5
futbolu severim. ancak çocukluk dönemimde fiziksel özelliklerim top sürmeye, çalım atmaya pek müsait değildi. o dönemlerde yetenek çok göze çarpmıyordu ama yine de futbola çok yeteneğimin olmadığının farkındaydım. yine de top oynamayı seviyordum.
ortaokulda sınıflar arası bir turnuvada kaleye geçtim. aslında stoper oynayacaktım ama maçın başında sınıfın kalecisi kolunu direğe çarpıp revire gitti. ben de eldivenleri elime taktım. öyle bir kalecilik yaptım ki okul takımının forveti ısrarla okul takımına girmemi istedi. o gün yaptığım kaleciliğe ben bile inanamamıştım. karşı karşıya kaldığımda öyle bir alan kapatmış, gelen her ortada öyle çıkmıştım ki bir anda herkesle birlikte ben de iyi bir kaleci olduğuma inanmıştım.
kalecilik tecrübe ve disiplin işidir. bir maç iyi kalecilik yaptın diye iyi kaleci olmazsın. taffarel, galatasaray’a geldiğinde dünyanın en iyi 5 kalecisinden biri olarak değerlendiriliyordu. ancak o bile bazı maçlarda facia performanslar göstermişti. önemli olan devamlılık ve kaleye geçtiğinde verdiğin güvendir.
şimdi gelelim asıl meseleye. galatasaray altyapısından artık iyi futbolcu çıkmıyor. son mahsulümüz olan yunus dışında galatasaray a takımında forma giyebilecek bir potansiyel artık göremiyorum. arda ünyay, mustafa kapı, çağrı balta, metehan baltacı son yıllarda biraz heyecanlandırmış gibi gözükse de bu isimlerin neredeyse hiçbirinin galatasaray’a faydası olmadı. arda turan, ferhan öztorun, sabri sarıoğlu, uğur uçar, emre çolak, aydın yılmaz, semih kaya gibi 80’lerin ortası ve sonu doğumlu oyuncuların olduğu dönemlerde, arda turan dışında sivrilip “ben buradayım” diyebilen bir oyuncumuz ozan kabak dışında maalesef olmadı.
bu başlığın muhatabı olan mevkide ise çıkan oyuncularımızın maalesef tamamına yakını bizi hayal kırıklığına uğrattı. bu kaleciler 1 maçlık performansla galatasaray a takımına çıkarılıyorsa, ben o altyapıyı fazlasıyla sorgularım, kimse kusura bakmasın. statü gereği diye asla galatasaray’ın yedek kalecisini gencecik, tecrübesiz bir kaleciye bırakamam. yakın zamanda eray işcan ve ismail çipe’nin verdiği performansa bakarak bile galatasaray’ın oyuncu yetiştirme ekibini sorgularım.
sayın galatasaray hocaları ve antrenörleri, bu pozisyonu bu kadar hafife almayın. osimhen’e bir şey olsa barış alper’i, ıcardi’yi forvete koyabiliyoruz. ama günay muhtemelen önümüzdeki sene olmayacak. gerekirse uçağa, otobüse binin ve anadolu’dan futbolcu bakın. emin olun, şu an galatasaray altyapısına girip o formayı giyme şerefine ulaşmak isteyen birçok yüksek potansiyelli kaleci var.
belki altınordu’da, belki ankara’da, belki karadeniz’de.
ortaokulda sınıflar arası bir turnuvada kaleye geçtim. aslında stoper oynayacaktım ama maçın başında sınıfın kalecisi kolunu direğe çarpıp revire gitti. ben de eldivenleri elime taktım. öyle bir kalecilik yaptım ki okul takımının forveti ısrarla okul takımına girmemi istedi. o gün yaptığım kaleciliğe ben bile inanamamıştım. karşı karşıya kaldığımda öyle bir alan kapatmış, gelen her ortada öyle çıkmıştım ki bir anda herkesle birlikte ben de iyi bir kaleci olduğuma inanmıştım.
kalecilik tecrübe ve disiplin işidir. bir maç iyi kalecilik yaptın diye iyi kaleci olmazsın. taffarel, galatasaray’a geldiğinde dünyanın en iyi 5 kalecisinden biri olarak değerlendiriliyordu. ancak o bile bazı maçlarda facia performanslar göstermişti. önemli olan devamlılık ve kaleye geçtiğinde verdiğin güvendir.
şimdi gelelim asıl meseleye. galatasaray altyapısından artık iyi futbolcu çıkmıyor. son mahsulümüz olan yunus dışında galatasaray a takımında forma giyebilecek bir potansiyel artık göremiyorum. arda ünyay, mustafa kapı, çağrı balta, metehan baltacı son yıllarda biraz heyecanlandırmış gibi gözükse de bu isimlerin neredeyse hiçbirinin galatasaray’a faydası olmadı. arda turan, ferhan öztorun, sabri sarıoğlu, uğur uçar, emre çolak, aydın yılmaz, semih kaya gibi 80’lerin ortası ve sonu doğumlu oyuncuların olduğu dönemlerde, arda turan dışında sivrilip “ben buradayım” diyebilen bir oyuncumuz ozan kabak dışında maalesef olmadı.
bu başlığın muhatabı olan mevkide ise çıkan oyuncularımızın maalesef tamamına yakını bizi hayal kırıklığına uğrattı. bu kaleciler 1 maçlık performansla galatasaray a takımına çıkarılıyorsa, ben o altyapıyı fazlasıyla sorgularım, kimse kusura bakmasın. statü gereği diye asla galatasaray’ın yedek kalecisini gencecik, tecrübesiz bir kaleciye bırakamam. yakın zamanda eray işcan ve ismail çipe’nin verdiği performansa bakarak bile galatasaray’ın oyuncu yetiştirme ekibini sorgularım.
sayın galatasaray hocaları ve antrenörleri, bu pozisyonu bu kadar hafife almayın. osimhen’e bir şey olsa barış alper’i, ıcardi’yi forvete koyabiliyoruz. ama günay muhtemelen önümüzdeki sene olmayacak. gerekirse uçağa, otobüse binin ve anadolu’dan futbolcu bakın. emin olun, şu an galatasaray altyapısına girip o formayı giyme şerefine ulaşmak isteyen birçok yüksek potansiyelli kaleci var.
belki altınordu’da, belki ankara’da, belki karadeniz’de.

