resim
Tugay Kerimoğlu
Görev:Sportif Direktör
Takım:-
Yaş:55
Uyruk:Türkiye
  • 1184
    bence de türk futbol tarihinin en iyi orta sahasıdır, aralıksız 8 yıl boyunca premier lig'de oynadı, ondan önce de 13 yıl boyunca çok genç yaşından itibaren galatasaray forması giydi, hem bizim tarafımızdan efsane olarak görülüyor hem de blackburn taraftarları tarafından. türk futbol tarihinin en kariyerli futbolcusu ise bence arda turan bazıları her ne kadar emre belözoğlu olarak görse de, her ne kadar en üst seviyeye çıktıktan sonra istikrarını koruyamasa da, atletico'da çok iyi sezonlar geçirip futbolda ulaşılabilecek en üst noktaya rekor bonservis bedeliyle ulaştı, barcelona dönemi de görece kötü değildi, neymar'ın sakat olduğu dönemde iyi maçlar çıkardı, en büyük hatası transfer yasağı olan barcelona'ya gitmesiydi, tercihini premier lig'den yana kullansaydı kariyeri daha farklı noktalara gidebilirdi, ama dürüst olmak lazım, dünya üzerinde kaç tane futbolcu barcelona'nın teklifini geri çevirebilir ki.

    edit: arda'nın çok tartışılan, başarısız görülen barcelona kariyerine biraz baktım, sizlerle de paylaşmak isterim.

    transfer yasağından dolayı ilk devreyi kaçırdığı 15-16 sezonunda 3 kulvarda 25 maçta forma giymiş 2 gol 4 asist ile oynamış.

    16-17 sezonda ise bence gerçekten iyi bir sezon geçirmiş, güzel istatistiklere ulaşmış. 4 kulvarda 30 maç 13 gol 7 asist.

    zaten bu bir buçuk sezondan sonra ülkeye çok hatalı bir karar ile geri dönüş yaptı. ama barcelona ile önünde bir çok dünya yıldızı alternatif varken 55 maça çıkıp, 15 gol 11 asist yapmak büyük başarıdır benim gözümde. oradan ayrılma süreci zaten malum, barcelona futbolcularının katalan bağımsızlığı ile ilgili yaptığı organizasyonlara destek vermemişti hatırladığım kadarıyla, ülkemizdeki takımlarda var olan ''abicilik'' ya da ''yeniçeri'' tabirinin dünya üzerinde en çok olduğu kulüp barcelona. oraya gitmese bence en az 2-3 yıl daha üst seviyede kalabilirdi.

    günümüzde kariyer olarak arda'yı geçme potansiyeli olan bir çok futbolcumuz da var, en büyük aday bence cengiz ünder, ardından da merih, çağlar, ozan gibi isimler de var. inşallah dünya futboluna güzel yetenekler ihraç etmeye devam ederiz.
  • 1425
    hayal kırıklığının ete kemiğe bürünmüş hali. çocukluğumda ali sami yen 'de izlediğim bir şampiyonluk maçı öncesi ziyarete gelmiş tüm stadyum onu bağrına basmıştı. uefa şampiyonluğu öncesi kaçar gibi gitmiş olmasına rağmen. iki defa yardımcı antrenör oldu faydasını görmedik, alt yapıyı verdik vodafone reklamı kovaladı. daha önce hiçbir futbolcuya verilemeyen şanslar verildi ona. suat kaya altyapı hocasıyken emre çolak, semih kaya'nın yetişmesinde rol oynamıştı, bülent korkmaz çeyrek kadroyla eli yüzü düzgün işler yaptı gönderdik, ayhan şimdi fayda sağlıyor. bununkisi bambaşka bir nankörlük. ulan bize 8 yıl blackburn tutturdun sen. camiya küsmüş olsan bile bizlerin hatırı vardır. yanındakilerin kariyeri ne , iki kelime et. ejderhalarin anası gibi oturma orada. ama nerede o feraset. kariyerinin yarısını premier lig'de geçirip hocalık deneyimini urfasporda yapan adamda ne bekliyoruz.
  • 1426
    3 ocak 2023 antalyaspor fenerbahçe maçı sonrası kendisinin yorumculuk yaptığı programda güntekin onay'ın milyonlarca galatasaray taraftarı ile dalga geçercesine tartışmalı pozisyonlar trio'da konuşulacak demesi üzerine o masayı terk etmesi gereken eski futbolcumuz.

    eğer bunu yapmaya yüreği yetmiyorsa çok üzgünüm galatasaraylılığı aldığı aylık ücret kadardır.
  • 193
    --- alıntı ---

    tugay komutan !

    bu yazıda britanya’da şu kadar maç oynadı, şu kadar gol attı falan gibi istatistiki bilgiler olmayacak. sevmem zaten istatistik. şahane bir gol pasını, sırf golcü kaçırdı diye pası atanı görmezden gelen bilim bana uymaz. senin golcün güiza’ysa ne olacak?

    sadece şöyle bir bilgi olsa iyi olur tugay'la ilgili : türk milli takımlarında toplamda en çok oynamış futbolcu olması çok yüksek tugay'ın. herhalde 12-13 yaşından beri her milli takım'da oynadı.

    çok gençken galatasaray’a geldi tugay. trabzonspor genç takımından ( o zamanlar altyapı denmezdi) transfer olmuştu. sanırm 1985 ya da 1986 yazı olmalı. daha 15-16 yaşındayken a takımla idmanlara çıkmaya başlamıştı derwall galatasaray’ın başındayken.

    o zamanlar yurtdışı kampına gitmek çok önemliydi her kulüp için. anadolu takımları zaten hiç gidemezlerdi, kızılcahamam veya uludağ 1.lig kulüplerinin idman yerleriydi, bir de zengin şehirlerin 2.ligde oynayan takımları buralarda kamp yapardı.

    konuyu dağıtmayalım, yoksa toparlamak güç olur.

    almanya kampına yıllardır 1.ligde oynayan tecrübeli bazı futbolcular götürülmezken, tugay derwall tarafından kadroya alınmıştı. halbuki galatasaray’a katılalı 1 hafta ya olmuş, ya olmamıştı. birisi tugay için çok iyi referans vermişti derwall’e, ama kim bilmiyorum. tugay’ın hayatını değiştiren adam odur, neredesin firuze?

    küçük bir deprem oldu elbette istanbul’da, futbol camiası şöyle bir çalkalandı sonra duruldu. derwall karar vermişti lan, kim ne karışır. şimdi rijkaard’a fazla sallayamadıkları gibi derwall’e de bir şey diyemiyorlardı. gerçi o zamanın spor yazarları şimdikiler gibi dandirik tipler değildi, kıyaslayınca.

    tugay’ın ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu anlamak için bir tüyo vereyim. sonradan a takımda birlikte oynayacakları, hatta tugay’ın kaptanlıkta kendisinden sonra geldiği, bütün kupaları birlikte kaldırdıkları büyük kaptan bülent korkmaz genç takımdaydı. bülent, tugay’dan 2 yaş büyüktü. ama demek ki kadrodaki ihtiyaç stoperde değildi.

    tugay o günden sonra zaman zaman a takım kadrosunda yer aldı. ama kendisine asıl katkıyı prekazi yaptı. simoviç bülent’le ilgilenirken, prekazi tugay’a yardım etti.

    sonrasında kupalar, şampiyonluklar, paralar kazandı tugay. sembol futbolcularmızdan bir olma yolunda ilerledi.
    ama doğrusu taraftar kendisi hakkında fazlasıyla bölündü. kimsi hiç beğenmedi, kimisi yere göğe koyamadı. ben ise, gerçek potansiyelini vermediğini düşünüyordum. gücü, uzun pas, kısa pas yeteneği, çalımları, şutlarının bize gösterdiğinden daha iyi olduğunu düşündüm hep. mesela 18 üzerinden çok daha fazla golü olmalıydı ama vurmuyordu işte. iskoçya ve ingiltere’de türkiye’den daha fazla uzaktan golü var tugay’ın.

    tam da bugünlerde her hocanın, her takımın ihtiyaç duyduğu adamdı tugay. çok yönlü orta saha oyuncusu. savunmada da hücumda da etkili olabilen bir oyuncuydu. ama bu özelliklerini britanya’da maksimum kullandığını gördük.

    buradan gitmeden çok eleştiri alıyordu, doğru. benim gibi düşünen çok kişi vardı hakkında. tugay genellikle kolaya kaçıyor, hagi gibi bir usta varken kendisi pek ön plana çıkmıyordu. biraz saklanıyordu sanki. çok fazla geri pas ve yan pas yapıyordu. britanya’da başarılı olduktan sonra, bakıyorum da bazıları “vay efendim zamanında çok eleştiriliyordu galatasaray’da” diyorlar. doğruydu be kardeşim, burada istediğimiz tugay, britanya’da kendini gösterdi.

    tugay, türkiye’de oynarken hiç sakin bir futbolcu değildi. özellikle maçta puan kaybetme tehlikesi oluştuğunda sertleşirdi rakiplerine karşı. hakemlerle uğraşır, kendisine yapılan faulün rövanşını mutlaka alırdı.

    milli takımın euro 2000 kampında mustafa denizli ile takışıp kadro dışı bırakıldı, ya da önce tugay kampı terk etti sonra kadro dışı bırakıldığı açıklandı.

    1996-2000 galatasaray’ının en önemli oyuncularından biriydi. 99-2000 sezonu devre arasında souness’ın glasgow rangers’ına gitti.

    fatih terim yönetiminde başarıdan başarıya koşan galatasaray’dan ayrıldı. kesinlikle ne fatih hoca’yla ne kulüple, ne taraftarla sorun yaşamadan ayrıldı. britanya’dan souness çağırınca, bence şansını denemek istedi. belki de fatih hoca ve faruk süren “git bir bak olmazsa senin yuvan burası, ne zaman istersen dönersin” demiştir, ki bu çok yüksek bir ihtimal.

    asıl olarak, tugay o zamanın galatasaray’ındaki “kim isterse gitmesine izin veririz, kimi istersek alırız, galatasaray’da transfer sezon boyunca bitmez” tavrının kurbanı oldu. ne eskiden ne de şimdi bu kadar kolay transfer mümkün değil.

    tugay’ın başardığı en önemli şey : 30 yaşından sonra futbolda öğrendiklerini müthiş bir hızla geliştirmesi oldu britanya’da. daha doğrusu benim gibi düşünenler açısından : kendi potansiyelini ortaya çıkardı.

    şimdi geldi galatasaray altyapısını başına. kesin faydalı olacaktır. ümit davala’yı ve bülent korkmaz’ı yanlış zamanlarda, yanlış görevlere getiren adnan polat yönetiminin en başarılı hamlelerinden biri tugay. diyorlar ki; “altyapı tecrübesi yok tugay’ın”.
    evet, biliyoruz. ama bir hocanın altyapıya verecekleriyle beraber altyapının hocaya verecekleri de önemlidir. maçlardan önce çift kale yapmıyor mu takımlar? maç olmadıktan sonra bir işe yaramaz diyor muyuz, demiyoruz. o zaman tugay’ın altyapıya vereceklerinden çok altyapının tugay’a öğreteceklerini düşünelim.

    ayrıca tek başına değil ki, yanında altyapının asıl sorumlu evert jan derks var. rangers’dan tanışıyorlarmış. evert jan derks de tugay’a çok katkı sağlayacaktır.

    son söz : uefa kupasının alınmasında emeği olmasına rağmen, o kupayı kaldıramamış olması içimde uktedir. başkaca da kendisiyle ilgili üzüldüğüm bir şey yoktur.

    --- alıntı ---

    http://captano.blogspot.com/...3/tugay-komutan.html

    *
  • 1073
    ozel hayatında ne yapıyor gercekten merak ediyorum. yahu arkadas giysene esorfmanlari, gecsene galatasaray altyapisinin basina. paran var, itibarin var, sana bu taraftarın büyük sevgisi var. sen ki bir galatasaray efsanesisin. tutsana genc çocukların elinden. hem futbola hem de hayata dair faydalı bilgiler öğretsene genclere. hepsi iyi futbolcu olmasa da iyi insan olur en azından. bu çapta bir kariyer ve birikim kendi kendine ne yapıyor hiç anlamıyorum!
  • 1135
    tabii ki bizdeyken de aşırı derecede yetenekliydi ama kendi yavrumuzu boğma alışkanlığı olan bir taraftar grubu olduğumuz için adamda özgüven falan bırakmamıştık. bizden gitti, zincirlerinden kurtulmuş gibi oldu, yeteneklerini rahatça sergileyebildi. şimdi aynıları ozan kabak'a yapılıyor mesela, en ufak hatasında homurdanıyor çok bilmiş taraftarımız.
App Store'dan indirin Google Play'den alın