• 41
    önündeki 2 maçı kazanırsa 80 puana ulaşacak, avrupa'da son 16'ya ulaşmış bir takımın yerden yere vurulmasına son derece karşıyım ama bu takım ve hocası bizi hayal kırıklığına uğratmadı diyemeyiz.

    taraftarla takım arasında bazı yazısız anlaşmalar olur. misal taraftar bir rakip başkanın ya da rakipte bir oyuncunun plakasını aldıysa, takımın da gerekeni yapacağını bilmek ister. marsilya deplasman maçında taraftarın kurulduğu guendouzi'nin ikinci maçta mimlenmesi ve takımın da maçı rahatça alması gibi.

    taraftar rencide edici bir maçın rövanşında takımın ekstra motive olmasını bekler. 2001-2002 sezonunda bursa'ya 5-0 yenildikten sonra içerideki maça saçma sapan bir hırsla başlayıp gol yememize rağmen bir şekilde 3 puanı söküp aldığımız gibi.

    taraftar içeride avantajlı sonuç alınan avrupa maçlarının rövanşında akıllı oyun ve rakibi zor durumda bırakacak gollerle işini rahatlatacak takım ister. içeride 2-0 yendiğimiz leeds maçının rövanşında kontra gollerle işi bitirmemiz gibi.

    ve en önemlisi taraftar 4 sene üst üste şampiyonluğu aynı şampiyonluktan bir tane daha gibi görmez. artık takımın farklı bir yere evrilmesini ister. yenilmez olmak ister. saha içinde ve dışında dokunulmaz olmak ister. nadiren kaybettiğinde bile rakip kalecinin devleştiği tarz maçlarda kaybetmek ister. 2-3 farklı öne geçtiği maçları asla kaybetmeyeceğini bilmek ister. kazanırsa şampiyon olacağı maçı takımın ne yapıp edip kazanmasını ister. şampiyonluk garantiyken bile mainz'e 3 avans verip 4 atan bayern münih gibi olmak ister. yedek kadro bile çıksa, kupayı ikinci planda gören gençlerbirliği'ni dağıtan bir takım görmek ister.

    umduğumuz büyümeyle, beklediğimiz dominasyonla ve türkiye'nin bayern münih'i olma hayaliyle hiç örtüşmeyen maçlara tanık olduk bu kadroyla ve son bir haftadaki büyük yangınlara tüple dalsam dahi taraftarın bu sene yaşadığı hayal kırıklıklarını kısmen anlıyorum.

    var olan takımı yakıp yıkmanın ve yeniden yapılanmanın işimizi çözeceğini düşünmemekle birlikte sorunlar hiç yokmuş gibi davranmak da bizi ileri götürmeyeceği aşikar. seneye özellikle hücumda yaratıcılığı üstlenecek bir hücum liderinin ve taraftarla bütünleşip sahaya ağırlık koyulması gereken maçlarda rakip ve puan tablosundan bağımsız sırf galatasaraylıların yüzünü eğmemesi için o ağırlığı koyacak kişilerin takıma katılması gerekiyor. eskisi kadar sevmeyen ve istemeyen oyuncular varsa da bunu tespit edip yol yakınken tüm saygıyla yolları ayırmak da sezonun zorlu görevi olarak hocaya ve yönetime düşüyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın