342
30 ağustos 2025 akşamı takip ettiğim kadarıyla olayları doğru taraftan okuyan tek kişi kendisiydi.
kerem'in transferi konusunda siyasi iradenin devreye girmesinin yıllardır anlatılan yapı masalıyla nasıl ters düştüğünü anlattı. zaten bu olayın önemli tarafı da buydu, kendi kitlesini yıllardır siyasi iradeye karşı olduğu için, "ayakta kalan son kale" olduğu için başarılı olamadığına inandırarak konsolide edenlerin düşen maskelerinin ortaya çıkaran örneklerden biri gerçekleşti.
ama sosyal medyadaki bol takipçili etkileşim kevaşeleri ne yaptılar, olayı bu şekilde okumak yerine camianın içerisinde kaos çıkardılar. bunu da bir ajandaya dayanarak yaptıklarına eminim ama orası ayrı bir konu.
öte yandan lafı gelmişken söylemek lazım ki insanlar sürekli aynı yanlış kabülün üzerinden fikir üretmesin. türkiye'de siyasi iradeden bağımsız bir futbol hiç olmadı ve olamaz da. burası estonya değil arkadaşlar bir kafanızı kaldırın yaşadığınız ülkenin farkına varın. ki zaten bu temas olmasa şuan bizim kulübümüz de dahil bütün büyük kulüpler kapanmış olmalıydı. çünkü bu kulüpleri kökten yok edecek kadar büyük hatalar değil bir, değil iki, defalarca yapıldı. ayrıca, bugün şuanki siyasi irade değil de bizim desteklediklerimiz başta olsalardı o telefonların açılmayacağını mı sanıyorsunuz? büyük kulüpler solu, sağı, x'i, y'si farketmeden güç, irade sahipleriyle temas kurarak yönetilir. hatta sadece kulüpler değil, orta ve büyük ölçekte her şirket böyle yönetilir. bunu ne kadar erken farkederseniz bu tip olayları doğru yorumlamanız da o kadar kolaylaşır.
kerem'in transferi konusunda siyasi iradenin devreye girmesinin yıllardır anlatılan yapı masalıyla nasıl ters düştüğünü anlattı. zaten bu olayın önemli tarafı da buydu, kendi kitlesini yıllardır siyasi iradeye karşı olduğu için, "ayakta kalan son kale" olduğu için başarılı olamadığına inandırarak konsolide edenlerin düşen maskelerinin ortaya çıkaran örneklerden biri gerçekleşti.
ama sosyal medyadaki bol takipçili etkileşim kevaşeleri ne yaptılar, olayı bu şekilde okumak yerine camianın içerisinde kaos çıkardılar. bunu da bir ajandaya dayanarak yaptıklarına eminim ama orası ayrı bir konu.
öte yandan lafı gelmişken söylemek lazım ki insanlar sürekli aynı yanlış kabülün üzerinden fikir üretmesin. türkiye'de siyasi iradeden bağımsız bir futbol hiç olmadı ve olamaz da. burası estonya değil arkadaşlar bir kafanızı kaldırın yaşadığınız ülkenin farkına varın. ki zaten bu temas olmasa şuan bizim kulübümüz de dahil bütün büyük kulüpler kapanmış olmalıydı. çünkü bu kulüpleri kökten yok edecek kadar büyük hatalar değil bir, değil iki, defalarca yapıldı. ayrıca, bugün şuanki siyasi irade değil de bizim desteklediklerimiz başta olsalardı o telefonların açılmayacağını mı sanıyorsunuz? büyük kulüpler solu, sağı, x'i, y'si farketmeden güç, irade sahipleriyle temas kurarak yönetilir. hatta sadece kulüpler değil, orta ve büyük ölçekte her şirket böyle yönetilir. bunu ne kadar erken farkederseniz bu tip olayları doğru yorumlamanız da o kadar kolaylaşır.