• 50
    galatasaray tarihine yeni bir büyük zafer kazandıracağımız bir maç. rakip kim olursa olsun, galatasaray’ın özgüveni ve cesaret parametreleri yerindeyse, dünya üzerinde yenemeyeceği takım yoktur. bu, tarih boyunca hep böyle olmuştur.

    duygusal tarafı bir kenara bırakıp teknik konuşmak gerekirse; bu maçta en dikkat edilmesi gereken konu defans arkasına atılan toplar.
    fatih terim’in uefa finaline giderken anlatmak istediği, ama günümüzün vasat futbol akılları tarafından ti’ye alınan o meşhur “bam bam bam” sözü aslında çok netti. tam cümle şuydu:
    “ofsayt taktiği diye bir şey yok. ileri gittiğimizde de bam bam bam bam oynayacağız… ve oynadınız.”

    evet hocam, oynadık.
    liverpool’a karşı oynadık, deplasmanda ajax’a karşı oynadık, içinden geçtiğimiz bodø/glimt’in manchester city’yi sahasında darmadağın ettiği oyunuda gördük. avrupa’nın en tehlikeli kontra takımı atlético madrid’e karşı oynadık.

    bu maçta oyun coşkusunu kaybetmemeliyiz. defans arkasına atılan toplara dikkat etmeli ve erken gol yememeliyiz. onlarda erling haaland varsa, bizde daha iyisi var. rayan cherki, omar marmoush; hepsi kaliteli ayaklar. ama bizde de leroy sané var, barış alper yılmaz var.

    koşu alanımızı kapatmaz ve oyuncularımıza yapışık oynamazlarsa, bu maçı biz söker alırız. bu maç gabriel sara’nın kariyer maçı olabilir. orta sahada lucas torreira gibi bir güce ihtiyaç olsa da, asıl mesele victor osimhen’i gören oyuncuyu ilk 11’e monte etmek. city savunması kaleden uzak bizi savunmaya kalkarsa, havadan topu osimhen’e göndermeliyiz.

    city’den korkmuyorum. atmosferden korkmuyorum. çarşamba gecesi etihad stadium’da blue moon değil, alem buysa çalacak.

    herkes bu zafer gecesine hazır olsun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın