1825
her şampiyonlar ligi maçı öncesi rakip takım teknik direktörü veya futbolcularına sordukları sorularla utanç duymamıza sebep oluyorlar.
(bkz: 18 mart 2026 liverpool galatasaray maçı)
arne slot ile yapılan maç öncesi basın toplantısında üç ayrı spor muhabirimiz de sanki bir önceki meslektaşı aynı yorumu yapmamış gibi papağana bağlıyor. yahu bir kere soru sormanız gerekiyor son iki maçın skorunu ve mekanını hatırlatarak ne iş yapmış oluyorsunuz? yahu bu ne üretme kabızlığıdır arkadaşlar? madem futbolla ilginiz yok, madem kafanız bu işlerle ilgili değil ne diye o meslekleri dolduruyorsunuz ki? ne rakip takımdan haberleri var ne kafalarda bir damla yaratıcılık. bir de kalkıp liverpool'a gitmişler. bu insanların yerine galatasaray sözlükten rastgele üç yazarı alsanız ülkeyi doğru düzgün temsil ederiz. arkadaşların mesleği icrası bu kadar. şaşmaz bir dikkatle son iki maçımızı 1-0 kazandığımızı hatırlatıyorlar ve aynı anda bunun bir soru olmadığını da fark ediyorlar.
bir muhabirin söylediğini aynen aktarıyorum:
bilmem ne ajansı muhabiri - ''biraz önce söylediniz. iki maç yaptınız, ikisi de deplasmanda ve kaybettiniz. bu mağlubiyetler sadece deplasmanda oynamanızla mı alakalıydı yoksa galatasaray takımında gördüğünüz, sizi şaşırtan bir şey var mıydı? yarın bunlara nasıl önlemler alacaksınız?''
her şeyden önce soru nerde? ''sizi şaşırtan bir şey var mıydı'' dedikten sonra ''bunlara nasıl önlem alacaksınız'' dersen zaten öyle bir şeyin var olduğu yargısını içerir ya hani? o yüzden iki soru birbirini götürmüş olur. bu nasıl bir zeka seviyesi?
ve deplasmanda oynamanızla mı alakalıydı ne demek ya? adam zaten penaltı meselesini haftalarca konuştu işte. ıslık olayını da söyledi. sen nerde yaşıyordun bu sıralarda. hiç mi alakan yok bu işlerle? yahu bu ne agalar? bunlar kim ya? neden soru soruyorlar türk basınını temsilen?
tam geçti artık derken en son soruyu soran muhabiri görünce sigara yaktım. o da şöyle diyor:
bilmem ne ajansı muhabiri 2 - yarınki maç için baskı hissediyor musunuz? ve arne slot'un eğer galatasaray galibiyetinde tahtı sallanır mı? böyle bir şey düşünüyor musunuz?
bir kere bu nasıl bir türkçe? her şeyden önce bu arkadaşlar neden ana dilinde cümle kuramıyorlar? bilen var mı ya? bunlar neden kendi dillerini konuşamıyorlar agalar? ikincisi sorunun hedefi arne slot değil. zaten sorunun hedefinin liverpool başkanı olduğunu fark edince sesi giderek kısılıp sinikleşiyor.
yahu bu insanlar nasıl bu işlere girip bir de liverpool'a götürülüyorlar ülkeyi temsilen? bir değil beş değil. her maç öncesi bir yerden duydukları aynı lafı papağan gibi tekrarlayan üç beş muhabir, türkçeleri bozuk, futbolla ilgileri yok, kimle nasıl konuşulur bilmiyorlar ve bu herifler türk spor basınını temsilen yurt dışına götürülüyor.
türk spor basınını bataklıktan çekip bir yere taşımak da mı bizim vazifemiz?
(bkz: 18 mart 2026 liverpool galatasaray maçı)
arne slot ile yapılan maç öncesi basın toplantısında üç ayrı spor muhabirimiz de sanki bir önceki meslektaşı aynı yorumu yapmamış gibi papağana bağlıyor. yahu bir kere soru sormanız gerekiyor son iki maçın skorunu ve mekanını hatırlatarak ne iş yapmış oluyorsunuz? yahu bu ne üretme kabızlığıdır arkadaşlar? madem futbolla ilginiz yok, madem kafanız bu işlerle ilgili değil ne diye o meslekleri dolduruyorsunuz ki? ne rakip takımdan haberleri var ne kafalarda bir damla yaratıcılık. bir de kalkıp liverpool'a gitmişler. bu insanların yerine galatasaray sözlükten rastgele üç yazarı alsanız ülkeyi doğru düzgün temsil ederiz. arkadaşların mesleği icrası bu kadar. şaşmaz bir dikkatle son iki maçımızı 1-0 kazandığımızı hatırlatıyorlar ve aynı anda bunun bir soru olmadığını da fark ediyorlar.
bir muhabirin söylediğini aynen aktarıyorum:
bilmem ne ajansı muhabiri - ''biraz önce söylediniz. iki maç yaptınız, ikisi de deplasmanda ve kaybettiniz. bu mağlubiyetler sadece deplasmanda oynamanızla mı alakalıydı yoksa galatasaray takımında gördüğünüz, sizi şaşırtan bir şey var mıydı? yarın bunlara nasıl önlemler alacaksınız?''
her şeyden önce soru nerde? ''sizi şaşırtan bir şey var mıydı'' dedikten sonra ''bunlara nasıl önlem alacaksınız'' dersen zaten öyle bir şeyin var olduğu yargısını içerir ya hani? o yüzden iki soru birbirini götürmüş olur. bu nasıl bir zeka seviyesi?
ve deplasmanda oynamanızla mı alakalıydı ne demek ya? adam zaten penaltı meselesini haftalarca konuştu işte. ıslık olayını da söyledi. sen nerde yaşıyordun bu sıralarda. hiç mi alakan yok bu işlerle? yahu bu ne agalar? bunlar kim ya? neden soru soruyorlar türk basınını temsilen?
tam geçti artık derken en son soruyu soran muhabiri görünce sigara yaktım. o da şöyle diyor:
bilmem ne ajansı muhabiri 2 - yarınki maç için baskı hissediyor musunuz? ve arne slot'un eğer galatasaray galibiyetinde tahtı sallanır mı? böyle bir şey düşünüyor musunuz?
bir kere bu nasıl bir türkçe? her şeyden önce bu arkadaşlar neden ana dilinde cümle kuramıyorlar? bilen var mı ya? bunlar neden kendi dillerini konuşamıyorlar agalar? ikincisi sorunun hedefi arne slot değil. zaten sorunun hedefinin liverpool başkanı olduğunu fark edince sesi giderek kısılıp sinikleşiyor.
yahu bu insanlar nasıl bu işlere girip bir de liverpool'a götürülüyorlar ülkeyi temsilen? bir değil beş değil. her maç öncesi bir yerden duydukları aynı lafı papağan gibi tekrarlayan üç beş muhabir, türkçeleri bozuk, futbolla ilgileri yok, kimle nasıl konuşulur bilmiyorlar ve bu herifler türk spor basınını temsilen yurt dışına götürülüyor.
türk spor basınını bataklıktan çekip bir yere taşımak da mı bizim vazifemiz?

