onu biliyoruz yav. muslera 37 yaşına gelip ülkeden gittikten sonra kaleci arayıp, son hafta trabzonspor kalecisine 35 milyon vermenizden anlamıştım ben en son.
1
her transfer döneminde duymaya alıştığımız, galatasaray için klişe haline gelmiş söz.
teoride doğru pratikte asla beceremediğimiz durum. bu yaz başı erkenden sane çekince bir umutlandım ama sonu yine istediğim gibi bitmedi.
profesyonel bir kulübüz, ne zaman profesyonel yönetilmeye başlarsak o zaman tam manasıyla pratiğe dökeriz.
9
tamam da acelecilik bir durum yok. panik transferi altında süslenecek isme de gerek yok. bizim eksiğimiz yaz ayından belli. buna aceleci davranmamak denmez. bunun adı olsa olsa gamsızlık olur. sezon başından beri eksik bölgelerimiz mevcut. eksik olmasa bile geliştirilmesi gereken yerlerimizde var. hangi acelecilik bu? ya bu yönetim 4 yıl olacak bu sene dolu dolu ihtiyaçları bilmiyor mu ki ona göre davransın? gördük işte kaleci transferinde. aceleci davranmadı son gün uğurcan çakır'a çok yüksek bonservis ödediler. lanet gelsin böyle aceleci davranmamaya. bize sol stoper, ön libero, sol kanat, yedek forvet lazım. ha bunların hepsini birden yapamıyorsan bir tane sağlam ön libero alıp takımın geri kalanını zaten rotasyonlu kullanabilirsin. sağlam koşucu bir orta saha alındığı zaman neler mi olur? lemina stopere geçebilir ve abdülkerim-lemina değişimi sağlanabilir. ilkay-sara-yunus üçlüsü çok rahat kullanılabilir hatta bu denkleme barış'ı da eklersek elimizde orta saha göbek ve sol kanat için alternatif artar. forvet bölgesinde de barış alternatif olarak sivrilir. çok basit. 1 adet koşan, basan, topla çıkabilen 6-8 karşımı adam al yoluna bak. bunun için de bir zahmet acele et ya. denklemler şu şekilde; uğurcan singo (sallai) -sanchez (arda)-lemina (abdül) -jakops (eren-kazım) transfer (lemina) -torreira (sara) sane (sallai) -yunus (ilkay) -barış (yunus-ahmed) osimhen (icardi-barış) yedeğin yedeği bile hazır 1 transfer ile.
1 banko oynayacak orta saha transferi ile 5 mevki yedeklersin.
3
sağa sola bakmak yerine çalışmalara vakitlice başlansa, arama-tarama-ön görüşme süreçleri zamanında gerçekleşse ve transfer sezonu resmi açılış tarihlerinin ilk haftası içinde resmi imzalar attırılabilse zaten ihtiyaç olmayacak eylemdir. bunların hiçbirini yapmayan bir yönetimin ilk cümlesi bu olamaz, olmamalı...
10
ya susarak ya da küfür edilerek cevap verilir buna
plansız, programsız ve yetkin olmayan insanların sığındığı bir liman gibidir bu söz.
13
o söz öyle yazılır fakat galatasaray transferi son güne bırakacak diye okunur. fırsat transferi ile bit pazarı arasında bir ince çizgide zar atmayız yine umarım.
transfere ihtiyaç yok diyenlere şaşırıyorum. galatasarayın avrupadan elense sahi lig icin en kötü bir adet 6 numaraya ve santrfora ihtiyacı var. rotasyonu genişletmezsek yarın bir gün bu iki bölgede meydana gelecek sakatlıklardan çok sorun yaşarız. iki bölgede de sakatlık potansiyeli yüksek iki oyuncumuz olduğunu ve rotasyonda olan icardi ve kaan ayhanın en olumlu tabirle zorlanabileceğini unutmamak gerekiyor.
15
galatasaray 5 ocak-28 ocak arası tam 7 resmi maça çıkacak. bunların 2'si zorluk derecesi maksimum olacak şampiyonlar ligi maçları, 2'si puan kaybına tahammülün olmadığı süper lig maçları, 2'si de derbi niteliği taşıyacak süper kupa maçları. bitti mi dahası var. şampiyonlar liginde son 24'e kalıp play-off oynarsak 22 şubat'a kadar bu aralıksız takvim edecek. kasım ve aralık ayında yaşadığımız kadro krizleri bu muhtemel kadro krizlerinin yanında sıfır kalacak. üstelik 3 kritik oyuncumuz afrika uluslar kupasının yorgunluğunu hatta sakatlığını yanında getirecek. eren aldığı cezadan sonra nasıl döner bilmiyoruz. singo sakatlıktan nasıl döner bilmiyoruz. kaan ne alemde bilmiyoruz. berkan satılacak, metehan zaten cezalı. artı faktör bir tek ahmed kutucu var, o da tatmin ederse.
galatasaray yönetimi yahut galatasaray teknik kadrosu bilsin ki kasım-aralık krizini çok ucuz atlattık. olan şampiyonlar liginde kazanabileceğimiz 2 maça oldu ama hadi onda da cepten yedik. şimdi ucuz atlatacağımızın garantisi var mı? ya abdülkerim sakatlanırsa, ya torreira, ya barış, ya sane... bunlar insan ve dinlenmiyorlar. bence şanslıydık, çünkü sadece sakatlığa yatkın olanlar sakatlandı. kazımcan da piyangodan çıktı. yaşanılan sakatlıkları, sakat olmasa da formsuz futbolcuları şanssızlığa mı bağlıyoruz gerçekten? ben hiç ama hiç emin değilim.
transferde acil ihtiyaç söylemi gerekirse transfere bakacağız söylemine dönmüş. bu ders almamaktır. hatta bana göre bu tamamen gaflettir.
bekleyeceğiz ama neyi bekleyeceğiz. onu da bir bilsek. transferdeki hantallığımız ve isim takıntımız da düşünülürse faciaya doğru yelken açıyoruz gibi.