resim
Yuto Nagatomo
Takım:FC Tokyo
Mevki:Sol Bek
Yaş:39
Boy:1.70
Uyruk:Japonya
  • 2051
    üstün japon ahlakı gereği, ben hak etmediğim parayı almam diyerek, takımdan gidebilir. aldığı maaş da, verilen bonservis de bu adamın suçu değil. suçlu hoca ve yönetim. kaç yaşında adama o kontrat ve bonservis neden kardeşim. inter'in kapısında kuyruk mu vardı ki?

    kendisini iyi anacağız, o kadar kurumuşuz ki sol beksizlikten, ilaç olmuştu, sarrachi'yi görünce de işte sol bek bu demedik değil hani.
  • 2054
    “oynamadan, sadece antremanlara çıkarak para almak bana yakışmaz” diyen yuto nagatomo japonya’ya gitti. hem çok üzgünüm hem de buruk bir sevinç içindeyim.

    üzgünüm çünkü selçuk inan, olcan adın ve tarık çamdal gibi türklerden böyle bir asil davranış göremedik.* takıma en ufak bir katkıları olmamasına rağmen kağıt üzerindeki anlaşmaya dayanarak yıllarca haram para kazandılar. neden haram diyorum; çünkü eğer bir katkınız yoksa, karşılığını vermeden kazandığınız her kuruş benim nazarımda haramdır. sözleşmeniz olsa da bu böyledir olmasa da bu böyledir. hatta bizim hukukumuzda da bunun karşılığı vardır. bir sözleşmenin hükümleri bir taraf aleyhine aşırı bir sömürüye (gabin) neden oluyorsa o sözleşme feshedilebilir ya da uyarlanabilir. fakat futbol dünyasında buna imkan tanınmıyor çünkü istismarı çok kolay bir konu.

    bu haslet aslında türkün hasletidir. (başka milletlerde de var tabi ama benim konum türk futbolcusu olduğundan girmiyorum o konuya) türk hak etmediği paraya dönüp bakmaz, menfaati için kimselerin önünde eğilmez ve de kursağından haram lokma geçirmezdi. son iki yüz yılda bu değerlerimizi maalesef yitirdik, yitirmekle kalmadık başkalarının kapitalist kurallarının etki alanına girdik. şimdi herkes kısa yoldan köşe dönmenin peşinde koşar oldu. milletin parası çarçur ediliyor, milyonlarca fakir-fukaranın hakkı herkesin gözü önünde çatır-çutur yeniyor, olmadık yerlerde camiler, binalar yaptırılıp sükseli işler peşinde koşuluyor. devlet yaptığı hizmetlerin tamamına yakınını yid modeliyle yaptırıp fakir halkı 20-25 yıl borçlandırıyor, sonra da gıda ürünlerine, geçiş ücretlerine, elektrik ve doğalgaz ücretlerine fahiş zamlarla yine fakir halkı eziyor.

    yani söylemek istediğim; türk insanı ve devleti olarak şirazemizi kaybettik, helal haramı terk ettik, yolumuzu şaşırdık. umarım ve dilerim en kısa süre içinde yeniden “herkesin hakkına kanaat ettiği, devletin adaleti titizlikle uyguladığı (ekonomik, sosyal ve sportif dahil tüm alanlarda) bir moda gireriz.
  • 2055
    futbol tarihinin en ilginç sakatlıklarından birini yaşayarak geçirdiği akciğer sönmesi bile kendisini doyumsuz taraftarın lincinden kurtaramadığı japon sol bek. adamın ciğeri söndü ciğeri, öyle oynadı bu oyunu da yine de kurtulamadı linçten. şimdi de kalan 6 aylık sözleşmesinin içerdiği 1 milyon euroyu alamayacağını söyleyerek bizi yüksek karakteriyle dövüyor. kesinlikle bu kadar iyi davranılmayı hak etmiyoruz diyeceğim ama bu iyiliğin sebebi biz değiliz. zaten bu bir iyilik de değil. sebep yuto'nun vicdanı ve şerefidir. güle güle güzel insan. seni hep galatasaray'ın yıllar süren sol bek sorununu bitiren ve sol bek mevkiinin yükselişini başlatan kişi olarak hatırliycam. zeki, çevik ve ahlaklı adam. en çok da sami yen'deki kutlamalarda yaptığın kılıçlı dansı özliycem. gözlerinden öperim.
  • 2062
    galatasaray tarihine adını çalışkanlığı ve karakteriyle yazdırmış çok sevdiğim bir oyuncudur nagatomo.

    ilk geldiği dönemi hatırlıyorum. kendisini inter'den çokça izlediğim için açıkçası fazla beklentim yoktu. ayrıca en iyi döneminde gelmiyordu bize, yaşı ilerlemişti. bunun üstüne bir de inter taraftarları kendisi gittiği için zil takıp oynuyordu adeta. tüm bunları göz önünde bulundurduğumda ciddi şüpheler uyandırmıştı bende ama en çok yanıltan oyunculardan biri olması çok uzun sürmedi yuto'nun.

    gelir gelmez sol koridoru domine etti. yıllarca savunmacı bek olarak bildiğim izlediğim adam sürekli bindiriyordu soldan, sürekli hücumu düşünüyordu. sağ ayaklı bir oyuncu olmasına rağmen sol ayağını orijinal ayağı gibi kullanıp gomis'e havadan yerden müthiş servisler yapıyordu. işte aradığımız sol bek bu dedik resmen. gerek performansı, gerek çalışkanlığı ve karakteriyle, sempatisiyle çok sevmişti herkes nagatomo'yu. maalesef sonraki sezon arena'daki malum schalke maçı ve çok talihsiz akciğer sönmesi sakatlığıyla beraber ciddi bir düşüşe geçti. öyle bir düşüştü ki bu, ne eskisi gibi sol tarafı domine edebiliyordu, ne de ters ayağı olmasına rağmen müthiş esintiler sunduğu o sol ayağını eskisi gibi kullanabiliyordu. evet savunmada yine iyiydi pozisyon bilgisi ve temposu sayesinde ama teknik olarak öylesine geriledi ki, bu da takımın hücumda artık bir opsiyonunun eksildiği anlamına geliyordu.

    futbolda istenileni veremediğiniz zaman kim olursanız olun zamanla yerinizi başkaları alıyor. tabi aslında sadece futbolda değil hayatın hemen her yerinde geçerli bir kural bu. fakat böylesine çalışkan, karakterli, sahada her şeyini veren adamlarla doğal olarak duygusal bir bağ kurduğumuz için üzülebiliyoruz. nagatomo'nun artık bizimle olmayacak olmasına gerçekten çok üzülüyorum.

    her şey için çok teşekkürler nagatomo. karakterin ve katkıların hiçbir zaman unutulmayacak. arada bizi ziyarete gelmeyi unutma. çok özletme!
  • 2065
    keşke linnes yerine kadroda tutulsaydı. sol bekte hücuma veremediği katkı yüzünden eleştiriyorduk, bunda solak olmaması büyük etkendi. en önemli olayı kolay kolay çalım yemiyordu. bu akşam itin kulağına sokulan mariano yoktu ve yerine oynayan hem şener hem de linnes sağda patates oldu.

    yuto en azından hem saracchi hem de mariano'yu çok iyi yedekleyebilirdi, çalım yemiyordu. neyse bu sosyal medya ortamı fatih terim'i bile etkilemiş, sözlüğü etkilemiş çok mu?

    (bkz: 16 şubat 2020 galatasaray yeni malatyaspor maçı)
  • 2066
    şu maç keşke en azından kadroda olsaydı, yerine göre üçlü savunmada bile kullanılabilirdi tıpkı azpilicuetayı conte'nin kullandığı gibi, en azından üçlüde çalık yerine ya da dörtlüde linnes'in yerine sol bekte tercih ederim. genel anlamda sol bek olarak hücumlarda yetersiz görsem de, linnes'ten çok daha güvenilir savunmada, sağ beki de yedeklerdi.

    (bkz: 23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçı)
  • 2071
    takımda savunma yönü en iyi olan bek oyuncusu. visca, quaresna gibi oyuncuları oynadığı bütün maçlarda kilitledi. bu adam yaratıcılığı, pasörlüğü kısıtlı. onyekuru’nun arkasında oynarken hiç sırıtmadı.

    dahasını söyleyeyim 1 mart 2020 galatasaray gençlerbirliği maçında, 23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçında onyekuru’nun arkadındaki saracchi’yi izlerseniz onyekuru’nun stili nedeniyle hücumda ona çok iş düşmediğini nagatomo gibi defansif oynadığını görürsünüz.

    babel topları aldı, sırtını rakip kaleye dönüp toplara bastı, arkasına 2 tane olmak üzere 3-4 tane rakip oyuncuyu 5 metre çaplı bir çemberin içine çekti ve nagatomo’ya verdi. al bakalım bu sıkışıklıktan kurtar bizi dedi resmen. nagatomo’nun oyun stili belli yetenekleri belli. bu onun becerebileceği bir iş değildi. beceremedi haliyle ve suçlu oldu.

    babel’in oyunu anlamsızca sıkıştırdıktan sonra bizi bu açmazdan kurtar diye attığı paslar ve taraftarın linnes aşkının kurbanı oldu adam resmen.
  • 2073
    kör değildi, badem gözlü falan da olmadı ama gereksiz yere kendisi üzerine edebiyat yapmak anlamsız. takımın, mevcut durum ve sezonun geri kalanında da kendisine ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. madem çok lazımdı diyorsanız bu teknik ekibin bileceği iş. sekidika’yı kiralayıp nagatomo’ya lisans çıkarılabilirdi ama dediğim gibi bu tamamen teknik ekibin bileceği iş.
    son olarak emekleri için teşekkür ederim, sahada iyi zamanlarını da kötü zamanlarını da gördük. umarım sene sonu düzgün bir şekilde vedalaşabiliriz.
  • 2074
    hücum oynamayı isteyen buna rağmen ligin ilk yarısı üretmekte, gol atmakta zorlanan bir takım varken nagayı savunma yönü iyi diye takımda tutmak kocaman bir çelişkiden başka bir şey değil. savunma yönü iyi bek isteniyorsa ligimizde gassama, nsakala gibi bu işi çok daha iyi yapan bekler var. demek istediğimiz bizim ihtiyacımız olanla, oyuncunun verebilecekleri örtüşmüyordu. ligde 2 maç quaresmayı, viscayı savunacak diye de kontenjanı harcamak pek mantıklı olmazdı. bu nedenlerle karakterini, iş ahlakını sevsek de takımda olmaması bana göre doğru karardır.
  • 2075
    2019-20 sezonunda bulunduğu sol kanattan hücum ettiğimiz sırada nagatomo-babel ikilisini izerken; hayatı sorgulamamızı, dertlerimiz üzerine uzun düşüncelere gark olmamızı, hayatın soyut yanlarını ve sosyokültürel yapımızdaki çatlakları düşünmemizi sağlamışlardır.

    gerek yukarıda saydığım nedenlerden dolayı türk toplumunu sorgulamaya teşvik ettikleri için, gerekse zamanın net şekilde yavaş aktığını kanıtlayarak genel görelilik kuramına somut kanıtlar vererek bilime yaptıkları katkılar için bu ikiliye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

    yolları bizden uzak ama açık olsun. sağlıcakla.
App Store'dan indirin Google Play'den alın