resim
Mustafa Denizli
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:76
Uyruk:Türkiye
  • 1576
    kendisini daha gelmeden eleştirerek ofsaytlara bir entry daha katmış biri olarak net konuşayım; kendisi ile en az hamza kadar kötü top oynuyoruz.

    yaptığı açıklamalar, özellikle transfer ve budama ile kaçınılmaz başarısızlığı hakkında yazdığım yazıya binaen "acaba" dedirtse de, yorumculuk adeti midir bilinmez dedikleri hep lafta kaldı. aslında basit gerçekleri kabul edebilse, biraz da yüreği olsa bir şeyler yapabilir ama bugüne kadar lafları ile eylemleri tutmadığından, "yapacağım" dediği şeyleri yapma fırsatı elindeyken yapmayan veya yapamayan denizli'ye nasıl güvenelim bilemiyorum.

    a) florya'nın yeniçerilerden geri alınması lazımdı. yeniçeriler kim? selçuk ve burak önderliğinde takım abileri. burak'ı west ham, kanserojen madde sınıfında tanımladığımız umut'u donk transferinde kasımpaşa'nın resmen istediği biliniyor. şu adamları göndermiş olsa selçuk'un bile performansı artacak. ha diyeceksin "takımda forvet yok" diye. koy podolski volkan pala ikilisini yerine. zaten attığımız 60 küsür golün sadece 13'ünü atmış forvet, 3 tanesi penaltı. demek ki zaten verim alamıyorum adamlardan ben, ya da minimum verim alıyorum. poldi-volkan daha iyi olmayabilir ama ne kadar daha kötü olabilirler ki?

    b) budama dendi, adam aldık kimseyi göndermedik. budama yok yani.

    c) takımda revizyon lazım diyor denizli; 1. çıktığımız garantilenmesine rağmen sikko kupa maçına a takım ağırlıklı kadroyla çıkıyoruz. madem yapılanma lazım, bir el at bakalım belki altyapıda paslanmış, unutulmuş bir cevher vardır? yok. sağ bek alıyoruz sabri oynuyor. bu şekilde mi yeniden yapılanacağız?

    d) oyuncu değiştirmeye de mi para veriyoruz da 80 den önce adam almıyoruz biz sahaya?

    e) mustafa denizli'nin hoca olarak takıma tek müdahalesi, carole'ü keserek, sol bekte oynayamıyor diye üzerine 3 adam transfer ettiğimiz bir de riera devşirdiğimiz hakan balta'dan yeniden sol bek yaratmaya çalışması ile sınırlı. adam stoperde prime'ında oynuyor ama mustafa'nın kafasında hep sol bek kalacak.

    kendisi hakkında tez elden takımdan gitsin diyorum. 2-3 sene yakmak, yeniden yapılanmak gerçekten benim için sorun değil. 22-23 yaş ortalamalı takımla oynamak sorun olmak bir kenara hoşuma dahi gider. ama bunun için güven verecek, kenarda çaresizce bekleyen değil, alev alev yanacak bir hoca lazım. bu hoca mustafa değil.
  • 1577
    kendisi galatasaray'ın başına ilk olarak 1987 yılında getirilmiştir. türk futbol tarihini değiştiren adam jupp derwall, yıllar boyunca üstüne koya koya geliştirdiği galatasaray kadrosunu 1987 yılında yani 14 yılın sonunda şampiyon yaptıktan sonra misyonunu tamamladığını söyleyip denizli'ye bırakmıştır. hazır ve yıllarca derwall tarafından eğitilmiş bir kadroyla sonraki yıl da şampiyon olan denizli, avrupa kupalarında bir ilke imza atarak kulübe şampiyon kulüpler kupasında ilk kez yarı final oynatarak tarihe geçmiştir. bunda mustafa denizli'nin mi yoksa derwall'in mi daha büyük payı vardır? elini vicdanına götüren herkesten sorunun net cevabını duyar gibiyim.

    1989'da şampiyonluğu fenerbahçe'ye kaptıran denizli, türk futbol tarihindeki ilginç hikayelerden birine imza atıp sanırım tarihte bir ilk olan iki takım arasındaki teknik direktör takasının parçası olarak almanya'da alemannia aechen'in başına geçmiştir. 1 sene çalıştırdığı alemannia aechen'i küme düşüren denizli, sigi held'den ziyadesiyle mutsuz olan galatasaray'ın başına tekrar geçmiştir. aynı zamanda beşiktaş'ın şampiyonluk üçlemesinin 2'nci yılına denk gelen bu tarihte denizli, güçlü rakibine 2 sene boyunca engel olamamış ve yerini feldkamp'a bırakmıştır. feldkamp dedemiz denizli korkağının yapamadığını yapıp, kadroyu misyonunu tamamlanmış oyunculardan arındırarak gençlere emanet etmiş ve türk futbol tarihinin en büyük başarılarını kazanan takımın iskeletini kurmuştur.

    derwall'den kalan mirası bir güzel yiyerek ismini piyasaya yazdıran denizli, şikeyle kazanılmış 1 fenerbahçe şampiyonluğu (ankaragücü, ersun yanal, okan buruk, emre belözoğlu olayları, 3-0'dan 4-3'e gelen antep maçı, 'aziz tarafından imalı imalı sorulan 'sen mi şampiyon yaptın takımı mustafa hoca?' sorusu, vb) ve galatasaray'la fenerbahçe'nin yarıştan haftalar evvel koptuğu bir sezonda kazandığı 1 beşiktaş şampiyonluğuyla şanına şan katmıştır. zira aynı hoca sonraki sene hem de başından aldığı beşiktaş'ı 5'nci yapmıştır!

    fenerbahçe'nin başına geçebilmek için 90'lı yılların sonunda başında bulunduğu türk milli futbol takımı'nda genel olarak fenerbahçe'li oyuncuları tercih etmesiyle tanınır. zira bildiğiniz üzere 1996-2002 arası türk futbolunda tam bir galatasaray dominasyonu varken ve o takımın en önemli oyuncularından birkaçı suat kaya, ümit davala, hakan ünsal, ergün penbe gibi oyuncularken, kendisi fenerbahçe'de oynayan ümit özat, tayfun korkut, abdullah ercan ve ogün temizkanoğlu gibi oyuncu tercihleriyle o zamanları bilenlerin hatırlayacağı üzere türk futbol severleri çıldırtmıştır. bu çıldırtmaların en büyüğü ise 2000 avrupa şampiyonasında gelmiş ve kendisi türk futbolunun o zamanki en büyük genç yıldızı ve galatasaray'ın uefa kupası'nı almasında önemli pay sahiplerinden emre belözoğlu'nu hiç oynatmayıp yerine yine ümit özat'ı tercih ederek fenerbahçe yalakalığının nirvasını gerçekleştirmiştir.

    anlayacağınız mustafa denizli, asla ve asla aradığımız ve bu takıma devrimi getirecek adam değildir. zira bir insanın yaptıkları yapacaklarının garantisidir ve kendisi kariyerinin hiçbir döneminde böyle bir atılımda bulunmamıştır. aksine 4 sene üstüste şampiyon olup uefa'yı almış galatasaray'ın karşısına yeni kurulmuş fenerbahçe kadrosuyla çıkmaktan korkup tsyd kupasını aziz yıldırım'la birlikte tedavülden kaldırtan adamdır. aynı şekilde yeni nesillerin de bileceği üzere kendisi 3'üncü galatsaray macerasının başında atletico madrid deplasmanına çıkmaya korkup bir yandan da kapalı kapılar ardında kadroyu taffarel'e vererek ödlekliğine bir yenisini eklemiştir. zira 1,5 yıl sonunda hakan balta ilk kez o maçta sol bek oynatılmıştır ve kendisi şu an takımın başındayken hakan'ın ilk tercih olarak nerede oynadığını görüyoruz.

    tüm bunların ortalamasını aldığımızda; biraz ağır ve amiyane olacak ama biz kendisinin sıçtığı bokun kaç oktav olduğunu biliyoruz. boş yere taraftara jaz yapıp, yapamayacağı şeylerin sözünü vermesin ve tez zamanda istifa edip bu kulübün önünü bir nebze de olsa açsın. kendisi bunu yapamıyorsa da bir zahmet iyi bir galatasaraylı çıkıp bu adamı kovsun. zira kendisinden bize bir yol olmaz, olamaz...
  • 1578
    14 ocak perşembe günü antalya kampında ''önümüzdeki hafta birlikte çalışacağım arkadaşı sizinle paylaşacağım'' diyen ancak tarih 26 ocak olmasına rağmen hala yardımcısı olmayan hocamız. ya ben bugüne kadar -amatör küme takımları dahil- yardımcısı olmayan hoca görmedim. ulan takımda santrafor yok, kanat yok, ruh yok, hiçbir şey yok da yardımcı antrenör niye yok anlamıyorum. bir hocanın 28 futbolcunun her biri ile aynı seviyede ilgilenebilmesi, sorunlarını çözebilmesi mümkün müdür? neden bu adama yardımcı olan kimse yok ya. adamın kulübede en büyük yardımcısı tercüman mert çetin. kendisi haricinde kulübede hoca diploması olan diğer kişi de kaleci antrenörü taffarel. fatih hocanın mesela -ekibin geri planda kalan isimleri bir yana- iki tane, mancini'nin, prandelli'nin, hamza hocanın yanlış hatırlamıyorsam en az 3-4 tane yardımcısı vardı. ama mustafa hoca takıma geleli iki ay olmasına rağmen bütün problemlerle tek başına uğraşmaya çalışıyor. gerçekten çok enteresan bir durum bu.

    mustafa hoca'yı da savunduğum, formsuzluğunu görmezden geldiğim düşünülmesin lütfen. geldiği günden bu yana bana göre -basın ile iletişimi hariç- koca bir hayal kırıklığı durumunda.
  • 1580
    geleli 3 ay oldu sanırım ama tek olumlu hareketi yok. 100 tane olumsuz hamlesini yazabiliriz. benim galatasaray'a inancım sonsuz ama hocaya değil. denizli ile bir arpa yol ilerleyemeyiz. kendisi hala doksanların başında. tez vakitte emekli olur umarım. artık kalbini mi bahane eder, psikolojik sorunlarını mı bilemiyorum. bir an önce takıma en az zararla gitmesini bekliyorum. özbek'i de yanında alsın bir zahmet. semih'i de alabilir.
  • 1584
    artık galatasaraylı olmadığına inandığım adam. malesef. bakın şu yaptıklarını en azılı fenerbahçeliler-beşiktaşlılar yapmaz mıydı?

    1- donk transferinde umut bulut ile takas imkanımız doğuyor, ancak kendisi izin vermiyor. umut bulut kalıyor. umut'tan kurtulamadığımız gibi donk'a daha fazla para verip lose-lose oluyoruz.
    2- burak yılmaz'a teklifler var. bence satılabileceği ve para edeceği son senesi. mustafa denizli izin vermiyor ve kalmasını istiyor.
    3- alınan sağ bek linnes, 3. maçına çıkarken birinde yedek, diğer ikisinde sağ açık. ilginç...
    4- en iddiasız kupa maçında oyuncu kazanmak, genç forvet oynatmak varken umut bulut aşkı buna izin vermiyor. umut bulut yine ilk 11.
    5- defans ortasında iyi oynayan hakan balta'yı, berbat oynadığı ve uzun süredir oynamadığı sol beke koyuyor. carole oynayıp gelişecekken, hakan balta gibi berbat bir sol bek ile oynuyoruz. yine lose-lose durumu. bir hamle ile iki zarar vermiş oluyor.

    eee ama. ligde futbol oynamıyoruz. puan farkı gittikçe açılıyor. geldiğinde umutluydum ama şu an benim için yaptıkları ile bitmiştir. umudum yok.
  • 1588
    ya demiyim demiyim diyorum da bence kendisi medyayla iletişimi dışındaki tüm konularda hamza hamzaoğlu'ndan daha kötü. tamam, bu kadroyu kurmadı ama gelecek adına bir ışık göremiyorum ki. türkiye kupası gruplarından çıkmayı garantilemisiz, 2.lig takimina karsi* oynuyoruz ama forvetimizde umut bulut var, üstüne yedeklerde 1 tane bile 20 yaş altı futbolcu yok. bu bence başlı başına bir sorun. geçmişine saygı olmasa çoktan istifaya cagirilmisti bence.
  • 1591
    şimdi bir yerden kastamonu maçında oynayacak kadroyu bulun bakın. sonra bu adam gençlere şans verecek kadar yürekli ve iyi hoca değil; dürülülü diyince bana kızdığınız için utanın (sözlük yazarlarına değil bu laf).

    bu mu bizi yeniden yapılandıracak adam? kastamonu maçında umut ile forvette çıkıp sabah hakkında konuştuğumuz volkan pala'yı kadroya bile almayan bu adam mı taşıyacak galatasaray'ı geleceğe? bu mu şans verecek götü sıkışmadıktan sonra gençlere?

    son hocalık deneyimini endüstriyel futbolun kuruluşundan önce yaşayan mustafayı bu takımın başını getirene de, mustafa'ya da, umut bulut'a hakkımı helal etmiyorum.
  • 1592
    hocam,

    neden konuştuklarınla yaptıkların birbirini tutmuyor; dalları budayacağız diyorsun hala umut hala semih hala yasin?

    neden umut ve burakın gitmesine izin vermiyorsun; hem bonservis kazanacaktık hem kanser olma riskimiz azalacaktı.

    neden hazır bu sene gitmişken neşter vurmuyorsun; kes at takımı bu hale getirenleri koy yerine 3-5 tane genç. ne kadar daha kötü olabilir ki?

    neden hocam neden, bu yaştan bu saatten sonra kimden korkun var?
App Store'dan indirin Google Play'den alın