• 19
    özhan canaydın yönetimi'nin bir önceki sezon yaşanan playout rezilliğinin yarattığı göt korkusuyla nereden bulduysa bulup getirdiği manyak abimiz. o dönemki türkiye ligi şartlarında, hele ki bizim dandirik kadroda çok fark yaratan bir oyuncuydu. ilk anda sanılanın aksine israil ligi'nden gelmişti. fatih solak'la birlikte takımı ayakta tutuyorlardı aslında. egoist bir oyuncuydu aslında ama zaten takımın gerisine kalsa pek bir halt yiyemeyecek durumda olduğu için fazla sırıtmıyordu.

    şampiyonluk falan bir kenara ligde ilk hafta hariç ilk 4'e girebilmek bile çok çok büyük bir hayaldi o zamanlar.
    ve eurocup şampiyonluğu sonrası bir güzel insanın yazdığı gibi "basketbolda da galatasaray'ı tutuyorum" demenin çok çok zor olduğu yıllardı...
  • 18
    tbl maçlarının ntv'de yayınlandığı zamanlarda galatasaray'daydı bu eleman. manyak üçlük atardı gerçekten. fatih solak efsanesinin de bizde olduğu yıllar.

    kendisinden önceydi sanırım bir tane daha vardı bu tip oyuncumuz. washington'dı sanırım. olmayabilir de. o aralar böyle oyuncular gelip giderdi.

    edit: karıştırmışım. tyrone washington varmış ondan önce ama farklı bir pozisyonda. gerald fitch gelmişti kendisinden sonra.
  • 7
    istediği yerden 3lük atabilen bir oyuncuydu. hiç unutmam abdi ipekçide oynanan bir galatasaray-fenerbahçe maçıydı rasim başak ın yaptığı pis hareketler sonucu tıklım tıklım olan salon tamamen boşaltılmıştı birtek protokol tribününün olduğu bölüm salonda kaldı. malik dixon taraftarının dişarıya çıkartılmasındanmıdır nedir inanılmaz bir gazla oynuyordu. maçı koparan bir basketi vardiki hakan şükür bile yanımda kızıyla beraber kendinden geçmişti. adam neredeyse orta sahadan sanki normal bir 3lük atıyormuşçasına potaya salladı ve deliksiz sokmuştu. maçıda 15 sayı farkla kazanmıştık. onun oynadığı sene galatasaray uzun bir süreden sonra play off lara kalmıştı ligi 8. sırada bitirmişti. zaten galatasasaray basketbol takımı bu seneden sonra yavaş yavaş kendini bulmaya başlamıştır.
  • 16
    2004-2005 de play-outla son anda küme düşmekten kurtulduğumuz sezonun ardından bir kahve firması ile ufak sponsorluk antlaşması yaptık ve bir önceki sezona göre bir tık daha iyi kadro+malik dixon la sezonu açtık. ufak takımlara 30 ar atıyordu.gerçi hakkını verelim .o sezonki türk basketbol ligi efes ve ülker dışında çöptü.yerli oyuncu kalitesi yerlerde sürünüyordu.küçük takımların yabancıları şimdiki küçük takımların yabancılarından 10 kat beterdi.savunma falan yapılamıyordu.tak tak içten dışardan atıyordu.05.05.2006 tarihinde fenerbahçe yi 75 - 59 la yenmiştik.o sezonki fenerbahçe normal fenerdi.ülker ayrı takımdı.ntv den canlı yayınlanan maçta sabri reyiz tribünlerden maçı izliyordu.dixon un her üçlüğünde kendinden geçiyordu.kendine has sevinmesiyle maça ayrı bir hava getirmişti.dixon derbiyi 40 dakikada 26 sayı atarak tamamladıydı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın