şaka maka 25 yılı devirmiş olan tribün oluşumu.
ilk zamanlarında dernekti, hatta genç galatasaraylılar derneği idi. başkanı da türkiye'nin ilk disk jokeylerinden
* suat ateşdağlı idi. alpaslan dikmen ve etrafındaki bir grup insanın çabalarıyla neredeyse dünya çapında örgütlenmesini tamamladığında taraftar grubu adını almıştı. sonradan iş iyice çığrından çıkıp "firm" ya da "ultra"ların hayal edemeyeceği ebatlara ulaştığında tribün oluşumu denmeye başladı.
"galatasaray tribünü"nü istanbul'daki birkaç semt ve ankara, izmir gibi şehirlerdeki arkadaş gruplarından alıp neredeyse dünyanın dört tarafına genişletmiştir. türkiye'nin dört bir tarafından, "türki cumhuriyetler"den hatta avrupa'dan devamlı şekilde tribüne gelen giden insanlar var. internetin de aynı periyoddaki gelişimiyle bugün, normal hayata 3-4 kere gelse bile birbirini asla tanımayacak insanlar arkadaşlık kurabiliyorlar.
ultraslan tüm bunları galatasaray ortak paydası altında sağlayan bir oluşum. "istanbul" ya da "tayfa" hala iktidarı ve ultraslan adıyla söz söyleme hakkını elinde tutsa da, ve bu kadar kitleselleşmiş bir oluşumda haliyle görüş ayrılıkları olsa da, uzaktaki taraftar için yeri hala ayrıdır.
en basit haliyle uzaktaki bir taraftar için ufuk açan bir olaydır. x şehirden
* kalkıp da maça gidip gelmeyi, niyetlenen taraftarın gözünde "normalleştiren" örnektir. galatasaray'ın erkek futboldan ibaret olmadığını taraftara hatırlatan da ultraslan'dır. bugün galatasaray'ın hangi branşı, türkiye hatta avrupa'nın hangi şehrine gitse havaalanı kapısında bekleyen birileri vardır. çıktığı sahanın kenarında birileri vardır.
bu kısımları pek konuşulmaz ama böyle de bir yönü vardır.
tıpkı senede bir güç bela istanbul'a gelen taraftar için vadistanbul "amma şenlik oldu ha" iken iki haftada bir gelen için "ulan yine bir saat esiriz otoparkta" olması gibi...