• 201
    şu aşamada yangıncı değil realisttir, işlerin gidişatının kötü olduğunu, basiretsizliklerin bedelinin ne ile ödeneceğini bilen taraftardır.
    kesinlikle fatih terim fan boyu değilim ama şu süreçte fatih hoca olmasa çoktan dağılmıştık bu sezon, basiretsizler ordusu hocanın gölgesine saklanıyorlar. takımına sahip çıkan taraftar da kral çıplak diyor o kadar.
  • 203
    maaş bandı beş - altı milyon euro bandında olup da bir de üzerine bonservis ve imza parası ödeyeceğimiz (üstelik yine de alamadığımız) oyuncular yerine scout ekibimizin tavsiye ettiği iki hücumcu neden almadığımızı sorgulayarak dahil olduğum kitle.

    miranda, mangala vs. isimleri dolaşırken marcao'yla tanıştık; hangimiz şikayet ettik? tutar tutmaz ayrı, izlediğimiz yol bu olmalı. maaş giderlerimizi düşürmedikçe bize bu dünyada rahat yok.
  • 207
    açıkcası realist bir şekilde yaklaşması gereken taraftar grubu.

    kesinlikle forvet transferi gelmesi gerek, kim olur bilinmez ama gelecek, gelmezse yangıncı taraftar olurum.
    stoper bölgesinde nasıl bir performans sergilenecek, kötü olursa yangıncı olurum.
    forvet geldi ve kötü performans sergiledi -ki bu kadar uzayan bir konu için kötü performans göstermek olamaz.- o zaman yangıncı taraftar olurum.

    fakat şimdilik sakinlikle bekliyorum, sanırım bu sakinliğin sebebi ise fatih terim.
  • 208
    artık galatasaray için tek endişelenen kendileriymiş, bütün doğru kararları kendileri aldırıyormuş havalarından vazgeçmesi gereken taraftar çeşidi. en tepki alabileceğim zamanda yine de söylüyorum bunu. şımarık tüketici rolüne bürünüyorlar farkında değiller. galatasaray sosyal medya yokken de en büyüktü, lütfen her iyi yapılan hareket sizin sayenizdeymiş sanrısından vazgeçin. bu iş tehlikeli bir yere gidiyor artık.

    not:mustafa cengiz yönetiminden nefret ediyorum.
  • 209
    serdar aziz meselesinde yazılanın aksine hiçbir etkisi olmayan, medyanın ve dursuncuların çabuk gazına gelen kitle..
    galatasaray klübü hiçbir zaman bonservis ödemeden bırakıyoruz diye bir açıklama yapmadı ki..
    galatasaray klübünü manasız ve zamansız bir açıklama yapmak zorunda bırakan, belki fb ile pazarlıkta manasızca elini göstermesine yol açan feveranların sahibi kitle. bu jenerasyon sanal dünyada gördüğüne inanıp feveran edip birşeyler değiştirdiğine falan inanıyor. gerçek dünyada hayatın gerçekleri yüzüne vurduğunda sıkıntı yaşayacak kitle..
  • 210
    2018-2019 ara transfer döneminde diğer taraftarlarla karıştırılmaması gerekiyor. evet yangıncı taraftara gıcığız ama tek bir hatasında ozan kabak için bir bok olmaz diyen yangıncı taraftara yahut muslera için gitsin yerine daha iyisini hemen buluruz diyen yangıncı taraftara gıcığız. beceriksizlik abidesi mustafa cengiz yönetimine şu dönemde sallamak yangıncılık değildir.
  • 213
    tepkilerinde her daim haklılar fakat zamanlama erken olduğu anda “yangıncı taraftar” damgası vuruluyor. devre arası transfer dönemi açıldıktan 1 hafta sonra haklı olarak “hani anlaştık dediğimiz adamlar yok, kesin bu dönemde sıkıntı olacak” dediler fakat sözlüğün ve sosyal medyanın geneli “daha durun 1 hafta oldu” dedi. bugüne baktığımız zaman transferin bitmesine sayılı günler kalmış fakat ortada ne forvet ne santrafor var.

    yangıncı taraftar dediğimiz kitle her zaman olmalı, bu baskı olmazsa görüyoruz ki taraftarı ayakta uyutuyorlar. ayrıca yangıncı taraftar aslında hepimiz oluyoruz, sadece zamanla katılım sağlıyoruz.
  • 216
    tarih 26 ocak 2019 cumartesi göztepe maçından sonra fatih hoca yönetimi karşısına alıp "istifa edebilirdim", "son güne kadar yönetime transfer için süre verelim, sonra herkes hesap verir" mealindeki mesajlar vererek yangını çıkardı. ardından hem burası hem twitter yönetime ciddi bir tepki verdi. yeni seçim konuşulmaya başlandı. ultraslan da twitterdan sallayınca gecenin 2sinde fatih terimle bir fotoğraf paylaştı o gece herkes transfer için çalıştı. daha sonra ciddi bir şekilde çalışıldı, serumlar bağlanmaya başladı. 6 ayda bir santrfor alamayan yönetim son 2 gün 2 forvet bir stoper aldı. meşhur toplantıdan sonra belki onlarca futbolcuya teklif yapıldı. yönetimin bony'yle anlaştığı ama fatih hocanın istemediği söyleniyordu. ama hocanın istemediği isimler gelmedi. hoca serdarı göndermek istedi ve gönderdi. yönetim önce gönderilmeyecek dedi ama sonra göndermek durumunda kaldı.

    29 ocakta oynanan boluspor maçından sonra fatih hoca başkanı öven şeyler söyledi. yani artık istedikleri yapılıyordu ve mutluydu.

    sonuç olarak fatih hoca yangını çıkardı taraftar alevlendirdi yönetim işini yapmak durumunda kaldı ve galatasaray istediği transferleri yaptı.
    soru şu: eğer yangıncı tayfa ortalığı yakmasaydı bu transferler olur muydu?
  • 217
    bi boka yaramayan tayfadir.

    cünkü böyle bir taraftar yok, baskan olmak isteyen kisilerin trollerinin gazina gelen kitle var.

    sen adamlara 29 gün küfret, sonra cik 30 gün transfer yapilinca sayemde yapildi de.

    ne güzel dünya valla, bu kafayla hic magcup olmazsin, hep kazanirsin.

    adam en cok küfür edilen dönemde ben baskiyla is yapmam galatasaray parasini cöpe atmam dedi ve dedigini de yapti.

    özür dileyemeyenler de böyle kendilerini hakli cikaracak sacma seyler buluyorlar iste.
  • 220
    sene başında bu tayfaya ne kadar olumsuz baksam da, ara transferden sonra aslında böyle bir kitle olmadığını farkettiğim topluluk.

    biz galatasaray taraftarı olarak gerçekten diğer kulüplere göre açık bir şekilde daha bilinçliyiz ve başarısızlık bizim kültürümüzde yok. olaylara bağlı olarak başarısızlık durumunda bazılarımız daha erken bazılarımız ise daha geç tepki vermeyi tercih ediyor hepsi bu. tabi her zaman farklı düşünenler olacaktır ama genel olarak en az yüzde doksanımız sonunda aynı fikirde buluşuyoruz. laftan anlayana lafla, anlamayana yangınla, anladığı dilden konuşabiliyoruz. en önemlisi de güce biat ettirilemiyoruz! iyi ki galatasaraylıyız!
  • 222
    her taraftar yangına ortak olabilir. oldukça sakin kalan taraftarlar bile, aklı başında olanlar dahi, "ne oluyor, bir sorun mu var" diye içinden geçirebilir, panik olabilir.

    çok sakin kalan taraftarlar, yok ya halledilir diyenler, 31 ağustos günü sudan çıkmış balığa döndüler. onun için taraftarların paniğini, kızmasını anlayışla karşılamak lazım. fakat, işte burada kocaman bir fakat geliyor, kötü niyetli hareket eden, devamlı hakaret eden, saldırmaya yer arayan, doğru mu değil mi beklemeden her haberde en önde giden taraftarsa kasıt, kusura bakmayın ama anlayışla karşılanacak bir yanları yoktur.

    "eğer bu doğruysa skandalll" o kadar fazla offside verdim ki şu cümleye, anlatamam. ne hikmetse hiç birisi de doğru çıkmadı. bakın liseli elemanların, rakip taraftarların, medyanın ciddi şekilde manipülasyonu var, özellikle de sanal alemde. haberleri beklemeden, kulübü beklemeden her haberde ortaya atlayıp, mevcut yönetimi gelmiş geçmiş en kötü yönetim seçenler, istifa isteyenler falan oldu. gerçekten bu kadar gaza gelmeye gerek var mı?

    evet, traftar tepkilerini önemseyen bir yönetim var, evet yapılanlarda taraftarın da rolü var, ama o kadar. dahasını kendinize biçmeyin. yani dursun özbek'in seçime gitmesi ve mustafa cengiz'in seçilmesini profil resmini gri yapmasına bağlayan var, el insaf. dursun özbek taraftarı falan önemsemiyordu. amacı yeni sezondan önce seçime gidip, 3 yılı kapmaktı. avrupadan men geldiğini en iyi o biliyordu.

    öyle ya da böyle iyi niyetli, endişeli taraftarlar, aklı selim, mantıklı eleştiriler yapanlarsa kasıt, evet faydalı oldukları yerler olmakta. ama eğer ki sosyal medyada ana avrat sövenler, uçakları düşsün diyenler, sala'nın uçağından espiri kasanlar, abdurrahim albayrak'ı her resme montajlayıp espiri kasanlar, her haberin altına "#yönetimistifa" yazanlarsa, kusura bakmayın da hiç bir faydaları yoktur.
  • 223
    olayları neye göre referans aldığınızı ve değerlendirdiğinizi bilmiyorum ama bu kategoride bazı düşüncelerimle ben de varım.
    istifa diye değerlendirme yapmadığımı belirterek yönetim şu zamana kadar yaptıkları mali konuda evet başarılı olduğunu düşünüyorum. transfer konusunda ve yönetimin bazı konularında başarısız olduklarını göz ardı etmemek gerekiyor. bir kaç sorum olacak sizlere;

    1- bir plan dahilinde yapılan yapılan çalışmalar olsa sizce şu zamana kadar transferleri çoktan halletmemiz gerekmiyor muydu?
    2- transferi son gününe kadar bırakılıp gol kralı olsa da 3 maç cezalı bir futbolcumuza 10 m€ bana göre telaş transferi yapmak ne kadar mantıklı? bu futbolcu sonuçta 2 3 oyuncu peşinde 4 5 ay koşturulup olmayınca alındı bunda hem fikiriz di mi?
    3- başakşehir'den bir puan almak büyük başarıydı gibi cümleler ve kötü geçen bir yaz dönemi transfer döneminden sonra benimde içinde bulunduğumuz taraftarların tepkilerinde haklı değil mi?

    son olarak transferlerden sonra bu düşüncelerimizden vazgeçmiş olmayacağız. haksız olduklarını düşündüğümüz her davranışlarında bunu makul bir şekilde belirtmiş olmak ve bu tepkilerden olumlu sonuçlar çıkarmak galatasaray taraftarını diğer taraftarlardan ayıran en büyük özelliktir.
  • 224
    kullanılış şekline bakıldığında, doğrusu bence ''hadsiz taraftar'' olan tanımlamadır. yangıncı taraftardan zarar gelmez, hatta zaman zaman kulübe fayda bile sağlar taraftarın içinde bu profilde insanların olması. örneğin, her ne kadar geldiğimiz nokta itibâri ile bugün bunun pek de bir önemi kalmamış olsa da, serdar aziz'in o günkü konjonktürde fener'e çerez parasına verilecek olması, yine bu grubun tepkisi ile önlenmiştir. bunun o gün için önlenmiş olması ise bir nevi kelebek etkisiyle bugün diagne'ye 10 yerine 12 vermemize mâni olmuş olabilir belki; kim bilir*. bu gözle bakıldığında, aslında hepimiz ara ara biraz yangıncı olmalıyız denilebilir sanki; zira klişe bir söylemle, eleştiri hakkı kutsaldır.

    buradaki problem, toplumun geneline hâkim olan hadsiz insanlar sorununun bizim taraftarımızın azımsanamayacak bir kesimine de sirâyet etmiş olması. ''yangıncı taraftar'' ile ''hadsiz taraftar'' arasındaki fark, ''istifâ edin'' demekle ''o koltuklarda oturamazsınız'' demek arasındaki farkla eşdeğer. istifâ talebi, bir taraftarın ya da taraftar grubunun medenî bir hakkıdır. bunu mantıklı bir zaman ve zeminde ifâde ederse ciddiye alınır, etmezse de ''siktir lan oradan'' tepkisi ile karşılaşır; ama boku çıkarılmadığı sürece, totalde zararsızdır. ''o koltuklarda oturamazsınız'' ise öyle değil. evvelâ bu bir tehdit. az daha zorlasan, tck kapsamında suç bile çıkartırsın bu ifâdeden*. çirkin olduğu kadar saçma da bir laf bu. ne yapacaksın yâni, kulüp binasını basıp koltuğundan mı indireceksin başkanı; darbeci misin sen? ayrıca, sen mi seçtin o adamı ki onu koltuğundan etme yetkisi sende olsun? kulübün liselilerin/lisecilerin elinde oyuncak olması ayrı konu, reelde senin hemen hemen hiçbir söz hakkın yokken boyuna boş tehdit savuracak haddi kendinde bulman ayrı konu.

    iftirâ ve hakâret ise çok ayrı bir boyutu işin ve bunun da ''yangıncı taraftar'' tanımlaması ile hiçbir ilgisi yok esâsen. buradaki fark, kıyas götürmez ölçüde daha belirgin zâten. ''bunlar yukarıdan aldıkları emirle başakşehir'i şampiyon yapmaya çalışıyorlar'' şeklindeki bir cümleyi herhangi bir medenî hakla kıyaslamaya çalışmak dahi imkânsız. insanın alay edesi bile gelmez bu cümleyle; buradaki hadsizliğin vehâmeti o derece büyük.

    son olarak, bunun bir de ''yüzsüz taraftar'' versiyonu var ki ona da değinmeden olmaz. burada da şu örnek geliyor aklıma... fatih hoca tarafından ifşâlanan duyumcuların hemen hemen tümünün ''kurunun yanında yaş da yandı'' şeklinde bir savunma geliştirerek kendilerine yönelmiş olan okları bertaraf etmeye çalıştıklarını yine bu süreçte hep birlikte gördük. bu zihniyetin taraftara bakan yönünü temsil eden ve şu sıralar sesi kesilen bir grup insan, ''...ama şöyle yapmasaydık bu işler olmazdı'' gibi saçma sapan savunmalarla dün yedikleri hurmaları bir yerlerini tırmalamadan dışkılamaya çalışıyorlar şimdi. bunun tek nedeni de ''dün tükürdüğümü bugün yalamış olmayım'' düşüncesi. yala abicim, yala; zararı yok ki bunun. insanız hepimiz, dünden bugüne ne alengirli konularda dahi fikirlerimiz değişiyor, hepi topu transfer içerikli bir konuda fikrimiz değişmiş olsa ne olur, hatâ yapmış olsak ne olur. ha, ''yüzsüz taraftar'' grubu da tıpkı ''yangıncı taraftar'' grubu gibi zararsız; bir ''hadsiz taraftar'' değil sonuçta. onların zararı bize, bizim psikolojimize*. ama, en azından kulübe değil!

    demem o ki, ''hadsiz taraftar'' ile ''yangıncı taraftar''ı birbirine karıştırarak yangıncı taraftara çok yüklenmeyiniz, hatta bir gün herkesin yangıncı olabileceğini düşünerek seviniz onları; ama hadsiz taraftarın gözünün yaşına bakmayınız, elinize fırsat geçmişken kendilerini dışlanmış hissedecekleri ölçüde yaralayınız onları hakaret içermeyen sözlerinizle*.
App Store'dan indirin Google Play'den alın