resim
Sabri Sarıoğlu
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:41
Uyruk:Türkiye
  • 10062
    bilmem kaç milyon tl karşılığı oynamasından mahsur görülmeyen futbolcu eskisi.
    yahu işletme sahibi olsanız, hiç bir işe yaramayan adamı alıp dur şuna 5.000 tl vereyim der misiniz? ya ne güzel galatasaray'ın parasını 1 ona 2 ona 3e şu oynasın deyip dağıtmak.
    ne katacak kardeşim sabri takıma? hakkını savunacakmış da bik bik. ben de savunurum takımın hakkını, hatta çıkar kavga da ederim sahada. 1.000.000 a ben oynayayım o zaman?
  • 6613
    kendisi ile sözleşme yenilenirse, galatasaray spor kulubüyle bütün maddi ilişkimi keseceğim. kombine alan da, gs store'un yanından geçen de fenerli olsun. bu adamın benim üzerimden bir kuruş bile kazanmasına müsaade etmem, bu saatten sonra. he benim yılda harcadığım 1.000 tl-2.000 tl bu paşazadelerin dişinin kovuğuna yetmez zaten de, nemrut ateşine karşı ağzıyla su taşıyan karınca misali, safımız belli olsun yeter.

    gerçekten yeter yani! sözde futbolculuğunu, kabiliyetsizliğini, futbol konusundaki cahilliğini filan bir kenara bıraktım. geçtiğimiz sezon bir kez bile stadyumdan canlı izleyen adam, sabri sarıoğlu'nun nasıl beceriksiz bir oyuncu olduğunu, tribünlere oynamaktan başka iş yapmadığını, şov için ileri çıkıp, esas yapması gereken işi, yani savunmayı bomboş bırakıp, fenerbahçe maçı dahil kaç tane gol yedirdiğini bilir. eskiden yardırıyordu, depar atıyordu, eyvallah diyorduk ama artık cidden yeter!

    bu adam, bu takımda ultraslan kontenjanından oynuyor! sırf ultraslan'ı karşıya almayalım diye, hiçbir hoca bundan tamamen vazgeçmeyi göze alamıyor. ultraslan zihniyetinin sahadaki temsilcisi. ultraslan ne derse onu yapar, saha ortasında çıplak dolaş sabri diye bağırsalar, don atlet koşmazsa insan evladı değilim.

    hayatım boyunca, torpillerden, adam kayırmalardan, hemşericilikten, adamcılıktan, haksızlıklardan, eşitsizliklerden bıktım, usandım. sabri sarıoğlu galatasaray'ın çocuğuydu da, altyapılarda bir sürü haksızlığa, adaletsizliğe maruz bırakılarak, bir tek maç şans bile verilmeden sürülen onlarca galatasaraylı genç otostop çocuğumuydu?
  • 8273
    benim için galatasaray'daki tüm kötülüklerin simgesi durumunda. yeniçerilik, sistemsizlik, liseli dinazorlar, ön direğe kesilen kornerler, rakibe atılan taç atışları, sistemsizlik*2, yabancı düşmanlığı, kazan kaldırma, göz boyama, arabesk bizim camianın evlatları muhabbetleri, laubalilik, mhk, metin tokat, demirören federasyonu, bir türlü düzelemeyen ekonomik tablo, yana ve geriye paslar vesair. kulüp yeni bir sayfa açacaksa ilk olarak abi-kardeş günlerinin yadigarı bu sülüğü göndermekle başlamalı. bu adamın florya'nın 500 metre yanından geçmesine dahi izin verilmemeli. yeter 15 yıl oldu, ergenliğim, gençliğim geçti 30'lu senelerim tünelin ucundan bana "gel gel" yapıyor bu adam hala sağ bek. illallah.
  • 7172
    2 ağustos 2015 galatasaray inter maçında yerin dibine sokulması gereken çakma sağ bek. problem kötü oynaması falan değil, futbol bu arada olur fakat özellikle de a takıma geri döndükten sonra giderek kezbanlaşan karakteri ve de tripleri çekilmez bir hal almıştır. kendisini eleştirme hakkı bulunan taraftara ettiği sözlerse asla kabul edilemez. kötü oynayan kimseye kızmıyorum, zira yönetimde ve takımın idaresinde bir problem var fakat sabri kötü oyunundan tamamen bağımsız olarak çirkin bir karakter sergiliyor. işte bunun bir şekilde cezalandırılması lazım.

    efendiliğinle dur işte lan, sen kimsin? iki reyiz dendi diye bir tarafı kalktı ama o reyiz geyiğinin döndüğü aynı sosyal medya kaynaklarından bu sefer bir eleştiri gelince kekelermiş de imza istermiş de bilmem ne... işine geldiği gibi.
  • 8760
    daha önce bu başlık altında defalarca babamın şeker hastası olduğunu ve bu kişi yüzünden babam ile birlikte maç izleyemediğimi yazmıştım. kurban bayramı tatili için 1100 km yol teptim annemin babamın yanına memlekete geldim ve bu adam yine karşıma çıktı ve ben ağız tadıyla bir maç izleyemiyorum.

    kendi adıma bu kulüpten kazandığın her para haram olsun sabri sarıoğlu.

    (bkz: 17 eylül 2016 galatasaray çaykur rizespor maçı)
  • 10155
    sabri’yi severim. yıllarca da destekledim. ama bu “galatasaray beni yarı yolda bıraktı” konuşması saçma olmuş. uzun yıllar bu marka altında milyon tl’ler euro’lar kazanmışsın. ilkokul mezunu bir şahıs olarak o paralarla kendini eğitime verseydin bari? 10 yıl içinde gelişimini ve eğitimini tamamlayıp 40’lı yaşlarının ortasında futbol yönetiminde kariyer yapabilirdin. ama hayır. kolaycılık, yandan çarkçılık, az çalış çok kazancılık cazip tabi. 16 yıldır dövizle milyonlar kazanıp 2 yılda iflas eşiğine geldiyse, para + kariyer yönetimi de sağ bekliğinden iyi değilmiş demek ki.
  • 5894
    galatasaray'ı en fazla zarara sokan topçulardan biridir. kendisini takımdan kesmek için yerine yapılan transferlerde 1.5 yıllığına eboue'den alınan verim dışında hiçbir fayda görülememiştir. 11. sezonunu oynuyor takımımızda. sabri'yi seviyor muyum sevmiyor muyum belli değil. bazen durgun giden maça sonradan giriyor ve maça manyak bir heyecan geliyor, bazen real madride karşı ayağının dışıyla asist yapıyor; bazen de önündeki topa uzaylı muamelesi yapıyor. dengesi yok ama dengesiz demek ayıp olur. ya sabri işte, türk futbolunun yıllarca hatırlayacağı nam-ı diğer reis sabri.

    kendisi 2003-2004 sezonundan itibaren takımın değişmez parçalarından biri. kendisi a takıma çıktığından beri sağ beke yapılan transferler (benim hatırladıklarım):
    tarık çamdal
    veysel sarı
    emmanuel eboue
    ali turan
    serkan kurtuluş
    salih dursun
    hamit altıntop

    büyücüye mi gidiyor her transferde, her yeni gelen hocanın kasetleri mi var elinde bilmiyorum ama, bu sezon takıma monte edildiğinden beri faydalı olduğunu düşünüyorum. bizi bir tık bile ileri götürecek kalitesi bulunmamakta ancak şu an takıma zarar da vermemekte.

    ne öldürüyosun sabri, ne güldürüyosun ama oğlunu çok seviyorum. baka baka doyamıyorum. allah bağışlasın.
  • 6911
    sabri'ye çok yüklenenlerden değilim koyunun olmadığı yerde abdurrahman çelebi olması onun değil sürü sahibinin hatası, bu sezon da fena değildi.

    ama şampiyonluk kutlamalarında surat beş karış, sezonun ilk idmanında neşe saçıyo nedir bu ya? işte bu yüzden sabri kaptan olamaz! çünkü sabri takım arkadaşlarına fesatlanmaktadır; sabri kendi statüsünü galatasaray başarısından önde tutmuştur; sorun etmedim dediği kaptanlık yüzünden bazı arkadaşlarına tavır almıştır.
  • 5409
    sene 2008. galatasaray tarihinin en önemli teknik direktörlerinden biri olan kalli, sabri'yi disiplinsiz davranışlarıyla kadro dışı bırakıyor. sabri kadro dışı kaldıktan sonra hakan şükür ve beraberindeki birkaç oyuncumuz affedilmesi yönünde kalli'yle konuşuyorlar ki peşinden bazı yöneticiler de buna eşlik ediyor ve sabri affedilip takıma geri dönüyor.

    22 şubat 2009 galatasaray kocaelispor maçı; tribünden çok sevdiğim bir abimin kombinesiyle kapalıdayım. sonuç malumunuz; samiyen'de maç öncesi tribüne çağırdığımız son sıradaki kocaelispor bizi 5'liyor. maç sonunda içimiz kan ağlıyor ancak maç sırasında televizyon karşısındaki taraftarın ve hatta kapalı dışındaki diğer tribünlerin bile anlayamadığı bir şey oluyor. skor 5-2 olduktan sonra tüm kapalı tek bir ağızdan "s**tir ol git sabri, s**ktir ol git" diye bağırıyor. ben üzüntüden ağzımı açamıyorum hatta nolursa olsun galatasaray formasını terleten bir oyuncuya böyle küfredilmesine bozuluyorum ancak o sırada sabri efendi tribünleri çileden çıkaran hareketlere başlıyor ve kapalı'ya el-kol yaparak s**ktir çekiyor. tribün deliriyor haliyle ama zaten çok geçmeden maç bitiyor. tepkiler de tüm takıma birden yoğunlaşıyor.

    4 gün sonra; 26 şubat 2009 galatasaray bordeaux maçı. kocaelispor faciasından sonraskibbekovuluyor, apar toparbülent korkmazgetiriliyor ve daha 4 gün öncetaner gülleri'yi gol kralı yapansabri sarıoğlu` böylesine kritik bir maça ilk 11'de başlıyor. sonuç malum; 90.dakikada attığı balık golle sabri turu getiriyor ve çok değil daha 4 gün önce siktir çektiği koskoca kapalı'nın önünde 3'lü çektiriyor.

    sonuç olarak zaman zaman abileri, zaman zaman şansının yardım yardıyımıyla sabri 11 yıl boyunca bu takımın formasını pek de haketmeyerek giyiyor. evet, aynen öyle. haketmeyerek!

    öyle ki kendisinden hiçbir zaman hiç kimse pek memnun kalmadı. sürekli eleştirildi, dalga geçildi. burada dalga geçilirken kendisini savunduğumuz sıralarda o parayı seçerek rezil bir reklam filminde oynadı ve bizleri mahçup ederek dalga geçenleri haklı çıkardı. üstüne üstlük bir inci sözlük jargonu olan "reyiz"i de kendisine yakıştırarak florya gibi kutsal bir yerde külhan beyi gibi poz verdi. hoş, eşinin bile kendisine twitter'da reyiz diye hitap ettiğini görmüşlüğüm vardır, bu ne ki?

    galatasaraylılığı konusunda ise herkes hemfikir sanırım. galatasaraylıdır sabri, kadıköy deplasmanlarında az mı 3'lü çektirdi bize? ama şansı burada yaver gitmedi ne yazık ki. sadece "sen en son ne zaman fenerbahçe galibiyetini gördün şükrü saraçoğlu stadında?" sorusuna sırıtarak "eheh ben görmedim, ben o zamanlar altyapıdaydım işte" diyerek gönüllerimizi fethetmekle yetindi.

    uzun lafın kısası; yatsın, kalksın allah'a dua etsin ve kazandıklarının kıymetini bilsin. yolu açık olsun.
  • 10210
    özellikle son sezonlarında çok düşmüştü. çok sert eleştiriyordum ama genele bakınca senelerce sağ bekte kullanarak biraz yazık ettik kendisine.

    belki de hocanın elinde * şimdilerin ömer bayram katkısını verebilirdi. 2004 efes pilsen kupasında attığı gol, oynadığı oyunun yanı sıra 3 tane de değerlendirilemeyen %100'lük asisti var. böyle bir adama yeteneksiz diyemezsiniz. futbolda her mevki oyuncusunun 10 numaraların yeteneğine sahip olması imkansız. bir takımın generalden çok askere ihtiyacı vardır. sabri de bizim için orta-sahada böyle bir adam olabilirdi.

    bu sezon birçoğumuz için yılın adamı olan ömer bayram'ı sol bekte değerlendirmeye devam etseydik akıbeti emre taşdemir'den farklı olmaz, sezon ortasında vasat bir anadolu takımına gönderilirdi ama gelin görün ki adam şu an takımın uzak ara en çok asist yapan oyuncusu ve müthiş bir azimle mücadele ediyor. iyi bir galatasaray'da sabri'den de böyle katkılar alabilirdik.
  • 10290
    doğum gününün kutlanması gerektiğini düşünmekle beraber eşinin instagram’da galatasaray’a sitem etmesini asla doğru bulmuyorum.

    bu kulüp sabri’yi yetiştirdi, fırsat verdi, hayalini bile kuramayacağı imkanları yaşayabileceği bir hayat sundu. her oyuncusuna yaptığı gibi, ne bir eksik ne bir fazla kuruşuna kadar hizmetinin karşılığını verdi, o da buna karşılık sahada yürek koydu.

    ne futbolcu ne taraftar bazında galatasaray’a sitemi asla ama asla kabul etmem.
  • 8132
    --- alıntı ---
    "adımın transfer dedikodularında geçmesinden rahatsızım. sezon sonuna kadar galatasaray kulübü ile sözleşmem var, galatasaray'dan başka bir takımda oynamak istemiyorum."

    sabri sarıoğlu

    --- alıntı ---

    adam 10 dklık mutluluğu bile bu taraftara çok görmüş anında yalanlamış haberi. uyuz olmamak elde değil.

    neyse, demek sezon sonu futbolu bırakıyor. o da olumlu.
  • 5416
    başlarken belirtmekte fayda var. bu bir yerme veya övme yazısı değil, bir nebze durum değerlendirmesidir.

    öncelikle sözlükte, tribünde ve sosyal çevremde karşılaşıp hiç bir anlam veremediğim bir durum var. sabri sarıoğlu veya profesyonel olarak galatasaray kulubüne hizmet eden birisi ile, galatasaraya gönülden destek veren, her maçına giden, imkanı olmayıp sadece televizyondan izleyebilen, formasını ve orjinal ürünlerini alan, sosyal medyada arka planını galatasaray yapan, evcil hayvanına sarı kırmızı bir aksesuar takan ve daha türlü türlü örneklendirebileceğim hiç bir arma sevdalısının galatasaraylılığı bir ölçü olarak karşılaştırılamaz, karşılaştırılmamalı...

    yıllardır bunu duyuyorum, duyuyoruz. abi sabri senin benim gibi galatasaraylı vb. türevlerini. ulan ne demek bu? kim senin benim galatasaraylılığımı ölçmeye çalışabilir, veya çalışmalı?

    hadi karşılaştırma yapmak istiyorsan, sabri şu oyuncudan bu oyuncudan daha galatasaraylı de. ki o bile zaman zaman yersiz. ne olursa olsun, profesyonel. biz maç kaybedince gece uyuyamayız. bir profesyonel öyle yaklaşmayabilir. tamam her zaman sahada bir bayrak adam, bizim gibi birini görmek isteriz. ama bu bambaşka bir olay.

    bu durumdaki şikayetimi umarım belirtebildim.
    gelelim kadro dışı olayına. ben sabriyi severim. her zaman da destek olmuşumdur. ama bu alınan kararın direk prandelli kaynaklı olmadığını anlıyoruz. adam daha antremanda bile görmeden, direk böyle bir karar alındı lakin. bunun sebepleri de farklı şekilde sosyal medyada yer buluyor. en çok duyduğumuz ise; "sabri yerliler ve yabancılar arasında gruplaşmaya neden oluyor." sabri form durumu, yerli olması, bir çok kez milli olması ve kalitesi, çoğu pozisyonda alternatif olması, profesyonelliği ile her zaman 24-25in içinde yer alması gereken bir oyuncu. altyapıdan yetişmesi, bayrak adamlığı da cabası. ama, eğer ki yukarda belirttiğim dedikodu doğru ise, bir yanlış malesef bütün doğruları götürür. bu böyle. kimsenin takım kimyasını bozup, böyle bir şey yapmaya hakkı olamaz. yaparsa, sepet koluna herkes kendi yoluna. 2,2 daha 4.

    yanlış anlaşılmasın eğer ki bu olay gerçek değilse, sabri kalmalı.

    ama bir de prandelli açısından yaklaşırsak, ve o da gitmesine onay verdiyse, bir bildiği vardır diyip, desteklemeye devam ederim bu kararı. takımda sonuçta hep alternatif olan bir oyuncu kanımca vazgeçilebilirdir. takımdan gitmesinde bir sakınca yoktur. sonuçta iki yıldır (maşallah) devler liginde düzenli olarak boy gösteriyoruz. ve sabri sonuçta (yanlışsam düzeltin) oynadığımız 18 şampiyonlar ligi maçında, sadece arenadaki, schalke maçına ilk on bir başlamış ve daha sonra oyundan alınmış; bir de içerdeki real maçında (hakkını verelim, dinamizm getirip baya iyi katkı vermişti) oyuna sonradan dahil olmuştu. yani demem odur ki, sabri hiç bir zaman önemli maçlar öncesi, sözlükte başlık altlarında kurduğumuz onbirlere bile alınmamıştır.

    böyle bir oyuncu için, bu kadar önemli bir sezon öncesi kaos ortamı yaratılması sadece bize zarar verir. severiz, yıllardır terletmiştir formayı ama hiç bir şey armadan değerli değildir.

    ayrılırsa, emekleri, beraber geçirdiğimiz iyi ve kötü günler için teşekkür eder, helalleşiriz. af veya karar değişikliği olursa da desteğimize devam ederiz.
  • 6647
    galatasaray taraftarına müstehak olan isimlerden bir diğeri. hamza hocaları, mustafa sarp'ı geri getirse, 'öyle demeyin galatasaray'a emek vermiş bir isimdir, hamza hocamız en doğrusunu bilir' diyecek isimler varken, vizyonmuş, çapmış filan konuşmaya lüzum yok.

    benim ise çok büyük yeminim var, galatasaray benden bir allah kuruşu maddi destek göremez bu saatten sonra, galatasaray.org'a bile tıklayan fenerlidir. zaten benim gibi 1.000 tane malak yanyana gelip, donumuza kadar harcasak bu adamın karısının lüks otolarının tekerleklerinden birini anca alırız. 3 tekerle gitsin ablamız.
App Store'dan indirin Google Play'den alın