390
bitik, emekli, arabistan'dan adam mı alınır?" gibi ezbere tepkiler vermeden önce durup rasyonel bakılması gereken transfer. kabul edelim ya da etmeyelim karşımızdaki figür herhangi bir isim değil, sadece 3 ay önce fransa milli takımı'nın orta sahasında 90 dakika "elit seviye" futbol oynamış bir profesyonel.
bu transferi "yarım sezonluk kurşun" olarak düşünmek fenerbahçe adına hamlenin mantığını oturtuyor. adamdan 60 maçlık bir istikrar ya da 3 yıllık bir proje beklenmiyor istenen şey, şampiyonluk yolundaki son 15-18 maçta o "winner" karakterini sahaya koyması. saran da ali koç'un sittin senedir yapamadığını yarım sezon da yapıp efsane olarak kulübü teslim etmek için artık 2-3 seneyi düşünmüyor.
kante'nin en büyük sorunu premier lig'in o insanlık dışı temposunda vücudunun iflas etmesiydi. ancak arabistan'da geçirdiği dönemde hem dinlendi hem de fiziksel olarak kendini "yüksek tempoda kısa süreli işler" yapabilecek şekilde korudu.
meselenin can alıcı noktası şu süper lig'in temposu kante'nin "vites küçültmüş" hali için bile oldukça düşük. kante'nin bugün %70'iyle sahada olması demek, ligdeki orta sahaların %90'ından daha fazla top kazanması, daha fazla pas arası yapması ve savunma yerleşimini kusursuzlaştırması demek.
risk yok mu? elbette var. kante gibi patlayıcı güce dayalı oyuncuların türkiye'nin o sert ve bozuk zeminlerinde yaşayacağı bir adale sakatlığı, fenerbahçe'nin tüm şampiyonluk planlarını (ve ciddi bir finansal kaynağı) çöpe atabilir.
özetle: eğer fiziksel olarak o 3 ay önceki fransa-ukrayna maçındaki seviyesine yakınsa, fenerbahçe ligin geri kalanı için çok büyük bir "cheat code" açmış demektir. burda bizim yorgun düşmeye başlayan orta sahamızın 'dayanıklılık' testini nasıl geçeceği asıl mesele. onların yeni 'motoru' karşısında bizimkilerin hala aynı devirde dönüp dönemeyeceği şampiyonluğun düğümünü çözer.
bu transferi "yarım sezonluk kurşun" olarak düşünmek fenerbahçe adına hamlenin mantığını oturtuyor. adamdan 60 maçlık bir istikrar ya da 3 yıllık bir proje beklenmiyor istenen şey, şampiyonluk yolundaki son 15-18 maçta o "winner" karakterini sahaya koyması. saran da ali koç'un sittin senedir yapamadığını yarım sezon da yapıp efsane olarak kulübü teslim etmek için artık 2-3 seneyi düşünmüyor.
kante'nin en büyük sorunu premier lig'in o insanlık dışı temposunda vücudunun iflas etmesiydi. ancak arabistan'da geçirdiği dönemde hem dinlendi hem de fiziksel olarak kendini "yüksek tempoda kısa süreli işler" yapabilecek şekilde korudu.
meselenin can alıcı noktası şu süper lig'in temposu kante'nin "vites küçültmüş" hali için bile oldukça düşük. kante'nin bugün %70'iyle sahada olması demek, ligdeki orta sahaların %90'ından daha fazla top kazanması, daha fazla pas arası yapması ve savunma yerleşimini kusursuzlaştırması demek.
risk yok mu? elbette var. kante gibi patlayıcı güce dayalı oyuncuların türkiye'nin o sert ve bozuk zeminlerinde yaşayacağı bir adale sakatlığı, fenerbahçe'nin tüm şampiyonluk planlarını (ve ciddi bir finansal kaynağı) çöpe atabilir.
özetle: eğer fiziksel olarak o 3 ay önceki fransa-ukrayna maçındaki seviyesine yakınsa, fenerbahçe ligin geri kalanı için çok büyük bir "cheat code" açmış demektir. burda bizim yorgun düşmeye başlayan orta sahamızın 'dayanıklılık' testini nasıl geçeceği asıl mesele. onların yeni 'motoru' karşısında bizimkilerin hala aynı devirde dönüp dönemeyeceği şampiyonluğun düğümünü çözer.


