• 1529
    uzun yıllardır nitelik olarak yok olma sınırında olan topluluk.
    bir gazeteci çocuğu olarak spor yazarlarının, muhabirlerinin ellerinde büyüdüm.o zaman fonlanan ve bayrak sallayanlar yok denecek kadar azdı.
    şimdilerde ise bu sıfat altında kendini konumlandırdığını sanan büyük bir kitle hem sosyal medya düzeni, hem her konuda ikiye ayrılma güdüsü ve bunların getirileri sebebiyle taraftar sayfası şeklini almış, 'türk spor basını' yok olmaya yüz tutmuştur.
    burada saha emekçilerini, taraftar olsa da objektif olabilen azınlığı bir kenara ayırıyorum.
    hangi takımın yandaşı olursa olsun kendisine 'basın' ya da 'gazeteci' diyen ve kulüpler ile, yöneticiler ile çıkar ilişkisi bulunan etkileşim ve algı manipülatorlerine karşı dikkatli olmak gerekiyor.
  • 1530
    40-50 bin civarı organik takipçiden fazlası olmayan sportcell ve sports digitale arasında sözlü yazılı tartışma başlamış. öncelikle bu iki oluşum da birilerinin paralı haber yaptırdığı, gazetecilik namına hiç bir olumlu yanları olmayan oluşumlar.

    bu adamlar ne yapmışlar mesela? bu haberi sports digitale ortaya çıkarmış diyebileceğiniz bir icraatleri var mı? herhangi bir gazetecilik başarıları var mı? yok. 10 duyum veriyorlar 1-2 tanesi doğru çıkıyorsa çıkıyor. transfer döneminde etkileşim kasıyorlar.

    sezon içinde transfer penceresi kapalıyken hiç bir ekstraları yok. seversiniz sevmezsiniz spor gecesi digital örneği vereceğim. haluk yürekli ve gökhan dinç çıkartmadı mı zorlu görüşmelerini? bu adamlar çıkartmadı mı ortaya koç'un sürekli tff'nin riva yerleşkesinde olduğunu?

    bu sports digitale ve sportcell ne yapmışlar da türk spor basını adına kendilerine yer talep ediyorlar.
    bir de sidik yarışı gibi kendi kendilerine dövüşüp gündemi meşgul ediyorlar.

    özellikle sports digitale'deki sabuncu, sen bir zıpladın iki zıpladın bence yaptığın rezillikler artık yeter.
    galatasaray'ın adını bile ağzına alma. sports digitale kanalında olup da galatasaray'lıyım diyen galatasaray savunan kişiler de bir gözden geçirsin. eğer başka bir yerde de aynı işi yapabiliyorsanız gururunuzla ayrılın.
  • 1531
    eskiden yalan haber yapan gazetecilerin tesislere girişi yasaklanırdı; akreditasyonu iptal edilirdi. şimdilerde sosyal medya haberciliğinin yaygınlaşmasıyla kulüpler kendine yakın sosyal medya hesapları oluşturmaya başladı. böylelikle tarafsız gazetecilik de tarihe karıştı. kulüpler artık yaptırmak istediği haberi kendi bağlantılı olduğu hesaba verip arkasına yaslanıyor; gerisini biz takipçiler hallediyoruz. halbuki büyük medya gruplarından ayrılan ve kendi platformlarını kuran gazetecilerin özgürleşmesi gerekirdi. ama ne yazık ki sosyal medya geliri taraftarı manipüle etmek üzerine kurgulu ve etkileşime bağlı. böylece anonim hesaplardan kaynak göstermeden duyumculuk ve hatta hissiyatçılık denen yeni bir iş modeli gelişti. fanatik ve fotomaç dönemi yalan transfer haberlerinin bile bir namusu vardı; en azından elinize bir gazete veriyorlardı. camiada kimseye eyvallahı olmayan birkaç güzel abimiz kaldı geriye; diğerleri savrulup gittiler.
  • 1532
    gelişmeleri ve yazılanları hayretle okuyorum. belli ki bazı kişiler konunun nasıl geliştiğinden, kimlerin kimler için ne ithamlarda bulunduğundan bihaber. çok eskiye gitmeye de gerek yok, sadece bu yaz döneminde çok fazla olay oldu ve aslında gündemi yakından takip edenler her şeyi ve herkesi biliyor. sistemli iftiraya uğrayan bir kişinin büründüğü psikolojiyi ve kendini ifade etme çabasını dışardan bakışla sert, gereksiz veya ortalık karıştırıcı olarak görmek en basit olanı. bu konularda eğer her şeye hakim değilseniz yorum yapmamak en doğrusu.
  • 1533
    türk futbolunun gelişmeme sebeplerinden birisi de kendileridir. şu an kulüp fark etmeksizin çoğu muhabir ve gazeteci amigo gibi ortalıkta takılıyor. kitleleri birbirine düşürmekle kalmayıp etkileşim ve açtıkları davalarla geçimlerini sağlıyorlar. bu yüzden de hiçbir kanal ve mecrada yapıcı ve geliştirici yorumlar izleyemiyoruz. haliyle herkesin odağı sahaya değil, saha dışına yöneliyor. bu kaos ortamı içinde olan harcanan milyon dolarlara ve taraftarlara oluyor. bu kadar büyük yatırım içinde sürdürülebilir bir başarı elde edememek yanlış yönetildiğimizin en büyük kanıtı. buna çanak tutan da türk spor basını.
  • 1534
    uyelerinden islerini yapmak yerine tuttuklari takimlarin hakkini savunmalarini bekledigimiz surece bundan 5 yil sonra da ayni seyleri yazacagimiz topluluk. fb'li bir kac gazeteci amigoluk yapiyor diye bunu gs'li yorumculardan da beklememek lazim. beklersek, ortalik haber yapmak yerine birbirine laf sokmak, etkilesim almak icin sacma sapan seyler soyleyen gazeteciden gecilmez. o zaman bu kisilere zaten gazeteci degil, kulup sozcusu falan denir.
  • 1536
    bizim transferlerimizde baska, fb veya bjk'nin transferlerinde baska yorumlar yapan topluluk. biz yildiz ve yuksek maliyeti olan bir oyuncu aldigimizda bunun takim ici dengeleri bozabilecegini, dusuk maasli veya yerli oyunculari kusturebilecegini konusurlerken, fb veya bjk bu profilde oyuncu alinca, bu oyuncunun takima yapacagi katkiyi konusuyorlar. son ndombele hamlemizde buyuk risk alindi gibi seyler soyleniyor. icardi ve zaha transferlerinde de oyuncularin yillik maasina taktilar. ama fb 34 yasindaki tadic'e ve 37 yasindaki dzeko'ya adeta kulubun tapusunu, fred gibi iyi ama top class olmayan 30 yasindaki bir oyuncuya 10 milyon bonservis verdikleri halde, oyuncularin ne kadar klas oldugunu ve takima seviye atlatacaklarini konustular. yani hic cikip da mert hakan kusebilir, ferdi rahatsiz olabilir gibi seyler soylediklerini duymadim.

    diger dikkatimi ceken sey ise, hali sahada bile olsa bir kez sahaya cikip futbol oynamamis kisilerin, mac sirasinda oyuncularin arasindaki ufak bir tartismasini buyutmeleri. sanki takim icinde kriz varmis gibi gosteriyorlar. halbuki futbol oynayan veya gecmiste oynamis olanlar da bilir ki saha icinde bu tarz tartismalar gayet normaldir. insan yeri gelir kirk yillik arkadasina bile kizabilir.
  • 1537
    omurga eksikliği olan medya . galatasaray'a karşı verdiği savaşın sosyolojik bir açıklaması yok. tamamen türk zihniyeti. başarılı olan paçasından çekilir.

    --- alıntı ---

    fıkra bu ya; cehennemde yeni bir zebani işe başlamış. ilk gün kıdemli zebani tarafından gezdiriliyormuş. her yerde dev, yüksek kaynar kazanlar içinde yanan insanlar ve her bir kazanın başında zebaniler varmış. bizimki bakmış derin bir kazanın başında 5 zebani bekliyor.
    – bu ne demiş ?
    – bu almanların kazanı, sürekli birlik olup yardımlaşıp üst üste çıkarak yukarıya tırmanıyorlar ve oradaki zebaniler de tırmananı tekrar aşağıya atıyor…
    biraz daha ilerlemişler dev bir kazan daha. başında 3 zebani bekliyormuş. bizimki yine dayanamamış;
    – peki burada niye 3 zebani bekliyor?
    – bu da amerikalıların kazanı, bunlar da arada yardımlaşıp çıkmaya çalışıyorlar ve görevli 3 zebani yukarıya çıkanı tekrar aşağıya atıyor.
    bizimki bakmış bir sürü dev kazan ve her kazanın başında çeşitli sayıda görevli zebani varken ileride bir kazan var ki başında hiç zebani falan yok. hemen atılmış;
    – yahu bu kazanda niye görevli zebani yok, boş mu?
    kıdemli artık bıkkın bir şekilde cevaplamış;
    – o türklerin kazanı. görevli zebaniye gerek duymuyoruz. zaten içlerinden birisi çıkmak için çaba sarf ettiğinde diğerleri birlik olarak hemen onu aşağıya çekiyor.

    --- alıntı ---
  • 1541
    bakın bugünü kimse unutmasın. türk spor basını pardon sponsor basını, reklamlar kesilecek diye korkudan 8 ekim 2023 kasımpaşa fenerbahçe maçında olanları ne konuşabiliyor ne tweet atabiliyor. bizim maçlarda ufacık hata da tweet atan "sözde tarafsız" emek ege gibi tiplerden ses tok. dün bizim maçtan sonra programı açtığında serhat akın 10 dk hakem konuştu ve bugün ses soluk yoktu. bizim maçta faullü gol ve hayali penaltı olsa ahmet çakar türk futbolunda kara gece tweetleri atardı ama basit, yumuşacık tweet attı. üzmedi kendisini sevenleri. o yüzden ne kadar sallasak da az sayıda olan galatasaray muhabirlerini korumalıyız. yoksa biz bunlarla saha dışı baş edemeyiz. vole yayınını izliyorum. aynı olaylar fenere karşı yapılsaydı, serdar ali çelikler şu anda masalara vurarak, cumhurbaşkanına kadar olayları götürürdü. şimdi mutlu mesut. ne kadar kerem aktürkoğlu olayından dolayı kızsam da spor gecesi digital , ajans 1905'e muhtacız.
  • 1542
    birisi de çıkıp erden timur'un açıkladığı şeylerin vahametini konuşsun. adam delille yeri yerinden oynatacak şeyler söyledi konuşulanlara bak. yayıncı öyle yapmazmış, neden şimdi konuşmuş, savcılığa gitsinmiş...

    lale ortanın aylarca yaptığı hukuksuz şeyleri, ali koç'un yaptıklarını, erden timur'a atılan iftiraları, hakemlerin gs aleyhine davranması gerektiğinin nasıl empoze edildiğini, koray gencerler'in doğru iptaline rağmen neden 1,5 ay görev alamadığını, saha kapatmaları adaletsizliklerini, gs aleyhinde olan pozisyon sayısının diğerlerinden neden o kadar çok, lehine olan pozisyon sayısının neden o kadar az olduğunu vs... konuşun.

    bu kadar korkak olmayın.
  • 1546
    utansanız yüzünüze tükürmek isterdim ama ondan da anlamazsınız ki siz.

    galatasaray sezon başından beri ciddi rakiplerle karşılaşırken fenerbahçe henüz derli toplu bir takımla daha oynamadı diye söylüyoruz. bunu medyada dile getiren bir tek ümit özat oldu. fenerbahçe futbol takımı 23-24 sezonunda ilk ciddi maçına ligin 11. haftasında çıktı ve patates oldu. türk spor basınının şişirdiği zorla galatasaray'a rakip yapmaya çalıştıkları fenerbahçe futbol takımı 4 kasım 2023 fenerbahçe trabzonspor maçında patladı. merakla bekliyorum şimdi yorumlarını. konuşun bakalım.
  • 1547
    (bkz: 4 kasım 2023 fenerbahçe trabzonspor maçı)

    bugün bu maç sonucunda yapılan yorumlar neticesinde ak koyun kara koyun belli olacaktır. şahsım adına bugün hakeme girmeyen yalnızca sahada kalmak isteyen kim varsa her türlü platformdan engeli basacağım. gerekirse kimseyi takip etmem, dinlemem; burası yeter bana. zaten twitter denen toksik mecradan tiksiniyorum yanına youtube'u da eklerim. kimin ne yaptığı umrumda değil, tek başıma da olsa bu düzene karşı protestomu sonuna kadar göstereceğim. galatasaray; canımız, ciğerimiz kimseye hakkını yedirmeyiz.
  • 1548
    sami yen'e gelen yabancı rakiplere 'atmosfer fena olacak, göt korkusu var mı, yusuf yusuf musunuz' tarzı sorular sorup rakibi motive etmeyi bırakması gereken güruh. hayır, karşılığında nasıl bir cevap bekliyorsunuz! adam 'evet, şimdiden bacaklarımiz titriyor, büyük ihtimalle heyecandan sahaya sıçariz' mı diyecek? bırak adam maç sonu isterse bahseder, değerlendirir.

    kendimi rakibin yerine koyduğumda daha sert cevaplar verirdim herhalde. 'sizden korkan sizin gibi olsun' 'el s.kini görmeyen kendisininkini balta sanarmış, kızılyıldız, oly, pana gibi takımların atmosferi sizinkine 1000 basar' falan derdim. grabara kamili de buna benzer birşey dedi zaten.

    ayrıca yaptıkları bir bakıma görgüsüzluge giriyor. bu bir erkeğin sağda solda her yerde benimki de 25 santim, pantolona sığmıyor demesi gibi birşey.

    ama adım gibi eminim; bu güruhun 29 kasım 2023 galatasaray manchester united maçı öncesi ten hag ve futbolculara soracaklari ilk soru: sami yen atmosferi hakkinda ne düşünüyorsunuz?
  • 1550
    ne güzel aynı gün beşiktaş rezil olmuş, fenerbahçeleri ise tarihi fark yemiş. toptan bir türk futbolu eleştirisi yapıp, hepimiz kötüyüz işte diyecek iken, galatasaray 2 dünya deviyle oynadığı 4 maçtan da alnının akıyla çıkmış, bütün konsepti bozuvermiş. ne yazalım, nasıl iftira atıp gündem değiştirelim diye düşünürlerken şimdi bütün gözler kötü insan ali koç'un yapacağı hamlelerde.

    ''iki united maçında 5 gol yiyen galatasaray'da savunma alarm veriyor.'' hadi iyisiniz köftehorlar, başlık benden olsun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın