10533
daniel kahneman ve amos tversky diye iki arkadaş var davranışsal finans üzerine çalışmalar yaptılar. daniel kahneman nobel ekonomi ödülü aldı. amos vefat ettiği için ödülü almadı, hayatta olsaydı beraber alacaklardı.
teorilerinden bir tanesi beklenti teorisi. insanların aynı miktarda ki kayıba aynı miktardaki kazançtan daha fazla üzüldükleri üzerineydi. yani 100 dolar kaybedince üzüntümüz 100 dolar kazanınca yaşadığımız sevinçten çok daha fazla. ya da 200 dolar kazanınca yaşadığımız sevinç 100 dolar kaybedince yaşıdığımız sevinçle aynı değerde gibi. mantıksız di mi? ama öyle hissediyoruz işte. kayıplara çok daha duyarlıyız.
bu teori sadece finansta değil sanırım hayatın her anlamında geçerli. ortalama bir sevgili sizi terk edince yaşadığınız üzüntü ortalama bir sevgili sizinle beraberken yaşadığınız sevinçten çok daha fazla.
insan psikoljisi kayıpları çok daha şiddetli hissediyor ve asla unutmuyor halbuki eş değerde bir çok kazancı önemsemeyip kolay unutuyor. bu konu bilimle sabit. finansta da ticaret de hayatın her alanında da kullanılıyor.
galatasaray taraftarının son zamanlarda içinde bulunduğu ruh hali de bunu destekliyor sanırım.
3-4 sene önce avrupa da çok iyi giderken ligde çok kötüyüz diye kaos vardı. ortalığı yaktık yıktık. 3 senedir ligde inanılmaz iyiyiz ama bu seferde avrupada istenen düzeyde değiliz diye kaosa giriyoruz.
eğer hayatta aksayan bir tarafımız varsa, inanılmaz iyi giden taraflarımız olsa bile mutsuz olabiliyoruz.
yıllar sonra 2022-2023 / 2023-2024 / 20224-2025 seneleri galatasaray'ın ligde rekor rekor üstüne kırarak mutlak bir dominasyonla geçirdiğimiz yazacak ama biz avrupadan kupa alamadığımız için mutsuzsuz.
peki beklentimiz gerçekçi mi? uefa avrupa ligini 1972'den beri 53 sene içersinde kazanan ülkelere bakınca durum iç açıcı değil. olağan şüpheliler 5 büyük lig ispanya, italya, ingiltere, almanya ve fransa bu ligi de domine etmiş toplamda 40 kere kazanarak. arkasında yine her zamanki takipçileri hollanda, rusya ve portekiz gelmiş 8 kere kazanarak. bunca sene içersinde bu ülkeler dışında kupaya kazanabilmiş olan sadece 3 takım var 1983'te anderlecht, 2000'de galatasaray ve 2009'da shaktar.
avrupanın ilk 7-8 ligi dışında bu kupa sadece 3 kere çıkabilmiş. biz elbette bu kupayı isteyeceğiz, klübün kuruluş amacı elbette, her taraftarın gönlünde yatan aslan ama bu kaybedildiğinde karalar bağlanacak, kaoslara sürüklenecek bir kayıp değil gözümde.
eğer kadromuzun avrupanın sayılı kadrolurundan olduğunu düşünüyorsanız, google'da hızlı bir araştırma ile küçük bir araştırma ile 100 milyon euro'su tek bir kiralık oyuncuya bağlı olan kadromuz şampiyonlar ligi grup aşamasında 24-25 inci takım, avrupa liginde ise 8-9 uncu takım olduğunu görürüz. yani sayılı avrupanın kadrolarında birisi olmanın çok ama çok uzağındayız.
edit: imla
teorilerinden bir tanesi beklenti teorisi. insanların aynı miktarda ki kayıba aynı miktardaki kazançtan daha fazla üzüldükleri üzerineydi. yani 100 dolar kaybedince üzüntümüz 100 dolar kazanınca yaşadığımız sevinçten çok daha fazla. ya da 200 dolar kazanınca yaşadığımız sevinç 100 dolar kaybedince yaşıdığımız sevinçle aynı değerde gibi. mantıksız di mi? ama öyle hissediyoruz işte. kayıplara çok daha duyarlıyız.
bu teori sadece finansta değil sanırım hayatın her anlamında geçerli. ortalama bir sevgili sizi terk edince yaşadığınız üzüntü ortalama bir sevgili sizinle beraberken yaşadığınız sevinçten çok daha fazla.
insan psikoljisi kayıpları çok daha şiddetli hissediyor ve asla unutmuyor halbuki eş değerde bir çok kazancı önemsemeyip kolay unutuyor. bu konu bilimle sabit. finansta da ticaret de hayatın her alanında da kullanılıyor.
galatasaray taraftarının son zamanlarda içinde bulunduğu ruh hali de bunu destekliyor sanırım.
3-4 sene önce avrupa da çok iyi giderken ligde çok kötüyüz diye kaos vardı. ortalığı yaktık yıktık. 3 senedir ligde inanılmaz iyiyiz ama bu seferde avrupada istenen düzeyde değiliz diye kaosa giriyoruz.
eğer hayatta aksayan bir tarafımız varsa, inanılmaz iyi giden taraflarımız olsa bile mutsuz olabiliyoruz.
yıllar sonra 2022-2023 / 2023-2024 / 20224-2025 seneleri galatasaray'ın ligde rekor rekor üstüne kırarak mutlak bir dominasyonla geçirdiğimiz yazacak ama biz avrupadan kupa alamadığımız için mutsuzsuz.
peki beklentimiz gerçekçi mi? uefa avrupa ligini 1972'den beri 53 sene içersinde kazanan ülkelere bakınca durum iç açıcı değil. olağan şüpheliler 5 büyük lig ispanya, italya, ingiltere, almanya ve fransa bu ligi de domine etmiş toplamda 40 kere kazanarak. arkasında yine her zamanki takipçileri hollanda, rusya ve portekiz gelmiş 8 kere kazanarak. bunca sene içersinde bu ülkeler dışında kupaya kazanabilmiş olan sadece 3 takım var 1983'te anderlecht, 2000'de galatasaray ve 2009'da shaktar.
avrupanın ilk 7-8 ligi dışında bu kupa sadece 3 kere çıkabilmiş. biz elbette bu kupayı isteyeceğiz, klübün kuruluş amacı elbette, her taraftarın gönlünde yatan aslan ama bu kaybedildiğinde karalar bağlanacak, kaoslara sürüklenecek bir kayıp değil gözümde.
eğer kadromuzun avrupanın sayılı kadrolurundan olduğunu düşünüyorsanız, google'da hızlı bir araştırma ile küçük bir araştırma ile 100 milyon euro'su tek bir kiralık oyuncuya bağlı olan kadromuz şampiyonlar ligi grup aşamasında 24-25 inci takım, avrupa liginde ise 8-9 uncu takım olduğunu görürüz. yani sayılı avrupanın kadrolarında birisi olmanın çok ama çok uzağındayız.
edit: imla

