• 11
    bilerek ya da bilmeyerek takıma zarar veren grup.

    geçen sene bu kadar coşkulu değillerdi. bu sene allah ne verdiyse başladılar. hele ki salı günü olası bir puan kaybında ne yaparlar bilemiyorum. işin kötüsü bunun için el ovusturup ovusturmadiklarindan da emin değilim.

    yapmayın güzel insanlar. tüm yöneticiler kenetlenmek üzerine yardım istiyor taraftardan. hep birlikte elestirelim evet ama takıma faydalı olarak elestirelim. bu sene şampiyonluğa hiç olmadığı kadar ihtiyacımız var.
  • 31
    maalesef galatasaray sözlük'te aktif yazarlar arasında oranı sanki yüzde ellilere yaklaşmiş gibi hissediliyor.

    daha geçen hafta tarihin en pahalı satışını gerçekleştirmiş, takım dün* cayır cayır top oynayıp galibiyetini almış, rakip ceza sahasında topla buluşma rekoru kırmışız, aldığımız her topla kaleye gitmişiz nerdeyse.
    liginde liderliği paylaşıyor, avrupa'da nasıl bir gruptan nasıl çıktıığımız ortada (ki boey'in satışına da olumlu etkisi olduğu aşikar). itin bir tarafına sokulan yeni transferlerin hepsinin bu tabloya az ya da çok olumlu katkısı var. ve bu süreçte bazı kısa dönemler hariç sürekli olumlu yönde ivmelenmek için uğraşıyor herkes, kimse pes etmiyor.

    bir de entrilere bakıyorum, öyle bir ortam var ki bu siteyi bilmeyen birine göstersen, yazık diyecek bu takım ne haldeymiş böyle.
  • 48
    bir şahısi "okan buruk'a hemen istifa etsin, gitsin" veya "bu nasıl forma erden timur senin yapacağın işin" vs. diyorsa bu gruba dahildir fakat !!!!
    90 dakika boyunca galatasaray'ın, galatasaraylıların, ali sami yen'in anasına avradına küfür edenlere karşı rezil ötesi futbolla, galatasaray tarihine 5-0'lık hezimet yaşatan oyunculara düzgünce bir eleştiri yapıyorsa bu gruba dahil değildir.
    şu maçtan sonra bile polyannacılık oynayanlar ise galatasaray'a en büyük hainliği eden kimselerdir.

    (bkz: 3 ağustos 2024 galatasaray beşiktaş maçı)
  • 44
    elias jelert transferi ile birlikte sinek misali anında üşüşen kitle.

    bonservisi altında ezilecekmis, martin linnes vol 2 imiş, galatasaray'ın ağırlığı altında ezilecekmiş bundan eminmişler.

    bak bak bir de eminler. net yani başka ihtimal yok.

    bunlar sevimsiz, faydasız ve mutsuz kimseler. bulaştıkları yere ancak mutsuzluk getirirler. uzak durun, görmezden gelin.
  • 20
    doğu üst tribüne gelip futbolcu ıslıklamaya çalışan, ha hu yapıp moral bozan toksiklerden burada varsa eğer kendilerine sesleniyorum:
    vazgeçin bu işlerden. sonra yanınıza gelip ıslıklamamanız gerektiğini bir aptala anlatır gibi anlattığımızda sus pus olup bir argüman üretemediğiniz gibi ekstra sinir bozuyorsunuz. ya futbol izlemeyi öğrenin ya da gidip başka yerlerde yeltenin bu işlere. biz yaşadığımız sürece galatasaray'ın mabedinde galatasaray'a zarar veremezsiniz, zararı gören siz olacaksınız.

    çok istiyorsanız gidin rakip tribüne istediğiniz kadar ıslıklayın galatasaray'ın futbolcularını ona karışamayız tabii. daha fazlasına yeltenmeyin.
  • 1
    rakip veya kendi takımı fark etmeksizin oyunculara devamlı hakaret eden, ayrımclılık yapan, cinsiyetçi yakıştırmalar yapan, oyun okumayıp devamlı oyuncular üzerinden fikir belirten, o fikirlerin de çoğunluğu popülizm ve hakaret kokan, devamlı uç noktalarda yaşayıp taraftarlığı berbat hayat görüşleriyle birleştirip sosyal medyada karşımıza çıkan kitle.

    genelde anonim olarak takılıyorlar. sosyal medyada gezerken bunun gibi yüzlerce örnek görmemek imkansız. bunlar, sıradan futbol konuşmaya çalışan standart insanlarla, devamlı eleştirdiğim fenomen kitle arasında kalan, devamlı hakaret, küfür, ırkçılık, cinsiyetçilik popülizmiyle tutunan ve son zamanlarda gittikçe zirve yapan güruh.

    o kadar çoklar ve karşıma çıkıyorlar ki buraya örnek atıp da kirletmek istemiyorum. son olarak taylan'la ilgili bir paylaşımı görünce dayanamadım ve burada konuyu açayım dedim. aslında bunları taraftarlık özelinde değerlendirmek yanlış, bizzat toplumsal sorun olarak değerlendirilmeliler.
  • 30
    gittikçe tiksinç hale geldiler. eleştiri kültürü vs. arkasına sığınıyorlar. ama kendilerini eleştiren yok. kendi kendilerini de eleştirdikleri yok. iş saçma sapan bir hal almaya başladı artık. türkiye’nin malum siyasetinin sosyal medya etkisi ile ülkeye kazandırdığı yeni türkiye’nin özeti tipler oldular. ortada bir realite vardır. sürekli sürekli her şey eleştirilmez. birlik beraberlik gibi kavramların ne denli önemli olduğunu, konsolide olabilmenin ne kadar motivasyonu sağladığının vs. bu arkadaşlara anlatılması gerekiyor. bu tarz taraftar yapsının bizde arttığını gözlemliyorum. böyle devam ederse, onu ye bunu ye kafasıyla; bilhassa bizim açımızdan bu işin sonu pek iyi görünmüyor.
  • 3
    nefret duygusu; kulüp sevgisinin önüne geçen herhangi bir taraftar toksik taraftardır. kaybetmek ve kazanmak hayatın gerçeği futbolda birde berabere kalmak var. her sene şampiyon olamazsın. bu gerçekleri bilen birisi nefret duygusu ile hareket etmez. fakat ediyor.

    birkaç sebebi var ülkemizde ve galatasaray özelinde.

    1- siyasi sebepler. kendisi ile aynı siyasi görüşten olmayan futbolcuyu anında paramparça etmek istiyor. (kendi siyasi partisini futbol kulübünden büyük görüyor)

    2- fiziksel görünüş. geri kalmış toplumlarda fiziksel görünüş önemlidir hele hele hollywood filmleri seyredip büyüyen kişiler için fiziksel güzellik, yakışıklılık herşeydir. kendisi o tipte bile olmasa. futbolcu, teknik adam yakışıklı ise tapma noktasına gelir. çirkinse hemen gönderilmesini ister.

    3- cinsel başarısızlık. hayatındaki cinsel başarısızlıkları küfür etme, başkasına yönlendirme ile örtbas etmeye çalışır. sosyal medyadaki gay içerikli tweetlerin çoğunun altında bu gerekçe yatıyor. düşünsenize hakemi sinkaf etmek, rakip takımı geçtim kendi futbolcusuna aşağılık küfürler etmenin altında bu yatıyor. hiç şaşmaz.

    4-"az para kazanıyorum futbolcu ise çok para kazanıyor, o zaman hakaret etme özgürlüğüm var düşüncesi" yani aşağılık kompleksi. böyle bir özgürlüğünüz yok. eleştiri başka hakaret başka. eleştiri iyiye yöneltmedir, hakaret ise toptan yok etme arzusudur. işte bu toksik taraftarın tam örneğidir.

    5- ırkçılık. az gibi gözükse de fazlasıyla var olandır. buna "ultraslan.com" sitesinde zamanında shabani nonda başlığı altında tanık oldum, keza "ali sami yen. net" sitesinde ki forumda tanık oldum. bazı futbolcularımızı ırkçılıktan kaynaklanan sebeplerle gönderilmesini isteyen kişiler vardı. ırkçılık dedim ama bunun da nedeni yaşamlarındaki cinselliğe bağlı olabilir.

    bugün taylan, dün selçuk, ondan önce sabri, sürekli belirli kişileri hedef tahtası haline getirip oradan vurma anlayışı gelişmiş kulüp taraftarının gözünde. bu bilinçli yapılan birşey ve galatasaray taraftarının da önemli kısmını da etkileyen kişilerce yapılan birşey.

    futbol; ölmek veya öldürmek değildir. futbol sizin başarısızlıklarınızın deşarj edileceği yerde değildir. parasını verdim küfür etmeliyim anlayışı sakat bir anlayıştır. yok böyle bir dünya.

    galatasaray'ın yeni taraftar kitlesi nefret etmeyi seviyor. bu kimliğini de kulüp sevgisinin önüne koyuyor. aslında en büyük tehlike budur galatasaray için. uzun seneler sürecek başarısızlığın temelini bu atar. futbolcuları alır, ilk hatasında çarmıha gerer bu taraftar kitlesi düzeltilemezse. maddi ve manevi çöküşe götürür bu kitle. aman dikkat diyeyim.
  • 74
    iyice tehlikeli hal alan şımarık taraftar kitlesi.

    fikri hür kisvesinin altına saklanıp tüm futbolcuların ailesine küfür kıyamet saldıran ve bunu galatasaray’ın iyiliği için olduğuna savunan ezik topluluk.

    torreria, muslera, barış, kerem, nelsson, jelert, yunus, ıcardi, ziyech vs farketmeden bir hedef seçip sosyal medyada sadece klavye kullanabildikleri için istediklerini şuursuzca yazarlar.

    herkes eleştirilir herkes yedek kalabilir ama 30 maç iyi oynayıp devamındaki maçtaki ilk hatasında anasına, çocuğuna, tüm sülalesine küfür edilmeyi kimse haketmiyor.

    bir önceki hafta beton yetmez denilen adam için 30 dklik kötü sekans sonrası istifa etsin gsde yeri yok sokan bokan yazılıyorsa sorunumuz çok büyük. kerem bu yüzden kaçtı yunus bu yüzden kiralık gitti berkan bu toksiklikten dolayı gidip kafa dağıttı barış bu yüzden gidicek muslera dahi evi gördüğü bu topraklara bu şekilde veda etmeyi planlıyor. troll ve truvalara lafim yok en azından onur yoksunluğunu planlı yapıyorlar ama kendilerini taraftar görüp iki tuşa basan galatasaraylıları hiç affetmiyorum.

    3-0’dan 3-3’e gelen maç hepimizi kahretti ama her maç için 2 kişi kovacaksak ya da sosyal medyada cadı avına çıkacaksak çok işimiz var demektir. yerle bir olan moralı biraz olsun düzeltmek, maçla ilgili iki yazı için bu mecraya girmekten artık midem bulanıyor bu taraftar profili yüzünden.
  • 14
    sözlükteki iz düşümü galatasaray sözlük hiç bir şeyi beğenmeme timidir. içinde yangıncısı da vardır, pesimisti de vardır, çöp profesörleri de vardır ve ilgi/algı budalaları da vardır.

    nerede görürsem göreyim mantık dahilinde tartışmak için nefes tüketmek yerine koşarak uzaklaşıyorum ya da eksiyi basıyorum artık. hayatlarındaki tüm olumsuzlukları sosyal medyaya kusan bu grubu engellemek tek çözüm, etkileşim alamayınca çıldıran bir kitle bu.
  • 65
    suyun karşı tarafının hastalğı maalesef bizim tarafa da sıçramaya başladı. dijital medya ile daha kaliteli içerik üretilmesini beklerken maalesef sosyal medya ergenlerinin at koşturduğu iğrenç bir ortam oluştu. twitter'ı sadece futbol için kullanıyordum şu sıralar kapatmayı düşünüyorum. oyuncularımıza hatta ali yiğit'e bile saçma sapan şeyler yazıyorlar. bu aptalların prim yapmaması ve bu aptallara malzeme veren sözüm ona gazetecilerin de izlenmemesi gerekiyor ki azalarak bitsinler. ha bir de ya yönetim içi ya da muhalif, kulüp içinden ya da orayla irtibatlı bazı haysiyetsizler var. onları da bu toksiklerle birlikte bitirmek gerekiyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın