 2-2 olsaydı ve aynı penaltı bize verilmeseydi bizim gariban taraftar dışında kimse umursamazdı. elinde kitapçık penaltı arayanlar, twit atan küçükler, kuduranlar ohhh diyeceklerdi.

    demek ki neymiş? osimhen, samsun'a değil bu ahlaksız, haysiyetsiz, kuduz şerefsizlere saplamış. öyle saplamış ki iç organlarını paramparça etmiş. öyle güzel yapmış ki 3 gün uyuyamasın o.... e...ları.
  • 8609
    sadece güç üzerine yoğunlaşması gereken takım. daha önce de ifade etmiştim. mesele haklı olmak değil. mesele haklı olmak olsaydı haftalardır doğranan galatasaray'a tek tartışmalı kararda bütün ülke cephe alıyor olmazdı. o kararın tersine çıktığını düşünelim. galatasaray yalnız olurdu, tıpkı önceki haftalarda olduğu gibi. bu yüzden ponçikliği en önce bizim taraftar bırakacak. türk taraftar kitlesi manipülasyona açık bir kitledir. mevcut medya ve propaganda savaşı ise tamamen fenerbahçe'nin kontrolünde gelişmektedir. onların yancısı da çoktur. bugün galatasaray taraftarını bile bu propaganda etkiliyor. biliyorum iyi niyetle hareket edenlerimiz var. ama aynı zamanda manipülasyona da açıksınız. istediğiniz kadar dürüst, objektif ve adaletli davranmaya çalışın. size en ağır iftira atılıyor, sizin asla başarınız takdir edilmiyor. size ikiyüzlü ve standardı olmayan kararlar uygulanıyor. 14 hafta mağdur olsan bile 15. hafta suçlu oluyorsun. bu yüzden biraz olsun realist olacağız.

    bahsettiğim güç odaklı olmak birçok katman içerebilir. örneğin mağduriyetten güç devşirme meselesi. bakınız bu fener'in başardığı şey. mağduriyetten camia kenetlenmesi çıkarmak da galatasaray'ın başardığı şey ki mesela konsantrasyon mottosunun çıkış yeri burası.
    galatasaray'ın ayrıca çok büyük taraftarı ve belli ekonomik gücü var.
    başka ne olabilir?
    1- galatasaray propaganda gücünü avrupa başarısı üzerine kurmalı. bu aynı zamanda galatasaray'ın tarihi vizyonudur. örneğin arif ve hakan galatasaray'da oynadı diye fetö üzerinden galatasaray'a vurmak isteyenlerin en büyük engeli uefa kupası'dır. o ara başarılı olmasak bunlar konuşurken akıllı olacak, biz deli. ama şimdi tam tersi. bir yere kadar iftira atabiliyorlar. sözün özü; galatasaray avrupa'da başarılı olursa bu adamlar yine deli olur.
    2- saha dışı kurumsal güç noktasında gelişmeliyiz. galatasaray'ın güçsüz, etkisiz, plansız, profesyonel olmayan yönetimler yüzünden çekmişliği çoktur. bu bizim istikrarımızı da ekonomik bağımsızlığımızı da tehdit ediyor. bu tamamen yönetim sorunudur. ve bu sorunu dursun özbek yönetiminin gidermesi mümkün değildir.
    3- son olarak da algı ve medya gücü. bu uzun bir süreç hatta kuşak değişimi bile gerektirir. ama adımların atılması lazım. örneğin galatasaray fenerbahçe'nin daha çok kollandığını rahatlıkla ispat edebilir. bunun için de veri ve kanıt diliyle konuşması lazım. onun yerine sadece susuyoruz. fenerbahçe algı yönetimi üzerinden duygusal baskılar kurabiliyor. galatasaray ise daha rasyonel hareket edebilir. bunun için belli bir altyapı hatta sistem oluşturup muhakkak harekete geçilmeli. yine bu sorunu dursun özbek yönetiminin gidermesi mümkün değildir.

    galatasaray güçlü olmak zorundadır. emin olun, bizlerden başka galatasaray'a kimse hakkını vermeyecek. sadece haset, öfke ve iftira olacak. biz daha önce de güçlü galatasaray takımları gördük ve hepsini alaşağı ettiler. ama güçsüz olduğumuzdan o hallere düştük. bir daha o günlere dönüp vakit kaybetmeyelim. eğer biraz doğru hareket edersek gelecek galatasaray'ın ve galatasaraylılarındır.
  • 8612
    siyasi zorbalığa maruz kalan futbol kulübü. aklıma artık başka bir şey gelmiyor. çünkü akıl almaz işler oluyor. tff'nin bu kadar galatasaray düşmanlığı yapması sadece ibrahim hacıosmanoğlu ile açıklanamaz. ya devlet kurumları artık bu tff'ye el koyacak ya da hatayı onlarda arayan taraftarı suçlamayacaklar.

    bizim siyasete yedirecek bir kulübümüz yok. seçim kazanmak istemeyen galatasaray ile uğraşmaya devam etsin.
  • 8614
    tff'yi ve mhk'yi tam olarak samsunspor maçından sonra istifaya davet etmesi gereken kulüp. 100 maçtır bu kulübün aleyhine saçma sapan kararlar verip doğradınız, 100 maçta 1 kez tartışmalı bir karar oldu diye herkes akbaba kesildi. madem öyle, gelin mevcut tff ve mhk'yi istifaya davet edelim, tüm lig olarak. madem samimiler istifa talebimize dahil olsunlar. dursun özbek yönetimi bunu yapacak aktifliğe sahip değil ama tam olarak bugün istifa çağrısı yapma günüdür.

    (bkz: 5 aralık 2025 galatasaray samsunspor maçı)
  • 8615
    4 koldan saldırı altında takım.
    arayı daha da açmasın diye ulusal ve devlet kanallarında, digital medyada hakkında karalamalar yapılan kulübüm, kulübümüz.

    yönetim yönetim olsa had bildirirdi ama maalesef meydanı boş buldular. sadece okan buruk ve taraftar bunlarla mücadele ediyor. etmeye devam edecek. umarım okan buruk da 4.şampiyonluk sonrası bu kanalların hiçbirine çıkmaz. çıkmamalı.

    (bkz: 5 aralık 2025 galatasaray samsunspor maçı)
    (bkz: 1 aralık 2025 fenerbahçe galatasaray maçı)
  • 8617
    dün itibariyle tüm türkiye tarafından tek büyük olduğu tescillenmiştir.

    kendisine yapılan türlü haksızlıklara ses çıkarılmazken lehine olup olmadı belli bile olmayan tek pozisyonda tüm kulüpler üstelik resmi ağızdan ağlamaya başladılar.

    (bkz: 5 aralık 2025 galatasaray samsunspor maçı)

    bu çok güzel oldu. bu bizi tekrar motive edecek en önemli kırılma noktalarından birisi. bu okan hocayı da takımı da olumlu anlamda etkileyecektir.

    sakatlar da iyileştikten sonra devre arası yapılacak takviyelerle mayıs ayında yine hepsini salya sümük ağlatacağız.
  • 8618
    son 1,5 ayda yaşadıklarından acı dersler çıkarması gereken camia. bir kere dostumuzun olmadığını artık görmemiz, anlamamız şart. hacıosmanoğlu denen galatasaray düşmanının bugünkü talihsiz ve hasmane açıklamalarından da anlaşılacağı üzere tff, galatasaray'a savaş açtığını resmi olarak kabul etmiştir. hakemlerin bu tip adamların tahakkümü altında galatasaray maçlarını nasıl yöneteceğini tahmin etmek zor değil. galatasaray maçlara buna göre hazırlanacak.

    rakipler mi? tüm türkiye rakibimiz artık, dün akşamdan beri bu da tescillendi. hakemler ilk defa yanlış bir karar verdi ( ki bence penaltı verilmemesi doğru karardı ) sanki. ben anadolu'da bu kadar fırsatçı ve samimiyetsiz bir ortam, bu kadar ahlâkî çöküş ve yozlaşma olduğunu hiç görmedim. daha bir kaç hafta evvel büyük bir haksızlıkla arda kardeşler'in hakemliğini bitiren karadeniz lobisi, dün akşamdan bu saate adaletin keskin kılıcı oluverdi. 1 aralık 2025 pazartesi günü oyuncularımızın ayağını kırmaya, gözünü çıkarmaya çalışan, futbolcuları sürekli cinsel organlarını gösteren, her hafta rakibi eksik kalan ancak kendisi nedense hiç ceza almayan bir takım adaletin ansızın hâmiliğine soyundu. zaten beşiktaş'ı anlayan beri gelsin. ya samsunspor başkanına ne demeli? maç sonu açıklamalarında resmen yalan söylüyor. ne diyor : " geçen sene de burada hakkımız yendi, ben böyle olacağını biliyordum" yahu sen 65'ine merdiven dayamış adamsın, biraz allah'tan kork. geçen sene rams park'ta halil umut meler'in samsun'a verdiği iki penaltı barcelona'ya bile hediye edilmezdi. hem de rams park'ta. yanılıyorsam bana hatırlatın, rams park'ta hangi rakibimize iki penaltı verildi 1 maçta?

    velhasıl... galatasaray artık uyanık olsun. iddialı olacağım diyorsa 3-4 kulvarda 10-15 kişilik dar rotasyonla olmaz bu iş. devre arasına girmeden sane, apo, sanchez, torreira, lemina, barış alper gibi futbolculara çok yük bindi. umarım yanılırım ama sakatlanmaları an meselesi. devre arasında bu oyuncuları dinlendirebilecek isimlere gidilmeli. bu sezon böyle bitmez.
  • 8621
    tekrar 4 sene üst üste şampiyon olamaması için yedi düvelin topyekün saldırıya geçtiği türkiye’nin tek büyük spor kulübü.

    bizde de hata var. fenerbahçe ile ligin ilk haftalarında puan farkını 6’ya çıkarınca çok hafife aldık. rakibinin hilelerle yarışta tutulduğunu unuttuk. şampiyonlar ligi de devreye girince bu fark 1’e kadar düştü.

    galatasaray’a kaç kez arayı açamasın diye saldırılmış şöyle bir bakalım;

    1) 2000-01 sezonu: 5 sene üst üste şampiyon olamasın diye futbol tarihinin en büyük saldırısı gerçekleştirilmiştir. 6 mayıs 2001 fenerbahçe galatasaray maçı türk futbol tarihinin en rezil derbisi olarak tarihe geçti. bu maçta galatasaray taraftarı stada girişte lağım sularının içinde saatlerce bekletilmiş, maç esnasında kafalarına idrar dolu balonlar atılmış, oturacakları tribün koltuklarına dışkı ve çürük yumurta karışımı maddeler konulmuştur. neticede galatasaray dayak yiye yiye 3 puandan edilmiştir. teknik direktörümüz lucescu’nun maç sonrası açıklamaları https://arsiv.sabah.com.tr/2001/05/07/s05.html

    2) 2013-14 sezonu: galatasaray yeniden yapılanmaya gittiği daha ikinci sezonda şampiyonlar ligi çeyrek finali ve üst üste 2 lig şampiyonluğu kazanınca fatih terim yeni bir tarih yazamasın diye şenol güneş, mustafa denizli, aykut kocaman gibi dönemin popüler tüm teknik direktörleri boşta olduğu halde milli takıma alınmak istenmiş ve ünal aysal’la arasındaki sorunlar köpürtülerek galatasaray’dan koparılmıştır. tarihin en potansiyeli yüksek galatasaray kadrosu tökezlemiştir. fatih terim’i galatasaray’dan almalarını tff’ye fenerbahçe başkanı aziz yıldırım’ın teklif ettiğini fatih altaylı ortaya çıkarmıştı https://fatihaltayli.com.tr/...kri-aziz-yildirimdan

    3) 2019-20 ve 2020-21 sezonu: galatasaray’ın tekrar fatih terim’le kavuşup üst üste iki sene daha şampiyon olması sonucu önünü kesmek için 6 saniye kurallarıyla, 7-0’lık şikelerle önün kesildiği bir başka dönem. organize ve profesyonel kötülük diye tanımlamıştı fatih terim yapılanları.

    bir dördüncü denemeyi şimdi gözümüzün önünde deniyorlar. amaç galatasaray’ın üst üste şampiyonluk serisini 5’e çıkartmamak. bu yıl ve gelecek sene çok kritik olacak.
  • 8622
    ölür de cennete düşersem, senin maçlarının canlı yayınını talep edeceğim.*

    sana kim yamuk yaparsa, diklenirse, ileri geri konuşursa geceleri ruh olarak dadanacağım o kişiye. samara gibi televizyonundan mı çıkarım, jigsaw gibi üç tekerlekli pisikletle koridorunda mı gezerim yoksa chucky gibi yatağın altından mı çıkarım bilemem.

    çarpma özelliğim olursa çarpacağım, çarpamazsam hoca hoca gezdireceğim seni.

    geri dönüşleri hep sevmişimdir zaten...

    (bkz: galatasaray ruhu)
  • 8623
    çok seviyorum ama sanırım bir daha 23.00 maçlarını izlemeyeceğim. ertesi sabah 6da kalkıp aksam eve 8de gelen bünyenin yaşadığı stres yetmiyormuş gibi bi de en sevdiğimizin haline üzülüyoruz.
    gerçekçi olalım, bu yönetim oldugu sürece avrupada bir seyler yapmak hayal. onun için daha fazla stres yapmaya gerek yok, hayat yeteri kadar stresli zaten.
  • 8624
    büyük potansiyeli olan kulübümüz ve bu potansiyeli ne yazıkki yalnızca bir kaç sene pratiğe dökebilmiş olmak çok can yakıcı.

    özellikle son yıllarda iyi başlayıp sonunu getiremeyerek bu potansiyele yazık oluyor.

    açığa çıktığında bomba etkisi yapacak güçte potansiyelimiz var ama yönetim ama hoca ama oyuncu vs vs çeşitli amalarla her sene sonuca ulaşamayıp avrupada yaşayabileceğimiz sevinçleri ve başarıları tam yaşayabilecez derken yaşayamıyoruz.
  • 8625
    yönetimi tarafından sahipsiz bırakılmış, teknik heyeti tarafından yanlış planlama yapılmış türkiye şartlarına göre zengin takım.
    bana kimse bu saatten sonra bizim de paramız yok, bütçemiz kısıtlı falan mavraları okumasın. nasıl ki 3 futbolcuya hem bonservis hem de maaş yüksek perdeden verebiliyorsak gerekli transferlere de bütçemiz var demektir.
    artık birileri boş savunmalara imza atmak yerine gerçekçi olup doğru hamleler yapmak zorundadır.
    yoksa tehlike büyük. bu bütçeyi koruyabilmek için başarı şart. enkaz kalır geriye oturur izlersin.
    dinamiklerimiz güçlü diye diye dinamiği de bitireceğiz.
    galatasaray camiası bir refleks göstererek başındaki beceriksizler ordusunu göndermek zorundadır. yoksa sezon sonu çok ağlarız.
App Store'dan indirin Google Play'den alın