• 553
    --- alıntı ---
    tarlalarımıza girmiş değil sizin gibisi yaban domuzunun.
    şehrimiz görmüş değil yangının sizden kanlısını.
    bir adınız var, adnan bey, adımıza benzeyen.
    dilimiz kuruyor dilimizi konuştuğunuz için.
    bitten, açlıktan, sıtmadan betersiniz.
    yüz türkiye olsa
    elinizden de gelse
    yüzünü de zincire vurur
    yüz kere satarsınız.
    milletimin en talihsiz gecesi
    ana rahmine düştüğünüz gecedir.
    --- alıntı ---

    nazım hikmet
  • 555
    bugün aşk adam mauro icardi abimin kiralık olduğu geldi aklıma sonra bu şiir;
    ben seni alamam ah holofira
    azığım tamtakır binitim nalsız
    bir belde geçerim kalacağım yok
    dostlarım bivefa düşmanım yalsız

    kolum halat değil bakracımda kum
    ben seni alamam ah holofira
    sade yoksunluktan yokluktan değil
    eline kir olsun elli üç lira

    amma ki alamam, bir uzak sevi
    gelmiş de çökmüştür taunlar gibi
    ben seni alamam ah holofira
    geç git hiç bakmadan eğlenme e mi

    pusatları parlak binbaş istesin
    seni ulak, elçi, naib-i kral
    ben hoyrat söylesem el bana hoyrat
    gelip de ne derim şu dillerim lâl

    ben seni alamam ah holofira
    baban kafirine kılıç üşürsem
    hem de gece bassam, iti uykulu
    şöyle ya allah’la bohçanı dürsem

    amma ki alamam, yaradan beni
    ne ardıç, ne çınar: ufarak çayır
    koşumum gıcırdar ölmek dilerim
    bağrım kaynıyordur yüklerim ağır

    sen bir düş imişsin kuşluk çağında
    soluma tükürdüm: rabbım gafurdur
    bilesin kavuşmak yok islamlıkta
    kavuşan kısmısı ancak gavurdur.

    süleyman çobanoğlu
  • 557
    ölüm ardıma düşüp de yorulma
    var git ölüm bir zaman da gene gel
    akıbet alırsın komazsın beni
    var git ölüm bir zaman da gene gel

    söyle bir vakıtlar yiyip içerken
    yiyip içerken yaylalarda gezerken
    gene mi geldin ben senden kaçarken
    var git ölüm bir zaman da gene gel

    çıkıp boz kurtlayın ulaşamadım
    yalan dünya sana çıkışamadım
    eşimle dostumla buluşamadım
    var git ölüm bir zaman da gene gel

    karac'oğlan der ki derdim pek beter
    bahçede bülbüller şakıyıp öter
    anayı atayı dün aldın yeter
    var git ölüm bir zaman da gene gel
  • 558
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek

    aşksız ve paramparçaydı yaşam
    bir inancın yüceliğinde buldum seni
    bir kavganın güzelliğinde sevdim.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
    aşk demişti yaşamın bütün ustaları
    aşk ile sevmek bir güzelliği
    ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
    işte yüzünde badem çiçekleri
    saçlarında gülen toprak ve ilkbahar.
    sen misin seni sevdiğim o kavga,
    sen o kavganın güzelliği misin yoksa...
    bir inancın yüceliğinde buldum seni
    bir kavganın güzelliğinde sevdim.
    bin kez budadılar körpe dallarımızı
    bin kez kırdılar.
    yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
    bin kez korkuya boğdular zamanı
    bin kez ölümlediler
    yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
    geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri
    suyun ayakları olmuştur ayaklarımız
    ellerimiz, taşın ve toprağın elleri.
    yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık
    törenlerle dikilirdik burçlarınıza.
    türküler söylerdik hep aynı telden
    aynı sesten, aynı yürekten
    dağlara biz verirdik morluğunu,
    henüz böyle yağmalanmamıştı gençliğimiz...
    ne gün batışı ölümlerin üzüncüne
    ne tan atışı doğumların sevincine
    ey bir elinde mezarcılar yaratan,
    bir elinde ebeler koşturan doğa
    bu seslenişimiz yalnızca sana
    yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
    saraylar saltanatlar çöker
    kan susar birgün
    zulüm biter.
    menekşelerde açılır üstümüzde
    leylaklarda güler.
    bugünlerden geriye,
    bir yarına gidenler kalır
    bir de yarınlar için direnenler...
    şiirler doğacak kıvamda yine
    duygular yeniden yağacak kıvamda.
    ve yürek,
    imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
    ey herşey bitti diyenler
    korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
    ne kırlarda direnen çiçekler
    ne kentlerde devleşen öfkeler
    henüz elveda demediler.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    adnan yücel

    https://youtu.be/fFGm-co98bE
  • 561
    https://mobile.twitter.com/.../1645793906020466689

    kimdi kimdi kalan
    giden mi suçludur her zaman?
    ne zaman başlar ayrılıklar
    dostluklar biter ne zaman

    her geçen gün bir parça daha
    aldı götürdü bizden
    aynı kalmıyordu hiçbir şey
    değişiyordu her şey
    kendiliğinden

    artık çözülmüştü ellerimiz
    artık bölünmüştü yüreğimiz
    birimiz söylemeliydi bunu
    ötekini incitmeden

    kimdi giden kimdi kalan
    aslında giden değil
    kalandır terkeden
    giden de
    bu yüzden gitmiştir zaten

    murathan mungan
  • 566
    yürüyorum
    yol bitecek biliyorum
    yağmur saçak arıyor ben susacak bir yer
    yaprak yerden kalkmak istiyor aldırmıyorum
    şuradan dönüversem her şey değişecek
    ama ben yürüyorum
    aklım küçülüyor yolu almıyor
    ayaklarım büyüyor yola sığmıyor
    ama yol bitecek biliyorum
    yürüyorum
    insanlar birbirinden geçiyor ben yürüyorum
    unuttukları aklıma takılıyor ben yürüyorum
    dolu bir buluta çarpıyorum ağlayacak gibi oluyor
    ben durmuyorum yürüyorum
    yol bitecek biliyorum
    yol bitecek biliyorum
  • 567
    günün koşuşturmacası içinde kendinizi bir anlığına başka diyarlara götürmenize vesile olacak, oldukça popüler bir şiir bırakmak istedim:

    seni, anlatabilmek seni
    iyi çocuklara, kahramanlara
    seni anlatabilmek seni
    namussuza, halden bilmeze
    kahpe yalana
    ard-arda kaç zemheri
    kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
    dışarda gürül-gürül akan bir dünya
    bir ben uyumadım
    kaç leylim bahar
    hasretinden prangalar eskittim
    saçlarına kan gülleri takayım
    bir o yana
    bir bu yana
    seni bağırabilsem seni
    dipsiz kuyulara
    akan yıldıza
    bir kibrit çöpüne varana
    okyanusun en ıssız dalgasına
    düşmüş bir kibrit çöpüne
    yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin
    yitirmiş öpücükleri
    payı yok, apansız inen akşamdan
    bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene
    seni anlatabilsem seni
    yokluğun, cehennemin öbür adıdır
    üşüyorum, kapama gözlerini...

    her şey uyurken uyumayanlara, hayat solfejindeki hasret notasını en kusursuz okuyanlara ve gözümüzü kapattığımızda bizi başka başka yerlere götüren ahmed arif'e selam olsun.
  • 569
    "...ben giderken en çok seni götürdüm,
    aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları.
    yardan düşmüştüm, yaralarım yardan armağandı.
    kutsal kitabımdı, ziyan edilmiş sevgililer atlası.
    ben sevmeyi beceremedim, belki de sevilmeyi.
    benim sevmeye engel, evcil acılarım vardı.
    şehre bir yağmur yağdı, ben ağladım..."

    yılmaz erdoğan - yağmur.

    aklını nakletmeye çalışanların gönlüne gelsin. iyi akşamlar herkese.
  • 570
    sabah ışır sis iner vadiye
    sis dere boyunca içinde bir ala geyik
    sabah çiseleri sarar okşar gülleri
    ırmak dilek taşlarını koynunda saklar
    yollar bir görünür bir kaybolur
    su kuşları inmeyin dereye ben bakarken
    hala umudu olanlar görsün sizi su içerken
    görmeden duymadan hiç kimseler
    ruhları öperek iyileştirirler
    periler bir görünür bir kaybolur
    söz verip de tutmayanlar utansın
    bekleyeni varken dönmeyenler
    sevilmişken mutlu mesut ölmeyenler
    kimsenin huzuru kaçsın istemem
    zaman bir görünür bir kaybolur
    yıldızlar sönün ve yanmayın ben düşene dek
    masallar anlatılsın ninniler söylensin
    yine su doldursun çeşmeden güzel kızlar
    çiçek versin onlara delikanlılar
    kaderimi de yazardım bir kalem bulup
    seni sevmeyi başka güne saklayabilseydim eğer
    ellerin bir görünür bir kaybolur
    yüzün bir görünür bir kaybolur
    hayat bir görünür bir kaybolur
  • 571
    şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız,
    o mahur beste çalar müjgan'la ben ağlaşırız.
    gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız,
    yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız.
    o mahur beste çalar müjgan'la ben ağlaşırız.

    bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı,
    güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı,
    hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı,
    gittiler akşam olmadan, ortalık karardı.

    bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra,
    sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara,
    simsiyah bir teselli olur belki kalanlara,
    geceler uzar hazırlık sonbahara...

    büyük usta atilla ilhan. saygılar sonsuz. bir yangın ormanında püsküren genç fidanlara, güneşten ışık yontanlara, sert adamlara, gülüşü hoyrat olup aydınlığı çalkalayanlara, akşam olmadan gidip ortalığı karartanlara armağan olsun. ölümlü olan sadece bedendir, ruh değil.
  • 572
    ölmek

    hergece gibi bu gecede uyumak ve bir daha uyanmamak istiyorum.
    kendimi bendimi derdimi kederimi öldürmek.
    hani pek çok giden memnunmuşya yerinden,
    belkide dünya dediğimiz aslında gerçek cehennem.
    hergece gibi bu gecede uyumak ve bir daha uyanmamak istiyorum.
    ne sevdanın yükü, ne de dünya gailesi
    bitmek bilmiyor ki kısacık ömürlerin çilesi
    sonu belli zamanı belirsiz çok beter bir gösteri
    bilseydi insan doğmayı istermiydi ki ?
    hergece gibi bu gecede uyumak ve birdaha uyanmamak istiyorum.
    kendimi bendimi derdimi kederimi öldürmek
    nefsimi arzularımı hayallerimi söndürmek
    bu karanlık rüyadan, bu apansız kabustan kurtulmak.

    ölmek nedir ? sevdiklerini arkada bırakmak mı yoksa daha çok sevdiklerine kavuşmak mı ?
    hayalle, rüya arası bir hayattan kurtulmak gerçeğe ulaşmak mı yoksa ?
    nedir ölmek ? bir sürü cevapsız sorulardan bir anda kurtulmak mı.
    ebedi bir hayat mı yoksa yok olmak mı ?
    ölmek nedir ? bedenin toprak olması mı yoksa ruhun huzura kavuşması mı ?

    akıllı işi midir ölmeyi istemek deli saçması mı ? yoksa bir pskopatın son arzusu, bir yalnızlığın son noktası mı ?
    hayat herkese bu kadar acımasız mı ? yoksa acı en büyük mükafatların sınavı mı ?
    ne kadar erken o kadar iyi mi ? yoksa ne kadar geç o kadar eziyet mi ?
    yüzlerce karmaşık soru ancak tek bir bilinmezlik.
    sahi ölmek nedir ?

    hergece gibi bu gecede uyumak ve bir daha uyanmamak istiyorum.
    yüzlerce binlerce cevapsız sorudan kurtulmak,
    belkide dünya denen bu cehennemden cennete kavuşmak.
    tek bilinmeze, tek gerçeğe kaçınılmaz sona, koşar adımlarla yürümek istiyorum bu gece. uyumak ve bir daha uyanmamak…
  • 574
    ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
    mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
    aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
    yoktan da vardan da ötede bir var vardır
    hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
    o şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
    sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
    ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
    gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
    yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
    yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
    sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
    göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
    senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır...

    umutsuzluğa düşmek, sinerjiyi kaybetmek yok. bu takım zaferini er ya da geç kazanacak.

    not: işbu entry herhangi bir siyasi propaganda, gönderme ve benzeri şeyler içermemektedir.
    sadece galatasaray...
App Store'dan indirin Google Play'den alın