• 2401
    anlamsız şekilde yeniden sınırlama getirilen şeydir. şimdi benim aklıma takılan su soruların cevabı var mı?
    1. son kuralda türk vatandaşlığı olsa da başka milli takım forması giyen ve ülkemize o kural açıklandıktan sonra ilk defa gelen gurbetçiler yabancı statüsünde sayılıyordu. su andaki kısıtlama sonrası durum ne? türk sayilacaksa milli takıma bu durumun nasıl bir faydası var?
    2. yabancı ülke vatandaşı olup, ülke milli takımlarında forma giymiş, uzun dönemdir ülkemizde yaşadığı için türk vatandaşlığı hakkı kazanıp vatandaşlık alan futbolcular türk statüsünde değerlendirilecek mi? evet ise bunun türk futboluna katkısı ne?
  • 2404
    eşi dostu akrabayı ve yandaşı zengin etmek için tekrardan getirilmiş olan yasak. futbol falan kimsenin umurunda değil. konunun futbolla hiçbir ilgisi yok. tamamen yerli ve milli menajer ihya etme stratejisi. başarı veya gelişme olmasa da olur maksat yandaş çanakçılar ceplerini doldursunlar, taraftarın dişinden tırnağından artırıp yaptığı harcamalar, alın teriyle kazanılan milyonlar gavura kafire değil de kirli sakallı menajer çakmalarına ve çakal kulüplere gitsin, tabi federasyon zoruyla! o yüzden de sağlam bir boykot şart ama baya sağlam bir boykot! kendi kendilerine çalıp oynasınlar sonra.
  • 2405
    2015 yılında türkiye futbolunun yaşayan en kariyerli isminin* deklare ettiği "yerli futbolcuyu teşvik sistemi" ile kulüpler kadrolarında 14 yerli futbolcu bulundurma zorunluluğu taşıyordu. 28 kişilik kadrolarında 14 yabancı oyuncu bulundurma hakkını kullanmak isteyenler yerli futbolcu teşvik fonu'na 6 milyon tl yatırmak zorunda olacaktı. ancak kulüpler fon bedellerine tepki gösterince sistem uygulanmadı.
    yerli oyuncuyu teşvik fonu şu şekildeydi:
    1 oyuncu - 100 bin tl, 2 oyuncu - 200 bin tl, 3 oyuncu - 300 bin tl, 4 oyuncu - 500 bin tl, 5 oyuncu - 700 bin tl, 6 oyuncu - 900 bin tl, 7 oyuncu - 1 milyon 200 bin tl, 8 oyuncu - 1 milyon 500 bin tl, 9 oyuncu - 2 milyon tl, 10 oyuncu - 2 milyon 750 bin tl, 11 oyuncu - 3 milyon 500 bin tl, 12 oyuncu - 4 milyon 250 bin tl, 13 oyuncu - 5 milyon tl, 14 oyuncu - 6 milyon tl
    15 ve üzeri oyuncu - 14 futbolcuya ödenen fon payına ilaveten her bir oyuncu başına 1 milyon tl.
    o dönemde türkiye futbol direktörü olarak görev yapan fatih terim "bu kuralı değiştirirken yerli futbolcuları daha fazla oynatan kulüplerimize ödül ve teşvik sistemi başlatmıştık. ardından federasyon ile yapılan görüşmeler sırasında başka şeyler oldu" şeklinde bir açıklamada bulunmuştu.
    süreç içerisinde ne oldu? uğur meleke'den alıntılarsam; "son 3 sezonda süper lig’in transfer bilançosunda artıda olması, almanya genç milli takımlarında forma giyen türkler’in yurda dönme oranının yüzde 71’den 18’e düşmesi gibi olumlu gelişmeleri yazdık ama maalesef tff’yi ikna edemedik. yabancı sınırı garabetinin gelmesine engel olamadık."
    yabancı sınırını tekrar gündeme getirince futbol namına ne kazanılacak?
    mehmet demirkol'dan alırsak; "dün sahada gördüğümüz* tüm vasat performanslar artık kaderimiz olacak. yeni kural bu anlama geliyor."
  • 2406
    yabancı oyuncu sayısı, yabancı oyuncu kuralı ya da yerli oyuncuya kol kanat germe adına her ne dersek diyelim, 1951 yılından bu yana tamı tamına 18 kez değişen, ve haliyle futbolu yönetenlerin ya da yönettiğini zannedenlerin elinde çocuk oyuncağına dönen kısıtlamalar, yasaklamalar.

    hepimizin malumu başkan ünal aysal gerginliği sonrası milli takımın başına getirilen hocamıza o dönem 'türkiye futbol direktörlüğü' ünvanı verilmişti. türkiye futboluna yön ver bizi bu bataklıktan kurtar hocam demişti demirören ve avaneleri, tabi egosunu okşamak için yeni bir ünvan da bulmuşlardı. konuyla asıl ilgisi olan kısma gelirsek, 2015 yılında hocamız tarafından onun danışmanlığında tff sitesinde bu yeni sistem açıklandı ve yeni sistemde kulüpler 14 yabacı oyuncu alabilecek herhangi bir artı eksi hesabı olmadan hepsinden yaralanabilecek, fakat can alıcı detayı şuydu, alınan her bir yabancı oyuncu için kurulan fona para aktarılacak ve bu toplanan para daha çok yerli oyuncu bulunduran takımlara ve yerli oyuncu yetiştirmek, alt yapıda kullanmak üzere verilecekti. aslında yabancı oyuncu kuralından ziyade yerli oyuncu teşvik sistemi idi. nedense çok geçmeden kulüpler birliği kararıyla türk futbol direktörünün kararı değiştirildi ve yerli teşvik kısmı sistemden çıkarıldı, hal böyle olunca sadece 14 yabancı kuralı olarak kaldı maalesef. sonra ki yıllarda da hocamız milli takımdan gönderildikten sonra defalarca bu sistemi tekrar tekrar anlatmaya çalıştı.

    geçen 5 sene içerisinde bu sistemin artıları eksilerinden çok çok fazlaydı. en önemlisi ligimizin yayın hakları türk futbol tarihinin rekoru kırılarak yüksek bi bedelle katar'lı yatırımcılara satıldı. kulüpler de ilk defa bu yüklü gelirlerin sahibi oldular. uygun maliyetli kaliteli yabancıları takımlarına kazandıran anadolu kulüpleri de ilk defa 3 büyüklerle arada makası bu kadar daralttı. premier lig tecrübesi olan cisse'ler, kone'ler, eto'o'lar, nasri'ler, rodallega'lar, asamoah gyan'lar, varela'lar, gouffran'lar, cissokho'lar anadolu kulüplerinde fark yaratmaya başladılar. 3 büyükler için gerçekten her deplasman sorun teşkil etmeye başladı. ilk defa bir ilçe takımı türkiye kupasını kazandı.

    sistemin asıl meyvesini vereceği yerli oyuncu mevzusunda ise gerçekten milli takımı 8-10 sene rahat taşıyabilecek avrupa'nın önemli kulüplerinde yarışmacı olan gençlerden kurulu jenerasyon yine bu dönemde yakalandı ve ön eleme dahi oynamadan avrupa şampiyonasına gitmeye hak kazandık. çağlar söyüncü, enes ünal, zeki çelik, ozan kabak, merih demiral, umut meraş, cenk tosun, yusuf yazıcı, okay yokuşlu, cengiz ünder, mert çetin, ertuğrul ersoy avrupa'nın en büyük liglerine transfer oldular. hatta ismail köybaşı, serdar gürler gibi genç sayılmayan oyuncularımız dahi avrupa'ya transfer yaptılar. önceki yabancı oyuncu kısıtlamalarıyla kıyak sözleşmeleri kapan alper potuk, tarık çamdal gibi yerliler ise eski sistemin, kısıtlamanın ne kadar hatalı olduğunu bas bas bağırıyolardı.

    mevcut durumda ffp kıskacıyla boğuşan asırlık kulüplerin ya da iflas eden tarihten silinen köklü anadolu kulüplerinin girdiği çıkmazda asıl sebebi yabancı oyuncu sayısına bağlamak tam anlamıyla aymazlıktır. bunun tek sebebi kulüpleri hiç bir sorumluluk almadan har vurup harman savurarak, aslen kendi şahsi işlerine menfaat sağlayıp kapıları aralamak için kullanan ve ne acıdır ki futboldan anlamayan siyasetle işli dışlı iş adamlarının yönetmesidir.

    hal böyleyken doğru düzgün nedenleri dahi açıklanmadan ve türk futbolunun paydaşlarına ve asli taraflarına söz hakkı dahi sunmadan böyle bir karar alınması kesinlikle ihanettir. varsayımlar üzerine geniş çerçeveden resme bakıldığında bunun 2 sebebi olduğu konuşuluyor. birincisi kalitesiz ve değersiz yerlileri ve bunların menajerlerini kurtarmak, ikincisi mümkün olduğunca yabancı oyuncuya döviz vermeyerek para dışarı gitmesinle ekonomik olarak bir dayanak oluşturmak.

    kesinlike ve kesinlikle 18 kulüp bir hareket ederek bu kurala karşı çıkmalı ve direnmelidir.
  • 2407
    ‘’bana yine servet, bana yine tarık var.
    bana yine bam’lı günler kaldı, eyvah!’’
    neden getirildiği de ne işe yarayacağı da ortada olan sistem. futbolumuzun ileriye gitmesi, gençlerimizin gelişmesi ile hiçbir alakası olmayan ve bunun futbolla ilgilen kişilerin %90’ı tarafından bilinip reddedilmesine rağmen birileri tarafından ısrarla getirilmek istenen ve sonunda getirilen sistem. sonuç olarak elimizde bu tarz sınırlı oyuncu dönemlerine dair veri yokmuş gibi davranan bir kukla yönetimle karşı karşıyayız. açıkçası ne yaptığının değil cebi ne kadar doldurduğunun önemli olduğu bir ülkede pek şaşırmıyorum artık. önemli olan bu konu özelinde tüm taraftar gruplarının birlik olup hep bir ağızdan sisteme karşı çakmaları.
  • 2408
    aylardır antrenmanlarda 16-17 yaşında falcao'yu savunup, ikinci resmi maçında demba ba ve crivelli gibi futbolcularla boğuşan emin bayram'ın avrupa defterini daha çocuk kendini kabul ettiremeden/net olarak gözü kapalı oynar diyeceğimiz şekle gelmeden kapatan karardır.

    kötü bir kopyala-yapıştır ile bir nevi pl sahte homegrown kuralı uygulamaya konuldu. pl'de hiç yoktan ilerleyen sezonlarda ilk 11 ve ingiliz olması zorunluluğu yok. 18-19 sezonuyla ilgili veri bulabildim, oyuncuların da %44'ü homegrown statüsünde. bizde daha önce de kadro da oynama zorunluluğu ile getirilen bu kuralın faydasız ve kulübeyi daraltan karar olduğuna hem fikiriz çünkü daha önce denendi. çocuklar kulübede oturdu, çok küçük bir kesim oynadı ve şimdi alt liglerdeler.

    21-22 sezonu 1, 22-23 sezonunda ise 2 genç oyuncunun ilk 11 zorunluluğu akıl ve mantık ile açıklaması olmayan bir karardır. genç oyuncuları kural dolayısıyla ilk 11 oynatmak ve gelişeceğine inanmak, pembe kar yağmasını dilemek gibi birşey. bu genç oyuncular 18-19 yaşına gelen kadar u10'dan başlayarak akademi ligleri ve özel turnuvalarda oynayarak u19 ve bu sezon kapatılan u21 liglerinde boy gösteriyorlardı. u21 ligini kapatmak güzel karardı çünkü oynayacak kalibrede olanlar tff 1.lig, tff 2.lig, tff 3.lig hatta bölgesel amatör lig gibi liglere gittiler. akılsız olduğunu düşündüklerim ise "ben x takım paf takımındayım abi" kafasında u19 liginin yaş kontejanından faydalanıp u19 takımında kaldılar. bu aşamalardan geçip, kar-kış kıyamet demeden turnuvalara/antrenmanlara çıkıp ışık gösterememiş oyuncular, kural dolayısıyla yok yere a takım ilk 11'lerinde yer işgal edecekler. bir nevi kontenjan sözleşmesine sahip olacaklar. türk kulüplerinin bonservislere verdiği para yetmediği gibi bir de kontenjan sözleşmesi yapacaklar. eğer kural uygulanacaksa ki kesinlikle uygulanmaması lazım, anadolu külüplerinin bu karara karşı çıkması gerek. akademi liglerini domine eden kaç anadolu kulübü var ki a takım seviyesinde genç oyuncu oynatsın. eski yıllara döneriz, bir güzel büyük takımlar gençleri satın alırlar sonra anadolu ekiplerinin 40 puanla küme düşme serüvenleri başlar. anadolu deplasmanı kabusu da büyükler için sona erer. daha alanya'dan yeni 4 yemiş bir takımın taraftarı olarak söylüyorum, zor deplasman falan hak getire, vura vura geçer büyük takımlar.

    altyapı liglerini beraber inceleyelim. u19 ve diğer gelişim liglerine aşağıdaki linkten bakabilirsiniz. bölgesel gelişim liglerine incelediğim kadarıyla tff 1.lig, tff 2.lig, tff 3.lig takımlarının alt takımları var.

    https://www.tff.org/default.aspx?pageID=1246

    statüsü nedir ne değildir pek bilgim yok, sorup öğrenince editlerim buraları fakat dikkat çeken nokta statü ile alakalı değilse eğer yaş grubu düştükçe takım sayısı azalıyor. şimdi u16 olan çocuklar, 3 sene sonra u19 olacaklar fakat u16 liginde sadece 9 takım var. bu çocuklardan bazıları kural gereği a takım'a çıkacaklar. entrylere küfür eklememek adına burayı uzatmıyorum, takdir sizlerin.

    ekleme1: gelişim ligleri deplasmanlı 27 haftada ve bölgesel olarak 6 grupta oynanıyormuş, tek grup 9 takım değilmiş.

    "mesele yerli-yabancı değil! mesele yetiştirme!" fatih terim

    ülke olarak altyapı tesislerimizin yetersizliği ortada ve ilk 11 veya yedekten girecek türk oyuncu sayısı kısıtlı. çok kez tesis yetersiz yazdım, çok tesis gezdim mi? 3 taneyi geçmez, kesinlikle hayır, bilirkişi falan da değilim tabii ki. olay sadece tesis değil. antrenör ve altyapı yöneticisi faktörleri de var. fazla para vermemek için altyapılarında belgesiz antrenör çalıştıran bir çok kulüp var. maliyeti düşürmek adına stajyer olarak gösterip, beden eğitimi öğretmenlerini takımların başına koyup, kadro yaptırıp belgesi olan hocasına beden eğitimi öğretmeniyle maça çıkartan kulüpler var. amacım antrenör olmak isteyen beden öğretmenlerini yermek vs. değildir. okuldan x tl + kulüpten x tl alan ve parasına bakan adam, antrenörlük amacı gütmeyen birisi neden sadece tek maaşa bağlı kalayım kafasında hocalık yaparsa futbola nasıl bir katkısı olabilir? 3 kuruşa 5 köfte hesabı yapan akladır benim sitemim. belgesi o yaş grubunu çalıştırmaya yeterli olmayan ama belgesi olan başka bir hocayla eski futbolcusuna kadro kurduran kulüpler var. şimdi genç çocukların oynadığı takımlardan, bu mantalite ile kazayla merih demiral, çağlar söyüncü, cengiz ünder olmasını mı bekleyeceğiz? hocalara ve genç oyunculara asgari ücret kontratlar yapan kulüpler varken gelişimden bahsediyoruz. oyuncu da ileride profesyonel futbolcu olamazsam, hoca da kiramı nasıl ödeyeceğim diye düşünmeyecek. gol kralı, asist kralı veya iyi performanslı 17 yaşındaki oyuncuna aylık 3000 liraya imza attırmaya çalışmak, seni profesyonel yapacağız demek çok ama çok ucuz hareketler. bu demek değil 200k 300k tl kontratları altyapı ve gençlerin önüne serelim. biraz hakkaniyetli kontratlar verilsin ki herkes yaşam mücadelesini düşünmeyi bırakıp, işine odaklansın. altyapı koordinatörleri tüm altyapı takımlarının antrenman programını kendi yapacağına, hocalarına program yaptırdığı bir ortamda oyuncu çıkacak öyle mi? ayağı iyi de 10 numara olacaksa hagi alex olması lazım, türkiye'de beklenti büyük biz bunu sol bek yapalım, sağ bek yapalım aklıyla mı oyuncu yetişecek?

    hocamız fatih terim açıklamasını inceleyelim; da 8 temmuz 2020 alanyaspor galatasaray maçı basın toplatısını "şimdi herkes hazırlansın hükmen mağlubiyetlere! şimdi sayı oldu mu, olmadı mı diye çetele tutacağız!".

    sabah ali ece'yi dinlerken benim gibi cm/fm manyaklarından da bahsetti ve aklıma hocamın üstteki açıklaması geldi. şimdi emin sakatlandı ve çıktı, bartuğ elmaz'ı kontenjandan ötürü sahaya aldık(çocuğu yerme amaçlı değildir) ve başka bir stoper oyuna soktuk. kontenjandan dolayı 1 değişiklik yapacaksam benim 2 değişiklik hakkım bitti abi, böyle bir düşük zekalılık örneği kural olamaz. kontenjan var diye aynı mevkiden 2 genç mi tutacağız kadromuzda? böyle mi gençler ilk 11 de şans bulup, gelişecekler?

    ekleme2: kuralda ilk 11'de başlaması yeterli. üstte belirttiğim değişiklik geçersiz fakat bunu yine türk usulü taktikle çözüyoruz. kontenjan oyuncularını oynatırsın, bir bakmışsın değişiklik hakkı riskine girip 1. dakika oyuncu değişikliği olur :) neticede kural da ilk 11 yazıyor, x dakika oynayacak yazmıyor.

    2020 mayıs ayında da arda turan ve emre belözoğlu instagram yayını izlediyseniz en iyi 11 yaparken e.b: " 3 türk kullanacağız, 8 yabancı, en az 3 olması gerektiğini düşünüyorum, kendi fikrim" beyanları var.

    https://www.youtube.com/watch?v=jjKUOZvkfHk

    yine imparator'un da 8 temmuz 2020 alanyaspor galatasaray maçı basın toplatısında dediği gibi "açıkçası çok kişi de biliyordu zaten. aylar öncesinden bunun algısını çok güzel yaptılar. " yine uzaktan uzaktan çakmıştı hocam.

    daha önce adı bilinen garabet türk oyunculara değinmek istemiyorum. 14 yabancı 14 türk kuralından sonra, genç diyebileceğimiz 32-33 yaşlarında futbolu bırakan türk oyuncuların lisanslarını inceleseler, yabancı kısıtlamasından ötürü bu adamların nasıl 33 yaşına kadar, oynadıklarını tff kendisi anlayacaktır. şimdi 37 yaşına kadar zaten düşük seviyeli olan ligde bu oyunculara mahkum kalacağız. rekabetçi ve yarışmacı olmayan oyuncuları, çok kullanmam, nefret eder ve hocalarına da kulüplerine de saygısızlık olan tabir ile çöpleri izleyeceğiz.

    olur da bu kuralda değişme olmazsa, hocamızın dediği gibi biz kurala uyacağız ama anadolu kulüplerinin akıllı oynaması lazım. hem tff galibiyet/beraberlik primlerinden olacaksınız hem de artık zor anadolu deplasmanı tabiri kaybolacak. bazı alt yapı takımlarınız bile yokken, bütçesel olarak 4 büyükler+başak(maluk sponsorluklar) takımlarına yetişemezsiniz, verimliliği tartışılır ama kaliteli yabancıların tercihleri bu takımlar olur. hem kaliteli yerli hem kaliteli yabancı transferi yapıp, bu kuralla lige tutunabilmeniz mümkün değil.

    ellerini avuşturan menajer, şark kurnazı futbolcular ve atanmış/yiyici bazı kulüp başkanları da şu gerçeği unutmasınlar; para deposu olarak gördüğünüz dört büyük takım ffp ve sürekli esnetilen tff harcama limiti kıskacında. artık öyle 7-8 milyon euro'lara garabetleri satamayacaksınız.

    edit: bilgi ekleme, imla
  • 2409
    galatasaray'ın yerli oyuncu transferi konusundaki tutumu dolayısıyla bizi çok zorlayacağını düşündüğüm kavram.

    1- görüşüp anlaştığımız yerli oyuncuların mutlaka rakipler daha yüksek bir teklifle kapısını çalıyor.
    2- kafası karışan oyuncu bize gelip mırın kırın ettiğinde ise katiyetle ilk fiyattan taviz vermiyoruz. yani ortada resmi bir imza yoksa, bizle prensipte anlaşan tüm oyuncuların karakter gösterip sözüne sadık kalmasını bekliyoruz. bazısı da kalmıyor.
    3- rakiplerin anlaştığı yerli oyuncularda araya girip fiyat yükseltme ya da daha fazla önerip elden kapma gibi bir tavrımız hiç yok. olsa da zaten iş açık artırmaya döndüğü çekilmeye meyilli oluyoruz.
    4- 3 anadolu kulübü başkanının fenerbahçe'yle arası müthiş seviyede. + gençlerbirliği asbaşkanı, hasan kartal'ın oğlu. + başakşehir başkanı bizim kulübün üyeliğinden ihraç edilmiş ve mevlüt transferinde gördüğümüz gibi "oyuncum galatasaray'a gitmesin fenerbahçe'ye gitsin" derdinde olan biri. bu kulüplerin dışında da gelir bizde oynar dediğimiz yerli oyuncu yok gibi.

    yani gözde bir yerli oyuncunun bize gelmesi için;

    - mümkünse bonservissiz olması.
    - bonservisi varsa ve oyuncu sivas,rize,alanya,gençler,başakşehir kulüplerinden birindeyse cebimizde çok yüksek bonservis parasının olması,
    - ayrıca rakip takımların oyuncuyu istememesi
    - oyuncunun özellikle ve ısrarla galatasaray'a gelmek istemesi
    - daha önce bir söz verdiyse ona sadık kalacak kadar karakterli olması, daha fazla parayı elinin tersiyle itmesi gerekiyor.

    bu bence çok iyi biz süzgeç, yönetime de sıklıkla bu alandaki duruşu nedeniyle saygı duyuyorum ama işte eldeki havuzda 11'ine koyacağın kaç tane yerli alabilirsin böyle? büyük soru işareti. eğer önümüzdeki yıllarda hatrı sayılır bir altyapı oyuncusu enjeksiyonu ya da kaydadeğer bir gurbetçi operasyonu yapmazsak. veya yerli oyunculara tak tak 6-8 milyon bonservis vermemizi sağlayacak bir gömü bulmazsak bu yabancı kuralı nedeniyle önümüzdeki yılların aşırı zor geçeceğini öngörmek işten bile değil.

    takımın başında fatih terim olmasa şimdiden şampiyonluklara dahi el sallayabileceğimiz söylenebilirdi ama daha önce nice mucizelere imza atmış hoca varken biraz daha itidallı panik yapmakta fayda var.
  • 2410
    tff’nin yine yabancı oyuncuyu sınırlamasının ardından yalnızca fatih terim değil, takip edebildiğim kadarıyla hikmet karaman, sergen yalçın, ibrahim üzülmez, fuat çapa, erol bulut gibi pek çok teknik adam da tepkilerini dile getirdiler. hepsine bir futbolsever olarak teşekkür ederim. bu kadar önemli teknik adam istemiyor, taraftarlar istemiyor, yayıncı tabi ki istemez, kim istiyor bu saçmalığı?
  • 2412
    gerçekten çift pasaportlu oyuncular türk sayılacaksa her oyuncuya +250.000 dolar verilip ev alınıp türk pasaportu vasıtasıyla yerli statüsünde oynatılsın. umarım bu çakallığı bir kulüp yapar da o federasyonun mal gibi kalışını izleriz. yerli oyuncu nedir? özil yerli midir? o zaman 11 yıldır alt yapılarımızda oynayan siyahi oyuncular yerli değil midir?
    tff’nin çıkıp ırkçı olup olmadığını açıklaması gerekiyor. bence 11 yıldır kasımpaşa alt yapısında yer alan afrika kökenli bir çocuk, türkçe konuşamayan emre mor’dan daha yerlidir mesela.
  • 2415
    oyuncunun yerli sayılması için pasaportuna bakılmıyor, türk milli takımında oynayabiliyor mu ona bakılıyor yanlış bilmiyorsam. eskiden kural farklıydı ve değişirken kuraldan önce yerli statüsü kazanmış oyuncuların statüsü değişmeyecek diye karar alındı. (verilen hak geri alınmaz ilkesi) bu yüzden jimmy yerli sayılırken aynı durumdaki yeni bir oyuncu yerli sayılmayacak. ev almak falan olmaz yani.

    tanımımızı da yapalım. türk futbolunun dibine kibrit suyu dökecek olan, akıl yoksunları tarafından tasarlanmış ve yürütmeye konmuş kısıtlamaya mevzubahis sayıdır.
  • 2416
    daha önce denenmişi varken ve sonuçları ortadayken hakkında güzelleme yapılması bizim millettin geçişten ders almadığını ve alamayacağını gösteren düzenlemedir.

    en basitinden bugün emre akbaba transferini yapmak zorunda olsak sadece bonservis olarak bile muhtemelen 2 katı fiyat çekilecekti ve belki de biz emre'yi fener formasıyla izliyor olacaktık.

    fırsat eşitliğini ortadan kaldırdığınız anda rekabet düşer. rekabet düştüğünde de kalite düşer. 2+2=4. türk futbolunun gelişmesi türk futbolcu "oynatarak" olmaz. türk futbolcu "yetiştirerek olur.

    sahada 3 tane yerli oyuncu zorunluluğu demek kenarda da en az 3 tane onu yedekleyecek yerli oyuncu demektir. yerli oyuncular hem yerlileri hem de yabancıları yedekleyecek kalitede olmak zorundayken yabancılar sadece yabancıları yedekleyebilecek.

    dediğim gibi uzun uzun anlatmaya gerek yok. yıllarca denendi yabancı sınırı. sonuçlarını hemen her takım gördü. mehmet topuz'a bundan kaç sene önce 10 milyon € bonservis ödendi.

    olacak olanlar şunlar: ıskartaya çıkması gereken tecrübeli (!) yerliler yine kıyak sözleşme kapacak, biraz parlayan yerli oyuncunun bonservisi ve maaşı ederinin en az 2 katına çıkacak, banko oynatmayı düşündüğün yerli oyuncular zamanla zam isteyecek ve kapris yapmaya başlayacak.

    biz hollanda, portekiz, almanya değiliz ki "aaa yasak mı geldi, o zaman kendimize çeki düzen verelim" diyelim. kaldı ki desek bile bu ülkenin mevcut şartlarında futbol altyapısı oluşturması en az 10 yıl. bugün başlasak 2030'dan önce işler hale gelmez o altyapı sistemi.

    daha önce denediğimiz bir şeyi yeniden deneyerek farklı bir sonuç almaya çalışıyoruz. bunu yapanlar da aptal ya da deli olduklarından yapmıyorlar bunu. sportif hiçbir gerekçesi olmayan, tamamen siyasi eylem bu.
  • 2417
    yabancı sınırı yok demek türk oynatamazsın demek değildir, altyapıdan oyuncu sahaya sürmek yasak değildir.

    bütün kulüpler salak mı kardeşim bilmiyor mu tonlarca para verip oyuncu almak yerine altyapı topçusunu bedavaya yakın paraya oynatmayı. son zamanlarda bunu yapan kulüp trabzonspor o da mecburiyetten tabi.

    35 yaşına gelmiş yabancı diye tabir edilen futbolcu maçtan sonra gidip antrenman yapıyor bizim gençler nargile fifa kafasında takılıyor. takılmasın demiyorum takılsın hayatını yaşasın orası beni ilgilendirmez. şöyle bir gerçekte var tesisler çok yetersiz. altyapıda yetişmeye çalışan adam kardeşim imkanları görüyorsun bir de avrupaya bak derse bir şey deme hakkım yok.

    ahmet mehmet 1 saat çalışıyorsa sen 2 saat çalış kendini geliştir gayret et formayı kap. emin gibi oyuncuların çok çalışıp formayı almak için kendini geliştirmesinin önü kesiliyor. baba zaten mecburi beni oynatacaklar altyapıda başka adam yok düşüncesine girse bu topçular ki zamanında gördük yan gel yat osman parayı cebe indirecekler. anadolu takımlarında gezip kazandıkları parayı yatırıma dökerlerse hayatları kurtulur. niye çalışsın bu adam.

    kulüpler yabancı oyuncular ile mevcut anlaşmaları var geçen sene adam kadrosunu ayarlamıs anlaşmalar yapılmış hooop yabancı sınırı. kardeşim kusura bakma seni oynatamayacağız çünkü yabancısın mı diyecez kullanıp verim alacağımız topçuları satmaya mı çalışacağız.

    ben niye tarık çamdal gibi topçulara 5 milyon euro'ya yakın para veriyorum mal mıyım ben.
  • 2418
    özellikle altyapı oyuncusu kuralı anadolu kulüplerini çok kötü vuracağı için lehimize çevirebileceğimiz unsurdur. düşünün 14 yabancı gibi oynayabileceğimiz maksimum yabancı sayısında bile kadro kayıt sıkıntısı yaşadık, boş oyunculara paralar ödedik. şimdi aynı agresifliği ilk 11'de oynayacak genç oyuncularda ve onların yedeklerinde gösterebilirsek fark açabiliriz. çünkü en adamakıllı altyapı bizde ve daima şampiyonluk yarışında olduğumuz için bu çocukları sahaya sürme cesaretini gösteremiyorduk. oysa şimdi herkes birer-ikişer genç oyuncu oynatmak zorunda olacağı, yani aynı faktör ile uğraşacağı için, bu defo yerelde canımızı yakmayacak. sonraları ise zaten defo dediğim, defo olmaktan çıkacak ve sürekli bir devinim içerisinde nba'deki rookie sistemi gibi devamlılaştırabileceğiz. kuralın galatasaray'ın önünü kesmek için revize edildiğine dair haklı görünen iddialara rağmen, bu salaklar istemeden galatasaray'ın önünü açmış olabilirler.

    not: son olarak söylemek isterim ki, hiçbir şekilde herhangi bir sınırdan yana değilim. hayatın her alanında mutlak özgürlüklere inanan bir insan olarak, elimde olsa hiçbir kural olmadan tamamen serbest bir kadro kayıt sistemi oluştururdum. bu girdide sadece mevcut değişikliğin lehimize olabilecek taraflarını değerlendirmek istedim.
  • 2419
    oyunculari yerli ve yabanci diye ayirmak net bir irk ayrimciligidir, irkciliktir!

    isteyen altyapiya onem verir isteyen vermez, belki benim planim, vizyonum 5 senede 10 tane marcao tarzi adam alip satmak olacak, borclarimi bu yolla eritmek isteyecegim. sen ne hakla benim plan programimi baltaliyorsun? isteyen sifir yabanci oynatsin athletic bilbao gibi olsun tutan mi var? eger benim planim yanlissa bana yanlis kardesim, iflas eder ceker giderim size ne bundan? butun mantiksizliklari, irkciligi falan gectim, yahu daha once bu sinirlama salakligini getirip ulke futbolunun anasini bellemediniz mi zaten? ders de mi almiyorsunuz hatalardan? milli takimin son zamanlardaki en iyi jenerasyonu sinirlama olmadigi donemde gelmedi mi? neyi anlamiyorsunuz, amaciniz nedir? alakasi yok ama diyelim ki bu sistemle milli takim daha iyi olacak, kulupler dibi gorecek... kim takar milli takimi allah askina senede tas catlasa 5 mac oynayan milli takim kimin umrunda? bu konuyla ilgili anketi de birakiyorum...

    https://anketinho.com/1692
  • 2420
    2022-23 sezonu başında 21 yaş altı 2 altyapı oyuncusu oynatma zorunluluğu kaldırılacak ve 2023-24 sezonunda 6+0+3 gibi bir garabete dönüşecektir. aynı 14 yabancı kuralı geldiğinde 10 ve üstü yabancı kullanan takımların vereceği ek vergi ile havuzda toplanacak paranın 10un altında yabancı kullanan takımlara fon sağlayarak altyapı devrimini sağlaması için planlanan ancak daha ilk sezonunda uygulamaya geçmeden kaldırılan kural gibi.
  • 2421
    önümüzdeki sezon* için getirilen sınırlama kararı sonrası, lig tv’yi iptal ettirme kararı aldım. kendime sözüm vardı, böyle bir adım atamazlar diye düşünüyordum ama muktedir güç böyle takdir ediyorsa ben de artık izlemiyorum bu ligi kardeşim. galatasaray’ı bir şekilde takip edeceğim ancak yaşadığım hayal kırıklığının tarifi yok.
  • 2422
    --- alıntı ---

    2020/21 sezonunda 3 yerli oyuncu
    2021/22 sezonunda 3 yerli oyuncu + 1 genç altyapı oyuncusu (2000 ve sonrası doğumlu)
    2022/23 sezonunda 3 yerli oyuncu + 2 genç altyapı oyuncusu (2002 ve sonra doğumlu)

    --- alıntı ---

    komedi gibi bir kural. 14 yabancı serbest bırakıldığında da maç kadrosuna 3 tane alt yapıdan yetişme oyuncu bulundurulacak şartı getirilmişti. sonra takımların neredeyse hiç biri bu şartı yerine getiremeyince bu kuralın devreye girdiği sezon yedek kulübesinde 10 oyuncu hakkı verdiler. yani alt yapından yetişmiş 3 oyuncun yoksa yedek kulübesinde 10 yerine 7 oyuncu bırakıp o kuraldan hiç etkilenmeden devam edebiliyordun. 2 sene sonra da yedek kulübesindeki oyuncu hakkını 11 e çıkarırlar. çözülür bu iş.

    kuralın en ama en önemli hususunun arkasında duramayan adamlar futbolcu yetişemiyor yav diye edebiyat yapıyorlar.
  • 2423
    kısaca bu sınırlama diyor ki türk futbolculara kardeşim sen bir sene parla transferini yap sonra kendini geliştirmeye çalışma zaten yurt dışına gitmek istemeyeceksin çünkü seni burada tutmak için paraları bayılacaklar ve hiç bir yabancı kulüp bu paraları vermeyeceği için sen de gitmek istemeyeceksin. yabancı futbolcularla rekabet edip onları geçmeye de çalışma zaten mecbur oynayacaksın ne çabalıyorsun yeteneğin varsa zaten banko oynayacaksın ekstra çabalayıp efor sarf etme. kapağı at bir yere 5 sene yan gel yat bak örneklerine tarık kardeşimiz var. aşırı bonservislerin altında ezil diyor sana parayı bayılacaklar bak mehmet topuza, bak alper potuğa, bak tarık çamdala. yani hiç akıllanılmamış ki zaten bu sınırın türk futbolunu geliştirmek için yapılmadığı da çok açık kim nemalanacak kimin faydasına ve kim bu işten kar sağlayacak bilmiyorum ama türk futbolu olmadığı kesin. yıllar sonra hayıflanırız bir zamanlar milli takım stoper hattı juventus,leicister ve schalke den oluşuyordu diye.
  • 2424
    bu kuralın bir temel problemi de mevcut-yapı sözleşmeli yabancı oyuncuların oynayamaması halinde fifa nezdinde sözleşmelerini haklı olarak feshetmelerine sebebiyet verecek olmasıdır. 14 yabancı içerisinde 6 yabancıyı oyanatamayacaksın. fifa oyuncunun elinde olmayan koşulların oluşması sebebiyle oyuncuyu koruyacaktır. ben yabancı oyuncu olsam ve sözleşme imzalarken bana belirtilmeden oynama imkanım veya hakkım ilgili federasyonun iç kuralları ile elimden alınsa ya klüpten sözleşmenin feshini isterim ya da fifa veya avrupa insan hakları mahkemesine giderim. bizim kurulların tarafsız olmadığı konusunda zaten daha önce karar vermiş bu organlar her türlü oyuncu lehine karar verecektir. akıllı bir yabancı menajer bu fırsatı kaçırmaz.
  • 2425
    yabancı oyuncu sayısı hakkında kararı alanlar, ne kadar vurdum duymaz ve mantıksızca hareket ediyorsa karşı çıkanlarda bir o kadar mantıklı ve akılcı yorumlar yapmaya çalışıyor. türk futbolunun neden bu durumda olduğunun özetidir, mantıklı düşünüp hareket edenlerin lafı geçmezken sırf maddi gücü sebebiyle koltukta oturanların lafı sözü geçiyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın