492
insanları bipolar bozukluğa sürükleyen spor dalıdır. başkalarının doğru ve yanlış yönetimleriyle duygu geçişlerini çok net yaşıyoruz.
teknik direktör takımlarında bu durum pek yaşanmaz. çünkü zaten takımın %90'ı teknik direktördür. oyuncular değişir oyun değişmez. ne oynadığı bellidir takımın ve bir sistem oturur. teknik direktör büyük bir teknik dehaya sahip olmasına gerek yoktur. disiplin ve planlama her şeydir. sahada futbolcular sistemi ezbere işletir. başarırlar ya da başaramazlar ama beklentilerin altına düşmezler. taraftarı böyle duygu değişimleri yaşamazlar.
bir de 2025-26 sezonu ve öncesi 3 sezonda olduğu bizdeki gibi %90'ı futbolcu ve %10'u teknik direktör takımları vardır. sistem çok baskın değildir. çoğunlukla kaliteli futbolcuların becerisiyle iş yürür ama sakatlık, ceza ve formsuzluk durumlarında iş teknik direktöre düşer. teknik direktörün büyük beceriye sahip olması ve teknik deha olması beklenir büyük takımlarda. tüm olasılıklara göre maçları düşünür, planlar. sezonlarda 4 bilemedin 5 maça denk gelir bu ihtiyaç. onda da teknik direktörün bir katkısı yoksa yollar ayrılır. büyük kulüp olmak bunu gerektirir. hele ki okan buruk gibi takımı daha da kötü hale getiren bir teknik direktör barınamaz.
bu her spor branşı için de gereklidir. malzemen, takımın iyiyse onun seviyesi birinin onu yönetmesi beklenir. formula 1'de mesela o müthiş araçlara vasat şoförler koymazlar.
teknik direktör takımlarında bu durum pek yaşanmaz. çünkü zaten takımın %90'ı teknik direktördür. oyuncular değişir oyun değişmez. ne oynadığı bellidir takımın ve bir sistem oturur. teknik direktör büyük bir teknik dehaya sahip olmasına gerek yoktur. disiplin ve planlama her şeydir. sahada futbolcular sistemi ezbere işletir. başarırlar ya da başaramazlar ama beklentilerin altına düşmezler. taraftarı böyle duygu değişimleri yaşamazlar.
bir de 2025-26 sezonu ve öncesi 3 sezonda olduğu bizdeki gibi %90'ı futbolcu ve %10'u teknik direktör takımları vardır. sistem çok baskın değildir. çoğunlukla kaliteli futbolcuların becerisiyle iş yürür ama sakatlık, ceza ve formsuzluk durumlarında iş teknik direktöre düşer. teknik direktörün büyük beceriye sahip olması ve teknik deha olması beklenir büyük takımlarda. tüm olasılıklara göre maçları düşünür, planlar. sezonlarda 4 bilemedin 5 maça denk gelir bu ihtiyaç. onda da teknik direktörün bir katkısı yoksa yollar ayrılır. büyük kulüp olmak bunu gerektirir. hele ki okan buruk gibi takımı daha da kötü hale getiren bir teknik direktör barınamaz.
bu her spor branşı için de gereklidir. malzemen, takımın iyiyse onun seviyesi birinin onu yönetmesi beklenir. formula 1'de mesela o müthiş araçlara vasat şoförler koymazlar.

