resim
Xhevat Prekazi
Görev:Yardımcı Antrenör
Takım:-
Yaş:68
Uyruk:Sırbistan
  • 156
    akşam beşiktaş da kazansın demiş, adamlığının üzerine tez yazılacak biri olduğunu göstermiştir yeniden. ha fenerbahçe için demezdi sanırım.*

    maç* içerisindeki yorumları ile bizleri mutlu etmiş, gelecek adına galatasaray kulübü ve taraftarına göz kırpğmıştır adeta. ulan şu adam türkiye'ye yorumcu olarak ısınsa fena mı olur, nontvspor'dan önce prekazi adına bir pankart açılmalıdır sözlük adına bana kalırsa. valla gaza geldeiğimden söylemiyorum, adam gibi adam, temiz adam.
  • 584
    müthiş sol ayağının yanında mükemmel de kalbi ve beyne sahip olan efsanemiz. iyi ki galatasarayliyim dedirten insanlardan.
    gs antrenman tesislerinde çalışan emekçileri hor görüp kaba davrananlara herkesin eşit birey olduğunu hatırlatarak işçiyi ezdirmeyen adam.
    eğer bir gün fb için çalışırsa nazarımda değerinden bir şey kaybetmeyecek tam aksi fb ye sempatiyle bakabilmeme sağlayabilecek kişi aynı zamanda.

    "doğduğumdan beri herhalde hep böyleydim ben. hem solak, hem sol el, hem kalbim hep sol tarafta. böyle bir dünya istiyordum. bizim istediğimiz gibi bir dünya olsaydı, insanların yüzde yetmişi, yüzde sekseni çok mutlu olabilirdi."

    haber sol a verdiği röportajın tamamı için renkdaşlara linki bırakıyorum.
    http://haber.sol.org.tr/...-olmasi-lazim-261847
  • 406
    o kadar hayranıydım ki ben prekazi nin, evde kırmadığım eşya kalmamıştı. elimde misket prekazi prekazi diye elimden atıp bir tekme hopppp çatt florasan patladı. küçük tenis topuna prekazi prekazi diye bir şuuttt ve çattt masanın üzerindeki vazo annemin çeyizinde gelmiş. yine tenis topuna prekazi nida ları arasında bir şutt ve annemin çiçekleri saksılar yerlerde. sanırım galatasaray'dan ayrıldığına en çok annemin sevindiği futbolcu.
  • 290
    lig tv koridorlarında ali ece ile karşılaşmış, kendisine çok güzel bir röportaj vermiş olan efsane sol ayak.

    --- alıntı ---

    prekazi ile lig tv koridorlarında rastlaştım. cep telefonumdaki dalglish resmini görünce anlatmaya başladı, doyamadım… yine gel, hatta hiç gitme cevat usta!
    önce kendi cep telefonundaki liverpool armasını gösterdi büyük usta. fiziği, hayat doluluğuyla sanki daha dün monaco’ya o golü atmış; hoddle’a kramponunu, wenger’e gözlüğünü ters giydirmiş gibiydi… sonra cep telefonu çaldı cevat ustanın ama üzerinde liverpool arması olan değil, haritada dağılmış ama prekazi’nin gönlünden asla silinmemiş anavatanı yugoslavya’nın atatürk’ü tito’nun portresinin olduğu telefonu çaldı. cevat usta bizden nazikçe özür dileyip telefonunu açmadan önce çalan melodisine eşlik etti: “yaşasın tito ve halkların kardeşliği…” sonra da telefonu kısa kesip anlatmaya başladı…

    “liverpool şahanedir, futbol sınırlarının ötesinde bir yaşam biçiminin, hayat felsefesinin futbol forması giymiş halidir… buradan beraber atlayıp gemiyle liverpool’a gitsek ‘siz de kimsiniz, neden geldiniz, nerelisiniz?’ demezler, gönlümüzün pasaportuna bakıp içeri buyur ederler. liverpool’lu, ingiliz falan değildir! tıpkı saraybosnalıların önce saraybosnalı sonra boşnak, sırp ya da hırvat olmaları gibi, tıpkı split’lilerin önce dalmaçyalı sonra split’li sonra hırvat olmaları gibi liverpool’lular da önce liverpool’ludur, ingiliz, iskoç ya da irlandalı olmadan önce. biliyor musunuz, liverpool ilk maçında 11 iskoç futbolcu ile sahaya çıkmış. bir zamanlar partizan da liverpool gibi bir takımdı, mesela bizim abdullah gegiç, miloş milutinoviç, fahrettin yusufi, (gelmiş geçmiş en şahane hoca) ivıca osim gibi insanoğlu insan adamlar hep partizan’la özdeşleşmişti. sonra partizan’ı da kızılyıldız gibi faşistler işgal etti. eskiden kızılyıldız’lılar, akılları sıra partizanlı’ları ‘türk, müslüman, komünist’ diye aşağılarlardı. galatasaray da beni partizan’dan sonra o zaman dalmaçya’nın partizan’ı misali olan hajduk split’te oynarken keşfetmişti. tottenham’la yarı final oynuyorduk. ben o maçta hem split hem de liverpool aşkıyla oynuyordum, herhalde ondan o kadar iyi oynamışım da gözlerine çarpmışım.”“artık sırp faşistlerinin takımı olan kızılyıldız’lıların partizan’ı sevmediği gibi diğer ingilizlerin bazıları da liverpool’luları sevmezler. siyah tenlisi, çinlisi, kızıl saçlı iskoç-irlandalısının yan yana oturup ‘asla yalnız yürümeyeceksiniz’ diye şarkılar söylemesine kafası basmaz kafatasçı zihniyetlerin. sürekli bok atarlar liverpool’a çünkü liverpool’da bizim istanbul ve eski yugoslavya’daki gibi 70 milletten insan vardır ve hiçbirinin dini-dinsizliği-rengi-ırkı sorun olmaz, birbirinin gözüne batmaz. britanya’da başka türlü bir yugoslavya’dır liverpool şehri.”
    “eski yugoslavya futbolundaki ne cevherler vardı, rüşvetçi-satılık faşistler iki avuç dolara şereflerini satmasalardı yugoslavya dağılmazdı. dağılmamış yugoslavya’nın futbol takımı da basket takımı da sürekli şampiyon olurdu. aslında hâlâ ne cevherler var dağılıp unufak olan eski yugoslavya topraklarında. daha ne zlatan ibrahimoviç’ler var bizim oralarda! mesela bojan krkiç’in babasının adı da bojan krkiç’ti, o da iyi topçuydu. bizde aile boyu futbol aşkı vardır. mesela saffet “baba” susiç’in abisi susiç’ten bile parlak topçuydu. bizim oranın george best’iydi ama içmekten yeteri kadar oynayamadı. şimdi bir oğlu var aynı amcasıyla babasının kokteyli gibi: yumuşacık bilekler, sırtında gözü varmış gibi bir pas yeteneği...”
    “mesela hırvatlar bir ara almanların gazına gelip komple faşist oldular. bosna’da yaşanan insanlık dışı trajedide sırp faşistleri kadar hırvat faşistleri de suçlu, günahkâr. neyse sonra mesiç geldi de düzeldiler. milli takımın başına da biliç geçti. çok kıyak çocuktur biliç; o da split’lidir, rock’çıdır, che’cidir, bizdendir… antiç dede de güzel adamdır. var mı ondan başka hem barcelona, hem real, hem de atletico madrid’i çalıştıran (var ama bu şahane muhabbete gereksiz bilgi limonu sıkmanın hiç lüzumu yok cevat usta)? antiç dede ingiltere’de de kraldır. futbolculuğunda luton’da efsane olmuştur, gidin luton town kulübüne girişte antiç’in resmi vardır; o kadar sayılır sevilir… aslında bizim simoviç de ingiltere ligine gidecekti zamanında, hatta van breukelen’in yerine nottingham forest’e gidecekti ama iyi ki gidemedi de bizim galatasaray’a geldi. dünyanın en güzel ruhlu adamlarındandır simoviç kardeş. eskisi kadar görüşemiyoruz ama bazen kendimi gece gece ‘simo nasıldır, nerededir?’ diye düşünürken buluyorum.”
    “galatasaray armasını neden cep telefonumda duvar resmi yapmıyorum? benim galatasaray’a olan aşkım başka türlü bir aşktır. öyle cep telefonuna falan sığmaz, taşar. mezara bile sığmaz galatasaray’a olan aşkım. insan aşkına kızar, küser ama asla vazgeçmez; mezarda bile sevmeye devam eder!”

    --- alıntı ---

    http://aliece.blogspot.com/...lmaz-bir-sohbet.html
  • 534
    hagi aşığı olmamı sağlayan üstad. bu olay şu şekilde cereyan etmiştir efendim. eğer sizin aşkınız hagi ise prekazi'yi izlemişsiniz, büyüklerinizden onu dinlemişsiniz ve ilkokulda topun başına geçince onun adını haykırmışsınız demektir. ilkokul arkadaşlarıyla buluşunca sizin için 'geldi prekazi delisi' denilince, büyüdüm artık hagi delisi oldum dersiniz siz de.
  • 92
    oynadığı zaman bir cok cocugu sarı kırmızı renklere aşık etmiş adamdır ki bunlardan biri de benim. babamın siyah beyaz renklere ,dedemin sarı laciverte olan aşkından dolayı ailede sarı kırmızıyı bana anlatacak kimse yoktu. bir haftasonu metin ali feyyaz izlemeye inönü stadına ,bir hafta sonu bu cocuk bjklı olacak korkusuyla rıdvan izlemeye dedenin elinde gidilen fenerbahçe stadında geçen cocuklugumun da en güzel futbol ilahlarından biriydi bu cırpı bacaklı. hadi derler ya bir kitap okudum hayatım değişti işte bende bir gol gördüm hayatım değişti. o monaco'ya bir gol attı ben gerçek aşkı,gerçek takımı gerçek kulubu buldum.onu o kadar sevdim ki ailenin bütün baskılarına rağmen bütün inatçılılıgımla kazandım zaferi.dedem artık bütün ağlamalarıma,bütün tehditlerimden korkmuş yada sıkılmış olacak ki tuttu kolumdan birgün aldık solugu sami yen'de..kahramım yeşil sahada ben tribündeydim bir cocuk için başka güzel bir şey olur muydu.bugun birgün sec ve sadece bir hakkın var o güne gideceksin deseler hiç düşünmeden kahramanımla buluştugum o maça o güne gitmek isterdim...su an bile ne zaman tv ya da fotografını görsem teşekkür ederim prezaki'ye beni galatasarayımla tanıştırdığı için.

    bu bir bayrak yarışı gibi birşey metin oktay'dan prekazi'ye gelen hagi'de yer bulan son olarak da arda'da son bulan. kuşaklar bu bayrak adamlarla birlikte galatasaraylı oldu olmaya devam edecek...ve hangi bayrak adam onu galatasaraylı yaptıysa daima onu minnetle anacak...

    teşekkürler prekazi....
  • 454
    belli belirsiz çocukluk hatıralarımda kulaklarımda çınlanan 'prekaziii ve gol ve gol ve gol!' sesleriyle galatasaraylı olmamın müsebbibi, tek başıma evimizin koridorunda yaptığım maçların forveti, defansı, kalecisi.. benim için prekazi galatasaray'dır..

    umarım bir zamanlar benim gibi binlerce çocuğu daha hayatı kavramadan galatasaraylı yaptığı gibi altyapımıza giren her çocuğu da galatasaraylı yapar, yetiştirir, galatasaray'a armağan eder.. yuvasına hoşgelmiş..
  • 577
    söylediklerinden bağımsız olarak, kendisi galatasaray efsanesidir. bunu hiçbir gerçek değiştiremez. fakat yabancı kuralı hakkında yaptığı açıklama kafasının hala 70-80'li yıllarda kaldığını gösteriyor. futbol artık değişti. basit bir oyundan, akıl oyunlarının ve stratejilerin yönettiği bir savaş sahasına dönüştü.

    eski yugoslav ülkelerinden, günümüzde sadece hırvatistan'ın başarılı olmasının sebebi, prekazi'nin yabancı kuralı ile ilgili bakış açısının bütün bölgeye tezahür etmesi. bu arada siyasi olacak ama tito'su da sandığı kadar masum değil ama siyasi mesele olduğu için oralara girmeyelim.

    bu arada her fırsatta galatasaraylılığını vurgulayan birinin, fenerbahçe'den teknik direktörlük teklifi gelmesi halinde giderim demesi, şahsen beni çok üzdü. babam kendisini çok sever, dün sırf üzülmesin diye bu konuyu es geçerek bahsettim röportajından.
App Store'dan indirin Google Play'den alın