• 16965
    zaman zaman insanı yoran, çekilmez bir dırdır makinesine dönüşen sözlük.

    "eleştiri" adı altında yapılan gereksiz ve mesnetsiz söylemler insanı çok yoruyor. özellikle puan kaybı olan maçtan sonra ve transfer sezonlarında insanın tüm enerjisini çekip geriye karamsar, kötümser bir hissiyat bırakıyor. tamam ben de kendi adıma memnun değilim bazı şeylerden fakat bunu suçsuz kişilerin üzerine yıkmaya çalışmıyorum.

    en yakın örneği `cuesta` transferi oldu. adama 8 milyon verilmiş diye adama "çöp" denmediği kaldı. adamı değil 8 milyonu vereni eleştireceksiniz. aynı şey jelert'e de yapıldı ve hala da yapılmaya devam ediyor. jelert boluspor maçında yapması bir savunmacı olarak gerekeni hatta fazlasını yapıyor hakkında "11 milyon verilen adam böyle mi oynar? orta bile yapmadı." deniyor. kardeşim git o zaman bunu o parayı verene söyle. adamın ne kabahati var? sanki parayı alıp cebine koyan futbolcuymuş gibi söyleniyor. cuesta'da aynı şekilde bonservisi cebine koymadı. gelecek her galatasaray'ın formasını giyen futbolcu gibi elinden geleni yapacak. yapmazsa da sen bunu yapmadığı için eleştireceksin. bonservisine bakarak değil.

    gelelim okan hoca'nın avrupa kadrosuna yazdığı isimler üzerinden "istifa" söylemine kadar gelen "eleştiri"lere. öncelikle kimi yazacağına da bizler mi karar vereceğiz? 3 tane isim yazma ihtimalimiz var. sallai mecburen yazılacak adam 6 ay beklemiş. morata'yı da yazmayalım diyebilecek bir kişi bile olduğunu sanmıyorum. lemina- cuesta ikileminde ise şöyle bir durum var. eğer biz 3'lü oynayacaksak 1 stopere daha ihtiyacımız var. nelsson sonrası hatta 2 stopere ihtiyacımız var ama neyse. lemina bir stoper değil sadece ikame edebilir. stoper oynadığı maçlarda da çok iyi performanslar vermedi. izlemeden stoper de oynar mantığı çok hatalı. cuesta ne kadar iyi ya da kötü tartışılır fakat o bir stoper hem de davinson ile kolombiya milli takımının stoperi. bu şartlarda gerekli olan buydu.

    hanımlar ve efendiler; rica ediyorum artık şu "eleştiri" adı altında yapılan zaman zaman hedeften şaşmış, mesnetsiz ve sert üslubunuzu biraz törpüleyin. yapılmasın eleştirilmesin demiyorum kesinlikle. fikirler çarpışır. bu iki taraf da birbirini anlarsa ileri götürür. bu işi inada döküp her yapılana "tü kaka" muamelesi yapılırsa o eleştirinin anlamı da kalmaz. isim vermek istemiyorum ama bazıları resmen güdümlü füze gibi takip ediyor. hedefe kitlenmiş şekilde her karamsar neticeyi o kişiye ya da duruma bağlıyor. "zaten yeniliriz", "gerek yok", "puan alamayız" gibi yorumlar gördükçe tüm hevesim kaçıyor. çünkü "bazıları" sırf kendi "eleştirisi" yerini bulsun diye başarısız olunsun isteniyor. bunu bir tek ben görüyor olamam.

    tabii ki olumsuz beklentileri olanları anlıyorum. ben de olumsuz beklentilerimi dile getiriyorum ama bu toplulukta galatasaray'ın menfaatine olmayan durumları ya da başarısızlığını bekleyen insanların olması kanıma dokunuyor. bunu daha önceki yazılarından, eleştirilerinden anlayabiliyorsunuz.

    burası galatasaray ve ona gönül veren insanların bir arada oldukları bir topluluk. burada tek beklenen ve istenen şey galatasaray'ın menfaati ve başarısı olmalıdır. kimseler şahsi hırslarına yenik düşmemelidir. başarılı olana hakkı verilip başarısız olan eleştirilmeli. fikirler de değişir. bunu da kabul edebilecek kadar yürekli olmalı insan.
App Store'dan indirin Google Play'den alın