719
geçen hafta sonu kanalları gezerken ntvspor'da takıldım, büyük liglerdeki derbilerle ilgili bir program yapıyorlar. yenilsen de yensen de'yi sunan beyefendi ve hanımefendi* londra'da, programın o gün işleyeceği derbi arsenal-chelsea. iki kulüp taraftarından görüşler falan alındı, maçın oynanacağı emirates stadyumu gösterildi, önünde kısa bir tanıtım çekimi falan derken bir anda kamera highbury'e gitti. yani eski highbury'nin olduğu yere. kadın muhabir oraya gitti ve çekim ekibiyle geziyor, highbury'i butik otel haline getirmişler. buraya kadar herşey tamam, insan ulan kapital dünya amk senin falan diyor içinden ama hayatın gerçekleri bir yerde.
daha sonra hanımefendi kapıdan içeri girdi ve şok oldu, aslında onunla birlikte bende şok oldum. mekanı butik otel yapan inşaat firması, highbury'nin ön cephe duvarına hiç dokunmamış ve stadyumdan kocaman bir parça yaşamasına izin vermiş. daha sonra içeri girdiğinde onunda benimde şaşkınlığımız tavan yaptı zira futbol sahasının olduğu bölüme hiç bir mimari yapı yapılmamış; olduğu gibi bahçe haline getirilmiş. otelin bütün iç cephesinin bu bahçeye bakması sağlanmış, bir nevi sahaya bakan tribünler gibi. ben bile inanılmaz duygulandım, adamlar stadı otel yapmış ama adeta highbury ruhunu yaşatıyorlar. daha sonra hanımefendi arsenal'in yeni stadyumu emirates'e gitti, müzeye geçti ve tanıtmaya başladı. o müzede highbury'den oraya özenle getirilip sergilenen tam 45 parça vardı. bu 45 parçadan 25'i internette açılan anketlerle taraftarlar tarafından belirlenmiş.
aklıma sen geldin emektar ali sami yen. dün gördüm kapalının üstündeki amblemi bile sökmüşler. koltuklarını söktüklerinde bile bu kadar koymadı bana. sanki çıplak kalmışsın. gözümün önüne orda yaşadığımız zaferler, hüzünler geliyor gözlerim doluyor. seni yıkacaklar, yerine residence yapacaklar, alış veriş merkezi yapacaklar. ben ilerde çocuğumu alıp senin olduğun yere, mecidiyeköy'e geldiğimde senden hiç bir parça göremeyeceğim. seni anlatırken belkide ağlayacağım ama o duyguyu seni hiç görmemiş, senden bir parçaya bile dokunamamış çocuğuma anlatamayacağım.
seni hiç unutmayacağım.
daha sonra hanımefendi kapıdan içeri girdi ve şok oldu, aslında onunla birlikte bende şok oldum. mekanı butik otel yapan inşaat firması, highbury'nin ön cephe duvarına hiç dokunmamış ve stadyumdan kocaman bir parça yaşamasına izin vermiş. daha sonra içeri girdiğinde onunda benimde şaşkınlığımız tavan yaptı zira futbol sahasının olduğu bölüme hiç bir mimari yapı yapılmamış; olduğu gibi bahçe haline getirilmiş. otelin bütün iç cephesinin bu bahçeye bakması sağlanmış, bir nevi sahaya bakan tribünler gibi. ben bile inanılmaz duygulandım, adamlar stadı otel yapmış ama adeta highbury ruhunu yaşatıyorlar. daha sonra hanımefendi arsenal'in yeni stadyumu emirates'e gitti, müzeye geçti ve tanıtmaya başladı. o müzede highbury'den oraya özenle getirilip sergilenen tam 45 parça vardı. bu 45 parçadan 25'i internette açılan anketlerle taraftarlar tarafından belirlenmiş.
aklıma sen geldin emektar ali sami yen. dün gördüm kapalının üstündeki amblemi bile sökmüşler. koltuklarını söktüklerinde bile bu kadar koymadı bana. sanki çıplak kalmışsın. gözümün önüne orda yaşadığımız zaferler, hüzünler geliyor gözlerim doluyor. seni yıkacaklar, yerine residence yapacaklar, alış veriş merkezi yapacaklar. ben ilerde çocuğumu alıp senin olduğun yere, mecidiyeköy'e geldiğimde senden hiç bir parça göremeyeceğim. seni anlatırken belkide ağlayacağım ama o duyguyu seni hiç görmemiş, senden bir parçaya bile dokunamamış çocuğuma anlatamayacağım.
seni hiç unutmayacağım.