• 281
    gs florya tesisleri adresi : şenlikköy 34153 istanbul.*
    mektupları buraya yazacağınıza alın elinize kalemi kağıdı, yazın hocaya postalayın. kendi adınızı yazmak istemiyorsanız gönderici olarak bir efsanenin adını yazınız. ee ..... milli maç arası da geliyor. hocanın bol bol mektup okumaya zamanı var. hakaret etmeden kendisi ve galatasaray hakkındaki düşüncelerinizi yazın. eğer okursa sosyal medyadan daha etkili olacaktır.
  • 283
    merhaba hocam,

    selçuk yokken oldukça formda olan jose r. selçuk gelince hemen kesiliyor ama en iyi stoperimiz(chedjou) iyileştiği halde, an itibariyle en formsuz stoperimiz olan semih kaya'yı kesemiyorsun.

    ekim ayında yapılacak milli maçlar öncesi türk oyuncuların form tutması için değil galatasaray futbol takımı kazansın diye ücret alıyorsun hoca, senin önceliğin galatasaray'ın başarısı olmalıydı...

    geçen sezon sonuna kadar nasıl destek olmuşsam, bu yaz başlayan ve yaşatmaya devam ettiğiniz fiyaskodan sonra gideceğiniz günü bekliyorum. çünkü seninle ve başkanınla galatasaray'ın başarılı olma şansı yok.

    saygılar.
  • 284
    hamza,

    mektubuma sevgili hamza hocam diye başlamak isterdim ancak ne sevgimi, ne de teknik direktör olarak saygımı kazanamadın. geçen sene oynattığın korkak futbolu 4. yıldız gazı ile tolere eden bünyem, küçük planlarını, küçük takım hesaplarını, korkaklığını, adaletsizliğini, içten pazarlıklı halini kabul edemiyor. bunun için kalbin kırılırsa, senden özür dahi dilemeyeceğim, zira sadece gerçekleri söylüyorum.

    korkak derken yanlış anlama; şahsına yönelik en ufak bir iddiam yok. çok delikanlı ve mert bir adam olabilirsin, gördüğüm kadarıyla öylesin de. ama hoca olarak, korkak bir küçük takım hocasından bir tık fazlası değilsin. selçuk ve burak gibi papazları kesmekten, futbolu senden daha iyi bilen ve senden daha popüler adamların takıma katılmasından korkuyorsun. sahada karşına çıkan her rakipten korkuyorsun. şampiyonlar ligi maçında karşılaştığın köy takımında bile o kadar korktun ki muhtemelen devre arasındaki "temkinli oynayalım" konuşmaların yüzünden 5 atmamız gereken maçta takımı geriye yasladın. o kadar korkuyorsun ki öne geçtikten sonra hangi maç olursa olsun takımı geriye yaslıyorsun. bu galatasaray değil. bu mantık galatasaray'ı ileri götürmez hamza. bu küçük çaplı anadolu takımı taktiği. hocalık kalitesi olarak kesinlikle ait olduğun yere uygun davranıyorsun ama, hakkını yemeyeyim.

    küçük planların var hamza. taraftar gerizekalı değil. bilal'ini kadroya neden kattığını, ikili ilişkilerinde iyi olduğun sabri'ye zam yapmanın yegane nedeninin bu olduğunu, yerine adam ihtiyacım yok dedikten 2 ay sonra kendisinin stoper denayer tarafından kesilmesi akabinde 20 maç oynayamayacağını bildiğinden sikko maçların 90. dakikasında oyuna alarak sözleşme uzatma klozunu kullanacağını görebiliyoruz. umut bulut'un tamamen milli takım teknik direktörünün talimatı ile maç sayısının artması amacıyla sezon başında kanatta kullanıldığını, biat kültürün nedeniyle galatasaray'ın oyun yapısını bozarak umut'u oynatmak adına puan kaybettiğini sanma ki bilmiyoruz. taktiksel bir bilginin olmadığını senden daha iyi biliyoruz, sanıyor musun ki "değişik bir şey denedim" dediğinde "hmm" diyoruz? değişik bir şey deneyecek kadar taktik bilgin yok; farkındayız. artık ye mi yo ruz.

    adaletsiz davranıyorsun. adaletsizliğinin, hizipçiliğinin büyüklüğü o kadar fazla ki, takımın yarısı şapkadan tavşan değil, tavşandan şapka çıkarsa kadroda kesemeyeceği adamlar olduğunu biliyor. jose sezon başından beri hatasız oynarken astana maçı öncesi "bugün jose yerine bilal'i oynatacağım" diyorsun ama sen de biliyorsun ki o orta sahada 1 adam daha var. hani melo konusunda "kimse galatasaray'dan büyük değil" diyen hamza hamzaoğlu? demek ki selçuk o kadar büyük ki, sahada çömüp mangal yapsa oynayacak. jose ile bilal selçuk'a bir şey olmadığı sürece oynayamayacak. sinan gümüş diye bir çocuk var, burak sakatlanınca belki oynarım diye izin kullanmayıp kamp yapıyor. sen umut ile oynuyorsun sanki kadrondaki tek forvetin umutmuş, podolski kanatmış gibi düşünüyorsun. şimdi sinan gümüş de 70. dakikadan önce giremeyeceğini, evlatlığın emre çolak'ın değişiklik sırasında kendisinden önde olduğunu biliyor. kaldı ki, sinan iyi oynamayabilir ama kanatta umut'un forvette oynadığından daha kötü oynayamayacağı bir gerçek. onu yapabilecek tek adam, taraftar tepkisi olmasa sözleşmesini uzatacağın aydın'dı. ne var ki podolski'yi forvette, sinan gümüş'ü kanatta oynatırsan burak'ın kadroya dönemeyeceğini, böylece yaptığın açıklamalarda "biz" derken kastettiğin sen burak ve selçuk üçlüsü arasında bir dargınlık yaşanacağını ve zaten onlara teslim ettiğin florya'yı tamamen kaybedeceğini biliyorsun. hem adaletsiz, hem içten pazarlıklısın. maç sonunda çıkıp kariyerinin en iyi topunu oynamadığını hepimizin bildiği podolski'yi ismen eleştirmekte beis görmüyorsun ama, sezon başından beri kümülatif olarak podolski kadar gol atan burak ve umut hakkında ismen en ufak bir eleştiri yapmıyorsun, yapamıyorsun. tiksiniyorum.

    ya bize yalan söyledin, ya futbolcudan anlamıyorsun hamza. transfer döneminde futbolu ucundan bilen galatasaraylı bile sağ bek, stoper, kanat ve forvet lazım; melo kalmalı dedi.

    "sağ beke ihtiyacımız yok" dedin. yeterli gördüğün sabri'yi, stoper oynasın diye kiralanan denayer 45 dakikada kesti. öyle bir kesti ki yukarıda da bahsettiğim gibi klozunu kullanmak ve maç başı ücretini kazandırmak için 90'da orta sahaya alıyorsun. diğer sağ bek tarık 18'de yer bulamıyor.

    "forvette burak ve umut var, gerek yok" dedin. gol atamıyor adamlar. forvet nosyonu yok. onları oynatmak adına 4-2-3-1 in 3'ünü öyle bir diziyorsun ki aziz yıldırım dizse bu kadar kötü dizer.

    "melo gitmek istedi, kal demeyiz" diyorsun. bugün selçuk gitmek istese aynı şeyi diyecek misin? hayır. neden? çünkü içten pazarlıklısın.

    "gençlere yatırım" dedin. kiralık denayer dışında 21 yaşında, takımın en verimlisi jose bile ancak selçuk cezalı olursa kadroya giriyor. kanat adamlarımız yasin ve özünde kanat bile olmayan podolski. 30 yaşındalar. "sinan gümüş'ü geliştirmek için bruma'yı kiraladık" dedin, adamı 70. dakikadan önce oyuna almıyorsun. hem korktuğun, hem de içten pazarlıklı olduğun için alamadığını da iyi biliyoruz merak etme.

    zaten 4. yıldız sonrası yapılan saçma sapan işler ve açıklamaların sayesinde sinirden uyuyamadığım geceler nedeniyle olduğunu düşündüğün kadar olmayan kredini çoktan tükettin. artık sevmemek değil, tiksinmek ile nefret etmek arasındayım sana karşı. lütfen git. yapamıyorum de ve git. yapamıyorsun çünkü.
  • 288
    hamza;
    keşke teknik direktörlük kabiliyetin de, millette bıraktığın "efendi" izlemi kadar iyi ve bizi yanıltıcı olsaydı. 1,5 senedir "efendi" ve "iyi" insan rolünü çok iyi oynadığın için tebrik etmek lazım. keşke bu sinsi, küçük hesaplar peşinde koşan beynini biraz futbola yorsaydın. sana hep karşı oldum ama şampiyon olduktan sonra "şans verilmeli mi acaba?" diye sormamdan bile utanıyorum. küçük hesaplar peşinde koşan, sinsi, ırkçı, yalancı bir insansın. umarım seninle karşılaşırım ve bunları yüzüne fırsatı da söyleme şansı bulurum. "hissedersem giderim." diye de yalan söyledin. daha ne kadar hissedeceksin merak ediyorum.
    en kısa zamanda hisset git!
  • 289
    hocam, buraya defalarca yazdım. yine yazıyorum.
    fenerbahçeye perrara diye bir adam geldi. ilk gün dedi ki ilerde basacaz, şöyle oynayacaz böyle yapacaz falan. sonra ne oldu. yok böyle bir şey. 3 tane ön libero ile oynuyor. ozan, topal, meireles. neden?
    çünkü türkiyede futbol orta alanda kazanılır.
    orta alanda kalabalık, sert, uzun, mücadeleci olmazsan olmuyor.
    hocam,
    sneijder ile bilalin yerini değiştirdik dedin. farkında mısın bilmiyorum ama bu bizi orta sahada 1 fazla oynattı. o sayede 65'ten sonra baskı kurduk. baskı yemedik.
    hocam 4-2-3-1 oynayacaksan allâh aşkına selçuku 3'ün içinde oynat. 2'yi rodriguez ve bir tane de stoper ile oyna.
    istersen 4-3-3 oynayalım. sneijder, rodriguez ve selçuk ile orta üçlü oynayalım.
    hocam, carole ileri çıkıyor. sol kanattan sneijder, podolski, carole, yasin çok komik görünüyor. bence yasin daima sağ açık oynamalı.
  • 290
    bir galibiyet sonrasında yazmayı daha uygun buldum(bkz: 17 ekim 2015 galatasaray gençlerbirliği maçı)

    dünya’nın en basit oyunlardan biri olan futbolu bu denli zor ve içinden çıkılmazmış havaları katan, galatasaray spor kulübü'nün gördüğü uzak ara en vasıfsız teknik direktörü.taraftar bütün bir transfer sezonu ağladı resmen, hoca dedi golcü yok! umut var burak var sinan var bunlar bana yeter dedin.hocam defansın sağına adam almak lazım, içimizden hallederiz dedin melo gitti mi, kaldı mı ? önce bizimle sonra bizımle değil dedin! bizi istemiyor dedin, yerine üç aydır adam bakıyoruz dedin sana adamı bile melo'nun menajeri bedava getirdi.hocam defansın ortasına bir stoper şart dedi taraftar sen evet bence de almalıyız dedin stoper aldın ama adamı sağ bek oynattın.
    orta sahada melo'nun alternatifini bulamayacağını bildiğimiz için!( sende o çap yok çünkü) en azından ona yakın defansif yönü daha baskın birini bulun dedik eyvallah gittiniz grosskreutz'u buldunuz, buldunuz bulmasına da kulüp tarihinde eşi benzeri olmayan bir rezilliğe imza atarak parasını ödediğiniz adamı takımda oynatamadınız iti,köpeği üzerimize güldürdünüz. otuz yaşında adamım ben böyle basiretsiz bir teknik ekip ve yönetim görmedim (adnan polat yönetimi de dahil)daha sayfalarca yazılacak kabahat var ama yavaş yavaş hepsini yazarız, daha sırada sponsor'suz'luk,gs store rezaleti,yönetim kurulu içinde yaşanan dengesizlikler,bir türlü bitmeyen "dedeler" kulübün sırtından inmeyen bedavacı çakma taraftarlar,varoğlu var…
  • 293
    aldırma hocam. rüzgar döndü ve yelkenleri doldurmaya başladı. millet rüzgâra karşı işemekte ısrar ediyor o kadar. hatta aklı fikri bile büsbütün kenara atmışlar; selçuk frikikten takınca tüh şimdi sneijder'in frikik atmasına engel olacak diyorlar, ne bileyim, maç başı parası hesaplıyorlar. irrasyonellik gırla. sen aldırma, devam et.
  • 297
    hamza hocam:
    umut'a olan bu sevginin nedenini bilemiyorum ama lütfen vazgeç artık. sinan'ı koy mesela. tamam, tecrübesiz olabilir ama 30 yaşındaki adam yüzünden gol atamamaktansa bırakta sinan yüzünden atamayalım. ayrıca denayer ve chedjou'nun yerinin doğru olduğunu düşünmüyorum. o düzeni de bi yaparsak çok güzel olur. istifa istifa demiyorum ama şu takımı düzene koysan cok mutlu olacağız. bu taraftar sinirden kendini yiyecek yakında, olmuyor böyle.
  • 298
    şimdilik hikayemizin sonuna geldik hamza bey. prandelli gittiğinde içimin yağları erimişti, o kadar mutluydum ki. basında çıkan haberler, lucescu falan. prandelli gitse de kim gelirse gelsin diyordum. daha sonra ekşi'de galatasaray'ın başına geldiğin haberini gördüm sol tarafta. başta yadırgadım yalan yok. sneijder'e söylediklerin unutulacak şeyler değildi gözümde. hiç mutlu değildim gelmene, parator gitti, onun adamı neden geliyor florya'ya diye. ama sen her geçen gün yanılttın beni. elinde sadece lig ve kupa kalmıştı. ve bunları futbola küsmüş ve deforme olmuş oyuncular ile yapacaktın. ama sonra bir şey yaptın sen. ne yaptığını bilmiyorum ama organize ettin takımı. galibiyetler, güzel mesajlar, beyefendiliğin, babanın vefat etmesi falan. ısındım işte sana. nettin, egon yoktu. taraftar da farkındaydı herşeyin. eldeki malzeme belliydi. tam destek şarttı 4. yıldız için. fenerbahçe bir türlü yürüyüp gidemiyordu o kadrosuyla. herşeye göz yumuldu, yumdum. burak, umut, sabri vs vs. 4. yıldız alınmalı, devler ligine gidilmeliydi. sen olacak olacak dedin, oldurdun da. muslera, sen, sneijder, ali, ayşe, fatma. neyse kimse kim, neyse ne. başında olduğun takım ilklerin ve enlerin takımı mottosunu bir kez daha kanıtlıyor ve gövde gösterisi yapıyordu. toz kondurulamazdı sana.

    ama ne olduysa yazın oldu. atışmalar başladı. türlü türlü sorunlar yaşandı ve sonun başlangıcı kendini gösteriyordu. sen bunu göremiyordun oysa. burada her gün yazıldı. 98 gün. 25 mayıs 2015 ile 1 eylül 2015'e kadar olan süre. taraftarı o arada kaybettin sen. iş uzamadan bitse 3 kupa ile güzel bitecekti herşey. şimdide öyle bitti ama ne oldu? tarihin en kolay grubundan çıkamıyoruz işte, garip avrupa ligi'ne gidicez gidebilirsek. acayip sevdiğimken nefret dolu yolluyorum seni kalbimden.

    ama bu bir son değil tabii ki. 14-15 sezonunda gerek az, gerek fazla katkın için minnettarım sana. her şey için teşekkürler ama hayat devam ediyor. 15-16 sezonunda yaşanacak kaçınılmaz başarısızlıklarında en büyük sorumlularındansın sen. bunu da asla unutmayacağım. umarım hatalarından ders alırsın, adam kayırmazsın. doğruları uygulayan birini o koltuk sonuna kadar açık ama sen başarıyı yönetememekle uzun bir süre o koltuğa oturmayı haketmiyorsun.

    yolun açık olsun. ailen ve çocukların ile sonsuz mutluluklar. dilerim herşey istediğin gibi olur. sportif olarak ta hayatta da başarılar.
App Store'dan indirin Google Play'den alın