resim
Tugay Kerimoğlu
Görev:Sportif Direktör
Takım:-
Yaş:55
Uyruk:Türkiye
  • 1350
    (bkz: 23 ekim 2022 galatasaray alanyaspor maçı)

    maçtan sonra yaptığı açıklama da “ben geri pas verdim diye zamanında taraftarlarca çok eleştirildim” diye konuşan zat.

    benim buradan anladığım “beni zamanında geri pası yaptığım için eleştirdiniz, o yüzden bana gelip benden kulübünüzün hakkını savunmamı beklemeyin” demek istedi galiba.

    bu arada birlikte yayın yaptığı diğer kişiler de her hafta kendi oynadıkları kulüplerin amigoluğunu yapan tipler. orası da ayrı komedi tabi.
  • 106
    galatasaray'da oynadığı günleri hayal meyal hatırlarım. yaşım küçüktü o zamanlar, hafızama iyi kaydedememişim demek ki. babam övgüyle bahseder hep. en sevdiği futbolcular arasında ilk üçe girer diye düşünüyorum. babamın anlattıkları ve yurtdışındaki başarılarıyla biliyorum tugay'ı. galatasaray formasıyla çıktığı maçları ayrıntısıyla hatırlamak isterdim.

    "hak etmediği şeyler yapıldı." der babam hep. her türlü küfür ve hakarete maruz kaldığını, her türlü çirkinliğin kendisine yapıldığını anlatır. "herkes onun gibi disiplinli çalışsa, bu takımın sırtı yere gelmez." der. 40 yaşına kadar futbol oynamış tugay'ı düşündüğümde, keşke diyorum ister istemez. uefa sevincini yaşayamadan ayrılmış tugay'ı düşününce üzülüyorum. hak ettiği başarı elinden alınmış gibi hissediyorum. uefa şampiyonu galatasaray karesinin bir köşesinde o da yer almalıydı sanki. o da bu başarıya ortak olmalıydı...

    yurtdışına gittikten sonra, özellikle ingiltere liginde eskiye nazaran daha iyi takip edebildim onu. kim ne derse desin, futbol adına bu ülkeyi en iyi temsil eden kişidir benim için. ondan önce ya da ondan sonra yurtdışına gidenlerin nerdeyse hepsi geri döndü, futbolu bıraktı. avrupa'da devam etmeye çalışanlar da istikrarsızlıklarıyla başarısız oldular. tugay ise tam tersi. avrupa'ya gidişinden sonra futbolunun üzerine eklemeler yapıp istikrarı sağlayınca, efsane diye anılmaya başlandı oralarda. dile kolay, premier lig gibi dünyanın en hızlı ligi kabul edebileceğimiz yerde, 40 yaşına kadar futbol oynamayı başardı tugay. onun yaşıtları televizyon köşelerinde yorumculuk yapmaya ya da göbeği salmış halde evde pineklemeye devam ederken; o ingiltere'de saygıyla anılan bir adam oldu.

    futbolu bırakmaya karar verdiğinde, jübile yapılması için imzalar toplandı, kulüpte kalması için taraftar ayaklandı. prensiplerini bozamayacağını söyleyen kulübe, taraftarlar ellerinden geldiğince baskı yaptılar. hepsi, tugay'a duyulan saygı ve hayranlıktan kaynaklandı. sadece bu tablo bile tugay'ın nasıl bir futbol hayatı olduğunu anlatmaya yetiyor belki de. son maçına çıktığı gün tüm tribünlerin tugay maskesi takması öylesine gerçekleştirilen bir şey değil ki...

    30 yaşına yaklaştığı dönemde artık futbolu bıraksın denilen, hatta bırakacak gözüyle bakılan tugay; belki de hayatının en riskli ve en doğru kararını vermiş avrupa'ya gitmekle. o yaşına kadar galatasaray'da oynadığı maç sayısı kadar maça çıkmış avrupa'da. futbolu bırakmasını isteyenler eminim utanmışlardır kendilerinden. belki çok fazla gol atamamış futbol hayatı boyunca -ki görevi bu değil- ama uzak mesafe denemeleriyle öyle muhteşem goller izletmiş ki, jeneriklik görüntüler çıkmış ortaya.

    futbolu bırakacağını açıkladığında "son sezonu galatasaray'da oynasın." istekleri çıktı ortaya. böyle bir futbolcuyu elbette takımda yeniden görmek gururdur; ama olaya tugay açısından bakmayı kaç kişi denedi? babamdan dinlediklerime göre konuşuyorum, kendisine yapılanlar düşünüldüğünde oynamaması gayet haklı sebeptir. zaten oynasaydı da, 40 yaşına geldi diye eleştirilirdi ya sürekli. hem de 40 yaşında olan; ama yıllardır yorumculuk yapan futbolcu eskileri tarafından yerden yere vurulurdu. türkiye'ye dönmemekte haklıdır tugay. ingiltere gibi bir fırsat var önünde, niye kendini burda hiçbir şey bilmeyen aç köpeklerin önüne atsın? gider, sadece futbolunun konuşulacağı bir ülkede, huzur içinde yapar görevini.

    son olarak, umarım sana yaptıklarımızı affetmişsindir tugay. umarım bir gün, bir şekilde galatasaray'la kesişir yine yolun. galatasaray'dan ayrıldıktan sonra, birileri gibi bizi eleştirmediğin için teşekkürler.
  • 1533
    beinsporttan istifa ettiği iddia edilen eski futbolcumuz. öncelikle turk futbol tarihinin en büyük meastrosudur. bu burada dursun.
    istifa olayina dönelim. eğer bu iddia dogru ise zamanlamasi gayet güzeldir. kulüp ve taraftar olarak da saldirilarin arttigi dönem kendisinin istifası ×2 etkisi yaratacaktir. beinsportun k...liği tugay dedi diye öğrenmedik. biz sene başından beri pozisyonlarimizin ekrana geç getirilmesi ve kritik pozisyonlarda önemli kamera açılarının yayına verilmemesi sebebi ile dönen dolaplari biliyorduk. bu işlerin de reklam gelirlerini kaybetmemek için yapıldığını da biliyoruz. yoksa yayinci kuruluşun sadece galatasaray düşmanı olduğu için bunları yapıyor olması gerçeklikten uzak olurdu ki bildiğim kadarıyla yönetmen de zaten türk değil.
  • 1413
    yayıncı kuruluşta her maç yayın yaptığı diğer 3 ekip arkadaşı amigo yazar kontenjanından orada bulunurken ve bu kontenjanın hakkını ziyadesiyle verirken, objektif olacağım diye takımını her ortamda ezdiren taraftar kafasında takılan abimiz. isterse fenerbahçe borazanı olsun, kimsenin haddine olmaz bunu sorgulamak. ama galatasaray lehine amigoluk yapacağım diye oraya çıkıp bol sıfırlı kontratı hesaba indirip de böyle minnoş hatta art niyetli bir şekilde takılmaya devam ettikçe tepki çekmeye de devam edecektir.

    gerçi vakti zamanında kendisini adam eden galatasaray'ın kulüp üyeliği teklifine de burun kıvırmış bir insandır, "efsane kadro"daki birkaç saz arkadaşı ile birlikte. bu olaydan birkaç yıl sonra da kulüpte görev almaya başlamıştır. aradan geçen yaklaşık 15 yılda aynı kıvraklığı sergilemesi en azından tutarlı bir insan olduğuna işarettir.
  • 1398
    galatasaraylı olsa ne olur olmasa ne olur dediğim galatasaray’da futbol oynamış eski oyuncu. yeni nesil pek bilmez, galatasaray’dan 99-2000 dönemi devre arasında ayrılırken tamamen yedek oyuncu konumuna düşmüştü. fatih terim kendisini gönderirken planları adına çok da sıkıntıya düşmemişti. eminim içeride daha farklı şeyler de yaşanmıştır. dolayısıyla o dönemden kalan bir hıncı ya da kızgınlığı olabilir. zira ne olursa olsun eğer futbolla ilgileniyorsan, mutlaka ama mutlaka bir takımı tutarsın. galatasaraylıyım ama bu profesyonelliğimin önüne geçmez dersin, herkes kapatır konuyu. ne diye bu kadar kasıyosun kardeşim? artist misin sen? tripte misin? neyin kaprisindesin?

    şu bir gerçek ki tugay oraya yani beinsports’a galatasaray’da yıllarca oynadığı, altyapısından çıktığı için, yani galatasaraylı olarak bilindiği için çıkartılıyor. ama bence o kadar özel ya da önemli biri değil. hagi gibi, metin oktay gibi ya da ne bileyim messi gibi, maradona gibi kulüpleri adına ekstrem şeyler yapmadığı sürece kimse de değildir benim gözümde. o yüzden fazla takılmayın, enerjinizi böyle boş şeylere harcamayın derim.
  • 107
    tam 9 yıl uzaktaki 5 tir benim gönlümde o. özel bir adamdır. bizdeyken ve bizden ayrıldıktan sonra hiçbirimiz onun konuştuğunu görmemişizdir. başka diyarlardan gelmiştir aslan yuvasına. her zaman bir aslan gibi davranmıştır. türkiye'de ki futbol yazarlarının gazabına uğramıştır bir dönem. topu ileriye götüremediği söylenmiştir. el freni denmiştir kendisine. henüz futbol sistemi olan, adı zikredildiğinde akla hücum futbolunu getiren bir ülke değilizdir oysa ki. ama tugay'a da tahammülümüz yoktur, çünkü o topun etrafında dönmektedir. bizim sistemimizde yeri yoktur tugay'ın.

    onun yerine daha sonra 5 numaramızı giyen, şimdi fenerbahçenin 5 i olan emre hala topun etrafında dönmektedir. büyük ihtimalle bundan sonra da dönmeye devam edecektir şahsımca. ama o farklıdır benim ülkemin spor yazarlarının gözünde. el uzatır çünkü emre onlara, hatta ara sıra kol bile uzatır. henüz genç bir arkadaş olduğu için hep birlikte patlayacağı günü beklemekteyiz fakat hatırlatmakta fayda var; yıl 2009.
    emre'ye katlanıp tugay'a katlanamayanlara da bir hatırlatma: ozamanlar yıl 1999 idi.

    bizde oyanayacağı 9 seneyi el birliği ile yemiştir futbolumuzun güzel basını. hep içim acır aklıma geldikçe dışardaki 9 senesi. sadece onun mutluluğuna sevinmişimdir. onlar farkına varmışlardır bu güzel adamın . çim sahaya her çıkışında ve terkedişinde ayakta alkışlamışlardır.

    oysa o 9 sene tugay'ı izlemek bizim hakkımızdı. bir vefasızlıktan bahsedeceksek ki tugay bundan da bahsetmemiştir; tugay'a yapılmıştır evet. hemde milli takımlar düzeyinde milli bir vefasızlık. gözlerden ırak gurbette oynatılmıştır son maçı. oysa hakettiği ayrılığın başka türlü olması gerekiyordu. adam gibi bir adama, adam gibi bir vedayı bile beceremiyoruz işte...

    edit: imla ve gbkz .
  • 674
    fatih terim geldikten sonra hasan ve ümit yardımcı antrenörlüğe müfit'te altyapı koordinatörlüğüne getirilmiş, reijkaard döneminde altyapı hagi döneminde ise yardımcı antrenör olarak görev yapan tugay kerimoğlu fatih terim tarafından maç analistliği görevine getirilirken hakkında iki satır yazmayanlar, sahip çıkmayanlar, ''terim öyle istediyse vardır bir bildiği'' diye düşünüp tugay'ı sallamayanlar, şimdi tugay geri dönüyor diye ahkam kesmesinler...

    giderken, gönderilirken hakkı yenirken neredeydiniz?

    göreve geldiğinde hasan ile ümit yeni prensler oldu, tugay'a dış kapının mandalı muamelesi, terim yollamayı kafaya koymuş basına yalandan haber bile yaptırtmıştı ''hasan ile ümit 40.000 alıyor tugay 70.000 terim indirim istedi tugay kabul etmedi'' diye... sonra terim baktı bu plan tutmadı tugay'ı maç analisti yaptı takımdan koparmak için, tugay maç izler oldu maç raporu hazırlar duruma geldi...

    fatih terim adaletin olduğu yerde vardır di mi?

    bütün sene hiçbir bok oynamyıp verilen parayı beğenmeyip kendine bütün yaz takım arayan sonra da kimse kendisini istemeyince geri dönen aydın'ı, bonservissiz şekilde senin benim gibi bir galatasaray taraftarı olduğu için bur armayı takımı sevdiği için kopup gelen, antreman kaçırmayan bütün yaz takımla çalışan ve kendi takımının sürekli 11 oyuncusu olan erman kılıç'a tercih etmekmiş terim'in adaleti...

    ümir gibi hasan gibi taffarel gibi kendisiyle göreve gelmeyen, hasan ve ümit gibi terim yalakası olmayan ve öncesinde başka bir teknik direktör ile galatasaray'a hizmet etmeye başlayan tugay'ı bir kalemde silip pasifize edip istifaya zorlamakmış terim'in adaleti...

    şikeyi örtbas etmek için elinden geleni yapan, aleni şekilde glatasaray düşmanlığı yapan, galatasaray'a hakettiği kupasını verirken yüzünü buruşturan, türk futboluna anal yoldan tecavüz etmiş yıldırım demirören'in altında milli takım teknik direktörlüğünü kabul etmekmiş terim'in adaleti...

    tugay keşke anlatsa florya'da yaşadıklarını, neler olduğunu ama anlatmaz... çünkü o da terim gibi gönülden galatasaraylı'dır, ama tugay'ın adalet terazisi terim'inki gibi dengesiz değildir...
  • 90
    galatasaray'dan ayrıldığı zamanlarda o, türk futbolunun "bitmiş" topçusu iken genç emre belözoğlu geleceğin en büyük yıldız adayıydı. sonra ne mi oldu? genç emre ingiltere'ye transfer oldu, doğru düzgün forma bile giyemedi yıllarca. sonra türkiye'ye geldi ve tam anlamıyla "bitik" bir yıl daha geçirdi. işte o sezonun sonunda tugay binlerce taraftarın efsanesi olarak futbolu bıraktı. nerede mi? emre'nin kolay kolay forma şansı bile bulamadığı ingiltere'de!
  • 1064
    eğer tudor'un yerine biri düşünülüyorsa tugay kerimoğlu çok kötü bir tercih olur. bende tugay'ın iyi bir teknik direktör olmadığını düşünüyorum. iyi oyuncu olmak ayrı teknik direktör olmak çok farklı bir şey. ayrıca ben yedek klübesine bir türlü yakıştıramıyorum tugay'ı. sanki takımda ki bütün oyuncuları idare edebilecek bir hava kendisinde yok gibi. aynı durum bir diğer çok sevdiğim efsanemiz bülent korkmaz içinde geçerli bana göre. ikiside futbolcuklarında ve saha dışında gayet karizmatikler ama iş futbolcu yönetimine gelince ikiside sınıfta kalıyor. bu yüzden antrenörlükde bir türlü başaralı olamadılar.

    tugay kerimoğlu'nun yapması gereken bence teknik,taktik anlamda ve insan yönetimi konusunda kendini biraz daha geliştirip inglitere veya iskoçya'da bir takım çalıştırması. örneğin efsane olduğu blackburn'de yardımcı antrenörlük için iyi bir başlangıç olabilir. bu saatten sonra türkiye gibi yüksek beklenti az zaman koşullarında başaralı olacağını ben hiç sanmıyorum tugay'ın. türkiye'de takım çalıştırmam demesi bu yüzdendir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın