resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 8402
    fatih terim herkes için başka bir ışığı temsil eden bir isim. güç ve egodan kurulu kişilikleri tek doğru gibi algılamak büyük yanlış. herkesin eleştirilebilir olmasını kabul etmek gerekiyor. bunların en başında da türk futbolunun en başarılı ve en çok hata yapan ismi fatih terim'dir.

    `her şey onun yüzünden mi, hep o mu çözecek romantikliği? `

    fatih terim mi çözecek her şeyi. haklı. hatırlayalım, sayın terim maç sonu röportajını ülke gündemi karışık diye üzgün olduğunu söyleyip yapmadı..hafta sonları başbakanlık konutlarında, ilgili devlet resepsiyonlarında yemeklere katıldı. avrupa futbol konseyi elit teknik direktörler toplantısına katılıp fikir alışverişinde bulundu. ülkedeki, dünyadaki her şey hakkında konuştu, yorum yaptı. hatta bazen "gider" yaptı. cep telefonuyla başbakana ulaşabilirken, galatasaray başkanı geldiği günden beri başbakandan randevu alamadı. yani baktığımızda gayet güçlü bir figür bu topraklar için. dün mesut yılmaz, mehmet ağar övüyordu kendisini, şimdi dönemin iktidarı övüyor. yani fatih terim hep güçlü... bu figür neden şimdi susar? neden "devrim yapacağız" derken dünya futbol tarihinin en büyük şikesini kapatan adamla karşı karşıya değil de yanyana olur? neden dünyanın en adaletsiz liginin yöneticisini patron olarak değil de kader birliği yaptığı önemli bir dostu gibi lanse edilmesini eleştirmez? her şeye konuşan fatih hoca bunlara mı gücü yetmiyor?... hepimiz biliyoruz efendim, geçiniz bu fatih terim naapsın savunmasını. fatih hoca'nın kendi yolu hep vardı. kendi markasını yarattı. fatih terim, galatasaray'ı kullanmış, galatasaray'da fatih terim'i kullanmıştır. ikisi de birbirini büyütmüştür. son 6-7 ayda olanlarsa fatih terim'in galatasaray'dan büyüğüm davranışlarının tezahürüdür. ego ve kompleksleri onu bu hale getirmiştir.

    terim gücü

    öyle fatih terim gibi dönemin iktidarına yanaşıp, güç sağlayarak o anki sorunlarını hızlı çözüme kavuşturabilecek bir yapı değil galatasaray. o yüzden zaten dönem dönem iktidar yanlıları veya iktidar sahipleri kulüp içinde yer edinir. yani isimler gelir, camia o yöne dönmez. zaten camiaların bu yönde durması kadar saçma bir şey olamaz, taraftarları bu kadar karışık kimliğe sahipken... bu isimlerden birisi de dolaylı olarak fatih terim'di. kendisine düşen görevi galatasaray adına yapmadı, yapmıyor fatih terim. tek yaptığı şey adaletsizliğe alkış tutarak kendi egosunu tatmin etmek. bakıın beni bıraksanız da ben ne kadar güçlüyüm demek... elbet devran dönecek, fatih terim'de dönecek. yaşım itibarıyla çok şahit oldum döndüğüne de anlaşılan bağzı arkadaşlar pek tanık olamadığı için sayın terim'i tutarlı idealist bir örnek olarak alıyorsunuz kendinize.

    bu kadar körü körüne isim fanatikliği "vefa" kelimesi ile açıklanamaz. galatasaray kulübü arisatokrat ve zaman zaman elitizm ile hareket eden bir kulüptür. bunun da sebebini liseye bağlayabilirsiniz. drogba'yı sahiplenişi bile bülent korkmaz'dan fazla olmasının sebebi de uluslararası itibar ve saygınlık kriteriyle doğru orantılı. fatih terim'de bu derin galatasaray davranışından etik olmayan şekilde mecbur kalınarak ötekilendirilmiştir. yanlış mı? bana sorarsanız geç kalınmış bir hareketti.

    çok net soru soruyorum tüm galatasaraylılara, fatih terim ismi fenerbahçe camiasında olsa sırıtır mıydı, yoksa heh tam olmuş mu derdiniz? bu cevaba göre galatasaraylılığınızla fatihterimciliğinizi ayırabilirsiniz.

    kendimizi tekrar etsek de: (bkz: #1385687)

    not: bu girdi içeriğinin bir bölümü terimsporlu bir arkadaşın takma ismi altına girilmiştir.
  • 8403
    bence insanların farklı bir konuyu kaçırarak eleştirdikleri efsanemiz. ama bir konu var ki haklı veya haksızlık denen konu matematik gibi kesin değildir. kişiden kişiye göre değişebilir. çünkü herkes sizinle aynı çevrede büyümedi , aynı hayatı yaşamadı , aynı okullara gitmedi , aynı kültürü almadı. konu böyle olunca bir kişiye doğru gelen davranış da a kişisi haklı ise ,diğer kişiye göre b kişisi gayet tabi haklı olabilir. şimdi hal böyle olunca ee emozguner bu durumda kim haklı nasıl anlıyacağız dediğiniz duyar gibiyim. bu sözlük de benden büyük abilerimde vardır benden küçük kardeşlerimde vardır. bir konuda kim haklı kim haksız konumuna geldiysem eğer hep olayı empati yoluyla çözmeye çalışırım. ve yüksek olasılıkla da doğruya erişebilirim. fatih terim bizim canımızdır, ciğerimizdir, kedisinin babamdan ayrı tutmam severim, sayarım. ama ben babam bile bir konuda haksız olduğunu düşünsem baba haksızsın derim. şöyle bir örnek içine koyun kendinizi. 30 yıl bir x firmasında çalışmışsınız. iyi kötü ekmek yemişsiniz karşılığında o firmaya çok büyük kazançlar sağlamışsınız. bir gün patronun oğlu gelip yok arkadaş seninle çalışmıyorum derse ne yaparsınız. elinize aldığınız gibi 17-18 ingiliz anahtarını camı çerçeveyi mi indirirsiniz. yoksa o firmanın aynı iş kolundaki rakip firmasına imza atıp o patronla çok samimi görüntüler verip eski firmanızda ki saygınlığınızı yerlebirmi edersiniz. ben şahsen o kadar ekmek yemişim deyip teşekkür eder ve hayatımı farklı şekilde devam ettirim. konu pek tabi iş hayatı burada o firmadan atılan kişinin ailesine , eski firmasına ve yeni firmasına karşı sorumluluğu var. ama konu futbol olunca birde 4. tarafı var bu işin taraftar. kendinizi fatih terimin yerine koyun. lütfen iki dakika çıkartın gözlüklerinizi ve onun yerinize koyun. burada ki tüm abilerimin kardeşlerimin belki benden daha fazla galatasaray'a bağlılığı vardır. şimdi siz fatih terim'in yerinde olsaydınız o federasyona imza atarmıydınız , her dakika y.d. ile tv karşısına geçip eski patronunuza aba altından sopa gösterir miydiniz. benim tanıdığım bu sözlükte ki hiçbir yazar fatih terim'in yaptığını yapmazdı. belki istisnalar vardır ama genel olarak kimse yapmaz. bu şu demek değil tabi ki hepimiz yapmıyorduk fatih terim'in yaptığı yanlıştır, haksızdır. ilk başta dediğim gibi herkesin kendi yoğurt yiyiş şekli farklı olduğu için fatih hocanınki de kendisine göre doğrudur. ama ben eminim olayı enine boyuna düşünen hiç kimse o federasyona böbreğini bile satsa galatasaray imza atmazdı.
  • 8404
    adam ne yapsın şimdi. bir zamanlar kader ortağı olduğu galatasaray spor kulübü başkanı kendisini arkasından bıçaklarken öyle düşmanlıkmış pek sallamamaya başlamıştır. zaten diğer türlüsünü beklemek abesle iştigal. onun içindir ki tüpçü ile çalışmaya başlaması çok da zorunuza gitmesin. öte yandan burada çokça tekrar edildi ve anlamamakta ısrar edildi. onun içindir ki ünal aysal'ın neler yaptığını tek tek sıralamaya gerek yok. zaten o ısrarın dışa vurumu bugün fatih terim'e olan bu kızgınlığın sebebi. bir mantık çerçevesine oturtulmaya çalışıyor ama o çerçeve çok dar kalıyor. zorlamamak lazım.

    bu noktada anlaşılmayan bir başka husus ise fatih terim'den beklenti içine girilmesi. sen boşver fatih terim'i zaten nefret ediyorsun adamdan. daha ne diye yabancı sınırı hakkında kendisinden bir beklentiye giriyorsun. kaldı ki senin teknik direktörün değil profesyonel bağlamda bir bağlantısı da kalmamış galatasaray ile. yabancı kontenjanı konusunda fatih terim'e yükleneceğine mevcut galatasaray başkanına bir söylemde bulun. zira kendisi ya yabancı sınırı değişir ya da federasyon başkanı demişti vakti zamanında. fatih terim galatasaray divan kurulu üyesi. seçim olursa gider oyunu kullanır. katılmak istiyorsa divan kurulu toplantılarına katılır. gerisi hikaye. ama baştan söyleyelim olur da yarın başarısız olursa ilk gidilecek adam da kendisidir. gel bizi kurtar diye. bunu da bilerek konuşmakta fayda var. çünkü öyle bir durumda yine yaşananlara bakmaz yine gelir galatasray'ın başına. yine elini taşın altına koyar.
  • 8406
    bu açıklamaları yaptı: http://youtu.be/63mNjmFwllE
    sonra da bu fotoğrafı çektirdi: https://pbs.twimg.com/media/BfzH-tGIIAAWa3j.jpg

    "ne yapılmak istendiğinin farkındayız," diyor. demek ki bir art niyeti var federasyonun, öyle düşünüyor. sonra o art niyetli, yani adaletsiz federasyonla gidip iş yapıyor. "burada bir itibarsızlaştırma operasyonu hissediyorum" diyor, sonra kendisini itibarsızlaştıranlardan maaş almaya gidiyor.

    bir şey demiyorum. yalan da söylemiyorum ama. bunlar gerçek, doğru. buyrun, yorumlayın.
  • 8407
    arkadaş ben mi çok art niyetliyim yoksa farklı bir mantıktan mı gidiyorum bilmiyorum ama hani "aslolan galatasaraydır" diyen büyük imparatorumuz şu an yd'nin sözlerinden anladığımız kadarıyla milli takımlardan, türk futbolunun gelişiminden sorumlu olan yegane adamdır, türk futbolunun başındaki adamın "kader ortağıdır". türk futbolu adına ağzından çıkan her türlü laf bir emirdir.. yani burdan çıkan sonuç nedir "türk futbolunun gelişimi" açısından yabancı kuralının böyle zırvaca kullanılmasını saçma bulan ve hatta bunu "galatasaray'ın önünün kesilmesi" olarak kullanıldığını düşünen düşüncesini defalarca en agresif beyanatlarla söyleyen terim isterse ağzından çıkan iki çift laf ile bu saçmalığı sonlandırır ve konunun önümüzdeki sezon birinci ligteki direktörlerle oluşturulacak bir konsensüste kararlaştırılmasını sağlayabilirdi hatta buna bile gerek duymazdı ancak şu an terim ne yapıyor ? yabancı sayısına ve bunu getirenlere galatasaray teknik direktörüyken o kadar sallarken konuya dair politik cevaplar veriyor.. mevzu galatasaray mevzusu değil allahınızı severseniz senelerdir futbolun içindeki başarı abidesi imparator terim olayın "yabancı kuralı"nın sinsice ve art niyetli olarak kullanıldığının farkında olmayacak kadar bilgisiz mi ? kusura bakmayın ama galatasaray'dan ayrıldıktan sonraki davranışları hoşuma gitmiyor. milli takımın başında her şeye rağmen birileri "fenerbahçe" elçisi olurken o galatasaray elçisi olsun demiyorum ancak haksızlığa uğradığı için galatasaray'dan ayrıldığını söyleyip orda yapılan bir yığın pislik ve haksızlıklara bu derece seyirci kalması hiç hoşuma gitmiyor..
  • 8409
    kendisi galatasaray'ı çalıştırmadan, yani o dolu dolu başarıların yaşanmadığı dönemde de biz yine sarı kırmızı renklere aşıktık. fakat o geldikten sonra bize yaşattığı başarılar olsun, takıma ve kulübe kattıkları olsun, hatta ve hatta milli takıma yapmış olduğu katkılar olsun hepsi bizi derinden etkileyen şeylerdi. biz onu sadece yaşattığı başarılardan dolayı sevmedik taraftara yakın olması, her platforma galatasaray'ı kollaması, her çağrılışında takımı yalnız bırakmaması vs. gibi olaylardan dolayı sevdik ve sevmeye de devam edeceğiz.

    şu sıralar takımın sonuç olarak iyi gitmesiyle belki de fatih hocamıza yapılan eleştiriler sanki haklıymış gibi duruyor olabilir. ancak unutulmamalı ki bu takımın temellerini fatih hoca attı, yani şu anda takım şampiyonlar liginde devam ediyorsa ligde de şampiyonluk mücadelesi veriyorsa bu fatih hocanın yarattığı daima başarıya odaklanma ve takımın 2-3 senede kazandığı başarma içgüdüsünden kaynaklanıyor. yani takıma bu süreç içerisinde kazanma alışkanlığı kazandıran ve yenilmeyi kabullenmeyen bir yapıya sokmasıydı.

    ama biz fatih hocamızı hiç ama hiç unutmayacağız ne olursa olsun kim ne derse desin. bize yaşattığı güzel günler için ona buradan sonsuz kere selamlar.

    (bkz: imparator)
  • 8410
    yabancı sınırı konusundaki görüşünü herkes biliyormuş aynıymış da falanmış da filanmış demiş yine. yahu kardeşim bildiğim kadarıyla sen bu yabancı sınırına karşıydın galatasaray'ın başındayken lakin milli takım'ın başına geçtikten sonra da karnından konuşmaktan başka naptın bu konuda sorarlar adama. üstelik hemen akabinde sevgili başkanı gelecek sezonda 5+0+3 ucubesiyle gelecek sezona yola devam edileceğini açıkladıktan sonra o şikeci dostu galatasaray düşmanı zatla gülerek fotoğraf çektireceksin ve sonra da bizden galatasaraylı olduğuna inanmamızı isteyeceksin. hadi ordan derler adama hocam hadi ordan insanlar dedikleriyle değil yaptıklarıyla kanıtlarlar bir durumun varlığını. tff tarafından türk futbolu'nun yönetimi hakkında tek karar verici tayin edilmiş pozisyondayken sadece ama sadece galatasaray'ın yolunu kesme adına getirilmiş yabancı sayısı sınırlaması denen çağdışı saçmalığa geçit verip set çekmezse bundan sonra ne galatasaraylılığı ne karakteri hakkında en ufak bir pozitif ifade kullanan galatasaraylının akli melekelerinin yerinde olduğuna kimse beni inandıramaz.
  • 8411
    "yabancı sınırı konusundaki düşüncelerim belidir."

    benim de bellidir, bu sözlükteki diğer yazarların da bellidir. federasyon hakkında düşüncelerimiz de bellidir. hakemler hakkında düşüncelerimiz de bellidir.

    koskoca türkiye futbol direktörünün sözleri sadece düşünce olarak kalmamalı.

    içim cız etti o yanyana fotoğrafları görünce. demekki adaletin olduğu yer orasıymış.
  • 8414
    yeni ayrıldığın sevgilini başkasıyla el ele görürsün ya hani vay be dersin nasıl yaptı bunu bana dersin sen onun arkasından üzülürken o kendi hayatına bakar ya.sonra aslında ben hiç tanıyamamışım onu dersin aslında çok farklı biriymiş diye düşünürsün ya işte şu anki durum aynen bu benim, bizim için.

    http://www.youtube.com/watch?v=XHCTDwE45VY
  • 8417
    naçizane tavsiyemin olduğu türk futbolu patronu.sevgili hocam beni itibarsızlaştırıyorlar deme artık.sen kendi kendini itibarsızlaştırıyorsun zaten.şer odağıyla yaptığın her basın toplantısıyla
    ,verdiğin her pozla galatasaray taraftarı nezdinde itibarını dibe çekiyorsun hocam.bu kadar büyük kontratla emeklilik güzel hocam da 6 ay önce meydanlarda polise bağırdığımız güzel bir deyim vardı:'simit sat onurlu yaşa.' iyi emeklilikler dilerim.
  • 8418
    kimsenin laf söyletmeme gibi bir derdi olmayan efsane.

    isteyen sever, isteyen tiksinir çok da umrunda imparatorun. o bu kulüp için akıttığı tere bakar ve o tere değer veren milyonlara. o kadar.

    2. gelişinden sonra zaten istenmeyen adam olmuştu, kendi inat edip söke söke kazandı yine camiadaki ota boka küsken nankör azınlığının güvenini. şimdi yine aynı kesimin sırt dönmesine dediğim gibi zerre üzülmez, üzülmemeli de zaten.

    aysal ile birlikte 2 sene boyunca kavgalıydılar ve haz etmiyorlardı birbirlerinden. bir tek gün kendisine çıkıp saygısızlık yapmamıştır ama başkana terim. o son iplerin koptuğu dönem başka. o halde bile aysal'a direkt bir mesajı, lafı yoktur basın üzerinden bile olsa. o yüzden tüpçüyle şöyleymiş böyleymiş bunlar hep boş laf. hoca milli takımın başına tüpçünün paşa gönlü için geçmedi. ona olan öfkenin esas sebebi olan istek onun bu görevi almasına esas neden oldu. o yüzden aysal hocasına dur gitme diyemedi, demedi. bu kadar basit.
  • 8420
    egosunu kim daha narince ve sekteye uğratmadan okşarsa her daim oradadır.

    egosunun tatmin olması ile ilgili en ufak bir sorun yaşadığında ya kovulmuş, ya istifa etmiş, ya da kendini kovdurmuştur. bugün altına alıp ezim ezim ezebildiği bir futbol fakiriyle sarmaş dolaş olması da bundandır. yaptıklarına saygım sonsuz ama ben fatih terim'i sevmiyorum arkadaş. ben bana kibiri hatırlatan, gösteren, çağrıştıran hiçbir şeyden hoşlanmıyorum.
  • 8423
    giderken o kadar mağduru oynadı ki, gönderilmesinin ne kadar haklı olduğunu bildiğim halde üzülmüştüm, böyle ayrılmamalıydık demiştim ama ünal aysal'ı bir kere daha haklı çıkardı. bize bugüne kadar, sadece bize değil türkiye'ye gelmemiş kupaları, başarıları getirdi. galatasaray ve türkiye'nin en başarılı teknik direktörüdür.

    fakat efsane değildir, zaten böyle efsane olunmaz, arda turan için bile acun ile emre ile arkadaşlık yapıyor diye demediğini bırakmayan sözlük, ünal aysal ile devamlı iktidar kavgası yaşayan, her imasında ünal aysal'ı taraftarla karşı karşıya getirmeye çalışan, gelme amacı belli olan, hatta artık aleni şekilde planlamamızı 3 yıllık yapmıştık fenerbahçe kendini toparlayınca planları değiştireceğiz, 17 takımı s*ktir edin 18.takım imza atarsa planlarımızı değiştirir diyebilen bir insanın altında çalışmaya başlamış ve o aslan kesilen, birileri sevinsin diye imza atamayan, kulübünün başkanını küçük düşüren teknik direktörü için laf ettirmiyor. gerçekten ona verilen eleman isminin hakkını veriyor, türkiye'nin en büyük kulübünün anahtarı verilen, florya'nın tek yetkilisi yapılan insan şuan çalıştığı yerde dikkate alınmıyor, tff için sayın terim, galatasaray'ın önünün kesilmesi için ilk zamanlarda bir piyon, sonralarda tff'nin düşman çatlatması için yanında gezdirdiği, fotojenik bir model.

    en fazla kendisinin karşı çıktığı yabancı kuralı için, fikrim değişmedilerden, başkanımıza sorarıza, oradan da ölü taklidi yapmaya kadar gelmiştir, kaldı ki geçen sene bir maçtan sonra hafif içkili, hafif dramatik, zaten gitmeyi kafaya koymuştum, yine bırakacaktım ama düşmanlarım ile kalıp savaşacağım, demişti, o gün o ekran başında bağırıyor biz tv karşısında ağlıyorduk, kal bu sene alınacak çok kupa var derken de gitmişti, daha ettiği lafların senesi dolmadan düşmanın yanına gitti.

    mağdur o idi. ama 5+2 yıllık sözleşmeye imza attı dünya para kazandı. mağdur nerede? hepsini geçtim, aslolan galatasaray ise senin galatasaray'ının önünü kesmek için herşey yapan bir adamın nasıl yanında durursun, hepsini geçtim yanındasın, görevi belli içerisinde tek galatasaray'lı üye olmayan o kurulda bizi savunacak tek kişisin ve bugüne kadar ne yaptın? yazıklar olsun.

    efsane galatasaray'ı sevgilisine kayınpederine tercih edenlerden olur, efsane kulübünün zararına olan herşeyin karşısında durabilenden olur, siyasi kimliği galatasaraylılığından önce gelebilen bir insandan efsane olmaz, ona tapanları 2 kere bırakıp gidenden efsane olmaz, ilk gidişinde de kovulmamıştı, 3. gidişinde de kovulmadı. efsane olmak kolay değildir. galatasaray uefa kupası almadan önce de vardı, şampiyonluğu unuttuğu yıllarda da vardı. bir insan sadece galatasaray'a kupa kazandırdı diye efsane olamaz.

    kendi adıma konuşuyorum siyasi görüşü, gerekse hali tavrı hareketlerini, kişiliğini görmezden gelip sadece galatasaraylılığını görmeye çalışıyor ve çok seviyordum. ama tabii ki siyasi kimliği, güç sevdası,galatasaraylılığından önde olduğu için şuanda galatasaray'da değil ve çok kısa sürede de kendisinden soğuttu.

    hala aklım almıyor, adam galatasaray'ın önünü kesmek için elinden geleni yapıyor, salak olsan bile anlarsın kaldı ki artık utanmadan açıklama bile yapıyor "planlarımızı 3 yıllık yaptık" diyebiliyor. yani fenerbahçe'nin cezası bittiği gün planlarımızı değiştireceğiz diyebiliyor, geliş amacı belli, sen bu adamlar nasıl iş yapıyorsun, hadi diyelim kovuldun ki kesinlikle öyle birşey yok ama kovuldun sayalım;

    paran mı bitti? paraya mı ihtiyacın var?

    ne diye o imzayı attın?

    hadi diyelim milli takım için herşeyi görmezden geldin;

    milli takımın play off'a kalamayacağını çocuklar anlar, realist olmak lazım o takım o gruptan çıkamaz, dünya kupasına gidemezdi.

    hadi diyelim milli takımı götürse götürse fatih terim götürürdü, ama götüremedi,

    neden 7 yıllık imza attın? bir süre bırak, geçen sene düşmanlarımla savaşacağım dedin, savaşmadın bıraktın, bari işbirliği yapma ne diye imza attın?

    aklım almıyor sözlük, anlayan beri gelsin.

    neyse, biz buradayız biz galatasaraylıyız.

    kimse metin olamıyor demiştik, ne kadar da haklıymışız.
  • 8424
    yeter ulan yeter. bi bitmediniz amk ya. kazandırdığı kupalar, başarılar umrumda değil lan artık. neymiş uefa kupasını kazandırmışmış. uefa kupasını kazandıranlardan biri de emre belözoğlu. onu neden sevmiyosunuz? çünkü para için sattı galatasaray'ı. fatih terim ne yaptı? para için sattı galatasaray'ı. bunun ayrımını ne zaman yapacaksınız çok merak ediyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın