resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:62
Uyruk:Hollanda
  • 826
    avrupa kupalarında da olmadığımız bir sezonda, takımdaki çöplerden ve yetersiz futbolculardan takımı temizlemek için her şeyi yapan hoca. iyi niyetli ama iyi de gözlemci.

    umut bulut, tarık çamdal, olcan adın gibi taraftarın da tepki gösterdiği isimleri ilk fırsatta takımdan uzaklaştırdı. donk için gidebilir raporu verdi ve yetersiz bulduğu, salih dursun, berk ismail ünsal ve birhan vatansever'in de kiralık gönderilmesini istemiş.

    zaten 34 maçlık lig ve finale çıkarsan 12 maçlık bir kupa maratonu* olunca. elindeki kadrodan 22-23 kişilik bir takım yapma derdinde.

    kaleciler: muslera-cenk-eray
    savunma: linnes-cavanda-serdar-semih-hakan-koray-carole-chedjou(gidebilir)- denayer(gelebilir)
    orta saha: selçuk-tolga-hamit-sneijder-ryan donk(gidebilir)-gökay güney*- minumum bir transfer gelecek
    kanatlar: bruma-sinan-yasin-podolski-sabri :(
    forvet: eren- (podolski)

    -------------------------------------------------------------------

    baktığımız zaman kadro yapılanmamızdaki en önemli mallık, sneijder'in alternatifsizliği. emre ç. ve bilal kısa gibi düşük maliyetli ve hem 8 hem 10numarada iş yapan oyuncuları bedavaya göndermek gibi müthiş zekice hamleler yaptık.

    orta sahadaki ikili için selçuk, tolga ve hamit dışında oyuncu yok, donk'u saymıyorum bile. aslında bu bölge için en az 2 oyuncu alınması şart.

    ben bir ön libero alarak, porto'dan da josue'nin kiralanmasına sıcak bakıyorum.

    aslında genç bir forvet transferi de denenebilir ama çok da elzem görünmüyor, ligi bir şekilde eren-poldi-sinan üçlüsüyle götürürüz.

    --------------------------------------------------------------------

    şu adamın istediği oyuncuları alın artık kardeşim. bakın bu sene tam olarak fırsat senesi. beşiktaş sosa ve gomez'i kaybetti.

    fenerbahçe zaten zayıfladı ve hocası yeni geldi, takıma, ülkeye alışana kadar biz lige hızlı girebiliriz.

    elimizde 6. bitirdiğimiz bir sezondan sonra şampiyonluğa inanan bir futbolcu grubu var, sneijder'inden, muslera'sına, selçuk'undan, podolski'sine, bruma'sından, sinan'ına bu şampiyonluğu istiyorlar.

    bu adam da çok istiyor ve çok çalışıyor... madem bir fırsat verdiniz, gerekli malzemeyi de verin...
  • 827
    iyi bir ön libero için bastırmalı jan olde riekerink. takımın kimyasını değiştirecek ve sneijder'i gerilere gelmekten kurtaracak bir ön libero.

    tiote olmazsa, john obi mikel harika olur. j.obi mikel, tolga ciğerci ile orta sahayı domine eder. hem selçuk'u yedeğe atar hem de gerektiğinde sneijder'i yedekler. yani cuk oturur.

    eğer bu iki isim ya da bunlara eşdeğer bir futbolcu bulunamazsa jason denayer'in satın alma opsiyonu ile kiralanarak ön liberoda denenmesi gerektiğini düşünüyorum. denayer bütün özellikleri ile stoper'e değil ön liberoya uygun bir futbolcu.
  • 830
    oyuna müdahale anlamında sıkıntılar yaşayan hoca. 13 ağustos 2016 beşiktaş galatasaray maçının ikinci yarısını bizim gibi seyretti mesela. beşiktaş'ın oyundan düştüğü bir 10-15 dakika vardı 60-75, 65-80 gibi işte o anlarda koşmakta zorlanan sinan'ı daha erken çıkarıp yasin'i alsaydı maçı normal sürede de kazanabilirdik. bu tür eksiklerini daha önce a takım çalıştırmış olmamasına bağlıyorum. bana göre çok iyi bir yardımcı antrenör olur ama iyi bir teknik direktör olur mu zamanla göreceğiz. umarım olur, çünkü böyle güzel adamlar güzel şeyleri hak ediyor.
  • 831
    13 ağustos 2016 tarihinde oynanan süper kupa finalinde, oyuna müdahale anlamında yaşadığı sıkıntıların sebebi büyük ölçüde yetersiz kadro olan hoca. tamamen demiyorum bak büyük ölçüde diyorum.

    muslera, sağ ve sol bekler gerçekten maç özelinde muazzam oynadılar. balta desen zaten tamam, chedjou kötü oynadı ama maç içi değişiklilk gerektirir miydi tartışılır. bu şartlarda maça başlayan 11'den geriye kalıyor 6 adam.

    selçuk - tolga - sneijder - bruma - sinan - podolski.

    bu sene takımdaki en önemli oyuncu kuvvetle muhtemel lukas podolski olacak. zira iki kanadı da, forveti de, hatta çift forvete dönme faraziyesinde sneijder'i de yedekleyebilecek kapasitedeki tek adam podolski. özetle; dışarıdan yapılan müdahale kadar saha içinde podolski'nin yer değişiklikleri de önemli olacak. misal veriyorum poldi 11 forvet başladı, kanatlardan biri kötü. podolski kanada eren forvete gibi değişimler izleyeceğiz. işte takım içi planlamada bu kadar önemli konumdaki bir adam sakatlandı. bir başka ifadeyle anlatayım; biz maçı izlediğimiz arkadaşlarla 37-40 arasında "abi sinan kötü oynuyor, 50 gibi bu tempo devam ederse poldi'yi kanada alıp eren'i ileri yaslasak iyi olur" derken podolski sakatlandı. yerine kadromuzdaki tek hakiki forvet (podolski'nin hep bir ikinci forvet yani cf olduğunu, st olmadığını savunanlardanım) eren derdiyok girdi.

    dönüyoruz ikinci devreye. tolga koşuyor ama yeterince sert değil. kendisi melo olmadığı için anormal karşılamıyoruz, formasını ıslatan, oyun içinde kalmaya çalışan bir adam izlenimi veriyor. selçuk, senelerdir 4-2-3-1 ve 4-4-2 orta sahasının 2 lisinde mcr yani sağ iç orta saha izlemeye alıştığımız adam sol içte oynuyor; geldiği sezon izlediğimiz selçuk değil ama burak panpasına top atmak için takımı yakan selçuk kadar kötü bir selçuk da değil. sneijder, çalışıyor. orta sahadan top az geldiği için geriye gelip top alıyor bu da beşiktaşın genç orta sahasının kendisinin alanını daralatmasına olanak sağlıyor. bruma zaten takımın ön yarısında parlayan tek adam. sinan kötü.

    özetle, ideal bir ortamda tolga - sinan ve bir ihtimal selçuk oyundan alınır, bam bam basan ve koşan iki orta saha ile sinan'ın yerine bir kanat adamı alınır, böylece oyun üstünlüğü ele geçirilirebilirdi.

    yedeklere bakıyoruz, haaamit, donk, yasin, sabri, cenk, serdar. kalan yedekler bunlar, zira eren oyuna girmiş. ne rızık reyiz, ne de gamsız reyiz bu maçın altından kalkamaz. rızık reyiz tamamen kredi uzatımı için takımda iken, basında çıkan bir takım haberlerden anladığımız kadarıyla gamsız reyiz ise çin'e itelenmek üzere takımda tutuluyor. tolga ve selçuk kötü olsalar dahi, bu adamların ikisi de güncel form durumları ve çalışkanlıkları ile tolga - selçuk ikilisi ile değişeceğim adamlar değil. mesela takımda ilk 11 başlayacak bir adam yiyen ön libero olsa, yorulan selçuk ile tolgayı değiştirip dinamizm katabilirim ama yok yani. adam yok.

    yasin - sinan değişikliği yapıyor riekerink hoca 87. dakikada. sinan kötü ama işin ilginç tarafı, geçen sene özellikle son maçlarda saç baş yoldurtan yasin geçen sene bıraktığı yerden devam ediyor. hani değiştirmese sinan daha faydalı işler muhtemelen yapamazdı ama yasin de tıpkı yedek bir kanattan beklenen gibi hiçbir katkı vermiyor. blerim dzemaili dediğimiz adam muhtemelen bologna pazarlığı devam ettiği için oynatılmadığında orta sahamızda yedeğimiz yok.

    jor hocam transfer istiyor, haklıdır da. zira "iyi takım" falan diyoruz ama hamle yapacak oyuncumuz çok çok az. burak ve umut özelindeki sıkıntıda da söylemiştim; pozisyonlarda aynı tip adamlarımız olduğu için as oyuncu her anlamda yedek oyuncudan iyi oluyor. bu da yedek oyuncunun as oyuncunun 4/10'luk performansına denk gelen bir performans sergilemek için 8/10 oynaması gerekiyor demek. zaten herif 8/10 oynasa yedek olmayacağından, bu rotasyonu dar kadroda as oyuncu çıkartıp yerine yedek oyuncu almak (en az zararlısı yasin) hamle veya oyuna müdahaleden daha ziyade kumar oluyor.

    bu şartlar altında jor hocamın geç müdahalede bulunmasına çok laf edemiyorum.

    edit: bir takım imla hataları giderildi.
  • 833
    şaka bir yana 2016-2017 sezonunda olası bir şampiyonluk kazanması durumunda "legend" statüsüne yükselme ihtimali bulunan hoca.

    hiç yoktan gelip, zorunluluktan ötürü - yani amiyane tabirle hiçbir hocanın mevcut durumdaki galatasaray'a gelmemesi sonucu - takımın başına getirilen, yönetimin çaresizliğinin fırsata dönüşmesi sonucu galatasaray taraftarının içine sinecek biçimde takıma dahil olmuş bir hoca kendisi;

    hani bozuk saat günde 2 kez doğruyu gösterir derler ya, bizim bozuk yönetimin "tam anlamıyla bozuk" olması neticesinde saatimiz 2 kere doğruyu göstermiş bulunuyor:

    1- jan olde riekerink'in galatasaray'ın başına geçmesi
    2- armindo bruma'nın takıma geri dönmesi

    allahını seven şu saati düzeltsin, tam zamanıdır.
    mevcut halimizi bozmadan dursun özbek yönetimini gönderip yeni ve adam gibi bir yönetim getirmek kurtuluşumuz, tünelin ucundaki ışık olacaktır.
  • 836
    analizleri falan bir kenara birakalim da: bu adam ilk defa bizim istedigimiz ideal kadro ile maca cikti be abi. belki mancini doneminden (hadi o 6-0-4 kuraliyla bazen sacmalamak zorunda kaliyordu) bu yana ilk defa bir teknik direktor (gerci kendisinin asil meslegi alt yapi ve yardimci antrenorluk) bizi duydu. iste buna icilir. gecen sene ne maceralar pesinde kostuk. hakan balta on libero, umut gol kacirma rekoruna ragmen forvette, podolski sagda, bazen sabri sag acikta vs. hadi podolski sol ayakli sag kanatta ters ayakla sut acisi bulabilir diyelim. ama hakan balta emre colak ikilisini gordu bu gozler. donk - chedjou olayina deginmiyorum bile. en faciasi da prandelli zamaninda 3-5-2 ile londra'da arsenal'in karsisina ciktik hatirlayin. melo stoper merkez, sneijder on libero, ileride pandev ile gol ariyorduk. yazmasi bile gulunc.

    riekerink'e halen mesafeliyim ama kendisinin teknik yeterligiyle, tecrubesiyle alakali degil. bu gozler rijkaard, mancini, prandelli'yi gordu. her platformda ovulup iki yenilgide kufur yiyen. ama riekerink'in farki, takimda herkes realistik olarak kendi mevkiisinde oynuyor. kendisinden elbette hali hazirda barcelona veya bayern gibi top oynatmasini beklemeyin. abi zaten daha gecen seneyi, kac hafta mac kazanamayisimizi hatirlayin.

    ama dedigim gibi. herkes mevkiisinde oynasin. ve ideal cikabilecegimiz en iyi kadroyla cikalim. 13 agustos'ta oynanan besiktas macinda bunu istedik. sagolsun riekerink hoçam bizi kirmadi. denizli veya hamzaoglu, hadi diger antrenorlerden biri olsa muhtemelen ileride umut, ilk 11'de olcan, sabri, ve yasin olacakti. bir de takim diri ve en azindan bir seye cabaliyor gozukuyordu. gecen seneki bitik halimizi hatirlayin. ligden dusen mersin'e bile kaybetti bu takim. ic sahada trabzonspor galibiyeti nden sonra 6-7 hafta mac kazanamayan takimdan, besiktas karsisinda hala diri en azindan bir sey yapmaya calisan takim olduk. simdilik. ama cok yavasiz, orta sahamiz ile ilerisi arasinda buyuk kopukluk var. bruma takimdan cok daha hizli ve ileride tek basina kaliyor.

    neyse riekerink hocam, ben sahsen oyle "yok avrupa'da cosalim*, fark atalim, suydu buydu" derdinde degilim. 2011 sonbaharindaki gibi bir devrim yapalim, takimi yeniden sahlandiralim. 8. olup dibe vurdugumuz sezondan sonra cok iyi geri donduk. suan ölümuz bile turkiye kupasina ve super kupaya ambargo koymaya devam ediyor. ama o sezondan buyuk bir fark var. fatih terim? degil. o sezon yapilan transferlerin hemen hepsi yigit haric nokta transferlerdi. simdi ki alinan oyuncularda ben o isigi pek goremedim. yuksek bonservis ve maaslari da cabasi.
  • 838
    22 şubat doğumlu dolayısıyla da balık burcu erkeği olan teknik direktörümüz. naif ve sempatik görüntüsü bundan ileri gelmektedir. bu demek değildir ki içindeki volkan bir gün patlamayacak. patladığında etkileri kimsenin tahayyül edemeyeceği kadar büyük olabilir. doğası gereği sezgileriyle hareket eder, sezgilerine güvenir ve bu onu istisnalar dışında hayatı boyunca yanıltmaz. çünkü bu onun melekesidir, sezgileri kuvvetlidir. doğruyla yanlışı kolayca ayırt edecektir. takımda yaptığı doğru ayıklama bundan dolayıdır. çabuk analiz edip geçen sezon sonunda planını mutlaka yapmış ve çoktan kafasında oturtmuştur. bazı insanlara kanı kaynayabilir onlara nedensizce de şans verebilir bazen ama yeri geldiğinde en dominant karakterlere dahi meydan okuyup saf dışı edebilir. risk almak doğasında var. ayrıca ne kadar belli etmese de içinde büyük bir hırs ve tutku vardır. gönül insanıdır. samimiyete önem verir. herkesin iyi geçinmesini ister. takımda takımdaşlığı ve sevgi, saygı ortamını tesis etmeden rahat etmeyecektir. zaten entegrasyona dayalı otoritesinin enerjisi de bunu zaman içinde kendiliğinden sağlayacaktır. bu ortama uyum sağlayamayanları ise kapıdışarı edecektir. bulunduğu ortamda fitne, fesat, arkadan iş çevirme gibi durumlar olamaz çünkü bunu duymasa bile hisseder ve siz daha ne olduğunu anlayamadan onun hışmına uğrarsınız. enayi yerine konulmayı asla sindiremez. umursamaz gibi davranır ama umursar. kötülüklere karşı istemsizce kin tutar. öyle öngörüyorum ki bu sezonun bizim için kahramanı süleyman rodop'dur. muhtemelen sorduğu aşağılayıcı soruyla hocanın poker suratını gösterip içinden şampiyonluk yemini ettiği an aynı an olmuştur.
  • 839
    kendisi takımımızın başındayken, altyapı tecrübesini en iyi şekilde değerlendirebilmemiz için, kenya'dan olur afrika'dan olur güney amerika'dan olur kuzey ülkelerinden bile olur kamyonla adam yığmamız lazım floryaya. 1 tane serdar aziz alacağına bu tarz genç 200 adam getir aralarından bırak serdar aziz kalitesini, keita bruma melo kalitesinde kaç adam çıkar kim bilir :)
  • 841
    kendisi muhtemelen altyapıya geldiğinde ve as takım galatasaray maçlarını izlediğinde 'bu mu oynuyor, bu mu yani, bu oynamaz, bu takımın vazgeçilmezi bu olmaz' diyordu, demişti. ben bu takıma gelsem... diye düşünceleri vardı. her altyapı hocası gibi. belki yüzlerce, binlerce insan böyle düşünüp o as takımın başına geçemez o ayrı. o çok büyük istisnalar, düşük yüzdelerin birleşmesi ile bu takıma teknik direktör oldu. şimdi de doğru bildiğini yapıyor. sadece gördüğünü. buradaki çoğu taraftarın gördüğü gibi. yaa x benim arkadaşım, y'nin menajeri bizim tanıdık, z'yi kesersem basın bana bulaşır mı demiyor. adam gördüğünden hareketle bir şeyler yapıyor. kaygısı yok. tek amacı başarı. çekincesi yok. o yüzden seviyoruz. kimseye eyvallahı yok. çünkü hollanda'lı. türk değil. türkiye'de her işte şu vardır: tamam çağır yeğenini bakalım, ha senin oğlun mu gelsin bakalım. haritanın yukarısında bu işler yok beyler. o yüzden onlar bilimde, teknolojide, hayat standartında, yol asfaltında, marketteki ürün çeşidinde, sokakta yürürken bile saygı kurallarında, yaya geçidinde aklınıza gelecek her şeyde ilerdeler. biz diş macunu orucu bozar mı ramazan x24 tartışması yaparken adamlar refah peşinde, insanlık peşinde. şimdi bu adam bir şeyler oturtmaya çalışıyor. eksik gördüğü yerlere 'tamamlarız, şu oynar' demiyor. çünkü oynayamaz. o iş en son 1980'lerde vardı. hadi 1990 olsun. kanat adamının bile içeri gireni, çekip ters ayakla vuranı, defansa yardım edeni bilmemnesi var. bu iş 'çıkalım bam bam bam oynayalım'ı geçti. görüyoruz ki geçti. bam bam bam oynayan değil iyi kadro kuran kazanıyor. sıfır şampiyonlar ligi şampiyonluğu, sıfır şampiyonlar ligi finali ve 3 büyük kulübün borcu 3 milyar dolar! demek ki o iş öyle olmuyor.
    kendisi başarılı olur-olmaz. saygımızı bu yüzden kazandı. doğruları yapıyor. en azından yanlışları yapmıyor. bakın bu kulüpte bir sene şampiyonluk kazanan adamlar da var. kendisi bu kulüpte bir sene bile şampiyon olmasa da birkaç seneyi kurtarabilir, en azından çok yanlışı düzeltebilir. o şampiyon olmaz ama önümüzdeki 10 seneyi kurtarabilir. kimi şampiyon olur, çoğu seneyi çöpe atar.
    yani? destek destek destek.
  • 842
    geldiği günden şu güne kadar adım adım taraftarın önce sempatisini sonra da güvenini kazandı. kazanılan türkiye kupası'ndan sonra dursun özbek'ten çapsızca bir hareketle riskli bir yabancı hoca ile anlaşması yerine, hocaya destek olarak yönetimin de elini rahatlattık. aslında hemen hepimiz takımın başında marka bir hoca ile devam etmeyi isteyebilirdik ama yakın geçmişteki acı tecrübeler ve ekonomik şartlar bizi bundan soğuttu, iyi de oldu.

    sonrasında ise önce yurt dışı kampında geldiği günder beri gelişmesini beklediğimiz bruma'nın çok iyi ve rahat olduğunu, kesilen astronomik cezalara rağmen, sneijder, muslera ve selçuk gibi isimlerin motive olduğunu, takımda pozitif bir hava yakalandığını gördük.

    hemen ilk kamptan sonra ise hocanın sözlüğü takip ettiğine şahit olduk :( umut, tarık, olcan gibi isimleri kadro dışı bırakması, salih, emrah gibi isimlerin iyi niyetli ama yetersiz olduğunu belirtmesi, takımın eksiklerini net bir şekilde teşhis edip, oyuncular konusunda yönetime karşı dik duruşuyla güvenimizi iyiden iyiye arttırdı.

    artık takımın tek eksiği ve puzzle'ın son parçası olan ön libero transferini de yaptırabilirse sanırım avrupa'da da olmadığımız bu sezonda(16-17) kendisine gerekli tüm imkanlar sağlanmış olacak.

    bundan sonrası ise hocanın ne yapmak istediği ve takıma hakimiyeti ile ilgili.

    ben kendisiyle ilgili tek bir şeyi çok merak ediyorum, eğer bir ön libero gelirse yıllardır yedek beklemeyen takım kaptanı selçuk'u da ilk onbirden alabilecek mi?

    şu şartlarda pek mümkün değil ama iyi bir ön libero gelirse bu konuda vereceği karar ile gözümde en üst mevkiye gelebilir. sportif başarı ayrı bir durum, ligde bunu belirleyen başka bir sürü faktör var ama takıma hakimiyeti için bendeki son sınav selçuk inan sınavıdır. josue gelince kesmesini beklemiyorum, en azından her maçta ama bir gerçek ön libero gelince selçuk'u en azından ligin ilerleyen haftalarında kesebilirse bu iş tamamdır.

    ayrıca riekerink bey diyeceksiniz!
  • 844
    (alt ligler takipçisi, oyuncu analizleri yapan bir kişinin paylaşımından alıntı)

    --- alıntı ---

    o saçma sapan soruyu soran arkadaş, şu sıralar tesislere girebiliyorsa riekerink'in peşine bir takılsın, baksın ekstra neler yapıyor.

    biz yazalım. antrenmanlardan kalan sürede, futbol okulu seçmelerinden gelen oyuncuların 2. kademe seçmeleri ve alt yaş takım antrenman takibi; alt yaş grupları derken de u21-u19 filan değil u11-12...

    --- alıntı ---
  • 846
    kendisini bir spor adamı ve bir hoca olarak gerçekten çok seviyorum demeçleri futbol hakkındaki görüşleri gerçekten pırlanta gibi bir adam ama büyük konuşayım bu sezon jor hocamın bizi şampiyon yapacağına kesinlikle inanmıyorum. şampiyonluk yolu farklı bir yoldur anadolunun sikko deplasmanlarından geçer, aşırı bir tecrübe ve disiplin ister. müthiş bir iletişim becerisi ve motivatörlük ister. ben hocamı çok sevsem de o disiplini nasıl diyeyim o şampiyon takım havasını bizim takım üzerinde pek göremiyorum açıkcası. hocam da o güveni bana vermiyor. o yüzden umutsuzum.
  • 847
    (bkz: neşter paşa)

    (bkz: neşter reiz)

    kendisinin iyi niyetli bir adam olmasından mütevellit kendisine sempatim söz konusu, maç içi müdahalelerde eksiklikliği sanırım devam edecek. ancak sorunun tespiti ve müdahale konusunda gerektiği kadar radikal ve hızlı. kendisi bu yüzden dö bakkalın en iyi seçimi (o da arkadaşın yine becerisizce hareket edip ve alternatifsiz kalmasından kaynaklı).

    #2005874 entry de belirtildiği gibi şayet jor paşa selçuk inanı da keserse. taraftar olarak, hakettiği teşhis ve tedavi abd'den phd ünvanını sunmak boynumuzun borcu.
  • 849
    kendisinden çok ümitliyim. normalde yabancı hocaların türk takımlarının başına geçtiklerinde 1-0 geride başladıklarını düşünürüm ama kendisinin geçen sezonun son aylarında takımı çalıştırması büyük avantaj oldu. sorunları çok çok iyi gördü. biri bana kadro dışı bırakılacak üç adam seçse ben de umut, tarık ve olcan üçlüsünü seçerdim. takımın üstünde selçuk inan'ın büyük bir gücü varken umut ve olcan'ı kadrodışı bırakması takdire şayan bir hareket. hamza böyle bir devrim gerçekleştirmeye cesaret bile edememişti mesela. oynattığı futbola gelince daha yapması gereken çok reform var. pas futbolu oynayamıyoruz henüz. kaos futboluyla gelen başarılar geçicidir. bizim oynamamız gereken futbol 2011-2012 sezonunda oynadığımız baskılı pas futboludur. şuan elimizde bu oyunu oynamamızı sağlayacak oyuncular var. tek eksiğimiz defansif bir orta saha. oraya da lassana diarra gibi bir futbolcu gelirse jor hocanın bize özlenen futbolu oynatacağını düşünüyorum.

    kaşlarını sevdiğimin adamı :)
App Store'dan indirin Google Play'den alın