1
yazar olmadan önce de uzun süredir galatasaray sözlük'ü takip eden 8. nesil bir yazar olarak maalesef gözlemdiğim bir yazar tipini izninizle "ben haklıyımcılar" olarak segmente etmek istiyorum. özellikle son senelerde bu segmente dahil olan yazarlarda bir artış olduğunu hissediyorum. bu arada sadece galatasaray özelinde değil genel anlamda her konu için geçerli bu söylediğim.
ben haklıyımcıların karakteristikleri
1-) popüler "yorumcular"ın düşünceleriyle beraber sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlardan çok fazla etkilenir.
2-) etkilendikleri yorumlar ise tamamen haksız değillerdir çünkü kısmen ve bazen çoğunlukla doğrulukları olabilir. ancak bundan sonraki tüm süreçte maçları izlerken ya da daha kötüsü maçı izlemeden sosyal medya üzerinden takip edip tek tük pozisyonlar üzerine düşüncelerini daha da pekiştirirler.
3-) etkilendikleri konu üzerine galatasaray sözlükte yazarlar ve yorum yazdıkları kişi için korkunç seviyede eleştiride bulunurlar. o dönem o kişinin formunda gerçekten düşüş olabilir o dönem için haklılıkları olabilir. eleştirilen kişi çoğunlukla yüzü artık eskimeye başlamıştır.
4-) o form düzelmeye başlarsa ise artık o önceki dönemdeki form düşüklüğü döneminde yorumu yapmış olur ki maalesef bu sonun başlangıcıdır. artık bundan sonra geri dönüş yoktur. bundan sonra ise tutarlı olması gerektiğini hissetmektedir. sessizce o kişinin formunun düşmesini bekleme moduna geçer.
5-) kötü giden maçlarda önce maç başlığında sonra ilgili kişinin başlığında kötü yorum yapar. neden çünkü o bir ben haklıyımcıdır. ve artık o eleştirdiği kişi ise onun birnevi düşmanıdır. adam ağzıyla kuş tutsa da hiç bir önemi yoktur. sonuçta galatasaray'da eleştiri kültürü(!) vardır.
bu bahsedilen konsept eleştiri kültüründen ziyade obsesifliğe maalesef daha çok yakınsamaktadır. arkadaşlar hepimiz galatasaray taraftarıyız ve galatasaray'ın iyiliğini istiyoruz. ben haklıyımcılar gibi lütfen konuları kişiselleştirmeyelim. emin olun hayatta da bu bakış açısının size faydadan ziyade zararı olacaktır.
ben haklıyımcıların karakteristikleri
1-) popüler "yorumcular"ın düşünceleriyle beraber sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlardan çok fazla etkilenir.
2-) etkilendikleri yorumlar ise tamamen haksız değillerdir çünkü kısmen ve bazen çoğunlukla doğrulukları olabilir. ancak bundan sonraki tüm süreçte maçları izlerken ya da daha kötüsü maçı izlemeden sosyal medya üzerinden takip edip tek tük pozisyonlar üzerine düşüncelerini daha da pekiştirirler.
3-) etkilendikleri konu üzerine galatasaray sözlükte yazarlar ve yorum yazdıkları kişi için korkunç seviyede eleştiride bulunurlar. o dönem o kişinin formunda gerçekten düşüş olabilir o dönem için haklılıkları olabilir. eleştirilen kişi çoğunlukla yüzü artık eskimeye başlamıştır.
4-) o form düzelmeye başlarsa ise artık o önceki dönemdeki form düşüklüğü döneminde yorumu yapmış olur ki maalesef bu sonun başlangıcıdır. artık bundan sonra geri dönüş yoktur. bundan sonra ise tutarlı olması gerektiğini hissetmektedir. sessizce o kişinin formunun düşmesini bekleme moduna geçer.
5-) kötü giden maçlarda önce maç başlığında sonra ilgili kişinin başlığında kötü yorum yapar. neden çünkü o bir ben haklıyımcıdır. ve artık o eleştirdiği kişi ise onun birnevi düşmanıdır. adam ağzıyla kuş tutsa da hiç bir önemi yoktur. sonuçta galatasaray'da eleştiri kültürü(!) vardır.
bu bahsedilen konsept eleştiri kültüründen ziyade obsesifliğe maalesef daha çok yakınsamaktadır. arkadaşlar hepimiz galatasaray taraftarıyız ve galatasaray'ın iyiliğini istiyoruz. ben haklıyımcılar gibi lütfen konuları kişiselleştirmeyelim. emin olun hayatta da bu bakış açısının size faydadan ziyade zararı olacaktır.

