187
23 nisan 2026 tarihinde rams park’ta yapılan tesis temel atma töreninde görünmesi sonrası yeniden tartışılmaya başlanmış isim.
öncelikle şunu netleştirmek gerekir; “galatasaraylı değil” söylemi bana göre doğru değil. yakın çevresinden edindiğim bilgiye göre koyu bir galatasaraylı. hatta bu çevreden aldığım izlenim, kulübe fayda sağlayacak her gelişmeyi yakından takip ettiği yönünde.
mehmet ağar ile fatih terim arasındaki yakınlık zaten yıllardır bilinen bir şey. bunun yanında oğlu tolga ağar ile arda turan arasındaki samimiyet de bilinen bir gerçek. arda’nın “abim” diye hitap ettiği söyleniyor. hatta arda’nın galatasaray’a dönüş sürecinde bu ilişkinin dolaylı etkisi olduğunu düşünen çok kişi var; açıkçası ben de bu ihtimali yabana atmıyorum.
öte yandan, son trabzonspor-galatasaray maçında trabzon tribünlerinde açılan pankart ve sosyal medyada ortaya atılan “mossad ajanı” gibi absürt iddialar da gündemi iyice bulandırdı. bu konuda danışman çevresine sorulduğunda alınan cevap net: “ağzı olan konuşuyor.” zaten türkiye’de bir isim görünür olunca herkesin bir şey söylemesi artık alışıldık hale geldi.
asıl tartışılması gereken konu, galatasaraylı olup olmaması değil; kulüp yönetiminde veya kulüp çevresinde etkili bir figür olmasının camia için ne getirip ne götüreceği. güçlü bağlantılarıyla kulübe kapı açabilecek bir isim mi olur, yoksa yeni tartışmaların odağı mı olur, burası soru işareti.
benim kişisel fikrim; galatasaraylı olduğu net. fakat yönetimde ya da görünür pozisyonda olmasının herkes için hayırlı olup olmayacağı konusunda kararsızım. faydası da olabilir, zararı da. zaman gösterecek.
öncelikle şunu netleştirmek gerekir; “galatasaraylı değil” söylemi bana göre doğru değil. yakın çevresinden edindiğim bilgiye göre koyu bir galatasaraylı. hatta bu çevreden aldığım izlenim, kulübe fayda sağlayacak her gelişmeyi yakından takip ettiği yönünde.
mehmet ağar ile fatih terim arasındaki yakınlık zaten yıllardır bilinen bir şey. bunun yanında oğlu tolga ağar ile arda turan arasındaki samimiyet de bilinen bir gerçek. arda’nın “abim” diye hitap ettiği söyleniyor. hatta arda’nın galatasaray’a dönüş sürecinde bu ilişkinin dolaylı etkisi olduğunu düşünen çok kişi var; açıkçası ben de bu ihtimali yabana atmıyorum.
öte yandan, son trabzonspor-galatasaray maçında trabzon tribünlerinde açılan pankart ve sosyal medyada ortaya atılan “mossad ajanı” gibi absürt iddialar da gündemi iyice bulandırdı. bu konuda danışman çevresine sorulduğunda alınan cevap net: “ağzı olan konuşuyor.” zaten türkiye’de bir isim görünür olunca herkesin bir şey söylemesi artık alışıldık hale geldi.
asıl tartışılması gereken konu, galatasaraylı olup olmaması değil; kulüp yönetiminde veya kulüp çevresinde etkili bir figür olmasının camia için ne getirip ne götüreceği. güçlü bağlantılarıyla kulübe kapı açabilecek bir isim mi olur, yoksa yeni tartışmaların odağı mı olur, burası soru işareti.
benim kişisel fikrim; galatasaraylı olduğu net. fakat yönetimde ya da görünür pozisyonda olmasının herkes için hayırlı olup olmayacağı konusunda kararsızım. faydası da olabilir, zararı da. zaman gösterecek.

