• 6027
    cok degil, daha 1.5 sezon once dibe vuran ve artik bu takim 5 sene toparlanamaz denen, fakat dun kadikoy'de kupa kaldiran, bugun de manchester'la, hem de old trafford'ta kafa kafaya top oynayan takimdir. bunun adi dirilistir, bunun adi kullerinden dogmaktir. ve bu takim cok buyuk bir saygiyi hak etmektedir. iste boyle bir takimi sartlar ve rakip ne olursa olsun dopdolu tribunlere oynatmak boynumuzun borcudur.*
  • 6028
    orta ve uzun vadeli planlarımızda şampiyonlar liginde ilk 4'e girmek var. bunun için hem kalite hem de fizik olarak çok seviye atlamalıyız. fatih terim'in dediği gibi daha çok işimiz var ve çok çalışmalıyız.

    fatih terim birşey söylüyorsa bunun bir altyapısı vardır. boşa sallamaz yani. bir hedef koyuyorsa bunun olabilirliği vardır. 2000'de nasıl hedefe ulaştıysak 2014'te de ulaşabiliriz.

    peki bunun için ne yapılmalı? *

    1- profesyonel fizik antrenörleri. fatih terim bunu bildiğinden hemen scott piri'yi getirdi. artık futbolda fizik olarak güçlü değilseniz yetenekleriniz sahaya yansıtamıyorsunuz. ara pası bile atmaktan aciz oluyorsunuz. piri ve ekibi her futbolcuyu üst düzey atlet yapabilmeli. üst düzey atlet olamayacakları yolun başında elemek lazım. yani scott piri alt yapıya kadar inmeli. 3 bin lira maaş alan antrenörler altyapı hocası olmamalı. maaşından dolayı küçümsemiyorum. onlara daha çok değer verilmeli. maddi yönden hiç sıkıntıları olmamalı. 13-14 yaşındaki çocukları profesyonel fizik antrenörleri çalıştırmalı. eğer fiziki yapısı atlet olmaya engel teşkil edecek durumdaysa yeteneğine bakılmadan yolun başında elenmeli. 10 sene sonra 12 km altında koşan oyuncular kulüp bulamaz hale gelecek. sol bek olacak adam hakan balta gibi hantal olmamalı. valencia gibi atlet oyuncu geldiğinde sahaya yapışmamalı.

    2- hız. bunu antremanlarda başarmak lazım. savunmadan hızlı top çıkarmak ve orta sahayı hızlı geçmek ve sonuç almak. bunu her antremanda sürekli çalışmak lazım. xabi alonso gibi 70 metrelik çapraz pas atıp 2 saniye içinde rakip ceza sahasında olabilmeliyiz. 5 sene sonra hız, futbolda çok etken olacak.

    3- kaliteli futbolcular. evet arkadaş futbolcular kaliteli olacak. tek bölgelik oyuncular olmamalı. her bölgede oynayabilecek kapasiteye ve tekniğe sahip olmalılar.

    bana göre 3 temel konu var. bu 3 konuda başarılı olursak bir avrupa şampiyonluğu hayal olmaz.
  • 6032
    futbol tarihinin en iyi ilerde baskı yapabilen takımı olmaya çok ama çok yakındır.
    hakan şükür dönemi dahildir.
    bu takım da bir tek hagi eksiktir. maalesef yeni bir hagi olmadığından koşan, saldıran, pres yapan takım hüviyetini bozacak çakma hagi'ler takıma zarar verir. sağ bek ve sol bekin alternatifi olmaması sağ ve sol bekleri, melo'nun alternatifinin olmaması melo'yu verimsiz hale getirmektedir. ancak teknik kadro bu sorunu da çözecektir.
  • 6036
    türk olan rakiplerini ''bu galatasaray yine çok iyi bir takim oldu'' diye düşündüren, türk olmayanlarin canini yakmaya çok yakinda başlayacak olan, ana hedefi avrupa'da başari olan, ancak bu başari için zamana ve azimle çalişmaya ihtiyaci olan takimimizdir. eğer galatasaray yenilirken ben hala galibiyete inanmaya devam edebiliyorsam, beraber maçi izlediğim fenerbahçeli arkadaşim ''bu galatasaray bu sene çok iş yapar'' diyebiliyorsa, benim takimim bunu fenerbahçeli bir adama dedirtiyorsa, misyonunun bir kismini tamamlamiştir. şimdi bunu avrupa'daki takimlara ve taraftarlarina söyletme zamani. şimdi avrupali rakiplerimizin ayaklarini titretme zamani. gün gelecek biz yine dünyanin en iyi takimlari arasina gireceğiz. ancak bu zaman alacak. şimdi yapılması gereken, sarı kırmızıya gönül veren herkesin bu süreç boyunca takımın yanında olmasıdır.
  • 6037
    19 eylul 2012 manchester united galatasaray macinda en dikkatimi çeken ve en çok beğendiğim şey, yıllardır türk takımlarının en büyük kanseri olan -kimi zaman işe yarasa da- doldur boşalt futbolu bırakmış olmamız.

    son 5 dakika, tüm herkes izlediğim yer de "şişir, şişirsene topu" diye bağırırken, bizim oyuncular sakin sakin pas yapıp, bir boşluk aramaya çalışıyorlar. ki buldular da ancak aydın'ın yere düşürülmesine çalmadı hakem malum. ama sok dakikada manu'yu geriye hapsedip, boşluk bulana kadar pas yapabilen, bunu da sakin sakin gerçekleştirebilen bir takımın taraftarı olduğum için mutluyum.
  • 6040
    şampiyonlar ligi için amrabat tarzında -yeri geldiğinde yardırabilecek, fark yaratabilecek- bir oyuncuya daha ihtiyacı olan takım. bütün takım görev adamı, bütün takım asker kimliğinde. rakip takım kapandığında, orta saha çizgisinde pas yapmaktan öteye gidemiyoruz.

    türkiye liginden bahsetmeye gerek yok. bileğimizin bükülmesi için ya bizim çok şanssız ya da rakibin çok ballı gününde olması gerekiyor.
  • 6042
    ortalama koşu mesafesini yükseltmesi gereken takım. tempolu futbol oynayan rakiplere karşı gardımızın erken düşmemesi açısından çok önemli bir durumdur. sezon ortalaması olarak takım bazında 120km. maç başı koşu ortalaması yakalarsak sanıyorum avrupada çok iyi yerlere gelicez. türkiye için bu ortalama direkt olarak 34 te 34 galibiyete tekabül eder federasyon olaya el atmazsa.

    edit: yanlış anlaşılmasın mevcut durumdan şikayet değildir benimkisi. sadece man.utd. karşısında görüldüğü üzere maç sonunu çıkaramayan bazı oyuncuların durumlarını tespittir. yoksa helal olsun aslanlara. nefeslerine sağlık.
  • 6043
    şampiyonlar ligi'nde gruplardan çıkmasına garanti gözüyle baktığım takım, ancak olay bu değil. 19 eylül 2012 manchester united galatasaray maçı gösterdi ki biz bunu 1 seviye öteye götürebilirsek, real madrid'e, barcelona'ya da kafa tutacak kadar güçlü bir takım olacağız. eğer bu şekilde çalışmaya devam eder, devre arasında da sol bek transferi yaparsak, çok daha yüksek hedefler koyabilecek duruma geliriz. gruptan çıktığımızda felipe melo form kazanmış, hamit manchester maçında oynadığından daha iyi oynayacak düzeye gelmiş, selçuk inan çok çalışarak çabuklaşmış ve diğer tüm oyuncularımız tecrübe kazanmış olacak, ancak değişmeyecek tek bir gerçek var, o da hakan balta. hiçbir zaman hiçbir şekilde değişmeyecek. ben gruplardan çıktıktan sonra, iyi oynadığımız 2 maç sonucu hakan balta'nın yetersizliğinden yenildiğimizi görmek istemiyorum. dediğim gibi, dünkü maçta aksayan felipe melo da selçuk inan da toparlanır, ama hakan balta asla toparlanamaz. umarım devre arasında üst düzey bir sol bek tranfer ederiz.
  • 6044
    bu takım çok canlar yakacak, hem de öyle böyle değil. daha tam form tutmamış haliyle old trafford'da ingilizlerle başa baş oynayabiliyorsak, varın gerisini siz düşünün. iki sene önce avrupanın adı bilinmeyen takımlarına olur olmaz şekilde elenirken, şimdi yenik durumdayken bile "bu takım bırakmaz, pes etmez" diye konuşur hale geldik. iki sene içinde mükemmel bir zihniyet devrimi yaşadı galatasaray futbol takımı. kuruluş felsefesine, yani "amacımız ingilizler gibi toplu halde oynamak, bir renge ve isme sahip olmak, turk olmayan takımları yenmek" şiarını benimsemiş, galatasaraylılık kültürünü benimsemiş kişilerin yönetimine bırakılmasıyla gerçekleşti tüm bu futbol devrimi. bir takım düşünün ki, savunmasını çoğunlukla hücum oyuncuları tarafından yapıyor, takımın içinde yer alan futbolcular oransal olarak birbirlerine yakın sayılarda gol üretiyorlar. kısacası savunmacılar hücum yaparken, hücumcular da savunma yapmayı ihmal etmiyorlar. yapının temelleri o kadar sağlam atıldı ki, yeni gelen her oyuncu (burak yılmaz, umut bulut, amrabat vs.) sisteme en kısa sürede uyum sağlayabiliyor ve takım oyununa mutlaka katkı veriyor. taktiksel olarak ne kadar iyi olursak olalım, mental açıdan kötü isek geleceğimiz çok da parlak olmaz. ama bu takımın mental düzeyi öyle bir geliştirildi ki, özgüven sınırları içinde futbolcular ne yapıp yapamaycaklarını çok iyi bilir hale geldiler ve bu sayede de hiçbir maçta, skor ne olursa olsun oyundan kopmayan bir futbol izletmeye başladılar. başımıza acaip belalar gelmezse, bu takım 2 - 3 sene içinde türkiye tarihine adını altın harflerle yazdırmayı başaracaktır. yürüyedurun aslanlar, yolunuz açık olsun...!
  • 6045
    hücumda yaratıcı oyuncu eksikliğini iliklerine kadar hisseden takımdır. sezon başında yapılacak ilk transferin forvet ve arkasında kreatif futbolculardan oluşması gerekiyordu bana kalırsa.

    misal verirsek kevin mirallas bu iş için çok uygundu ancak everton kaptı onu. şampiyonlar liginde tur atlanması halinde devre arasında kaka mı olur, başka biri mi olur bu eksikliğin mutlaka giderilmesi şart.
  • 6046
    --- alıntı ---

    galatasaray profesyonel futbol a takımı, spor toto süper lig'in beşinci haftasında akhisar belediyespor ile oynayacağı maçın hazırlıklarını bu akşam yaptığı idmanla tamamladı.

    florya metin oktay tesisleri'ndeki antrenmanın ilk bölümünde üç gruba ayrılarak 5'e 2 top kapma çalışması gerçekleştiren oyuncularımız, ardından performans uzmanı scott piri yönetiminde bir çalışma yaptılar. ana bölümde taktik antrenman üzerinde duruldu.

    umut bulut, akşam antrenmanında takımla birlikte çalışmalara katıldı.
    sabri sarıoğlu ise tedavisinin ardından takımda ayrı salonda ve sahada çalıştı.

    galatasaray profesyonel futbol a takımı, akşam antrenmanı sonrasında florya metin oktay tesisleri'nde kampa girerek akhisar belediyespor maçının saatini beklemeye başladı.

    --- alıntı ---

    http://www.galatasaray.org/...orya/haber/14465.php
  • 6047
    konu şu: rotasyon.

    galatasaray 2007/08'de yetersiz bir kadroya sahipti. ligi kazandık ama avrupa'yı götüremedik.
    2008/2009'da kadro genişledi, ancak yedekler istenen performanstan çok uzaktı. iki kulvarda da güzel skorlar devamsızdı.
    2009/2010, yine aynı meseleler. arda santrfor oynadı, orta saha sakatlıklardan çoktü, vesaire.
    2010/2011 zaten kötü.
    geçen sene ise zaten tek kulvar.

    galatasaray'ın en son hem ligi hem avrupa'yı benzer çizgide götürebildiği son sezon 2001/2002 sezonuydu. kadro çok kaliteli değildi ama çok kritik bir nokta vardı: oyuncu grubu birbirine kalite olarak yakındı ve bol alternatifliydi. bu da sezon performansına yansıdı. tam 11 sene sonra ilk defa benzer genişlikte bir kadroya sahibiz. ve galatasaray hegemonyasını başlatmakla aramızda yalnızca 1 sezon var. bu şartlarda da en kritik soru şu: bu kadrodan maksimum verim nasıl alınır?

    teknik taktik bir tarafa, rotasyonun hangi türlüsü makbuldür?

    ***

    fatih terim formayı nasıl dağıtır peki? tanımadığımız bir adam değil ki. iyi oynayan, formanın hakkını veren oyuncudan formayı almaz fatih terim, mesele budur. yani şans ayağınıza gelir bir şekilde. bunu nasıl değerlendirdiğiniz önemli. kısacası iyi oynayan oyuncu, fiziksel olarak eksik olmadıkça oynar. isimler formayı almaz, adalet formayı dağıtır.

    bu yüzden umut şu an ilk 11 oyuncusu iken baros a2 ile çalışıyor.
    geçen yıl semih bu yüzden kadronun gediklisi oldu, servet ise eskişehirspor'da.
    ujfalusi sakatlandı ve dany iyi oynadı: bu yüzden manchester maçında ilk 11'di.

    buna fatih terim'in felsefesinin en önemli parçalarından olan "galatasaray her maça kazanmak için çıkar" fikrini de ekleyin. böyle bir düzende hiç bir oyuncuya "seni manchester united maçına saklayacağım, rotasyon adına" denilmesi mümkün müdür? ya da "bu maça yedeklerle çıkacağız, aslar yedek bekleyin" der mi oyuna bakış açısı böyle olan bir teknik adam?

    hayır. bu yüzden biz ingiltere ligindeki, manchester united'ın, liverpool'un, chelsea'nin yaptığı türden bir rotasyon yapmayacağız. hakeden oynayacak, şans gelen değerlendirmek için uğraşacak, şans gelmeyen de sabırla çalışmaya devam edecek.

    felsefe bu.

    ***

    galatasaray futbol takımı sezonun ilk 5-6 maçı itibarıyla 3 bölüme ayrılmış durumda.

    1) "a takımı": muslera, eboue, semih, ujfalusi, dany, hakan, hamit, selçuk, melo, amrabat, emre, engin, aydın, umut, burak, elmander.

    önemli bir maç öncesi bu oyuncuların içinden seçilen bir ilk 11 taraftar için büyük bir tartışma konusu olmaz, çünkü hepsinin aşağı yukarı pozitif performansları var. problem şurada- bu grup eksik çünkü sene başında iki tane çok kritik oyuncuyu kaybetti: engin baytar ve tomas ujfalusi.

    2) yedekler: cris, sabri, riera, yekta, çağlar, sercan
    a takımından alternatifler yetersiz kaldığında oyuna girecek adamlar. cris'in performansı henüz belirsiz olduğundan bu grupta. sabri iki sezondur fazla durağan. albert riera bu sene henüz forma giymedi, sercan giydi ama ne yaptı pek belli değil. çağlar da belki de hakan balta'nın tek alternatifi olmanın getirisiyle bu seviyede.

    3) "acil durumda camı kırınız": ufuk, eray, gökhan, ceyhun, baros, furkan.
    bunlar kadroya girebilmek için kendini antremanda ispatlaması gereken, üzerine şans doğarsa da bunu olumlu kullanması gereken adamlar.

    tüm bunlara ek olarak kadronun genel yapısını düşünürsek: galatasaray çok atletik, 4 ciğerli adamlardan oluşan bir kadro değil. yaş ortalaması bazı bölgelerde hayli yüksek. hamit, melo, aydın, elmander sezon içinde ufak tefek sakatlıklar yaşayan oyuncular. hakan balta aynı şekilde. emre çolak, selçuk fizik olarak a sınıf oyuncular değil.

    kısacası çeşitli ve dolu bir kadromuz olsa da, bir şanssızlık olursa 2-3 tane daha engin veya ujfalusi tarzı olay yaşanırsa bu kadronun üç kulvarda gitmesi olanaksız: sebebi ise bu seneki fikstürün farklılıkları.

    ***

    bu senenin fikstür yapısı ise dönem dönem değişecek.

    eylül ve ekim aylarında cumartesi (lig) - çarşamba (avrupa) - pazar (lig) - cuma(lig) - salı(avrupa)...
    avrupa ve lig birlikte gidiyor. iki maç arasında minimum 3, kimi zaman 4 dinlenme günü var ki bu oyuncuları zorlayacak türden bir yoğunluk değil. grubun 2. ve 3. maçı arasında 2 değil 3 hafta olsa da bunun sebebi ekim ayındaki milli takım arası.

    ocak ayına kadar idare edilebilecek bir rotasyon var. ancak buradan sezonun ikinci yarısına sarkacak kayıplar çok büyük bela olabilir!

    türkiye kupası'nın statüsü bu sene değişti. galatasaray avrupa kupasına katılan takımlardan biri olduğundan yalnızca iki eleme turu oynayacak olsa da, bu turları geçip çeyrek finale kalması durumunda yeni statü gereği iki gruptan birine kalacak. bu ekstra 6 maç demek. ve bu rakipler türkiye'nin kalburüstü takımları olacak. geçen sene galatasaray türkiye kupasında yalnızca 2 maç oynadı ve çeyrek finalde elendi. bu sene ise tamamen aynı performans dahi tekrarlayabilmek için 8 maç oynamak durumunda.

    burada eklemeliyim ki türkiye'de galatasaray olsun, fenerbahçe olsun, eğer bu sene avrupa'da bir başarı kazanma durumları olsa bile bu türkiye kupası şekliyle bu mümkün değil. sezonun sonlarına bu kadar anlamsız bir grup yükü bindirme fikrini geliştiren federasyonu tebrik ederiz!

    yani ligin ikinci yarısı ilk yarısından daha da yoğun geçecek. sezon sonuna doğru sakatlıklar, cezalar, maçların temposunun, öneminin ve mücadelesinin artması da buna eklenince, bir de şampiyonlar ligi'nde gruplardan çıkarsak...

    ***

    parçaları birleştiriyorum.

    galatasaray her maç 11'in 6-7 oyuncusunun değiştiği bir rotasyon uygulamayacak. daha çok sakatlanan, cezası bulunan oyuncuların yerlerine gelen yedeklerin hazır olması ve katkı sağlamasına dayalı bir rotasyon şeklini benimseyeceğiz. bu da kadro kalitesinin sakatlık/cezalara karşı iyi dizayn edilmiş olmasını gerektiriyor. şu an ise "a takımı" engin ve ujfalusi eksiklikleriyle yeniden 15-16 sayısına kadar düşmüş durumda. nasıl geçen sene kadronun 2. ve 3. seviyelerinden semih, emre çolak, aydın gibi isimler kadroya derinlik kattıysa bu sene de buradan çıkış yapacak oyuncular hem kritik eksikliklere yama yapacak, hem de a takımını diri tutmaya yarayacak.

    bu şartlarda galatasaray rotasyonunu özellikle ikinci segment oyuncuları özellikle ocak ayına kadar ilk gruba katmak üzerine kurmalı. yani şampiyonlar ligi grupları bittiğinde cris stoper alternatifi olmalı. riera 3-5 maç oynamış olmalı. sercan gol-asist yapmış olmalı. (her ne kadar pek sevmesem de) çağlar maç temposu kazanmış olmalı. ocak sonrası ise bu oyuncular ile a takımından yapılacak harmanlarla türkiye kupasında güç kaybı yaşamadan ilerlemek amaç olmalı. zira sezon sonunda kritik maçlar geldiğinde diri bir selçuk, fişek gibi bir amrabat görebilmek için başka yol yok.
  • 6048
    samet orhan adlı genç aslanımızın twitter hesabında geziniyordum, şöyle bir fotoğrafa denk geldim ;

    https://twitter.com/...itter.com%2FAHRCX7iE

    bu takım bu yüzden başarılı oluyor-olacak ve koşacak, minikler gol atmış, abileri, ki biri gol kralı diğeri milli takım stoperliği yapmış futbolunun son demlerini yaşayan birisi, egolarının yuksek olması beklenen oyuncular, a takım da dahi genç aslanlardan birisine dahi abilik* taslaması beklenebilecek oyuncular.

    ama napıyor bu aslanlar, minik kardeşlerinin sevincine , muhtemelen gazozuna dahi sayılamayacak öneme sahip bir maçta onlar kadar ortak oluyor, seviniyorlar, düşünsenize lan, o golü atan ufaklığa ilk koşan süper lig gol kralı, el üstünde tutuyor, gülüyor, destekliyor, nevrim dönerdi ben olsam şerefsizim. helal olsun lan size...

    not: kimisi için çok da önemli olmayan bir görüntü olabilir, ama bütün başarının sırrı, formulü o fotoda gülen gözlerde gizli gençler.

    edit: vbesen uyardı, fotoda gözükmüyor ama emre çolak'ta gole coşup kendini kaybedenlerdenmiş, seviyorum lan sizi.

    edit2: gaipten gelemeyen ses'te uyardı, eboue ve semih te o esnada yardıranlardanmış. arkada kara inci ve yanında semih gözüküyor, görememişiz *
  • 6049
    bir iki satırlık bir analiz yapmak istiyorum 2012-2013 sezonu galatasaray futbol takımı ve bu takımın geleceği ile ilgili. şu anda lig için oldukça yeterli bir takım kurulmuş durumda. kim ne derse desin burak yılmaz, umut bulut, elmander, sercan yıldırım ve milan baros ligde dört beş takım hariç her takıma gol atabilecek farklı meziyetlere sahip oyuncular. yeterince çalışmıyor gibi gözüken sercan ve gözden düşmüş, form kaybı yaşayan baros da dahil bu takımın beş forvetinin beşi de arkalarında bu besleyicilikte bir orta saha mevcutken gol atarlar. besleyicilikten bahsetmişken ilerleyen haftalarda çok daha aktif olarak çalışacağını düşünsem de bize gerçekten gerek golleri gerek asistleriyle takımı bir üst seviyeye taşıyacak bir adam lazım. bu ihtiyaç ligden ziyade ileriki yıllarda hedeflenen avrupa'da alamadığımız son kupa için giderilmesi gereken bir ihtiyaç; yani bu senenin işi değil. bildiğimiz anlamda 10 numaralar artık ya tek forvet ya da kanatsız bir dizilime mecbur bıraktığı için eskisi kadar revaçta değil. bu nedenle ister rüştünü ispatlamış bir yıldız olsun, ister büyük yıldız olmaya aday bir oyuncu olsun; bahsi geçen adam 10 numara vasıflarına da sahip kanat oyuncularından biri olmalı gibi gözükmekte. bir çırpıda aklıma gelen üç ismi örnek olarak sizlere sunayım hemen

    1)(bkz: arjen robben) : hızlanması müthiş, şut özellikleri mükemmel olmasa da pasları ve ortaları oldukça iyi. burak ve umut gibi iki forvetimiz varken takıma seviye atlatabilir.
    2) (bkz: younes belhanda) : izlediğim kadarıyla top tekniği üst düzey, şut özelliği de asist özelliği de oldukça gelişkin bir oyuncu.
    3) (bkz: kaka) : anlatmaya gerek yok sanırım, o plaseler; ah o plaseler! ihtiyacımız olan tam olarak onlar aslında.

    bu sene çok fazla dengeleri sarsmadan yeterli yatırımlar yapılmış durumda takıma. dany gibi bir stoper kazandık ki; bana kalırsa fatih terim ve ekibinin himayesinde iyi çalışır, mental özelliklerini de bir üst seviyeye taşırsa tam anlamıyla üst düzey bir stopere dönüşme potansiyeline sahip. ( bazı heyecanlı arkadaşlar şimdiden üst düzey ilan etmiş olsalar da, ben üst düzey olma adayı olarak görüyorum onu. ) semih kaya ile dany müthiş bir tandem ikilisine dönüşmeye aday olarak gözüküyorlar hali hazırda; sağ bek eboue üst düzey maçlar için oldukça yeterli, hamit ve sabri ikilisi ile de yedeklenmiş durumda. seneye yatırım yapılacak bir diğer bölge sol bek olacak ki, sanırım bu bölgeye de oyun stili farklı dahi olsa en az eboue kadar kariyerli bir oyuncu bakılacaktır. seneye ujfalusi'nin emekli olacağı, baros ile yolların ayrılacağı ve külup bulursa riera'nın da en az zararla gönderileceği kanaatindeyim. muslera-dany-eboue-melo veya muadili ( bana kalırsa gökhan inler alınarak hem kontenjan sorunu çözülür hem de o bölgede oluşabilecek olası bir boşluk en iyi şekilde doldurulur, ama tabi şartlar bu transfere ne kadar uygun olur bilemem. yine de gökhan benim dilencilik yapacağım ender futbolculardan birisi. )-bir çilingir ( yukarıda değindiğim )- amrabat- elmander ve cris ile kadro 8 kişilik yabancı sınırına ulaşmış olacaktır. ayrıca (bkz: ) numaralı entry'de çok güzel bir örneğini göreceğiniz arkadaşlık, takımdaşlık ve bir bütünü oluşturma duygusu da bu yolda bize gerekli motivasyonu oluşturacak en önemli etken. bu noktada ise hem takımımızın mevcut kültürüne hem de takımın başındaki hocaya güvenim o kadar yüksek ki; üzerine yazılması gereken pek bir şey olduğunu düşünmüyorum.

    bir de burak yılmaz'ın yanına ciddi anlamda en az onun kadar efektif olan, ancak ona oranla top kontrolünde, pas alışverişlerinde ve pozisyon bilgisinde burak'tan daha fazla artısı olan bir oyuncu gelirse; işte o gelen oyuncu gerçek çilek olacaktır.

    not1: yabancı sayısı seneye 6+2 mi olacak, yoksa doğrudan 6 mı emin olamadım. eğer doğrudan 6 olacaksa, cris ile de yollar ayrılabilir. melo yerine gökhan inler ilaç gibi gelir. ayrıyetten; üzülerek belirtiyorum ki seneye şartlar bizi elmander ile de yolları ayrımaya itebilir. tabii ki umut'un bonservisinin alınıp alınamayacağı, seneye altyapıdan veya gurbetçi oyuncu havuzundan sürpriz katkıların gelip gelmeyeceği gibi belirsizliğini koruyan konular da var. işbu yazı bu belirsizliklerin takımın lehine sonuçlanacağı ihtimali üzerine kaleme alınmıştır. umutvar olmakta fayda var.

    not2: orta saha üzerine pek değinmedim evet, farkındayım. bunun sebebi orta sahanın rotasyonu kuvvetlendirildiği takdirde; ki bu kuvvetlendirme takımı bir kademe üste taşısa yeterlidir; o bölgede hiç bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum. tek sorun melo'nun geleceğinin ne olacağı veya onun yerine kimin alınacağı olur.

    not3: elmander ve baros sevilen, özel hayranları olan oyuncular anlıyorum. ancak şunu kabul edelim, bu takım çok iyi işler yaptılar, yapıyorlar, yapmaya devam da edecekler bir aksilik yaşanmazsa; ancak yabancı sınırı olan bizimki gibi liglerde yüksekleri hedefliyorsanız profesyonel düşünebilmeli, sizi hedeflerinize taşımakta en yüksek katkıları verebilecek oyuncuları kadronuza katmaya çalışmalısınız. elbette elmander ile üç aşağı beş yukarı aynı meziyetlere sahip bir oyuncu getirilecekse; kanımızın ısındığı, takımı sahiplenmiş, çalışkanlığı ve hırsı ile herkesin takdirini kazanmış olan elmander'den yana oy kullanırım. ancak dzeko gelecekse mesela elmander'in yerine, o zaman işler değişir.

    sonuç niyetine: takımın başındakiler elbette bu işte bizlerden daha deneyimli ve daha donanımlılar. bizlerin burada yaptıkları nacizhane görüşlerimizi sunmaktan öte bir şey değil. ancak aklın yolu da bir, yumuşak karın olarak gözüken bölgeler belli; sınıf atlatılırsa takımı bir kaç gömlek yukarı taşıyabilecek bölgeler belli, eldeki imkanlar belli. üç aşağı beş yukarı bu yazdıklarım ayarında gelişmeler yaşamaya gebe galatasaray futbol takımı önümüzdeki sezonda. son iki sezondur yapılan aşı tuttu, bize sunduğu tatlı meyvelerini de afiyetle yedik, yiyoruz, yemeye de devam edeceğiz. şimdi yapılacak son bir aşı kaldı. bu seneyi de olabilecek en başarılı noktada bitirdikten sonra bu son aşıyı da başarılı bir şekilde gerçekleştirebilirse yönetimimiz ve teknik ekibimiz, işte o zaman gerçek anlamda seviye atlamış, şampiyonlar liginde kafaya güreşmesi hiç de sürpriz olmayan bir galatasaray izleme şansına sahip olacağız. hem bugünümüz hem de geleceğimiz umutla bakmamak için fazlasıyla parlak. bu takım doğru yolda. bu takım doğru kişilere emanet. bu takım doğru insanlardan oluşuyor ve daha doğru insanların da bu takıma dahil olma imkanları maddi-manevi mevcut.

    bu takım çok başarılı olacak! bol bol bayrak ve meşale zulalayın gelecek günler için.
  • 6050
    23 eylül 2012 elit akademi ligi galatsaray fenerbahçe maçında takımımız 10 kişi kalmasına rağmen 1-0 yenmeyi başarmış. buraya kadar normal ama asıl gurur duyduğum a takımı oyuncularımız yalnız bırakmamış sevinçlerine ortak olmuş . bu nasıl bir mutluluk, bu nasıl bir sevinç.

    http://spor.haberturk.com/...ograf-nerede-cekildi
    https://pbs.twimg.com/media/A3gOmueCAAA6wFv.jpg
    edit: bu da videosu http://www.youtube.com/watch?v=rmVWV54TTTM
App Store'dan indirin Google Play'den alın