resim
Mauro Emanuel Icardi Rivero
Takım:Galatasaray
Mevki:Santrfor
Yaş:33
Boy:1.81
Uyruk:Arjantin
  • 16940
    kendisiyle ilgili bütün güzellemeleri geçiyorum. entrylerim duruyor zaten kendisiyle ilgili. kaldı ki kendisinin zaten övülecek bir durumu da yok. icardi işte, galatasaray tarihinin en ikon 2-3 futbolcusundan biri. daha da ileri gideyim, kendisinin bu sezon şu ana kadar olan lig performansını da osimhen'den önde görüyorum diyebilirim. mevcut kapasitesi dahilinde osimhen'den daha çok katkı verdi bu sezon şu ana kadar ligde. sene sonuna kadar 20 golü bulacağını da düşünüyorum ki bu ciddi bir sayı.

    gelgelelim sözleşme mevzusuna... icardi ile sezon sonunda sözleşme uzatmak, galatasaray'ın maalesef hiçbir gerçeği ile örtüşmüyor. galatasaray'ın hemen hemen hiçbir çıkarı ile de örtüşmüyor.

    her şeyden önce şundan başlayalım: galatasaray'ın ve okan hocanın oyun yapısının geldiği nokta artık icardi ile tamamen alakasız. her zamankinden çok daha fazla atletizm, agresiflik ve tempo istiyor. icardi'nin en iyi gününde bile atletizmi ortalamaydı. kaldı ki o günlerden uzak olduğu malum. üstelik icardi çok profesyonel yaşayan, çok sporcu hayatı yaşayan biri de değil. suçlamıyorum asla. zaten öyle olsa burada olmazdı, bizi seçmezdi. biz onu böyle sevdik ancak durumu da bu. yani ''icardi çok daha iyi olacak'' gibi bir hayal gerçekçi değil. gelecek yılın başında da 34 yaşına girecek bu adam.

    bugün icardi'nin galatasaray'da verimli olabileceği tek senaryo şu: gole ihtiyacımız olacak, oyunu rakip sahaya yıkacağız ve sağlı sollu ortalarla rakibi boğacağız. oyuna icardi ile başladığında baskı gücün zayıflıyor, öndeyken icardi'yi aldığın zaman açık alanlardan asla faydalanamıyorsun çünkü icardi çok ağır. ayrıca savunma anlamında adeta 1 kişi eksik oynatıyor. kaldı ki gole ihtiyacın varken icardi oynatmayı bile doğru bulmayanlar vardır kendince sebeplerle.

    e şimdi icardi'nin önündeki adam tartışmalı bir adam değil. osimhen varsa osimhen oynayacak. onun oyun tarzı belli, ona göre oynamak zorundayız. yani icardi'nin tekrar ''birinci golcü'' olma durumu da olmayacak. bu işin ekonomisi de var. icardi ile sözleşmeyi 2 milyondan, 3 milyondan uzatmayacaksın. minimum 5-6 olacak. peki biz bu parayı verirken icardi'den gelecek yıl 5-6 milyonluk bir santrfor katkısı alacağımız için mi yoksa adı ve mirası için mi vereceğiz? onun da cevabı bence belli. yani burada ciddi bir maliyet de olacak. yabancı sınırını da hesaba katmak lazım tabii.

    şimdi bir de bütün bunlardan ayrı olarak icardi'nin meselesinin bir sosyolojik boyutu var. yani teknik-taktik veya maliyeti tamam. bence asıl soru işaretlerinden birisi işin psikolojisi. icardi'nin takım içinde ve hoca nezdinde bir ağırlığı var. bunu kabul etmek lazım. sahadaki futbolcuların tercihlerini de hocanın tercihlerini de etkiliyor icardi. hoca biraz da ''icardi'yi oyuna alma gereksinimi'' hissediyor. bu gerçek. bunu da normal karşılıyorum. çünkü bu yönetilmesi, idare edilmesi gereken bir durum. kaldı ki bu mevzunun tribünlerde dahi bir karşılığı var. icardi her zaman çok ciddi bir teveccüh görüyor ki o da hakkıdır sonuna kadar. ben de tribünde olduğumda katılıyorum bu teveccühe.

    dolayısıyla bu da her zaman icardi'yi normal bir futbolcu olmaktan çıkartıyor. yani icardi normal bir yedek değil, normal bir futbolcu değil. ne takımdaki ne hocadaki ne tribündeki etkisi normal. gelgelelim saha içindeki durumu da belli. fiziksel olarak toplayamıyor bir türlü. bir yandan bir ego durumu da var. bu adam 2 yıl önce ülkenin en popüler, en fazla sevilen, hayranlık duyulan futbolcusuydu. bugün hala çok seviliyor ancak artık önünde başka bir başrol var. artık oyuna sonradan giren adam. hedef maçlarda kulübede olan adam. bu da hayatın bir gerçeği. dolayısıyla bazen o bildiğimiz paylaşımları yapmamasını, bazen de herhangi bir futbolcu olarak kutlamaya katılmaktansa soyunma odasına gitmesini tasvip etmesem de anlayabiliyorum diyeyim.

    bütün bunlar birleşince de icardi çok spekülatif, tartışılan, bazı noktalarda taraftarı bölen bir figüre dönüşüyor. hiçbir şey olmasa bile sezon sonuna kadar idare edilmesi gereken bir futbolcu doğal olarak. kendisinin özel hayatına hiç girmedim bile, orası da işin bambaşka boyutu. gördüğümüz kadarıyla adamın hayatında şu an futboldan, galatasaray'dan çok daha fazla yer kaplayan durumlar var.

    dolayısıyla böyle bir tabloda icardi ile devam kararı vermek maalesef hiçbir açıdan doğru olmayacak bir aksiyon olur. tamamen romantik, gerçeklerden kopuk, yabancıların tabiriyle ''wishful thinking'' bir şey olur.

    bundansa gerçekten büyük bir kulüp gibi, profesyonel bir kulüp gibi 4. kez üst üste şampiyon olalım ve bu büyük efsaneyi, büyük ikonu, büyük golcüyü omuzlarda uğurlayalım. olması gerektiği gibi bitsin. icardi de bu ülkedeki her yılında şampiyonluk görmüş, bu kadar kılıçla yaşamasına rağmen hiç kaybetmemiş bir kral olarak hikayesini noktalasın. mirasını, hatırasını kirletmeye gerek yok bu işi sündürerek. çünkü galatasaray&icardi hikayesi çok özel, biricik bir hikaye. bu hikayenin tatsızlaşmasına izin vermemeliyiz taraflar olarak.
App Store'dan indirin Google Play'den alın