• 87
    sevmediğin bakkala gitmek zorunda olmak gibi bir rekabettir bu. çünkü mecbursundur; mahallende başka bakkal yoktur. en yakın bakkal ise beyoğlu’ndan kilometrelerce uzaktaki kadıköy’dedir.

    çok sevdiğim dostlarım, arkadaşlarım, aile bireylerim var. birlikteyken konu bu rekabete geldiğinde konuşmayı hemen keserim. çünkü mesele her açıldığında kimseyi kırmadan konuyu değiştirmeye çalışırım.

    bu rekabet, onlar şeref stadı’nda oynarken vardı. ama bugün sürekli “şeref”ten bahsettikleri için bazı hareketleri artık bize garip gelmeye başladı. futbolu bir kenara bırakalım; beşiktaş bizimle aslında hiçbir rekabette baş edemez.

    biz bu rekabette çoğu sezon ligi onların 10’larca puan önünde bitirirken, onlar kıçı kırık bir konferans ligi takımıyla oynarken bile galatasaray’a küfür ediyorlar.

    karşı komşuları fenerbahçe ile oynadıkları maçlarda da tribünlerin yaptığı tek şey yine galatasaray’a küfür etmek oluyor. hatta bazen kendi takımlarının adından daha çok galatasaray’ın adını haykırıyorlar. yabancı futbolcular bile kendi kendine sormuyor mudur acaba: “bizim taraftar neden galatasaray diye bağırıyor?” diye.

    kulüpleriniz berbat yönetiliyor. galatasaray ise üç beş “korkak” denilen ama aslında akıllı insanlar tarafından yönetiliyor. atatürk’ün 19 mayıs’ta milli mücadele’nin fitilini ateşlerken annesini emanet ettiği kulübe yakışmayan görüntüler bunlar.

    içinizden futbolla alakası olmayan insanları, sinir hastası figürleri ve beşiktaşlı gibi davrananları temizleyin. armanızda taşıdığınız türk bayrağını bu ülkede en iyi temsil eden kulübün galatasaray olduğunu da unutmayın.

    galatasaray’a düşmanlık ederek, efsanelerine ana avrat küfür ederek armanızdaki bayrağın; çanakkale’de şehitler veren, o sene mezun vermeyen bir okulun mirasını taşıdığını da hatırlayın.

    umarım bir gün beşiktaş’ı gerçekten doğru insanlar temsil eder. şimdilik bu rekabet için dileğim sadece budur.
App Store'dan indirin Google Play'den alın