*

resim
Okan Buruk
Görev:Teknik Direktör
Takım:Galatasaray
Yaş:52
Uyruk:Türkiye
  • 21754
    bu kadar başarılı adamın bu kadar dokunulabilir olması komedi. ama kendisi de bunun sebebi.

    korkunç kötü oynayanlar varken, takımın kendisinin de kafasını karıştıracak değişiklikler yapmayı becermek ayrı bir yetenek. herkesin hemfikir olduğu bingo 2 değişiklik yapıp arkasına yaslansa bugünkü konu kendi ile ilgili olmayacaktı.

    canı sağolsun. pep'e overthink yapıyor demişti, yanlış hatırlamıyorsam bir şampiyonluk sonrası röportajında. bugün külahlar değişti.

    (bkz: 28 ocak 2026 manchester city galatasaray maçı)
  • 21764
    28 ocak 2026 manchester city galatasaray maçıyla ilgili kendisini eleştireceğimiz tek nokta ilkay gündoğan tercihi ve ikinci yarıya da ilkay'la devam etmesi olur. onun haricinde her hamlesi yerindeydi belki de. 2. yarıda maçı dengeye de getirdik. city deplasmanında zaten herkes bu hallere düşüyor. adamlar her şeyi iyi yapıyor, yapacak bir şey yok.

    bir tek sitemim, hoca keşke transfer işlerine bu kadar dahil olmasa. çünkü takımın neye ihtiyacı olduğunu maalesef bilmiyor. bazen üçlü defansa göre transfer yaptırıyor, bazen çift santrfora göre, bazen 10 numaralı düzene göre ama sonra taktiği tamamen değiştiriyor. o yüzden transfer işinden elini çekerse kendisi de sahaya daha iyi konsantre olabilir.
  • 21765
    öncelikle devam eden avrupa macerasi için teşekkürler hocam. emeğine sağlık.

    ikincil olarak, 150 milyon eur’dan fazla transfer yaptık, o yüzden daha iyi bitirmeliydik düşüncelerine katılmıyorum. asıl o parayı harcamalısın ki üst tura çıkabilme ihtimalin olsun. bodo ve türev örnekler bizim ülkemize uyarlanması zor hikayeler. biz sistemi olan, sabırlı, anlayışlı, beklemesini bilen bir millet değiliz. hangi takim, hangi hoca olursa olsun çarmıha gererler, barındırmazlar. bunu bir kenara koyalim.

    bundan sonrası çalışmana bakar hocam, ligin sefirisin zaten orayı bırakma, akıllı adamsın ihmal edeceğini hiç düşünmüyorum. juve veya atletico’ya gelince, bize öyle iki maç izlet ki iyi ki galatasaraylıyız diyelim.
  • 21766
    üç sezonluk şampiyonluğun ardından ligde liderliği sürdürüp milletin ağzının suyunu akıtan de zerbi'nin marsilyasi, conte'nin napolisinin elendiği ligde 10 puan alarak üzerine yapışıp kalan avrupa eleştirilerini de paramparça etmiştir.
    haterları bile liverpool, atletico, ajax, bodo maçlarından sonra gururla gitti işine gücüne. 1 hafta kala city deplasmanına kafa rahat çıkmak çok kıymetli. avrupa'nın en iyi 20 takımından biriyiz şu an. bakın tercihler, kadro mühendisliği, takıntıları her şeyi eleştirilebilir ama başarısız demek, başarısını göz ardı etmek düpedüz körlük.
    şampiyonlar ligi lig aşamasında çok iyi bir performans gösterdik temel hedefi tutturduk. daha iyisi kesinlikle olabilirdi buna hayiflaniyorum. eklemelerle çok daha iyi olabilecek takım. hedefi tutturduğumuz için tebrik edip desteklemeli hız city deplasmanında yenildiğimiz için elestirmemeliyiz.
  • 21768
    (bkz: 28 ocak 2026 manchester city galatasaray maçı)

    bazen unutuyoruz. okan hoca da tecrübe kazanıyor. şampiyonlar ligi maçları adamın canını çıkarıyor. koskoca r. madrid ilk 8 dışında kaldı.

    ligde lider gidiyor. kupa normal seyrinde ilerliyor. avrupada bir sonraki tura çıkacağız.

    hoca da takım da düşer kalkar. olumlu ve olumsuz eleştiriler yıkıcı değil yapıcı olmalı.
  • 21771
    yıllar sonra (13/14ten beri) bizlere şampiyonlar liginde üst tura çıkma mutluluğu yaşatmış, aynı zamanda lig liderliğini devam ettiren canım hocamız. emek vere vere, sabrede sabrede ama doğru ama yanlış ama hatalarla ama tecrübelenerek 4. sezonda bu noktaya geldik.
    ve sonraki tura çıkmanın zaferini yaşadığımız bu gecede sözlüğe gelip entry okurken görüyorum ki yine bu başarıyı kendi taraftarına karşı kazanmışsın. hiçbir şeyden mutlu olamayan, keyif alamayan ve en acısı da belli ki ne başarırsan başar asla hakkını vermeyecek bir garip insan topluluğuyla aynı takımın taraftarlığını yapmaktayız. sen onlara aldırma hocam yürüye durmaya devam. yıkılma sakın!
  • 21772
    özellikle bu seneki şampiyonlar ligi macerası birçok nüve verdi takımı hakkında. çok uzak maçlara gitmeyeceksen son iki maç dahi birçok şey söyledi.

    mancity maçının ilk yarısı kabul edilir bir performans değil. zaten bunu kendi de maç sonunda açıkladı. takımımız ilk 24 içinde kaldığı için kendisini tebrik ederim. alınacak derslerin bol ve takımın oyununda bariz eksikler olduğunu ise söylemek isterim.

    atletico ve mancity maçları bir şey gösterdi. en azından bana. santrforumuz yalnız kalıyor. aynı maç içindeki takımların aksiyonlarına baktığımda bunu daha net gördüm. daha önce de görüyordum elbette. rakip santrforlara top vurulduğunda etrafında fink atan arkadaşları olurken, bizim santrforumuzun etrafında neredeyse kimse olmuyor çoğu zaman.

    bunun 10 numarasız oynamakla alakalı olduğunu söylerseniz anlarım. ama aynı zamanda atletico ve mancity'nin klasik 10 numaralar ile oynamadıklarını belirtmek isterim.

    hafızalarınız tazedir. sadece mancity maçında haaland'a vurulan uzun toplar ile osimhen'e vurulan uzun toplara bakabiliriz. aradaki fark büyük.

    atletico madrid maçında başka bir şey görmüştük. hücum anlamında... rakipler sürekli derine, sağa, sola ve geriye sprint attılar, atıyorlar. top almak veya alan açmak için. açıkçası şu şampiyonlar ligi serüveninde en kıskandığım sekanslar bunlar oldu.

    biz bazen o kadar statikleşiyoruz ki kendimi ulysses okurmuş gibi hissediyorum. ya da "godot'u bekliyor"um.

    uzun zamandır rakip fark etmeksizin gösterdiğimiz başka bir sorun ise topu çok kolay kaybedip rakibe atak devamlılığı fırsatı vermemiz... burada rakip fark etmiyor. mancity, atleti ya da karagümrük... bunu çözmek zorundayız.

    orta sahamız neredeyse hiçbir yere yetişemiyor gibi. (oyun kurulumunda dan dun vurmalara başladığımız anlarda özellikle. hedeflemeli vurduğumuz zamanlar olduğu gibi, karambolde vurduğumuz toplar da var. neredeyse tamamını rakibe bırakıyoruz. osimhen yalnız veya seken topların, havuzdaki topların hemen hepsi rakipte kalıyor.

    osimhen yalnız kalıyor diyorum. orta sahadan destek? kanatlarda varyasyon lazım. atleti gibi sprint bekleyeceğiz, kanadı kim çokluyor? orta sahadan destek? savunmada sürekli atak tazelettiriyoruz diyorum. oyun kurulumunda nerede orta saha? orta sahayı veriyoruz, orta saha nerede? hadi ileri vuracağız, bu orta saha nerede?

    bu hangi oyuncunun oynadığından bağımsız bir konu. bana kalırsa orta saha kurgusuyla ilgili. çözülemez bir düğüm gibi, uzun zamandır önümüzde. çözemedik. yeni ortaya çıkan bir konu değil anlayacağınız.

    neden sürekli atak yiyoruz hissi yaşıyoruz?
    neden takım osimhen'e bağımlı hissettiriyor?
    neden gol sayılarımız çok aşağıda? osimhen dışında gol atabilen yok takımda. hücumda kısır.

    benim bu sorulara temelde cevabım yukarıdaki gibidir. bu sorunların bazıları ise transfer ile alakalı değildir. hocadan dokunuş, vizyon görmek istiyorum.
  • 21773
    ben kendisini en çok eleştirenlerden biriyim ama dün için bir şey diyemiyorum. biraz formalite biraz vitrin maçıydı hem kendisi hem oyuncular hem kulüp için. ancak biz vitrin kısmını kullanamadık. manchester city'e yenildi, ezildi diye hocayı kesmeye gerek yok. imparatorda madrid, psg karşısında ezilmişti. sorun kendimizi dev aynasında görmemiz biraz. beklentiler çok yüksek.

    dediğim gibi özellikle oynattığı oyunu ve transfer politikasını beğenmiyorum. hatta takımın hocayı taşıdığını düşünüyorum. yani bence tavanı bu kadar ama avrupa hedefimiz gerçekleşti. eline sağlık.

    (bkz: 28 ocak 2026 manchester city galatasaray maçı)
  • 21774
    çabasına ve hayallerine saygı duyduğum teknik direktör.

    lakin kaan ayhan ile avrupa hedeflerine dair ne kadar hayal kurabilirsen kendisiyle de ondan fazlasını kuramazsın. bu seviyeler kendisini aşıyor. 3 senelik avrupa serüveni bana kendisiyle 1 gram yol alamayacağımızı gösteriyor.

    kadro kurma kabiliyeti bir defa çok zayıf. 3 senedir ocak şubat bandında oynanan maçlarda kaan oynuyor ya da giriyor oyuna. berkan kaçmasaydı onu da bir şekilde görürdük.

    oynattığı oyun ile transfer ettirmek istediği futbolcu profillerinin birbiriyle alakası yok. 4'lü oynarken 3'lü düzende kanat bek oynayan adam aldırıyor. sonra o adamları gönderip 3'lüye dönmeye çalışıyor. osimhen gibi birini aynı oyunu oynayarak icardi ile ikame edebileceğini düşünüyor. torreira'nın yanına ne zaman 6 numara özellikli adam koysa oyunun gücü artıyor ama buna rağmen her fırsatta o bölgeye yumuşak teknik ama savunma yönü zayıf adam aldırıyor.

    takım içinde herkese mavi boncuk dağıtma stratejisi hem maç planlarını hem değişiklik kararlarını hem de transfer tercihlerini etkiliyor. o küsmesin bu üzülmesin diye diye çoktan çözülmesi gereken eksiklerimiz hala eksik olarak duruyor.

    antrenman kalitesinin de yerlerde olduğu buraya gelen oyuncuların ilk fırsatta gerilemelerinden ve bir daha da eskisi gibi olamamalarından belli. 1-2 değil 10 tane örnek sayarsın.

    bunların her biri büyük teknik direktör olmaya ayrı engel. hiçbirini de çözecek gibi durmuyor, daha doğrusu esas problemlerin bunlar olduğunun farkında bile değil. 3 kere şampiyon oldum 4'e koşuyorum diyor. haklı da ama türk futbol tarihinin en pahalı kadrosunu çalıştırdığını unutmaması gerekiyor ve 3 senedir bu böyle. 3 senedir 250-300 milyon euro bandındaki kadro değerine sahip takımla aslında bir tek rakiple mücadele ediyor. biraz basiretli bir takım olsalar 3'te 3'ü biz değil onlar da yapabilirdi.

    beşiktaş bile kadro değeri olarak daha 150 milyon euroyu görmedi belki. osimhen'ler, torreira'lar, sanchez'ler, icardi'ler daha kimler kimler... bu adamlar süper lig rekorları kırılsın diye alınmadı. galatasaray taylan, gedson, emre kılınç orta sahası ile 1 golle kaçırdı şampiyonluğu. şampiyonluk kolay demiyorum ama çok daha düşük bütçelerle de zaten en az %35 şansımız vardı. öyle paralar harcanıyor ki 3 senedir beşiktaş denkleme bile giremiyor oluyor sana o şans %50 zaten. orada da sen 1 saçmalıyorsun basiretsiz rakibin 2 saçmalıyor sen kazanıyorsun bu kadar da basit bir yerde.

    ama biz bu bütçeleri türkiye içindeki başarılar için kurmadık elbette. avrupa'da yürüyelim diye harcıyoruz bu paraları, sonuç 2-3 sükseli galibiyet başka bir şey yok. olacağı da yok.

    galatasaray'ın bir futbol aklı olsa çoktan çaktırmadan gelecek senenin hocasını arıyor hatta bulmuş olurdu. okan buruk'un en büyük 2.şansı da bu devasa bütçeleri harcayan topluluğun futbol bilgisine dair zerre kadar nasibini almamış olması. biraz sorgulayan bir adam zaten çoktan ipini çekmişti.

    sezon sonu yollar ayrılmalı ve saha içine kafa yoran, takıma şampiyonlar ligi seviyesinde antrenman yaptıran, forma adaletine sahip, kadro mühendisliği noktasında ne istediğini bilen tutarlı ve de futbolcuların kolay kolay naz yapamayacağı biri getirilmeli.
App Store'dan indirin Google Play'den alın