kerem aktürkoğlu isimli futbolcunun
fenerbahçe'ye transferine izin vermemizle bazı taraftarlarımız, camiamızın ahlak dersi vermeye çalıştığını ve bunun gereksiz olduğunu düşünüyor. fakat ben bu görüşe katılmıyorum. öncelilke belirtmek isterim ki
galatasaray'ın, kendisine rakip olmaya çalışan bu camiaya ahlak dersi verebilecek olgunlukta bir kulüp olduğu doğrudur. fakat
fenerbahçe, yaşadığı hiçbir olaydan ders alamayacak kalibrede bir camiadır ve bunu da defalarca kanıtlamıştır.
açık konuşmak gerekirse,
galatasaray yönetiminin bu transfere zorluk çıkarmamasının arkasında siyasi bir müdahale olduğuna neredeyse eminim. yani bu kararın yönetimimizin hür iradesiyle alınmadığını düşünüyorum. bunu en başta belirtmek istedim.
fakat her ne sebeple olursa olsun bu kararın uzun vadede doğru bir karar olduğunu düşünüyorum. çünkü biz bu transfere izin versek de vermesek de
fenerbahçe yönetimi bu olaydan hiçbir ders çıkarmayacak, bize karşı tavırlarını değiştirmeyecek. geçmişte camiamıza ve yöneticilerimize yapılan hadsiz saldırılar bundan sonra da devam edecek. fakat
galatasaray hiçbir zaman onların seviyesine inmedi, bundan sonra da inmeyecektir.
çin atasözü olarak bilinen bir söz vardır: "bir aptalla asla tartışma; dışarıdan bakanlar aranızdaki farkı anlayamayabilir." benzeri bir söz de mark twain’e atfedilir: "ahmak insanlarla tartışmayın; sizi kendi seviyelerine çekerler ve tecrübeleriyle yenerler."
bu sözlerden yola çıkarak,
galatasaray'ın duruşu belli olmalıdır: rakiplerinin seviyesine inmemeli, kirli tartışmaların parçası olmamalı ve sadece kendi yolunu çizmeli. kerem transferi de bu açıdan bakıldığında bir "kaybediş" olarak değil, camiamızın büyüklüğünü gösteren bir tavır olarak görülmeli.
galatasaray, tarih boyunca olduğu gibi bugün de sadece sahada verdiği mücadeleyle rakiplerini alt etmeli ve bu ilkesinden asla taviz vermemelidir.
fenerbahçe seviyesinde davranışlar sergilememiz ve onlara misilleme yapmaya çalışmamız bize fayda getirmez aksine onlardan bir farkımız kalmamasına sebep olur.
galatasaray taraftarların sadece başarıları sebebiyle gönül verdiği bir takım haline dönüşmemelidir ve değerlerini muhafaza etmelidir. rakibimiz bizi özellikle son senelerde defalarca kere saha dışı olaylara kanalize etmeye çalıştı ama biz her defasında saha içinde kalarak galip gelmeyi başardık. bundan sonra da durum çok farklı olmayacak. şundan eminim ki
fenerbahçe'nin
kerem aktürkoğlu'nu avrupa listesine yazması bizi negatif etkilemeyecek ama bizim taş koymamız sebebiyle yazamamaları sosyal medyada ellerine bir koz verecek ve bizi kötü adam olarak gösterme çabalarına destek sağlayacak. bu sebeple bu konuda yönetimimize yüklenilmesini doğru bulmuyorum. saha içine odaklanalım ve
konsantrasyon'u elden bırakmayalım.