resim
Hasan Gökhan Şaş
Görev:Yardımcı Antrenör
Takım:-
Yaş:49
Uyruk:Türkiye
  • 2876
    gerilimi yüksek maçlarda kontrolü kaybeder hakemle
    çok fazla didişirdi. 2007-2008 sezonunda içeride 2-2 berabere kaldığımız ibb maçı örneğin. 2-0 geriye düşmüştük ama ikinci yarı rakip ceza sahasında oynanmaya başlamıştı. çok belliydi maçı çevireceğimiz. sonra hakan balta attı 2-1 oldu ama hayvanlar gibi geliyoruz yani. sonra bir pozisyonda hakemle tartışmaya başladı kırmızı görene kadar uğraştı. sonra takım soğudu, ve zar zor son dakika 2-2 yapabildik. ama yine gitti aynı sezon lincoln’un gençlerbirliği’ne deplasmanda attığı golün asistini yaptı. böyle bir adamdı işte ya çok seversin ya çok kızarsın. eski yıllardan da bir anısı vardı hatta soyunma odasında cam çerçeve indirdiği için kanamadan dolayı acile kaldırmışlar falan. doğrudur inanırım.

    https://www.espn.com/...saksehir-galatasaray
  • 2877
    galatasaray'da lucescu ile birlikte ilk 11'in değişilmez ismi olmuş ve 2001-2002 sezonunda ergün penbe ile birlikte takımın yıldızı olmuştur. 2002-2003 sezonunda fatih terim'in gelişiyle birlikte, 2005-2006 sezonunda eric gerets gelene kadar yokları oynamıştır. ribery gittikten sonra öyle bir sezon geçirdi ki ribery'i aratmadı. çok iyi oynadığı sezonlarda da öyle böyle oynamamıştır ve bunlardan biri 2002 dünya kupasına denk gelmiştir. 2002 dünya kupasında ronaldinho, rivaldo, ronaldo gibi isimlerin olduğu maçlarda sahanın en dikkat çeken ismi oldu ve turnuva boyunca her maç sahada diğer oyunculardan farklı olduğunu gösterdi. hasan şaş'ın her sezon aynı performansla oynasa kendi istemese bile devasa parala avrupalılar alırdı çünkü prime döneminde pozisyonundaki giggs, nedved, overmars'tan aşağı kalır bir oyuncu değildi.
  • 2878
    gol attiktan sonra hirsindan, sevincinden kendini parcalayacak gibi sevinirdi. sanki icindeki ruhu, disari cikmak ister gibi hissederdim. galatasaray'a bu kadar hirsli, bu kadar da duzgun bir adam gelmemistir. hatalari olmus mudur? mutlaka. ama yaptiklarinin yaninda devede kulak kalir. galatasaraylı hasan şaş'tır. cogu hatirlamaz bile galatasaray'dan once neredeydi nasil aldik ne oldu. sanki hep galatasaray'daydi, bi anda on plana cikti, oynadi, birakti futbolu ama hala galatasaray'da.* 40 derece atesli olup da maca cikmak falan.
    o vtr'lerde ara ara gösterilen kafa golünün sevinci, brezilya'ya attigi golden sonra sevinci.... sanki 100 yildir gol atmayi bekliyormuş da sonunda atmis gibi hırslı olması.

    guzel futbolcuydu.
  • 2879
    yorumculuğu hala "izlanda topu elle bizim kaleye götürmeye kalksa bile ancak 3 defa götürür"den öteye gitmeyen eski futbolcu, antrenörümüz.

    galatasaray'da sanırım toplamda 6 yıl yardımcı antrenörlük yaptı ve ona rağmen hala birinci hocalık yapamıyor. ligi bitiren veteranlar ilk seneden kasımpaşa, antalya, antep çalıştırıyor kendisi hala anılarla program yapıyor.

    en son gördüğüm noa lang'ı 5-10 dk izleyip bu oyuncuya ne gerek var, sen de barış alper var barış'tan fazlası değil demişti. hem de kanat rotasyonumuz zayıfken. ne oyuncuyu doğru yorumlamış ne de izlemiş.

    izlanda yorumu üzerinden 10 yıl geçmiş, hala futboldan, kadro derinliğinden, oyuncu yapısından, futbol planlamasından bir haber olması beni çok şaşırtıyor.

    üzücü ne diyeyim.
  • 2881
    (bkz: 21 şubat 2026 konyaspor galatasaray maçı) sonrası maça dair her sözünün ve her mimiğinin hatta sinirinden dile getiremediği her şeyin bu takıma nutuk şeklinde izletilmesi tercüme edilmesi gerekir. aklımın erdiğinden beri bu takımı yaşıyorum. benim için yürekten galatasaraylı diye tabir edebileceğim beş kişiden biri hasan şaş’tır. medyada bu takımın puan kaybına ekranlarda en çok üzülen ve takımı ileri itmeye çalışan en önemli kişi bence kendisidir.
  • 2882
    https://x.com/...826383632678983?s=46

    ben standart bir galatasaraylı sözlük yazarıyım. maç bittiğinde bazen duygusal tepkiler veriyorum burda. oyuncuları, hoca ve yönetime açıp ağzımı yumuyorum gözümü. etki alanım sınırlı olduğu için de kendimi filtreleme ihtiyacımı minimum da görüyorum.

    hezemerinyonapsın ve jose gibi eski sözlük yazarlarımız da medya figürü şimdi. eminim bize benzer duygularla maçları izleyip sinirleniyorlar. ancak yayınlarında sözlerine dikkat etmeye, itidal çağrısı yapmaya çabalıyorlar. çünkü benden, senden farklı noktadalar. kitleler üzerinde farklı etkileri olabilir. dolaylı yoldan alınan kararları dahi etkileyebilirler kamuoyu oluşturabilme güçleri nedeniyle.

    hasan şaş ise hem eski sporcumuz, hem teknik direktörümüzle birlikte futbol oynamış, hem de eski teknik ekiplerimizde görev almış. yani yukarıdaki örneklerden daha da hassas konumda. ancak son zamanlarda bir sözlük yazarı gibi filtresiz eleştiriler yapmaya başladı. ben durumun hoş görünmediğini ve camia ve kendisi için faydalı olmadığını düşünüyorum bu tavrının. değindiği noktalar da katıldığım yerler oldukça fazla ancak bunları ifade ediş şekilleri fazla ofansif olmaya başladı bence.
  • 2883
    öncelikle kendisini çok severim bunu daha önce de defalarca yazmıştım. geçen sezon yine ocak şubat mart aylarında herkes şampiyonluk gitti derken taraftarı silkeleyen yorumculardan biri olmuştu.

    bu sene ise bambaşka bir hüviyette. hem oyuncu hem yardımcı hoca olarak şampiyonlar liginde çeyrek final görmüş biri olmasına rağmen 120 dakikalık bir sinir harbinden sonra ligde alınan galibiyete bile bir kulp bulma çabasında. juventus’a 5 atıyorsun yine de yaranamıyorsun konya maçından sonra “git” diyebiliyor. hocam yapma senin futbolculuk ve yardımcı hocalık kariyerin böyle maçlarla dolu.

    hasan hocam, efsanem peki biri çıkıp hemen hemen her şampiyonlar ligi maçı öncesi veya sonrasında puan kaybedilen 2012-13 sezonunu hatırlatmaz mı? teknik ekipte olduğunuz o sezon schalke maçı öncesi kaybedilen gençlerbirliği maçını veya iki madrid maçı arası oynanan düşmüş mersin’e karşı kavga gürültü ile kazanabilen maçı da biri gelip hatırlatabilir.

    yanlış anlaşılmasın bu bir “hasan şaş takımı hocayı niye eleştiriyor” entrysi değildir. eleştiri en doğal hakkıdır. özetle demek istediğim konu futbolcu ve hoca olarak defalarca yaşadığı durumlardan dolayı empati yaparak eleştiri yapmasını naçizane beklerim kendisinden. yoksa “neden eleştiriyorsun” demek haddimiz değil.
  • 2884
    böyle isimleri eleştirince taraftarın bir kesimi anlamsız tepki gösteriyor.

    bülent korkmaz benim için yaşayan en büyük 10 galatasaraylıdan biri. bir efsane ama kötü bir teknik adam, kötü bir yorumcu. bu bülent korkmaz'ın muazzam bir stoper ve galatasaraylı olduğu gerçeğini değiştirmez. ama iyi galatasaraylı ve galatasaray efsanesi diye de iyi yorumcu ya da teknik adam olmak zorunda değil.

    hasan şaş da bülent korkmaz gibi büyük bir galatasaraylı ama kötü bir yorumcu. galatasaray'ın teknik ekibindeyken ve takım kötü giderken herkes ama herkes -ki ben karşı fikirde olanlar arasındaydım- fatih terim'in yardımcılarının çok yetersiz olduğunu söylüyordu. zaten bu sözlükte de sosyal medyada da adettir. işler kötü giderken ya kondisyoner kötüdür, ya yardımcı hocalar yetersizdir vs. vs. şimdi o hasan şaş için çok iyi yorumcu deniliyor. değil, hatta hiç iyi bir yorumcu değil. medyada galatasaray'ın hakkını savunuyordur o yüzden seviliyordur eyvallah ve ben profesyonel bir futbolcunun futbol ve taktik bilgisini eleştirecek kadar da şuurumu yitirmedim ama nasıl ki her iyi futbolcu iyi teknik adam olamazsa iyi yorumcu da olamaz. bunun pek çok parametresi vardır. ben hasan şaş'ı dinlerken işin teknik, taktik yönüne dair hiçbir şey öğrenmiyor, kendime bir şey katamıyorum. herhangi bir eski futbolcudan farksız değil yorumları ki ben şahsen hocalık yapan birinden daha teknik hatta akademik yorumlar beklerdim ama yok bunlar ya da ben denk gelmedim.

    ben orhan uluca'yı diğer herkesten ayırıyorum, zaman zaman katılmasam da fikirlerine, o fikirlerinin yanında nesnel teknik bilgiler paylaşıyor kendisi. ve kendisi diyor ki; ''profesyonel futbol takımlarında benim 10 katım kadar iyi analizciler görev alır'' bunu mütevazılık olarak söylemiyor, daha önce bu işi yapmış biri olarak profesyonel takımların teknik ekiplerinin seviyesini anlatmak için söylüyor bunu.

    hasan şaş diyor ki takım oyunu değil de yıldızlarla maç kazanıyor galatasaray. mademki okan hocanın başarısı hocalık meziyeti değil de kadro kalitesi, o zaman sizin de şampiyonlar ligi çeyrek finaliniz kadro kalitesiydi. sneijder, drogba vardı kadroda, ligin gol kralı burak ve o dönem en iyi orta saha oyuncusu selçuk vardı. bunlar sizinle bu seviyeye gelmedi, burak gol kralı olarak geldi zaten, selçuk da keza öyle. yine melo gibi bir isim vardı orta sahada ve kalede de kulüp efsanesi muslera vardı. e şimdi ben de o başarılar kadro kalitesiydi o halde diyeyim. böyle şey olur mu? o kadroyu bir arada tutmak, o oyuncuları motive etmek, hazır tutmak basit bir şey mi. ya o zaman hocalık kalksın, kadro kurulsun başkan yapsın kadroyu sürsün sahaya? işler kötü giderken okan buruk kötü, okan buruk istifa, işler iyi giderken kadro kalitesi... ya kardeşim sen para harcadın da rakiplerin harcamıyor mu? sanki galatasaray şampiyonluk mücadelesini gençlerbirliği ile veriyor da sürekli kadro değeri konuşuluyor. senin rakibin osimhen'in bonservis maliyetini kiralık bir forvete ve 32 yaşında bir kaleciye verdi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın