• 12990
    malesef toplum olarak fark edemediğimiz derin bir psikolojik travma altındayız. tahammülün yok olması, sabırsızlık vs vs. bu travmanın yanına bir de ekonomik kriz eklendiğinde iyice tımarhanelik olduk ama farkında değiliz renktaşlarım. iş için ülke dışına çıkan herkesin fark ettiği birşey var, uçaktan indiğinizde havada elektrik yok; son viteste gözü kan çanağında ve delirmek üzere olan insanlar yok.

    bir dinginlik ve sakinlik var, neresi olursa olsun (tabi ki uç örnekler kapsamdışıdır) ve bu sakinlik ile dingilinlik insanları daha saygılı daha özenli - kendilerine, yaşadıkları çevreye, işlerine ve topluma karşı - yapmakta. neşe, mutluluk, huzur, sağlık ve refahta bunları takip etmekte.

    geçtiğimiz 18 senenin en büyük kaybı ne cumhuriyet birikimi tesisler, ne fabrikalar, ne limanlar ne boşalan kasalar - tamamen bu sakinlik hali ve bayağı cehaletin örgütlenerek aşırı özgüven kazanması, sakinleşirsek maddi kayıpları fazlasıyla yerine koyacak beceri ve yetenekte insanlarımız bol.

    beyin göçü ile gidenlerin çoğu - benim nesil sağlam gitti yalan yok ama çoğu belli bir yaştan sonra geri gelme planı yapıyor (içlerinde başarılı profesyonellerden amazon level'ı yüksek, çok çok büyük maddi yatırım alan unicorn start-upçılara kadar - xx.xxx çalışanı olan arkadaşlarım , bildiğim insanlar var)
    tanıdığım bu insanların yarattığı iş hacmi ismi lazım olmayana ama diğer bazılarının zenginliğiyle övündüğü holdingle yarışır.
    gelecek bu insanlar muhtemelen örgütlü cehalet ve örgütlü sinir hastalığı hallerinin geçmesini bekleyecek.

    bu tahammülsüzlük hayatın heryerinde ; taze bir örnek sabah babamla bir lokasyona gittik, ben ayrıldım araçtan tesadüfen bir iş için bir yere geçerken valelerle babamın papaz olduğunu gördüm. arkasına bakarak elde çayla yürüyen vale arabaya çarpmış, karşı kafeden arkadaşı da vale dostuma çarptı diye bitirimlik peşinde - def ettim şiddete başvurmadan ( bitirime fiziksel bir güç göstermek durumunda kaldım o ayrı ) ama sonra tüm enerjim çekildi, zaten tr piyasası bitik şirket yerine babamı alıp sahile götürdüm. 65 yaş üstü adama sataşacak kadar zıvanadan çıkmış bir tahammülsüzlük ve cehalet ortamı var.

    bu ruh hali önceleri - sosyal medya gücünün devşirilmesinin istenmesiyle - ekşi sözlüğe sirayet etmişti , şimdi burayı da ele geçirmek istiyor. twitter zaten bloklamalarla dolu...

    burası bir sosyal medya kalesi ama aynı zamanda bilgi kaynağı ve sosyal bir huzur köşesi . adı üstünde sözlük : thesaraus : girince bilgi içerikli yorumlar önceliktir . (bunu bende atlayıp hatalı giriler girdim ama doktor sağ bırakmadı sağ olsun ^^)

    şimdi salyangoz'u seversiniz sevmesiniz ama kangreni kesip atmak bir gereksinimdir, o da bunu yapmıştır. ben mağlubiyet sonrası kaideyi taciz eden istisna 'nin yazılarını okuyup stratejik olarak düşünerek f1 stratejileri gibi saniyeler saliseler üzerine ve saha dizilişleri hakkında kafa yorarak sonraki maçı beklemeyi tercih ederim. depresyon yaşamak yerine.

    tenis turnuvalarında renktaşlarımın gözlemleri ve hatırlatmaları , diğer sporlarla ilgili hatırlatma ve önizlenimler. burayı nefes alınabilir ve keyifle takip edilebilir kılan budur.

    öbür türlü yapılan şey tamamen arabesk ve mazoşist bir şey - zaten canımız yanıyor sürekli aynı yerden ve başka hassasiyetlerden o acı taze ve diri tutuluyor.

    renktaşlarım ülkece halimiz gerçekten sıkıntılı, bu platformdaysanız ülkenin seçkin bir azınlığındansınızdır; sakince bir durun ve ne yapıyoruz yangına alevle, gazla giderek diye düşünün. sakinleşin öyle dönün.

    bayramın ilk günleri burgazada'da yangın çıktı - feci lodos varken mangal yakılmış sonra sıçraya sıçraya ada gidiyordu yangın helikopteri gelmese - tüm adada toplasan 6 itfaiyeci kalmıştı - bir ekip tatilde bir ekip kartal yangınındaydı.

    yangını parmak arası terliklerle, mayoyla ada gençliği, adayı seven insanlar söndürdü helikopterden sonra - bakın görüntü şu itfaiye aracı yanaşmış ; hortumları halk bağlıyor - en önde itfaiyeci arkada 20şer 30ar gönüllü hortumu tutuyor. bir not 200-300 metre salınca tutmak gerekiyor mobilite için ve yangın söndürülüyor. kozalaklar el bombası gibidir yanınca fırlar ve tutuşturur - 6 itfaiyeci 200 üstü mayolu gönüllü ile 10 dönümlük arazinin malesef yanmasıyla atlatıldı.

    kamyonda su bitti; biz dedik ne bekliyorsun git doldurt yangın musluğunda diye - yani ben ne kadar hazırlıklıysam o adamlar o kadar hazırlıklıydı - ha hortum numaraları ve boru uçları detaylarını biliyorlardı o ayrı. yahu orman işleri hortumları ile itfaiye hortumları birbirini tutmuyor çap olarak - bu kadar düzensiz ve şansa ilerleyen bir ülke burası. resmen süreci itfaiye çavuşu ile aklı selim insanlar yönetti. canla başla söndürüldü.(2003'te ekim ayında yaşanan yangında ormanlık alanın %80'ine yakını yanmıştı çünkü adada insan yoktu).

    hiçbir sistemin hiçbir şeyin önceden düşünülmediği dene ve gör taktiği ile ilerleyen bir ülke - bu platform önceden düşünen insanlarla dolu ve bu sebeple renktaşlarımdan ricam mağlubiyet akşamı biraz beklemeleri ve sonra gelmeleri olacaktır.

    nefes alanlarımızı el birliği ile koruyalım. burası da bir toparlanma, nefeslenme ve ortak tutkuyu paylaşma alanı, tutkumuzu nefrete esir etmeyelim...

    (doktor uzattım, affet ^^)
App Store'dan indirin Google Play'den alın