• 4106
    bunların hak ettiği dil belli. oulai'ye 5 milyon euro maaş, trabzonspor'a ise 5 taksitte 15 milyon euro bonservis önereceksin. sonra arkana yaslanacaksın.

    hem oyuncularının ederini veriyoruz hem bir de düşman oluyoruz. yanlış hatırlıyorsam düzeltin, zamanında burak yılmaz için de çıkış maddesinden fazlasını ödemiştik.

    fenerbahçe daha yeni samsunspor'dan musaba'yı ayarttı. alemin kerizi biz miyiz? herkese hak ettiğini vereceksin.
  • 4112
    kendilerine kızmıyorum; ne de olsa 2026 yılında galatasaray’a saldırmayanı cezalandırıyorlar. samsun’un topçusunu, 80’lerin futbolcu kaçırma usullerini aratmayacak şekilde aldılar. samsun başkanı ise sokakta zorbalığa uğramış bir çocuk gibi sindi, sesi çıkmadı ve kenara çekildi. aynısını galatasaray yapsa, “karadeniz dayanışması” adı altında topyekûn bize saldırırlardı.

    2011 yılında kendilerine yapılanın aynısını biz yapmış olsaydık, muhtemelen tüm gücü arkalarına alır, seyrantepe’deki stadı ekskavatörlerle yıktırırlardı. ancak gerçek trabzonlular 2011’in hesabını hâlâ soruyor. ne yazık ki bugün “trabzonlu gibi görünenler”, asıl trabzonluların sayısını geçmiş durumda.

    galatasaraylılar hiçbir zaman trabzonlulara sataşmamıştır. hatta 2002-2003 sezonunda, federasyon kararıyla trabzon taraftarları ali sami yen’den çıkarılırken, bir kısmını galatasaray taraftarı tekrar stadyuma almıştır. 90’lı yıllarda numaralı tribünde maç izlerken birçok trabzonlu ile yan yana oturduğumu hatırlıyorum. 1998-99 sezonunda trabzon’un bizi ali sami yen’de 5-3 yendiği maçta, numaralı tribünün neredeyse %30’u trabzonluydu. galatasaray taraftarının ne taşkınlık çıkardığını ne de ciddi bir tepki gösterdiğini hatırlıyorum. bu maçın ikinci ayağına trabzon’da babamla gitmiştik. trabzon’a indiğimizde, çocuk aklımla hiç galatasaraylı görmediğime şaşırmıştım. babam da maç için beni özellikle uyarmıştı. galatasaray maçı 3-0 kazanmıştı. maçın son 10 dakikasında, galatasaray taraftarının atılan maddelerden yaralanmamak için koltukları söküp kafasına koyduğunu net şekilde hatırlıyorum. ligin ilk yarısında birlikte maç izlediğimiz, yenildiğimizde alkışladığımız bir takımın taraftarlarının bize bunu neden yaptığını o gün hiç anlayamamıştım.

    günümüzdeki düşmanlıklarının sebebi, futbolcularının parasını verip almamızsa, yine geçmişten bir örnek vermek gerekir. 2000 yılında takımın en önemli iki oyuncusu abdullah ercan ve oğün temizkanoğlu fenerbahçe’ye gittiğinde, nedense pek seslerinin çıktığını da hatırlamıyorum. bu yüzden bize yönelik bu düşmanlıkta bir kasıt arıyorum.

    ben karadenizliyim. trabzon’la zerre husumetim yok. dolabımda, üzerinde kendi adımın yazdığı 08 numaralı trabzonspor forması bile var. 2011 yılında ınter’i yendiklerinde, gidip kendim almıştım. ancak trabzon’la ilgili düşüncelerim, yakın tarihte galatasaray ile oynadıkları maçta; önce beyoğlu’ndaki gs store’a saldırılması, ardından galatasaray taraftarlarıyla birlikte metroya binilip galatasaray’a küfür edilmesiyle değişti. buna rağmen galatasaraylılar hiçbir tepki vermedi. çünkü özkan sümer gibi ortak bir efsaneye sahip olunan bir camianın ve taraftarının bu yaptıklarına, bugün bile hiçbir galatasaraylı anlam veremiyor.

    galatasaray’la ilgili tüm iyileri unutup, suni düşmanlıklar yaratmanın sebebi nedir? sosyal medyada isimsiz, trabzonlu görünümlü adamlar gerçekten tribünde trabzonspor’u destekliyor mu, yoksa mavi tikin delikli kuruşları daha mı tatlı geliyor? çünkü tabloya bakınca tribünler bomboş.

    oysa evlerinde oynayacakları iki istanbul maçını kazansalar, bu sezon belki de şampiyon olacaklar. ama sosyal medyadaki bazı troller çıkıp “galatasaray şampiyon olacağına fenerbahçe olsun” diye abuk sabuk tweetler atıyor. bu lafı trabzon meydanı’nda söyleseler, akşamına of yaylalarına sedyeyle giderler; o kısmı ayrı.

    her şeyi geçtim, hâlâ şampiyonluk yarışı içindeyken, takımı desteklemek yerine neden fenerbahçe’nin şampiyonluğu konuşuluyor? sahada mücadele eden futbolcular mı önemli, yoksa x’te birkaç beğeni ve etkileşim mi?

    ben bu yaşananlara “akıl tutulması” demiyorum. bu kadar sistematik bir kopuşta, bu kadar organize bir saçmalıkta, ister istemez kasıt arıyorum.

    bugünkü düşmanlıklarının asıl nedeni ise uğurcan çakır’ın galatasaray’a gelmesidir. uğurcan çakır, belki de hayatının en akıllıca hamlesini yaparak, tüm tepkileri görmezden gelip galatasaray formasını giymiştir. doğuştan trabzonlu ve trabzon’un en köklü ailelerinden biri olan çakır ailesinin evladı uğurcan artık bizlere emanettir. özkan sümer’in içinde bulunmaktan şeref duyduğu bu tertemiz camianın mirası, bugün uğurcan çakır’dadır.
  • 4115
    kimsenin kendilerini çekmek zorunda olmadığı kulüp. oulai'ye 15m üzeri bonservis gelmez. uğurcan'a monaco 10 milyon vermişti sene başı. ayrıca oulai'ye avrupa'dan hiçbir kulüp 2 milyon net maaş da vermez. oulai trabzon doğumlu olmadığına göre bunların garip garip hareketlerini de çekmez. huzursuzluk çıkartacağı kesin. müthiş zararlı çıktılar bu işten.
  • 4116
    topraklarını parsel parsel araplara satmış nepotizmle ülke siyasetinin sporunun içine etmiş, bakanlarla şampiyon olmuş anadolu çomarıdır kendileri. büyük kulüp olsa da coğrafi olarak zaten dezavantajlı. ülkenin en büyük ilk 6-7 şehrinden biri değil. sevilme sebebi de underdog olmaları. yani kuruluş amaçları ve şöhretlerinin kaynağı en büyük olamayıp başarılı olmaları. bir kedi bir fille dövüşemez. bu hikayede kedi bile olamaz trabzon.
    şunu merak ediyorum galatasaray oyuncularını zorla mı transfer ediyor? siz kimsiniz oyuncuları takımda zorla tutan rus mafyasının desteklediği takımlardan mısınız? siz satmasaydınız uğurcan'ı alabilir miydik? sen sattın adamı bana. ben ilgileniyordum parasını verdim aldım. geçmişe dönelim. selçuk'un sözleşmesi bitmişti zaten. adam boşta. pik yapmış adam sende mi oynayacak? tabii ki bize gelecek. engin sende kadro dışıydı. burak'ın sözleşmesine mal gibi çıkış bedeli koydun biz de lokomotif kampından aldık. yani bu g*t yanığının sebebi ne? biz en büyüğüz bunu anlamanız lazım. icap ederse bordo ile maviyi alabiliriz. icap ederse fatih tekke'yi yardımcı antrenör yapabilirz. siz de paşa paşa seyredeceksiniz. sizin haddinize mi saçma sapan alınganlıklar üzerinden galatasaray'a tweet atmak? siz bizim fener'e karşı kullandığımız küçük piyonumuzsunuz. bu kadar. sizin türk futbolunda üç göreviniz var. 1) bu sene sensin şampiyon bestesiyle uyumlu bir kafiye kurulmasına yarayan isminiz 2) bizim için oyuncu yetiştirmek 3) fenerbahçe ile dalaşmak.

    daha da uzayacaksa olayın sonu sümela manastırı'nı sarı kırmızı boyamak, hamsilere fransızca menü yazmaya kadar gidecek.

    ciddi derecede terbiyesizlik yapan bir anadolu kulübüdür. ulan hayatınız boyunca bir arada göremeyeceğiniz paraları veriyoruz neyin sıkıntısını yaşıyorsunuz.
  • 4118
    şampiyonluk yarışında olduklarını zanneden ama aslında olmayan, fenerbahçe’ye düşman olduklarını zanneden ama aslında olmayan, büyük kulüp olduklarını zanneden ama aslında olmayan oluşum. önceden sempatim vardı, aramızı bozmayalım diyordum ama iplerinin başkalarının ellerinde olduğu iyice ayyuka çıktı. küçük olan küçüklüğünü bilecek. galatasaray trabzon’un kaptanını söküp alan bir kulüptür. hadlerini bilecekler.
App Store'dan indirin Google Play'den alın