resim
Wesley Sneijder
Görev:Stratejik Danışman
Takım:-
Yaş:41
Uyruk:Hollanda
  • 10151
    takımdaki tüm yerlilerde bu adamdaki gururun, azmin, adamlığın yüzde 5'i falan olsa gerçekten şu avrupa platformlarında ve ligde gümbür gümbür gidebilirdik. ama yarısından fazlası azimsiz, savaşmayan, tamamen paragöz herifler.

    böyle konuştuğu için yerlilerin hedefi olur. ama yedirtmezler. herkes neyin ne olduğunu gördü. en kötü maçta bile bu adam bir şeyler yapmaya çalışırken sizin salaklığınızı gördük, çok şükür.
  • 10153
    -kızgınım çünkü daha fazlasını yapabilirdik. bu takımın kapasitesi var.

    -bizim bir taktiğimiz yok. biz taktiksiz oynuyoruz. taktik çalışmalıyız.

    beyler hiç kimse kusura bakmasın bu adam bu günden sonra kesinlikle takım kaptanı olmalıdır. selçuk falan hikaye artık. diyoruz ya hani git artık yazık etme kendine nolur diye, ama bu adam gitmeyecek beyler. bu sözleri sarf eden adam bugün o maçtan sonra gece rahat uyuyamayan adamdır. takımın içinde bulunduğu berbat durum ve kaos kendisini de üzmektedir ve buna bir çare bulmak istemektedir.

    bu adam tek kelimeyle "sahadaki bizdir" beyler. biz bu adamı ne kadar sevsek az.
  • 10155
    bozacının şahidinin şıracı olduğu türk spor kültüründe çıkıp kendi takımıyla ilgili teknik taktik eleştirisi yapması densizlik olarak görülüyor. hem de öyle tüm sezonu benchte geçiren hamit gibi değil assolist olarak yapıyor bu eleştirileri. halbuki kırılan kolun sesini sağır sultan bile duydu. öyle yen içine saklanacak bir şey de yok. az buz değil iki senedir taktik olgusunun zerresini taşımayan bir takımda hala umut bulut, burak yılmaz, sabri sarıoğlu gibi adamların bireysel kazmalıklarını konuşuyoruz ya bu adamcağızın dediklerinden bir şey anlamadığımızın resmidir.
  • 10158
    adam daha ne desin ne yapsin?asist yapacağı adam umut,pas isteyecegi adam jpk, hucuma beraber bindirecegi adam sabri ,olcan.adam acik acik isim vermeden diyor calismiyoruz.bu adama reva mi bu adamlar.mecbur mu bu adamlarla oynamaya.sneijder her zaman pas oyununda etkili olan bi futbolcu.sonra da diyorlar sneijder etkisiz.abi allah icin bu adam ajax alt yapisi dahil bu kadar yeteneksiz adamlarla top oynamis midir?yaziktir bu adama yahu.
  • 10162
    adam sneijder. ismi, kariyeri belli. ağzına geleni korkmadan rahatça söyleyebiliyor. çünkü hem kariyerine, hem yeteneğine hem de iş ahlakına güveniyor. umut böyle konuşamaz, sabri konuşamaz. çünkü onların ne güvenebilecekleri bir yetenekleri ne de kariyerleri var. onların tek güvenceleri abileri ve oynayabilmek, para kazanabilmek için abilerini üzmemeleri gerek. bu sadece sabri, umut gibi yeteneksizler için değil, arif erdem gibi yorumculuk konusunda yeteneksizler için de geçerli. o ekranlarda olabilmek için ya uğur meleke, ali ece gibi bilgili ve bu bilgi sayesinde sevilen biri oalcaksın ya da arif gibi padilşahım çok yaşacı oalcaksın.

    sneijder özeline gelirsek, sadece galatasaray' a fazla bir futbolcu değil, türkiye' ye fazla bir insandır kendisi.
  • 10163
    her koşulda ve her şartta doğruları konuşan adam. dünya üzerinde futbolu bilen herkesin, kendisinin nasıl büyük bir futbolcu olduğundan haberi var, bu yönüyle kendini ispat etme gibi bir kaygısı yok. aktif futbol oynayan dünya çapındaki 20 büyük oyuncudan biri.

    şimdi çıkıp takır takır doğruları söylüyor diye asılacak kendisi ne yazık ki. takım çalışmıyor, fiziksel olarak kötü durumdayız, antrenmanlarda geyik yapıyoruz, taktik diye bir şey yok diye bangır bangır bağırıyor bir süredir. sözde galatasaray efsanesi, özde hizipçi, cemaatçi, galatasaray futbol takımını ellerine geçirmiş, grupçuluk yaparak borularını öttüren güruhun eski temsilcilerinden biri çıkıp diyor ki, 'hamza hoca kovulduktan sonra mı konuşuyor?'

    ad hominem mi diyorlar, hani düşünceye değil de, düşünce sahibine saldırmak olayı. arif erdem denen zat-ı muhterem, sneijder'ın söylediği şeyleri yalanlayabilir mi mesela? takımın fiziksel olarak çökük durumda olduğuna, sahada ne oynadığının belli olmadığına bir itirazı olabilir mi? galatasaray menfaatini düşünse sneijder haklı, takım berbat durumda, hiç çalıştırmamış hamza efendi bunları, yatırmış, beslemiş evlatlarını der değil mi? kendisi ne yapıyor? arkadaşını savunuyor, galatasaray umrunda bile değil.

    sneijder, hoca takımın başındayken çıkıp konuşsa, bu sefer asi olacaktı, isyankar diyeceklerdi, takımın huzurunu bozuyor olacaktı.

    bu saatten sonra, takımın içindeki yerli grup ve dışarıdan sözde efsaneler bu adamın başını yemeden rahat etmeyecekler. zaten en başında beri, kendisi klasında bir futbolcunun takımda olmasını istemediler, hasan şaş 4. tercihimizdi filan dedi, çapsızlar her fırsatta karşı çıktılar. sneijder, sahaya büyük bir oyun ve karakter koyunca inlerine çekildiler, şimdi fırsat bu fırsat saldıracaklar.

    çünkü sneijder gibi , melo gibi isimler bu beleşçilerin, akbabaların işine gelmez. aldıkları ömürlük kontratlar sonrasında rahatlayan, gevşeyen , yatan, formasının hakkını vermeyen, sahibine göre kişneyen, kendisini pohpohlayan hoca için mücadele eden, formayı, armayı umursamayan, kendilerini çalıştırmak isteyen hocaların arkasından iş çeviren, sabote eden, kasıtlı olarak mücadele etmeyen, galatasaray'a ihanet eden, kazandıkları parayı haram eyleyen , profesyonellikten uzak, gelişmeye kapalı, kurulu düzenlerinden, işleyen çarklarından, menfaatlerinden başka bir şey umurlarında olmayan bu çete, ileriye dönük, gelişmeye yönelik bir şeyler yapmak isteyen, değiştirmek, dönüştürmek isteyen, mücadele eden insanları çevresinde görmek ister mi?

    doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali, kendisini takımdan soğutmak için ellerinden geleni ardlarına koymayacaklar ve sonrasında haykıracaklar :

    kimseeeeee galaasaaaraydaaaan böyyyüühh değilldirrrr!!

    yıkılası sloganlar, kahrolası içi boş, kurusıkı söylemler! sloganlarla uyutulan cahil insanlar. aslolan galatasaray'dır diyip, galatasaray düşmanlarına kucak açanlar, kimse galatasaray'dan büyük değildir diyerek, işine gelmeyen kişileri yok etmeye çalışanlar. galatasaray gerçeği ne yazık ki. galatasaray için ekstra hiçbir şey yapmayan, ekstrayı geçtim kendi sorumluluklarını bile yerine getiremeyen çapsızlar galatasaray'ın evlatları olarak kollanırken, sneijder gibi, melo gibi başka ülkelerde doğmuş olsalar bile, ekmeğini yedikleri camiayı ölümüne sahiplenen, mücadeleden bir an olsun kaçmayan, bel fıtığı ameliyatından çıkıp, büyük fedakarlıklarla takımının yanında olan oyunculara sırt çevirirler. melo gibi bir karakteri yıllar içinde tanımış olmasına rağmen, sahanın ortasında boğazına sarılmaya cüret eden yerden bitme pigmeleri sahiplenen taraftar, bu sebeple takımdan ayrılan şampiyonluklar mimarı adamın arkasından vicdan-i mastürbasyon yapmak için , 'melo kendi gitmek istedi' diye yalanlara sarılanlar.

    sneijder devre arasında takımdan ayrılınca da, avutursunuz kendinizi, daha yeni sözleşme imzalamış adam giderken, kendisi istedi yeaa diye.
  • 10166
    güzel olan şudur ki 25 kasım 2015 atletico madrid galatasaray maçı sonrası söylediklerinin taraftara yaranma çabası olmamasıdır.

    adama zaten sümme haşa tapıyoruz yani, o derece seviliyor. çıkıp standart bir konuşma yapsa da ona olan sevgimiz ne artar ne azalır, sevebilme kapasitemizin azamisiyle seviyoruz adamı. bunu da biliyordur kendisi, olaydan kendisini soyutlamadan bunu söylemesi, her fırsatta ben winner'ım, hep kazanmak isterim düşüncesi, yenilgiye, başarısızlığa isyanı, hem de çok fazla değil 5 sene öncesinin performans olarak dünyanın en iyi oyuncusu olmasına rağmen hala kaybetmediği hırsı, ne desek az kalır bu adama.

    yazık böyle güzel bir adama bizimle beraber daha da yükselmesi için gerekli ortamı hazırlayamadık, hazırlamak isteyenleri değnekle kovaladık, emeği geçenlerin alacağı olsun.
  • 10169
    dünkü karşılaşma sonrası (bkz: 25 kasım 2015 atletico madrid galatasaray maçı), yaptığı açıklama aslında bir süredir sahada vücut diliyle anlattığı problemlerin, kelimeye dökülmüş haliydi. bu eleştirisiyle başta hamza hamzaoğlu olmak üzere yönetim ve takım arkadaşlarını da eleştirmiştir. bizim dışardan sahada gördüğümüzü, o saha içinden biri olarak söylemiştir. yazılarını sözlükten önce de okuduğum ve oldukça beğendiğim, yorumladığı konulara farklı bir bakış açısı(bazılarına katılmasam da) getirdiği için takdir ettiğim yazarların (bkz: extensor) dahi 'geçen yıla göre oyunumuzu geliştirdik' cümlesini boşa çıkartmıştır ki biz izlerken görüyorduk zaten. savunma yerleşimi savruk, orta sahası ne hucum edebiliyor ne savunma yapabiliyor ne de top kazanabiliyor, hücumsa tamamen birinin önüne top düşerse ve o biri topa iyi vurursa gol olurdan öteye gitmiyor, bazen de birinin orasına burasına çarpan bir karambol golü bulduk, planlı organize bir hucum seti göremedik, tüm bunlarla beraber takım fiziksel olarak da mücadeleden uzak ve yetersiz görünüyor. bunun tek mantıklı açıklamasını ise 'iyi çalışmıyoruz, taktiğimiz yok' diyerek takımın içinde futbol zekası ve kariyeri en yüksek oyuncularından birinin ağzından teyidini almış olduk. 'potansiyelimiz var' sözüyle de , mevcut kadroda doğru(bana göre objektif ve adaletli) oyuncu tercihi, diziliş ve oyun planıyla aslında daha iyi olacağımızı söylemiştir. kısaca altına rahatlıkla imzamı atabileceğim açıklamalardır. başkan ve teknik adam değişikliği de bu eleştirinin içindedir mutlaka ama sözlerin asıl hedefi hamza hamzaoğlu'dur.
  • 10171
    hz. mevlana'nın "bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye?" sözü genelde hep negatif anlamda yorumlanmıştır ama lafa bakıyorum lafın hası, adama bakıyorum adamın hası. o zaman bakacaksın, "ne diyor?" diye.

    fenerbahçe medyasının verdiği gazla kendi taraftarı tarafından hunharca eleştirilmesine mi üzülsem, yoksa izlediği spor kanallarının, okuduğu spor gazetelerinin söylediklerini ciddiye alıp kendi oyuncusuna, hocasına nefret kusan taraftarın haline mi bilemedim. sonra aynı kanallar, gazeteler bunları alıp "sosyal medyada da taraftar isyan etti, sosyal medyada ayaklanma çıktı" filan diye de haber yapıyor. daha demin bi'tanesi " ben sneijder'in yerinde olsam galatasaray'da bi'dakka bile durmam" diyordu.

    artık uyanın biraz. okuyun, izleyin ama biraz da araştırın, sorgulayın. kafanızda taşıdığınız beyin denen muhteşem organı doğru şekilde kullanıp ondan sonra sonuca varmaya gayret edin.

    dün gece * söyledikleri ile gerçekleri suratına suratına vurunca böyle oluyor işte. "çalışmıyoruz" diyor. var mı lan daha ötesi, "çalışmıyoruz". dün akşam maçta da gördük zaten takımın halini.

    çalışmadan, üstelik eğitimi veya yetkinliği de olmayan bir alanda insanların (torpil, adam kayırma vs.) rahatlıkla "başarılı" olabileceği bir ülke kültüründe yetişince çalışmak kelimesi de irite ediyor haliyle insanları. ha çalışmayı sevmiyorsun, çalışınca yoruluyorsun filan o başka bi'şey ama en azından kafayı çalıştırın. o kadarını yapın bari. hem bizim hem de kendiniz için bunu yapın. faydası olur zararı olmaz.
  • 10173
    şimdi öncelikle aslolan galatasaraydır, en büyük galatasaray falan bunları geçelim. en büyük galatasaray diyen realizme yakın insanlar bile biliyor ki asıl büyüklerden bayern, barça gibi takımlar şampiyonlar liginde bizimle maç yapsaydı, en kötü senaryoda çift hanelere bile çıkabilirdik. 8 falan ise çok şaşırtıcı olmazdı.

    en büyük galatasaray lafı 2000'de doğruydu. çünkü önce kupa iki alındı, sonra kupa 1'i alan takım yenilerek "en prestijli kupa" alındı. avrupa bazında tek eksik kupamız kupa 1. onu da en büyük galatasaray demeyi bırakıp en büyük galatasaray olacak dediğimiz gün yapacağımız çalışmalar sonucunda alacağız umarım.

    sneijder yalan söylemiyor. senin, benim bir parça görebildiğim şeyi yaşadığı için daha sert konuşuyor. daha güzel söylüyor. adam ilişkisini kurtarmak için çabalayan insan gibi işte. benimsemiş bizi. sneijder gibi bir adam kafası güzel de olsa, real madrid'deyken barça ağlama demezdi. adam öncelikle profesyonel çünkü. burada garip şekilde çok büyük bir uyum yakaladık kendisiyle. ve bu karşılıklı, gerçekten karşılıklı. çünkü bu adam bize bitik geldi fiziksel olarak. göbeğini falan hatırlayın. ama ne oldu ? biz onun nasıl olduğunu biliyorduk. neler yapabileceğini biliyorduk. aklımızda tam bugünkü senaryo yoktu tabi. yarım sezonda form tutar, seneye de etrafına takım kurarız diyorduk. olmadı ama form tutmasına, bizi derbilerde, şampiyonlar liginde taşımasına şahit olduk. etrafındaki adamlarla daha fazlasını da yapamadı zaten. 2 sezon olan, sonraki sezon gitti işte. hocalar hep gitti, sistemler hep değişti.

    bu lafları hamit söyleyince, batıyor. çünkü hak ettiğinden fazla para alıyor bence. bu lafları mesela hakan balta söylese de batmazdı. en azından bana batmazdı. muslera bir konuşsa yer yerinden oynar, çünkü adam alenen küfür etse, çok fazla bir şey diyemeyiz bizler de. muslera da sneijder de en güzel yıllarını bizlerle geçiriyor. ve biz bu yıllarda onların etrafında bir sistem kuramadık. sneijder ajax'ta, inter'de, real madrid' de iyi idmanlar yaptı. özellikle inter'de antrenmanlar gerçekten çok detaylı, taktiksel olur. iyi idman yapılır. kendisi kıyaslıyor, eksikleri görüyor ve söylüyor. çünkü takımı büyütmek, geliştirmek, bunlar olurken de bu işleri yapanlardan biri olarak sahada parlamak istiyor. hep diyorum, sneijder gibi bir adamı tek haneli asist sayılarıyla bırakmak, bu lig için skandaldır. yani, hakan arıkan bu ligin kalburüstü kalecilerinden biri. onun bile nasıl yan top zaafları var, biliyorsunuz. bu tek bir örnek.

    sneijder parlamak, parlatmak istiyor. çalışmak istiyor. bizi seviyor. gerçekten buna inanıyorum.
    biz bu adamın da, muslera'nın da altın yıllarını verimsiz geçiriyoruz.
    drogba treni kaçtı. elmander treni elimizde olmadan, sakatlık ile kaçtı.
    keita treni kaçtı. tadı damağımızda kaldı. 1-2 sene daha alırdık o tadı.
    ribery treni çok hızlı kaçtı.
    trenler çok kaçtı.
    şu an elimizde parıl parıl parlayacak 2 adam var. 10-15 yıllık sistemler kuramayız. biliyorum. ama şu adamın etrafında onu anlayacak adamları oynatabiliriz. zor değil bu. bu yapılabilir.
    bu adama kulak vermek gerek.
    çünkü hem çalışıyor, hem seviyor.
  • 10175
    son dönemde yaptığı taktiksiz oynuyoruz açıklamasının ardından üstüne gelinmesinden dolayı bazı şeyler söylemem gerektiğini düşünüyorum.

    spor programlarında birçok yorumcu diyor ki "geçen sezon hocasını mourinho'ya benzetiyordu. şimdi mi değişti?" öncelikle sneijder teknik anlamda, taktiksel anlamda, antrenörlük anlamında asla ve asla mourinho-hamza hamzaoğlu benzetmesi yapmamıştır. hamza hamzaoğlu'nun insani özellikler bakımından mourinho'ya benzediğini belirtmiştir. mourinho'nun da oyuncuları, hatta ve hatta aileleriyle yakın bir ilişki kurduğu bilinir. sneijder de son açıklamalarında da -hamza hamzaoğlu'yle iletişimiz kopuk, bizlerle konuşmuyor, ilgilenmiyor.- dememiştir. tamamıyla teknik/taktik üzerine eleştiride bulunmuştur. türkiye'de futbolun bu tip şeyler yerine sadece ve sadece moral/motivasyon üzerinden yorumlanmasından ötürü milletin kafası karışıyor tabii. anlayamıyorlar farkı. ama hamza hamzaoğlu mourinho gibi bir -teknik- direktör ise muhtemelen sezon sonu rafael benitez yerine real madrid'le anlaşacaktır.

    bu da sneijder'in hamzaoğlu mourinho benzetmesi yaptığı açıklaması:

    http://www.milliyet.com.tr/...2063611-skorerhaber/

    ayrıca mourinho da oyuncularıyla bu iyi ilişkileri kurarken ciddiyetini ve otoritesini kaybeden bir adam olmamıştır. burada yani hamzaoğlu'nda ise bunu göremiyoruz.

    http://www2.pictures.zimbio.com/...rid+dxe2TRd6DFKl.jpg

    http://img7.mynet.com/...5/05/13/emre-640.jpg

    http://www.medyahaber.com/...ikler/480/149597.jpg

    http://img-cdn.ntvspor.net/...luburak600_ZLLIT.jpg

    http://im.htspor.com/.../1053703_620x410.jpg

    bir yanda dünyanın en büyük iki oyuncusundan birine karşı şu poz verilirken, diğer tarafta hamza hoca takımın yıldızı olsun, genç oyuncusu olsun peşlerinden koşup koşup çak yapmaya çalışıp, reddedilerek herkesin gözü önünde ezildi. yani sadece iyi insan olmak da bir mourinho olmaya yetmiyormuş.

    sözün özü hamza hamzaoğlu gerek teknik/taktik açıdan gerek insan ilişkileri açısından çok ama çok ezildi. değil galatasaray, ümraniyespor'da falan bile olsan bu kadar ezilirsen orada kalamazsın. çok açık ve net.
App Store'dan indirin Google Play'den alın