geldiği gün dün gibi aklımda. saçma sapan kaleci transferlerinden sonra laziodan lorik cana’yı verip kaleci aldık diye haberler çıkmaya başlamıştı. bir önceki sezon lorik cana ayakta kalan tek futbolcumuzdu. neden böyle bişey yaptık diye düşünüyordum. sezona da kötü başladı. ordu maçında sekçuk inanın ayağına topu çarptırıp gol yemişti filan acaba diyordum. sonra bir başladı pir başladı. koskoca 14 sene 8 şampiyonluk. efsanemiz oldu. bu akşam o ağladı ben ağladım. eşim diyo ki ben gitsem ağlamazsın. o gitse de ağlardım. muslera benim içim öyle bi anlam ifade ediyor. takımın içinde tutkaldı. bunu görebiliyorduk. muhtemelen takımın içinde ki arkadaşlık bu kadar iyi olmayacaktır bundan sonra.
(bkz:
18 mayıs 2025 galatasaray kayserispor maçı)